T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/695
Karar No : 2023/2428
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, kıyı bankacılığı (off-shore) sisteminde yatırımda bulunarak faiz geliri elde etmek amacıyla ... Bankası A.Ş. nezdinde açılan vadeli mevduat hesabına 1999 yılında yatırılan ve bankanın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilmesi ve sonrasında yaşanan süreçler nedeniyle vade sonunda alamadığı parasının … Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı tazminat davasında 2011 yılında verilen karar sonucunda 2013 yılında reeskont faiziyle beraber geri alınmasının ardından, davacı adına faiz geliri elde etmesine rağmen gelir vergisi beyannamesi vermediğinden bahisle vergi ziyaı cezalı olarak re'sen tarh edilen gelir vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; olayda, davacıya … Asliye Ticaret Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı uyarınca … Bank A.Ş. tarafından (off-shore) kıyı bankacılığı ile ilgili olarak ödenen 230.676,35 TL faizin davacının … Ltd. temerküz hesabına 22/09/1999 tarihinde 20.245,70 TL, 27/10/1999 tarihinde 12.440,00 TL, 03/11/1999 tarihinde 14.714,00 TL, 14/12/1999 tarihinde 1.923,00 TL anaparanın karşılığı olması ve davacıya ödenen faizin nakdi sermayeden (… Ltd. temerküz hesabına yatırılan paralardan) elde edilmesi nedeniyle 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 75. maddesi kapsamında menkul sermaye iradı olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, davacı adına yapılan vergi ziyaı cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacının 1999 yılında ... Bank'da açtırmış olduğu hesabına muhtelif tarihlerde yatırdığı parayı, anılan banka çalışanlarının yönlendirmesi ile Bankanın off-shore şirketindeki vadeli hesaba aktardığı, Bankanın TMSF'ye devrolunması ve off-shore şirketi hakkında yapılan takibin semeresiz kalması nedeniyle davacının belli bir süre bu paralarla ilgili tasarrufta bulunamadığı, söz konusu Bankayı nihayetinde devralan ... Bank'a karşı, bu süreçte uğramış olduğu maddi ve manevi zararlarının giderimi için açtığı davanın sonucunda, … Asliye Ticaret Mahkemesinin … gün ve E. …, K…. sayılı kararıyla, maddi zararlarının tazmini talebinin kabul edildiği ve Banka nezdindeki alacağını faiziyle birlikte tahsil ettiği dikkate alındığında, davacının elde ettiği tutar, devletin garantisi altında olan bankacılık sistemine tevdi edilen paralar üzerindeki tasarruf yetkisinin davacıdan kaynaklanmayan sebeplerle kaybedilmesi nedeniyle uğranılan zararın giderimi için ödenen bir tazminat niteliğinde olduğu dikkate alındığında, davacının uğradığı zararın hesabı sırasında tasarruf edilemeyen tutarın güncel değerine ulaşması için reeskont faizinin dikkate alınması nedeniyle tahsil edilen tutarın menkul sermaye iradı olduğundan bahisle 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 75. maddesi uyarınca yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, off-shore hesaplara aracılık eden … AŞ, … AŞ ve ... Bankası A.Ş.'nin 09/08/2001 tarihinde … AŞ'ye devredilmesi ve daha sonra … AŞ'nin ... Bank AŞ tarafından satın alınması nedeniyle söz konusu bankaların mudilerince ... Bank AŞ aleyhine davalar açıldığı ve nihai olarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen bu bankalar nezdinde açılan off-shore kaynaklı gelirler ve faiz gelirlerinin Fon tarafından ödemelerinin davacı gibi mevduat sahiplerine yapılmasına karşın bu faiz gelirlerinin vergilendirilmemiş gelir niteliğinde olduğu, tevkifata tabi tutulmamış olan bu gelirin alacak faizi niteliğinde olduğu ve vergilendirilmesi gerektiğinden yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 03/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.