T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/6266
Karar No : 2023/2985
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Geliştirme Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2017 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesine istinaden %5 vergi indiriminden faydalanarak akabinde … tarih ve … sayılı dilekçe ile yapılan söz konusu tutarın mahsuben iadesi talebinin Güngören Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün … tarih ve E…. sayılı işlemi ile reddedilmesi üzerine söz konusu işlemin iptali istemiyle … tarih ve … sayılı dilekçe ile Gelir İdaresi Başkanlığı'na yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirket tarafından 2017 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 6824 Sayılı Kanun'un 4.maddesi ile değişik mükerrer 121. maddesi kapsamında hesaplanan %5'lik vergi indiriminin Güngören Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden mahsuben iadesinin talep edildiği, söz konusu talebin Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün … tarih ve E…. sayılı işlemi ile 2015/11 dönemindeki 2 no'lu kdv beyannamesinin izleyen ayın 26. günü akşamına kadar verilmesi gerekirken 25/01/2016 tarihinde verildiği görüldüğünden 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesinin ihlal edilmesi nedeniyle reddedilmesi üzerine, söz konusu işlemin kaldırılması istemiyle … tarih ve … sayılı dilekçe ile Gelir İdaresi Başkanlığı'na başvurulduğu ve söz konusu başvurunun da zımnen reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı, olayda, davacının tevkifata konu işlem için düzenlenen 06/11/2015 tarihli faturaya ilişin 2015/11 dönemine ait 2 no'lu KDV beyannamesini süresinden sonra 25/01/2016 tarihinde verdiği ve söz konusu beyanname üzerine pişmanlık zammı tahakkuk ettirilerek 26/01/2016 tarihinde ödendiği ve mükerrer 121. madde gereğince kanuni süresinden sonra pişmanlıkla verilen beyannameler vergi indiriminden yararalanma hakkına engel olmadığından, davacı şirketin 2017 yılı kurumlar vergisi yönünden vergiye uyumlu mükelleflere tanınan %5 vergi indiriminden faydalanma koşullarını taşımadığından bahisle tesis edilen davacının mahsuben iade talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121.maddesindeki şartları ihlal ettiğinden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121.maddesinin 2. fıkrasında "söz konusu indirimden faydalanabilmek için; İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş (Kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler bu şartın ihlali sayılmaz.) ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin kanuni süresinde ödenmiş olması (Her bir beyanname itibarıyla 10 Türk lirasına kadar yapılan eksik ödemeler bu şartın ihlali sayılmaz.)" hükmü uyarınca pişmanlık beyannamesinin kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak verileceğinin anlaşılması gerektiği, yasal süresinde verilmeyen, sonradan pişmanlıkla verilen beyannamelerin Kanunda belirtilen şartın ihlali sayılacağı düşünüldüğünden temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 30/05/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacı şirket tarafından … tarih ve … sayılı dilekçe ile yapılan mahsuben iade talebinin Güngören Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün … tarih ve E…. sayılı işlemi ile reddedilmesi üzerine söz konusu işlemin kaldırılması istemiyle … tarih ve … sayılı dilekçe ile Gelir İdaresi Başkanlığı'na yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davayı kabul eden Vergi Dava Dairesi kararı temyiz edilmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 6824 Sayılı Kanunun 4.maddesi ile değişik mükerrer 121.maddesinde, "Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefi olanlar ile kurumlar vergisi mükelleflerinden (fınans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere), bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartları taşıyanların yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5’i, ödenmesi gereken gelir veya kurumlar vergisinden indirilir. Şu kadar ki hesaplanan indirim tutarı, her hâl ve takdirde 1 milyon Türk lirasından fazla olamaz. İndirilecek tutarın ödenmesi gereken vergiden fazla olması durumunda kalan tutar, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden mahsup edilebilir. Bu süre içinde mahsup edilemeyen tutarlar red ve iade edilmez. Gelir vergisi mükelleflerinin yararlanacağı indirim tutarı, ticari, zirai veya mesleki faaliyet nedeniyle beyan edilen kazançların toplam gelir vergisi matrahı içerisindeki oranı dikkate alınmak suretiyle hesaplanan gelir vergisi esas alınarak tespit edilir.
Söz konusu indirimden faydalanabilmek için; İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş (Kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler bu şartın ihlali sayılmaz.) ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin kanuni süresinde ödenmiş olması (Her bir beyanname itibarıyla 10 Türk lirasına kadar yapılan eksik ödemeler bu şartın ihlali sayılmaz.),
(1) numaralı bentte belirtilen süre içerisinde haklarında beyana tabi vergi türleri itibarıyla ikmalen, re' sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmaması (Yapılan tarhiyatların kesinleşmiş yargı kararlarıyla veya 213 sayılı Vergi Usul Kanununun uzlaşma ya da düzeltme hükümlerine göre tamamen ortadan kaldırılmış olması durumunda bu şart ihlal edilmiş sayılmaz),
İndirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla vergi aslı (vergi cezaları dâhil) 1.000 Türk lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmaması şarttır.
İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile önceki dört takvim yılında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde sayılan fiilleri işlediği tespit edilenler, bu madde hükümlerinden yararlanamazlar.
Bu madde kapsamında vergi indiriminden yararlanan mükelleflerin, öngörülen şartları taşımadığının sonradan tespiti hâlinde ilgili vergilendirme döneminde indirim uygulaması dolayısıyla ödenmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın tarh edilir. Bu hüküm, indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yılda herhangi bir vergiye ilişkin beyanların gerçek durumu yansıtmadığının indirimden yararlanıldıktan sonra tespiti üzerine yapılan tarhiyatların kesinleşmesi hâlinde de uygulanır ve bu takdirde indirim uygulaması dolayısıyla ödenmeyen vergiler açısından zamanaşımı, yapılan tarhiyatın kesinleştiği tarihi takip eden takvim yılının başından itibaren başlar.
Bu maddede geçen vergi beyannamesi ve vergi ibareleri, Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine verilmesi gereken vergi beyannameleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergileri ifade eder.
Birinci fıkrada yer alan tutar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde hesaplanan tutarın %5’ini aşmayan kesirler dikkate alınmaz. Cumhurbaşkanı*1* , birinci fıkrada yer alan oranı ve tutan iki katma kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, kanuni oran ve tutarına getirmeye; Maliye Bakanlığı, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir." hükmüne yer verilmiş, 6824 Sayılı Kanunun 25.maddesinde de; Kanunun 4.maddesinin 01/01/2018 tarihinden itibaren verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
Anılan mevzuat uyarınca vergiye uyumlu mükelleflere tanınan %5 vergi indiriminden yararlanabilmek için; ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi veya kurumlar vergisi mükellefi olmak (fınans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere), indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerini kanuni süresinde vermiş olmak ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergileri kanuni süresinde ödemiş olmak gerektiği açık olup, süresinde verilen beyannamelere ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannamelerin ve her bir beyanname itibarıyla 10 Türk lirasına (her yıl için yeniden değerleme oranına göre artırılan miktara) kadar yapılan eksik ödemeler ise söz konusu şartların ihlali sayılmayacaktır.
3065 sayılı Kanun'un 41/1.maddesinde,''Mükellefler ve vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar Katma Değer Vergisi beyannamelerini, vergilendirme dönemini takibeden ayın yirmidördüncü günü akşamına kadar ilgili vergi dairesine vermekle yükümlüdürler.'' düzenlemesine yer verilmiştir.
Davacının tevkifata konu işlem için düzenlenen 06/11/2015 tarihli faturaya ilişin 2015/11 dönemine ait 2 no'lu KDV beyannamesini süresinden sonra 25/01/2016 tarihinde verdiği ve söz konusu beyanname üzerine pişmanlık zammı tahakkuk ettirilerek 26/01/2016 tarihinde ödendiği uyuşmazlık konusu olayda, Vergi Dava Dairesince mükerrer 121.madde gereğince kanuni süresinden sonra pişmanlıkla verilen beyannameler vergi indiriminden yararalanma hakkına engel olmadığından, davacı şirketin 2017 yılı kurumlar vergisi yönünden vergiye uyumlu mükelleflere tanınan %5 vergi indiriminden faydalanma koşullarını taşımadığından bahisle tesis edilen davacının mahsuben iade talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmış ise de söz konusu indirimden faydalanabilmek için yukarıda mevzuatına yer verilen 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121.maddesinin yorumlanmasından, pişmanlık beyannamesinin kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak verileceği, yasal süresinde verilmeyen, sonradan pişmanlıkla verilen verilen beyannamelerin Kanunda belirtilen şartın ihlali sayılacağı görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.