T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/6324
Karar No : 2023/832
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Üniversitesi Rektörlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğrencisi olan davacı tarafından, 31/12/2018 - 11/01/2019 tarihleri arasında gözaltında olmasına ilişkin mazereti sebebiyle bu süre içerisinde katılamadığı … kodlu "veri iletişimi", BM476 kodlu "makine öğrenmesine giriş", … kodlu "iş sağlığı ve güvenliği" ile … kodlu "java programming" derslerinin 2018-2019 eğitim-öğretim yılı güz dönemi final sınavlarının yerine mazeret sınavı yapılmasına ilişkin başvurusunun reddine ilişkin Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığının …tarih ve E… sayılı işlemin ve bu işlemin dayanağı olan Gazi Üniversitesi Önlisans ve Lisans Eğitim Öğretim ve Sınav Yönetmeliğinin 14. maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünde yer alan "Mazeret sınav hakkı sadece ara sınavlar için verilir" cümlesi hükmünün iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararında; davacının adli makamlarca gözaltına alınması halinin, serbest bırakıldığı ana kadar haklı ve geçerli bir mazeret olarak kabulü zorunlu olup, bu kabulün yönetmelik hükmü ile geçersiz kılınmasına hukuken olanak bulunmadığından davacıya mazereti sebebiyle giremediği sınavlar için mazeret sınav hakkı verilmesi gerekirken, bu yöndeki isteminin reddine ilişkin işlemde ve işlemin dayanağı olan yönetmelik hükmünde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, davalı idare vekilince davacının 2018-2019 eğitim-öğretim yılı bahar yarıyılında dokuz adet ders alarak eğitimine devam ettiği ve mezun durumunda olmaması halinde mevzuat çerçevesinde tanınan yaz okulu, bütünleme sınavları ve tek ders sınavından hak kaybına uğramaksızın yararlanabileceği belirtilerek dava konusu işlem ve dayanağı Yönetmelik hükmünde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuş ise de; yıl sonu sınavlarının icra edildiği tarihlerde haklı ve geçerli bir mazereti olan öğrencilere mazeret sınavına girme ve mazereti sebebiyle giremediği sınavlardan başarılı olabilme imkanı verilmeyerek, bunun yerine doğrudan yaz öğretimine devam etmelerinin zorunlu tutulmasının hakkaniyete uygun bulunmaması karşısında bu savunmaya itibar edilmediği, ayrıca, her ne kadar yıl sonu sınavına giremeyen öğrencilerin bütünleme sınavına girme imkanının bulunduğu durumda, fiiliyata bütünleme sınavının yılsonu sınavında başarısız olanlar için bir nevi mazeret sınavı haline geldiği iddia edilse de bu durumun davacının konumunda olup hukuken geçerli bir mazeret sebebiyle yılsonu sınavına giremeyen öğrenciler ile herhangi bir mazereti olmaksızın bu hakkını kullanmamış veya yılsonu sınavına girdiği halde başarısız olduğu için bütünleme sınavına giren öğrenciler yönünden bir eşitsizliğe neden olacağı da açıktır. Aynı durumda olması gereken öğrenciler arasında böylesi bir eşitsizliğe mahal verilmesinde herhangi bir kamu yararı bulunmasının mümkün olmadığı düşüncesiyle davalı idarenin bu iddiasına da itibar edilmemediği sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 44. maddesinin "b" fıkrasında "... kayıt, devam, uygulama, tez ve teorik ders içerikleri, ön şartlı dersler, sınav çeşitleri ve bunların ders başarı notuna katkısı... ile eğitim öğretimin devamına ilişkin diğer hususlar, Yükseköğretim Kurulunun bu konularda belirlediği temel ilkelere uygun olarak yükseköğretim kurumları senatoları tarafından belirlenir." hükmüne yer verildiği, üniversitelerde, eğitim - öğretim faaliyetleri kapsamında yapılacak sınav türlerini belirleme noktasında Üniversite Senatolarının takdir yetkisi bulunduğunda duraksama bulunmamakla birlikte, bu yetki kullanılırken, öğrencinin eğitim - öğretim süresini gereksiz yere uzatmasına yol açacak şekilde kullanılmaması gerektiğinin açık olduğu, olayda her ne kadar, davalı idarece yaz okulu, bütünleme ve tek ders sınavlarından söz edilerek, dava konusu yönetmelikte dönem sonu sınavlara mazeret sınavı öngörülmemesinin davacıyı mağdur edici niteliğinin bulunmadığı savunulmakta ise de, davalı üniversite senatosunun 19.02.2017 tarihli kararı ile kabul edilen Yaz Okulu Yönergesinin "Derslerin açılması" başlıklı 7. maddesinde yer alan "Yaz okulunda açılacak dersler, her yıl, tercihen dersi güz/ bahar döneminde vermiş olan öğretim üyesinin/ görevlisinin isteği, ilgili bölümün uygun görüşü, ilgili yönetim kurulunun kararı ve Senatonun onayı ile en geç Mayıs ayının ikinci haftası belirlenir.
(2) Üniversitenin normal eğitim programlarında yer alan dersler, verilmesi gereken dönemlerde açılır; bu dersler yaz okuluna ertelenemez.
(3) Yıllık derslerden yaz okulu açılamaz.
(4) Yaz okulunda bir dersin açılabilmesi için gerekli öğrenci sayısı on ikinin (12) altında olamaz. İstisnai durumlar, ilgili yönetim kurulunun önerisi ile Üniversite Yönetim Kurulu tarafından karara bağlanır." düzenlemeleri uyarınca, yaz okulunda ders açılmasının öğrencinin talebine bağlı olmadığı, dersi güz/ bahar döneminde vermiş olan öğretim üyesinin/ görevlisinin isteği, ilgili bölümün uygun görüşü, ilgili yönetim kurulunun kararı ve Senatonun onayı ile en az 12 öğrenci için açıldığı göz önüne alındığında, anılan Yönergenin mazereti nedeniyle yıl sonu sınavına giremeyen davacı için bir çözüm getirmediği sonucuna varılmış olup, nitekim uyuşmazlık konusu dönemde açılan yaz okulunda davacının mazereti nedeniyle giremediği derslerden hiçbirisinin de açılmadığının görüldüğü, diğer yandan, davalı idare Senatosunun 17.05.2018 tarihli kararı ile yürürlüğe giren Önlisans ve Lisans Öğrencileri İçin Bütünleme Sınavları Yönergesi hükümleri incelendiğinde ise, bu Yönergede tanınan bütünleme sınavı hakkının önlisans veya lisans programlarının son yarıyıl/yılında kayıtlı öğrencilerden mezun olabilmesi için son yarıyıl/yıl derslerinden en fazla 3 dersten başarısız olanlara tanınan bir hak olduğu, dolayısıyla davacı gibi dönem sonunda 3'ten fazla dersin sınavına mazereti nedeniyle katılamadığından başarısız görünen öğrenciler için bir çözüm getirmediği,
Bu durumda, davalı idarece dönem sonu sınavları için mazeret sınavı öngörülmemesi takdir yetkisi çerçevesinde değerlendirilebilse de, davacı gibi dönem sonu sınavlarına mazereti nedeniyle giremeyen öğrenciler için herhangi bir alternatif çözüm yolu öngörülememekle, doğrudan sınıf tekrarına kalması sonucunu doğuracak nitelikte eksik düzenleme içeren dava konusu Yönetmeliğin 14.maddesinin 9.fıkrasında yer alan "mazeret sınav hakkı, sadece ara sınavlar için verilir." hükmünde bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı,
Dava konusu, davacının mazeret sınavı hakkı tanınması talebinin reddine yönelik birel işlem yönünden incelendiğinde,
Birel işleme dayanak alınan Yönetmelik hükmü hukuka uygun bulunmadığından, davacının talebinin Gazi Üniversitesi Senatosunun 01.02.2018 tarihli toplantısında kabul edilen Haklı ve Geçerli Nedenler Yönergesi kapsamında incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, bu yapılmaksızın davacının talebinin reddine yönelik dava konusu birel işlemde de bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılarak, istinaf başvurusuna konu edilen karar, usul ve esas yönünden hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, 2577 sayılı Yasanın 45/3. maddesi uyarınca davalı idare vekilince yapılan İstinaf başvurusunun yukarıda açıklanan gerekçe ile reddine, karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, mevzuat gereğince final sınavlarına mazeret sınavı açılmasının mümkün olmadığı, işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 24/02/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.