T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/650
Karar No : 2023/1942
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Yapı Malzemeleri Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ...-..., .../..., ...-... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyaların ithalatı sırasında verilen teminat mektuplarından fazla tahsil edilen kısmının, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca iadesi isteminin reddine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile fazla tahsil edilen tutarın yasal faiziyle iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 15/08/2006 tarih ve 26260 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2006/10852 sayılı İthalatta Geçici Korunma Önlemi Uygulanmasına İlişkin Karar uyarınca geçici korunma önlemi olarak alınan teminat mektubunun, 01/03/2007 tarih ve 26449 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2007/11621 İthalatta Korunma Önlemi Uygulamasına İlişkin Kararla geçici koruma önleminin, kesin koruma önlemine dönüştürülmesi üzerine, ek mali yükümlülük ve bunun üzerinden hesaplanan gecikme zammı tutarlarının 30 gün içinde ödenmesi aksi halde teminat mektubunun irat kaydedileceği yolundaki işlemin iptali istemiyle açılan davalarda; ek mali yükümlülük öngörülen Bakanlar kurulu Kararında başlamış işlem kriterine yer verilmediğinden tesis edilen işlemin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; ek mali yükümlülük üzerinden hesaplanan gecikme zammının ise; Bakanlar Kurulu Kararı ile getirilen geçici koruma önlemleri ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 79. ve devamı maddelerinde düzenlenen şartlı muafiyet uygulamasının hukuki ve yasal dayanaklarının farklı olduğu, davacı şirketin, geçici koruma önlemleri uygulamaları çerçevesinde yaptığı ithalatı, şartlı muafiyet uygulamaları ile bir tutarak hesaplanan gecikme zammının davacıdan istenilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, işlemin ek mali yükümlülüğe ilişkin kısmı yönünden davanın reddi; gecikme zammına ilişkin kısmının ise iptali yolundaki kararların Danıştay Yedinci Dairesince onandığı belirtilerek, hazineye irat kaydedilen gecikme zammının dilekçede belirtilen kısmının iadesi istemiyle davanın açıldığı, davacı hakkında ek mali yükümlülükten doğan özel tüketim vergisi tahakkuk ve tahsiline ilişkin davalı idare tarafından tesis edilmiş bir işlem bulunmadığından 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesindeki üç yıllık hak düşürücü sürenin burada uygulanma imkanının bulunmadığı, ek mali yükümlülük üzerinden özel tüketim vergisi alınacağına ilişkin mevzuatta açık bir hükmün de olmadığı, geçici korunma önleminin kesin önleme dönüştürülmesi üzerine idare tarafından, ek mali yükümlülük, katma değer vergisi ve gecikme zamlarının tahakkuk ve tahsiline yönelik işlemler tesis edildiği halde özel tüketim vergisine ilişkin işlem tesis edilmemesinin de bunun göstergesi olduğu, dolayısıyla davacıdan 2006 yılının Ağustos ve Ekim aylarında, geçici korunma önlemi kapsamında özel tüketim vergileri için alınan teminatların, yine 2006 yılında katma değer vergisi olarak alınan teminat tutarı ile 2010 yılında tesis edilen işlemlerdeki tutarlar arasındaki farkların iade edilmesi için yapılan başvuruların reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davaya konu işlemin iptaline, 2006 yılında teminat olarak fazladan tahsil edilen 197.957,75 TL'nin idareye başvuru tarihi olan 26/09/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Teminat mektuplarında irat kaydedilen miktar içerisinde gecikme faizinin değil, özel tüketim vergisinin bulunduğu, bu verginin ise açılan davalarda iptalinin istenilmediği, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 06/04/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.