T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/6843
Karar No : 2022/790
DAVACI: …
DAVALI: … Kurulu / …
VEKİLİ: Av. …
DAVANIN KONUSU: Davacının, Dargeçit Asliye Ceza Hakimi olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdirdiği eylemleri nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme başvurusunun reddine dair anılan Dairenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve E:…, K:… sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI: Asliye Ceza hakimi olarak görev yaptığı dönemde Cumhurbaşkanına hakaret suçuna ilişkin bir dosyada yargılanan iki kişi hakkında verdiği beraat kararı neticesinde anılan şahıslardan birinin PKK terör örgütünün sözde gençlik yapılanması bir diğerinin ise ... ilçe başkan yardımcısı olduğu, ancak yaptığı yargılamada kişilerin sıfatı ile değil üzerlerine atılı suça ilişkin olarak yargılamalarının yapılması gerektiği, Yargıtay'ın PKK terör örgütünün sözde gençlik yapılanması ile ilişkili olan kişi ile ilgili verilen beraat kararını onadığı, diğerine ilişkin verilen beraat kararını bozduğu, verdiği kararda herhangi bir usulsüzlük olmadığı, herhangi bir yerden veya kimseden emir ve talimat almadığı, bu konuda disiplin dosyasında tek bir delil dahi bulunmadığı, hakkındaki meslekten çıkarma kararının gerekçesinin, mevzuatın kendisine tanıdığı hak ve yetkiler ile yüklediği görevler kapsamında yaptığı iş ve işlemler olduğu, dava konusu kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Soruşturma dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olduğu değerlendirilerek meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı kararı birlikte incelendiğinde, davacının yargı yetkisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi kapsamında kötüye kullandığının ve "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" eylemler gerçekleştirdiğinin sabit olduğu, davacının yargısal faaliyeti nedeniyle değil, FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi bağlamında hukuk dışı nedenlerle gerçekleştirdiği eylemleriyle mesleğin şeref ve onurunu bozması veya mesleğe olan genel saygı ve güveni zedelemesi nedeniyle dava konusu meslekten çıkarma cezası ile cezalandırıldığı, davacıya isnat edilen eylemlerin soruşturma kapsamında çeşitli delillerle doğrulandığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ: Dava, davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve E:…, K:… sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesi kararına karşı yaptığı yeniden inceleme başvurusunun reddine dair aynı Dairece verilen … tarih ve … sayılı karara karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin … tarih ve … sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69.maddesinin 1. fıkrasında "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir." hükmü yer almış olup, anılan maddenin son fıkrasında da, "Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükümlerine yer verilmiştir.
Hâkimlik ve savcılık mesleğini ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerektiği, toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebinin, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan saygı ve güvenden de kaynaklandığı, yargı görevini yerine getiren kişilerin, adaleti gerçekleştirdikleri kadar bunu görüntü olarak da sağlamalarının icap ettiği, yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile doğru orantılı olduğu, hâkimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarları olduğu, bu mesleğin saygınlığı ve onuru hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik özel saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade ettiği, Hukuk Devletinin, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve saygınlığını korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumlu olduğu, bu nedenle, yasa koyucunun, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından, meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.
Dosyanın incelenmesinden, Mardin Dargeçit Adliyesinde görev yapmakta iken gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle hakkında yapılan soruşturma sonucu, davacıya isnat olunan eylemin yargı yetkisini FETÖ saikiyle ve hukuki olmayan gerekçelerle kasten kötüye kullandığı sonucuna varılarak 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69'uncu maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, davacı tarafından Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve E:…, K:… sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesi kararına karşı yaptığı yeniden inceleme başvurusunun reddine dair aynı Dairece verilen ... tarih ve ... sayılı karara karşı yaptığı itirazın Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine uyuşmazlığa konu meslekten çıkarma cezasının kesinleştiği anlaşılmıştır.
Diğer taraftan, davacının Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile 667 sayılı KHK'nın 3'üncü maddesinin (I) numaralı fıkrası kapsamında FETÖ örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu sabit görüldüğünden meslekte kalmasının uygun olmadığı ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olup ayrıca hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü Üyesi Olma suçundan açılan davada ise; … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, suçu sabit görülerek 7 Yıl 6 Ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
Olayda, soruşturma dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek meslekten çıkarılmasına ilişkin kararı birlikte incelendiğinde, davacı hakkında 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dava konusu disiplin cezasına neden olan olaylar tarihinde Dargeçit Asliye Ceza Mahkemesi hakimi olan davacının Cumhurbaşkanına hakaret suçundan şüpheliler R.Ç., M.D., Y.T. hakkında Dargeçit Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/55 esas sırasına kayden açılan davada, Cumhurbaşkanına hakaret eden ... İlçe Başkanı Y.T. ile PKK milisi ve gençlik yapılanmasından sorumlu olduğu iddia edilen R.Ç. hakkında beraat kararı verdiği halde sıradan vatandaş olan M.D. hakkında mahkûmiyet kararı verdiği hususuna ilişkin olarak yapılan soruşturma sonucu davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilmiş, Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Davacı tarafından yapılan meslekten çıkarma cezasının yeniden incelenmesi talebi Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin ... tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Davacının bu karara karşı yaptığı itiraz başvurusu da Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Bakılan dava, davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme başvurusunun reddine dair anılan Dairenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve E:…, K:… sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının hukuka aykırı olduğu iddialarıyla açılmıştır.
Diğer taraftan, davacının Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi de anılan Kurul tarafından … tarih ve … sayılı kararla reddedilmiştir.
Davacı tarafından, meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin karar ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararın iptali talebiyle açılan dava Dairemizin 01/03/2021 tarihli ve E:2016/57497, K:2021/469 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Öte yandan davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa’nın “Hakimlik ve Savcılık Teminatı" başlıklı 139. maddesinde, "Hakimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar ile meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır." hükmüne, 140. maddesinin üçüncü fıkrasında da, "Hakim ve savcıların nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile diğer özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir.
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde, "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.
68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.
Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.
Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.
Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Cumhurbaşkanına hakaret suçundan şüpheliler R.Ç., M.D., Y.T. hakkında … Asliye Ceza Mahkemesinin … esas sırasına kayden açılan davada, Cumhurbaşkanına hakaret eden ... İlçe Başkanı Y.T. ile PKK milisi ve gençlik yapılanmasından sorumlu olduğu iddia edilen R.Ç. hakkında beraat kararı verdiği halde sıradan vatandaş olan M.D. hakkında mahkumiyet kararı verdiğine; bu kararı FETÖ/PDY adlı silahlı terör örgütünün amaç ve gayesi doğrultusunda planlı ve sistematik bir şekilde yürütülen bir organizasyonun parçası olarak, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte eylemde bulunduğuna ilişkin hususların araştırılması üzerine soruşturma başlatıldığı anlaşılmaktadır.
Yapılan soruşturma sonucu hazırlanan raporu değerlendiren Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararında;
"Davacının, Mardin ili Dargeçit Adliyesinde 2014-2016 yılları arasında Asliye Ceza Mahkemesi hâkimi olarak görev yaptığı, … esas numaralı dava dosyasında ..., ... ve ... isimli sanıkların Cumhurbaşkanına sosyal medya üzerinden hakaret etmeleri nedeniyle yargılama yaptığı, ... ve ... hakkında beraat kararı verdiği, ... hakkında mahkumiyet kararı verdiği, Cumhuriyet savcısı tarafından dosyanın temyiz edildiği, Yargıtay ... Ceza Dairesinin … esas, … karar sayılı dosyasında ... hakkında verilen beraat kararının onandığı, fakat sanık ...'ın ''Cumhurbaşkanının fotoğrafının fotomontajla bozulmuş halinin üzerine yazılı, sen bir deccalsin, sen bir katilsin, 21. Yüzyılın yüz karası, yahudi masonu'' şeklinde paylaşımlarının TCK'nın 299/1 maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden, yüklenen suçtan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi kanuna aykırı olduğundan hükmün bu nedenle bozulmasına diyerek beraat kararını sanık Y.T. yönünden bozduğu, Y.T.'ın dosyadaki sosyal medya paylaşımlarını kendisinin yaptığını kabul ettiğinden, bahse konu paylaşımların açıkça hakaret olduğunun sabit bulunduğu, davacının gerekçeli kararda Y.T.'ın yaptığı paylaşımların hakaret unsurunu içermediği, bu paylaşımların muhataplarının siyasetçi olduğu düşünüldüğünde siyaset arenasındaki bu paylaşımların ağır eleştiri olarak sayılabileceği, siyasetçilerin gerek siyasi meydanlarda kendilerinin sarf ettiği sözler, gerekse yapmış olduğu tarafgirlikler düşünüldüğünde ağır eleştirilere maruz kalabilecekleri, bunların hakaret sayılamayacağı nedenleriyle sanığın paylaşımlarının hakaret unsuru içermediğinden beraatine karar verdiği, davacının Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu tarafından … tarih ve … sayılı kararıyla FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının sabit olduğu gerekçesiyle meslekten ihraç edildiği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından FETÖ/PDY'ye üye olmak suçundan hakkında dava açıldığı, '' ByLock '' isimli haberleşme programını kullandığı, FETÖ/PDY'ye üye olduğunun sabit olduğu, somut olayda sanık Y.T.'ın sabit olan hakaret eylemi yönünden gerekçeli kararında ''Cumhurbaşkanının siyasi kişiliği nedeniyle hakaret eyleminin ağır eleştiri olarak kabul edilmesi gerektiği ve ağır eleştirilere maruz kalabilecekleri şeklindeki'' değerlendirmesinin hâkimin takdir yetkisi dışında kalan bir konuda yargı yetkisini Fetö saikiyle ve hukuki olmayan gerekçelerle kasten kötüye kullandığı dosya kapsamında sabit olduğu, belirtilen eylemin 2802 sayılı yasanın 69/son maddesinde mesleğin şeref ve onurunu memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu anlaşıldığından, 2802 sayılı Yasa 69/son uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına" karar verildiği görülmüştür.
Dava dosyasının ve soruşturma raporu ile eklerinin incelenmesinden; FETÖ/PDY "silahlı terör örgütü üyeliği" suçundan dolayı hakkında mahkumiyet kararı verilen davacının yukarıda yer verilen eylemlerinin yargısal faaliyete ilişkin olmadığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amaçları doğrultusunda planlı bir organizasyonun parçası olarak hukuk dışı amaçların gerçekleştirilmesine yönelik olduğu anlaşıldığından, bu eylemlerin, mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğundan, davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin karara karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin dava konusu kararda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme başvurusunun reddine dair anılan Dairenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve E:…, K:… sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilemeyen ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 08/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.