T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/6750
Karar No : 2023/1710
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından; davalı idare ile aralarında imzalanan … tarih ve …referans numaralı IPARD Programı Fonlarının Tahsisine Dair Sözleşmenin ihlal edildiği gerekçesiyle 1.257.014,93 TL asıl borç ve 4.192,15 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 1.261.207,08 TL'nin davacıdan geri alınması amacıyla 6183 sayılı Kanun'a göre düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emrinin dayanağının IPARD programı kapsamında davacı ile davalı idare arasında imzalanan sözleşme kapsamında davacıya ödenen hibe bedeli olduğu, anılan sözleşmenin feshedilmesi üzerine davalı idarece kamu alacağının doğduğundan bahisle dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, ödeme emri düzenlenmeden önce sözleşmenin feshi işleminin iptali istemiyle davacı tarafından dava açıldığı, 5648 sayılı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 15/4. maddesinde, kurum alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiği, ancak ödeme emrine konu alacağın sözleşmenin feshine bağlı olarak ortaya çıkması ve sözleşmenin feshine yönelik işleme karşı dava açılması ve davada verilen kararın henüz kesinleşmemesi karşısında, ortada kesinleşmiş bir kurum alacağından söz edilemeyeceği, öte yandan, sözleşmenin feshine yönelik işleme karşı açılan davanın davacı aleyhine sonuçlanmasından ve bu kararın kesinleştiği tarihten sonra, kesinleşecek ve takibi mümkün hale gelecek olan kamu alacağına karşı idarece davacı adına yeniden ödeme emri düzenlenebileceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından; kesinleşmiş amme alacağının tahsil ve takibi için ödeme emri düzenlenmesinin yasal zorunluluk olduğu, dava konusu ödeme emrinin dayanağını oluşturan fesih işlemine karşı açılan davada davacının taleplerinin reddedildiği, ödeme emrinin Kanuna uygun şekilde tebliğ edildiği, ödeme emrine karşı ileri sürülebilecek itirazların sınırlı olduğu, davacının bu kapsamda itiraz ileri süremediği, davanın reddi ve Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davalı idare ile davacı arasında 06/05/2014 tarihinde IPARD programı fonlarının tahsisine dair sözleşmenin akdedildiği, sözleşmeye göre yatırım arazisinin yatırımın amacını gerçekleştirecek şekilde bulundurulması gerektiği, yatırımın gerçekleştirileceği taşınmazın üzerinde birçok haczin bulunduğu, hacizlerin projenin amacını ve sürdürülebilirliğini olumsuz etkilediğinden bahisle sözleşmenin feshedildiği, sözleşme feshinden kaynaklı toptan geri alım bedeli olarak 1.261.207,08 TL borca ilişkin … tarihli ve … sayılı borç bildirim yazısının tebliğ edildiği, borcun bir ay içinde ödenmemesi akabinde1.257.014,93 TL asıl borç ve 4.192,15 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 1.261.207,08 TL tutarlı … tarih ve … sayılı ödeme emrinin düzenlenmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Ödeme zamanı ve önce ödeme" başlıklı 37. maddesinde, amme alacaklarının hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödeneceği, hususi kanunlarında ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacaklarının Maliye Bakanlığınca belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödeneceği, bu ödeme müddetinin son gününün amme alacağının vadesi günü olduğu kuralına yer verilmiş; "Ödeme emri" başlıklı 55. maddesinde, “Amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir ödeme emri ile tebliğ olunur.” hükmü yer almış; "Ödeme emrine itiraz" başlıklı 58. maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya borcu kısmen ödediği veya borcun zaman aşımına uğradığı iddialarıyla tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itirazda bulunabileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kamu alacaklarının kanunlarında belirtilen vade tarihlerinde ödenmesi gerektiği, kanunlarında vade tarihi belirtilmediği takdirde, 6183 sayılı Kanun'un 37. maddesi uyarınca kamu alacaklısının bağlı olduğu tahsil dairesince borcun 1 ay içinde ödenmesi talebini içerir ihbarnamenin davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edileceği ve vadesinde ödenmemesi durumunda aynı Kanun'un 55. maddesi uyarınca ödenmeyen kamu alacağının tahsili amacıyla ödeme emri düzenleneceği hususunda duraksama bulunmamaktadır.
Ancak İdare Mahkemesi kararında, ödeme emri düzenlenmeden önce kamu alacağının kesinleşmiş olmasının zorunlu olduğu yolunda gerekçeye yer verildiğinden, kamu alacağının tahsil edilebilmesi için kesinleşmesinden ne anlaşılması gerektiği hususu ortaya konulmalıdır.
Buna göre, kanuni vadesi geldiği halde ödenmeyen ya da 6183 sayılı Kanun'un 37. maddesi uyarınca düzenlenen ihbarnamenin tebliğinden itibaren 1 aylık süre içinde ödenmeyen kamu alacağı, usulüne uygun olarak tahakkuk etmiş, başka bir ifadeyle ödeme emri ile borçludan istenebilir hale gelmiştir. İdari işlemlerin, kural olarak hukuka uygunluk karinesine ve re'sen icra edilebilme yeteneğine sahip olması dolayısıyla ilgili mevzuatta kamu alacağına ilişkin ihbarnameye dava açılmasının tahsil işlemlerini durduracağı yönünde bir düzenleme bulunmadığı sürece, kamu borçlusu tarafından ihbarnameye karşı dava açılması, vadesi gelmiş (tahakkuk etmiş) ve ödenmemiş durumdaki kamu alacağının borçludan ödeme emri düzenlenerek istenilmesine hukuken engel teşkil etmemektedir. Daha açık bir anlatımla, ödeme emri düzenlenebilmesi için kamu alacağının yargısal denetiminin tamamlanmış olması, aksi mevzuatta belirtilmediği müddetçe, zorunlu bulunmamaktadır.
Bu itibarla, somut olayda, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun … tarihli ve … sayılı borç tahakkuk işlemi (borç bildirim mektubu) ile 1.261.207,08 TL'nin geri ödenmesinin davacıdan istenilmesine rağmen, bu işlemin tebliğinden itibaren kanuni süre içinde borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği görüldüğünden; İdare Mahkemesinin, dava konusu ödeme emrinin iptal davası açılmış olması nedeniyle kesinleşmemiş olan sözleşme feshi işlemine dayanılarak düzenlendiğinden henüz ortada kesinleşmiş bir kamu alacağı bulunmadığı yolundaki gerekçesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Bununla birlikte, dava konusu ödeme emrinin dayanağını teşkil eden IPARD Programı kapsamında kırsal kalkınma desteğinden faydalanan davacı tarafından, … referans numaralı sözleşmenin feshedilmesine yönelik … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, Dairemizin 04/04/2023 tarih ve E:2021/1927, K:2023/1703 sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiştir. Benzer şekilde, …referans numaralı IPARD Programı Fonlarının Tahsisine Dair Sözleşmenin davalı idarece feshedildiğinden bahisle, ödenen 1.257.014,93 TL hibe desteğinin iadesine ilişkin … tarih ve … sayılı borç bildirim işleminin iptaline istemiyle açılan davada, davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, Dairemizin 04/04/2023 tarih ve E:2021/1422, K:2023/1702 sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiştir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki … İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 04/04/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.