T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/6503
Karar No : 2023/3453
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2015 yılı muhtelif dönemleri katma değer vergisi, gelir vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emri dayanağı vergi/ceza ihbarnamelerinin e-tebligat yoluyla tebliğ edilmesine rağmen dava konusu edilmemesi üzerine kesinleştiği anlaşıldığından, amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; tefecilik yapma suçu ile ilgili olarak ... Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan davada, davacının katılan konumunda bulunduğu, anılan Mahkeme'nin ... tarih ve E:... , K... sayılı kararıyla, davacının 2015 yılında birlikte çalıştığı şahısların tefecilik fiiline asli iştirak ettikleri, suçtan kurtulmak için davacı adına şirket kurdurup, bankalarda hesap açıp, pos cihazı çıkarttıkları ve bu cihazlar ile kredi kartı tefeciliği yaptıkları kanaatine varılarak sanıkların eylemlerine uyan cezalarla cezalandırıldığı, söz konusu karara yöneltilen istinaf başvurusunun, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile reddedildiği ve kararın kesinleştiğinin görüldüğü, bu durumda beyaz eşya toptan ticareti yapmak üzere davacı adına işyeri açıldığı, davacının bilgisi dışında pos cihazı kullanmak suretiyle tefecilik faaliyeti gerçekleştirildiği mahkeme kararıyla hüküm altına alındığından ve bu hususun "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usulüne uygun olarak tahakkuk eden amme alacağının süresinde ödenmediği, dava edilmeksizin kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hususlarında itiraz edebileceği düzenlemelerine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; 2015 yılı muhtelif dönemleri katma değer vergisi, gelir vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinin 09/09/2018 tarihinde elektronik ortamda gönderilerek tebliğ edildiği, söz konusu ihbarnamelere karşı otuz gün içerisinde dava açılmadığı, ödemede de bulunulmadığı ve amme alacağının kesinleştiği, kesinleşen ihbarname içeriği amme alacağının tahsili amacıyla ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
Olayda, davacı tarafından dilekçesinde Ankara Şeker Fabrikası'nda 01/01/2010 tarihinden itibaren güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, 2015 yılında beraber çalıştıkları üç iş arkadaşı ile birlikte iş yapmak amacıyla adına şirket kurulduğu belirtilerek, beyaz eşya toptan ticareti yapmak üzere kurulacak şirket için kendi adına işlem yapabilmeleri için bu kişilere öncesinde vekaletname verdiği hususunun ikrar edildiği görülmüş olup, tefecilik yapma suçu ile ilgili olarak ... Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan davada da, davacının katılan konumunda bulunduğu, anılan Mahkeme'nin ... tarih ve E:... , K.... sayılı kararıyla, davacı adına şirket kurdurup, bankalarda hesap açıp, pos cihazı çıkarttıkları ve bu cihazlar ile kredi kartı tefeciliği yaptıkları kanaatine varılarak sanıkların eylemlerine uyan cezalarla cezalandırıldığı ve kararın kesinleştiği, söz konusu kararda davada katılan olarak bulunan davacının beyaz eşya faaliyetinde bulunmak üzere kurulacak şirketin kendi adına kurulmasını kabul ettiği, bu kapsamda birlikte iş yapacakları arkadaşları ile birlikte bankalara gittikleri ve pos cihazı çıkarttıkları, üç arkadaşına da vekaletname verdiği beyanlarında bulunduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya içeriğine bakıldığında, davacının adına şirket kurulduğu ve tüm süreçlerde kendi rızasının da bulunduğunun sabit olduğu ve gerçekleştirilen işlemlere ilişkin olarak mahkeme kararı ile suçlu bulunan şahıslar hakkında davacının ilk etapta suç duyurusunda da bulunmaması karşısında dava konusu ödeme emri dayanağı vergi/ceza ihbarnamelerin düzenlenmesinin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, dava konusu ödeme emri içeriği amme alacağının usulüne uygun kesinleştiği anlaşıldığından, davacının diğer iddialarının Kanunda sayılan ödeme emrine itiraz nedenleri arasında sayılamayacağından davanın kabulüne dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 12/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.