T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/6613
Karar No : 2023/1360
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından; özel güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayken Ankara Valiliği Özel Güvenlik Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararı ile özel güvenlik kimlik kartının iptal edilmesi üzerine iptal kararının kaldırılması talebiyle yapılan 14/11/2019 tarihli başvurunun reddine dair 02/12/2019 tarihli işlemin iptali ile özel güvenlik kimlik kartının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; davacının 'hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma' suçundan yapılan ceza yargılamasında 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek TCK'nın 51/1 maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği ve mahkumiyet kararının 01/12/2017 tarihinde kesinleştiği, söz konusu mahkumiyetin de 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 10. maddesinin (d) fıkrasının 2. bendinde yer alan şartları taşımama sonucunu doğurduğundan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince, istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından; özel güvenlik sertifikasını 5188 Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un özel güvenlik görevlilerinde aranacak şartları düzenleyen 10. maddesinin (d) fıkrasında 02/01/2017 yılında yapılan değişiklikten sonra aldığı, kanunda yapılan değişiklik tarihinden önce cezasının kesinleştiği dolayısıyla bu mahkumiyet kararının dava konusu işlem tesis edilirken çalışma şartlarının kaybı sonucunu doğurmayacağı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bakılan uyuşmazlıkta; davalı idare tarafından, dava konusu işlemin sebebi olarak davacının 'hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma' suçundan yapılan ceza yargılamasında 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması gösterilmiş olup, işlemde davacının 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinin (d) bendinin 2 numaralı alt bendinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçundan mahkum olmamak şartını sağlamadığından güvenlik soruşturmasının olumsuz değerlendirilmesi hususuna dayanılmıştır.
Davacının işlemiş olduğu suçun niteliği ve ceza yargılamasında söz konusu suç nedeniyle alınan mahkumiyet kararı dikkate alındığında, 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinin (d) bendi ve 11. maddesinde belirtilen şartları taşımadığı sabit olan davacının özel güvenlik kimlik kartının iptal edilmesine ilişkin işlemin kaldırılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, dava konusu işlemin bir diğer sebep unsurunun davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle mahkumiyet kararı bulunmasından dolayı olumsuz değerlendirilmesi olduğu görülmektedir.
İşlemin sebeplerinden biri olan güvenlik soruşturması açısından, 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinin (h) bendinde düzenlenen "güvenlik soruşturması olumlu olmak" şartı Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarih ve E:2021/42 K:2022/45 sayılı kararı ile "Mülga 26/10/1994 tarihli ve 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması yönünden" iptal edilmiş, söz konusu karar 30/06/2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Anılan iptal hükmünün işleme etkisinin ne olacağı hususuna gelince, söz konusu iptal kararının, 5188 sayılı Kanun'da düzenlenen güvenlik soruşturmasının olumlu olması koşulunun iptali yönünde olmayıp, mülga 26/10/1994 tarihli ve 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturmaları ile sınırlı olarak verildiği, davalı idare tarafından, işlemin sebep unsuru olarak, davacı hakkında güveni kötüye kullanma suçundan verilmiş mahkumiyet kararının bulunması neticesinde güvenlik soruşturmasının olumsuz değerlendirildiği gösterilmektedir.
5188 sayılı Kanun'un çalışma şartlarını düzenleyen 10. maddesinde hangi ceza mahkemesi mahkumiyet kararlarının ve hangi suçlardan soruşturma ve kovuşturma altında bulunmanın özel güvenlik görevlisi olmaya engel olduğunun belirlendiği ve 11. maddesinde çalışma izni verileceklere ilişkin koşullara yer verildiği, söz konusu şartların yanında ayrıca güvenlik soruşturması olumlu olmak şartının da sağlanmasının arandığı, dolayısıyla Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının işlemin yasal dayanağının kalmadığı şeklinde yorumlanamayacağı, zira işlemin sebeplerinden birinin dayanağının Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiş olmasının diğer sebebin iptali sonucunu doğurmayacağı, Anayasa Mahkemesi kararı ile 4045 sayılı Kanuna dayalı olarak yapılan güvenlik soruşturmaları açısından verilen iptal kararı dava konusu işlemin sadece bir sebebini hukuka aykırı hale getirmiş olsa da diğer sebep açısından işlemin hukuka ve mevzuata uygun bulunduğu, başka bir ifadeyle, Kanunda sayılan suçtan mahkum olunması hasebiyle güvenlik soruşturmasına yönelik verilen iptal kararının işlemi hukuka aykırı kılmayacağı açıktır.
Bu nedenle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/03/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.