T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/7527
Karar No : 2022/6388
DAVACI : ...
DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU :
Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (c) bentlerinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Tarafına ehliyet verilmemiş olması sebebiyle kazanılmış hakkının elinden alındığı, on beş yıldır araç kullanan bir sürücü olarak hiçbir trafik kazasına karışmadığı gibi hakkında trafik cezası da uygulanmadığı; ayrıntılı muayene yapılmaksızın rapor tanzim edildiği, iptali talep edilen Yönetmelik maddelerinin mağduriyetine neden olduğu, Devletin engelli bireyleri topluma kazandırması ve kişisel yeteneklerini artırması gerekirken dava konusu Yönetmelik maddelerinin engelli bireylerin toplumdan dışlanmasına sebep olduğu, salt Yönetmelik hükümlerinin araç kullanmaya engel olmaması gerektiği, ayrıca direksiyon sınavının da yapılmasının uygun olduğu, herkesin rahatsızlığının derecelerinin farklı olduğu, önceki raporlarda ellerinde %40-45 arası kısıtlılık bulunduğu, ancak direksiyon topuzu kullanarak araç kullanmasına engel hiçbir durum bulunmadığı ileri sürülmüştür.
DAVALI İDARELELERİN SAVUNMALARI :
... BAKANLIĞININ SAVUNMA ÖZETİ: Yönetmelik hazırlama aşamasında Avrupa Birliği müktesebatı incelenerek çevirisinin yapıldığı, çevirisi yapılan mevzuatın ilgili uzman hekimlerin yer aldığı her bir branş için ayrı ayrı bilimsel komisyon oluşturularak Ülkemiz şartlarına uygun hale getirildiği, hekimlerin yer aldığı komisyona ayrıca teknik personelin de katılımının sağlandığı; özellikle özel tertibat gereksinimi olan durumlarda sürücülerin sağlık ve teknik donanım gereksinimlerini belirlemede standart oluşturulması amaçlanarak alanda yeni bir uygulama olan il sağlık müdürlükleri bünyesinde sürücü/sürücü adayı komisyonu oluşturulduğu, komisyona sürücüyü gerekirse araç başında değerlendirme, sürücü olunup olunamayacağına karar verme, alınacak sürücü belgesinin sınıfını belirleme yetkisinin verildiği, böylece Ülkemizde bugüne kadar yeterli denetimin sağlanamadığı bir alanda denetimin ve sürücü raporları konusunda ihtisaslaşmanın sağlanmasının hedeflendiği savunulmuştur.
Ülkemizde yaşanan can kayıplarında önemli bir yere sahip olan trafik kazalarına dair veriler değerlendirildiğinde bu kazalarda en önemli etmen insan kaynaklı olduğundan sürücülerin sağlık durumlarının sürücü olmaya engel teşkil edip etmeyeceğine yönelik değerlendirmelerin titizlikle yerine getirilmesi ve buna yönelik sağlık kriterleri getirilmesinin trafik güvenliği için önem arz ettiği, bu bağlamda sağlık kriterlerinin alan uzmanlarının katılımı ile oluşturulan komisyonlarda sağlık sorununun sürücülük yeteneğine etkisi ve dünya uygulamaları gözetilerek hazırlandığı belirtilmiştir.
Yönetmeliğin “Kas iskelet sistemi muayenesine ilişkin esaslar" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrası hükümlerinde aranılan şartların; hareket halindeki objelerin hareket hızlarını ve hedefe olan uzaklıklarını tahmin edebilme, tehlike oluşturmayacak şekilde davranabilme, görüş alanı içinde, uyaranları ilk fark ettiği noktada ve fark ettiği anda doğru tepkiler verebilme, dikkatini görüş alanı dışındaki uyaranlara yoğunlaştırmasını zorunlu kılan sağlık sorunları bulunmama, bir görev yerine getirilirken doğru tepkileri verebilme, aynı anda farklı uzuvların hareketlerinin uyumlandırılabilme kriterlerini sağlamak için gerekli şartlar olduğu; sonuç olarak, kas ve iskelet sistemi için getirilen düzenlemelerin sürücünün kendisinin, diğer sürücülerin veya yayaların can güvenliğinin korunması amacı ile alan uzmanları tarafından getirilen düzenlemeler olduğu savunulmuştur.
... BAKANLIĞININ SAVUNMA ÖZETİ: Yönetmelik hazırlama aşamasında Avrupa Birliği müktesebatı incelenerek çevirisinin yapıldığı, çevirisi yapılan mevzuatın ilgili uzman hekimlerin yer aldığı her bir branş için ayrı ayrı bilimsel komisyon oluşturularak Ülkemiz şartlarına uygun hale getirildiği, hekimlerin yer aldığı komisyona ayrıca teknik personelin de katılımının sağlandığı belirtilmiştir.
Yönetmelikte kas ve iskelet sistemi için getirilen düzenlemelerin sürücünün kendisinin, diğer sürücülerin veya yayaların can güvenliğinin korunması amacı ile alan uzmanları tarafından yapılan muayeneler sonucunda en uygun kararın verilmesini temin ederek sürücü hatalarından kaynaklı oluşabilecek olan trafik kazalarını engelleme ya da en aza indirmeyi sağlama gayesine matuf uluslararası kabul görmüş sürücü belgesi verme genel geçer kriterlerinin Ülkemizde de uygulanmasını sağlayarak uluslararası entegrasyonu da gerçekleştirmeyi hedeflediği, böylece davacının mağdur olmasının değil, tam tersine almaması gereken bir ehliyete sahip olması sonucunda yaşayacağı ya da yaşatacağı ihtimal dahilinde olan mağduriyetleri önleyici bir tedbiri hedefleyen bir düzenleme olarak değerlendirilmesi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava; Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (c) bentlerinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; 06/02/2007 tarihli sağlık raporuna istinaden 08/06/2007 veriliş tarihli (H) sınıfı sürücü belgesi olan davacının; sürücü ehliyetinin veriliş tarihinin eski olması nedeniyle yenileme talebinde bulunduğu; aile sağlığı merkezince, İzmir Alsancak Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesine sevk edilen davacının burada ortopedi ve travmatoloji uzmanı ile fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanı tarafından yapılan muayenesi sonucunda dava konusu Yönetmelik hükümleri uyarınca oluşturulan Sağlık Müdürlüğü komisyonuna sevk edildiği; komisyonca durumu değerlendirilen davacının Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine istinaden sürücü olamayacağı yolunda karar verildiği; bu karara yapılan itirazın da Manisa Şehir Hastanesi bünyesinde kurulu, halk sağlığı uzmanı, nöroloji uzmanı, fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanı, ortopedi ve travmatoloji uzmanı, kulak burun boğaz hastalıkları uzmanı ile makine mühendisinden oluşan komisyonca Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (c) bendleri gereğince reddedilerek davacının sürücü olamayacağı yolunda karar verildiği, bu karar üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı her ne kadar dilekçesinde, rapor verilirken ayrıntılı muayene yapılmadığını, uzuvlarını uyumlu bir şekilde kullanıp kullanmadığı, araç kullanma yeteneğine sahip olup olmadığı hususlarının doğru bir şekilde değerlendirilmediğini, başka bir anlatımla, sürücü olamayacağı yolunda düzenlenen raporları kusurlandırıcı iddalarda bulunmuş ise de, sağlık raporunun usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği, durumunun dayanak gösterilen yönetmelik hükmü kapsamında olup olmadığının irdelenmesi ancak bireysel işlemin iptali istemiyle açılacak bir davada görülmesi mümkündür.
İnceleme konusu davada, sadece Yönetmelik hükümlerinin iptalinin istendiği, davacı hakkında tesis edilen bireysel işlemin dava konusu edilmediği açık olduğundan, savcılık düşüncesi, dava konusu yönetmelik hükümlerinin hukuka uygunluk denetimine ilişkin olarak verilmiştir.
Bu bağlamda dava konusu Yönetmelik hükümleri inecelendiğinde:
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Sürücü adaylarında aranacak şartlar" başlıklı 6495 sayılı Kanun'la değişik 41. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; "Sürücü belgesi alacakların İçişleri ve Sağlık bakanlıklarınca müştereken çıkarılacak yönetmelikte belirlenen sağlık şartlarını taşımalarının zorunlu olduğu" belirtilmiş; 45. maddesinde, "Sürücü belgesi sahibi kişide sağlığı bakımından sürücülüğe engel aşikar bir değişikliğin görülmesi ve tespiti hâlinde, trafik görevlilerince sürücü belgesi geri alınarak, kişinin sağlık kuruluşlarında muayenesi istenir. Sağlık şartları bakımından sürücülüğe engel bir hâlinin olmadığı veya mevcut olan bu hâlin daha sonra ortadan kalktığı sağlık raporuyla tespit edildiği takdirde, sürücü belgesi kişiye iade edilir." hükmü yer almıştır.
Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmeliğin "Kas iskelet sistemi muayenesine ilişkin esaslar" başlıklı 8. maddesinde, "1) Eklem hareketlerinden;
...
b) Diğer eklem hareketleri, her iki omuz ve/veya dirsek artrodezinde veya fonksiyonel olmayan ankilozlarında sürücü belgesi verilmez. Simetriği sağlam olan tek büyük eklem ankiloz veya atrodezinde, ortopedi ve travmatoloji ve/veya fizik tedavi rehabilitasyon uzmanının raporu ile birinci grup sürücü belgesi sınıfları verilebilir. Ancak bu belgelerle iki tekerlekli motorlu araçlar kullanılamaz.
c) El eklemleri, her iki elin baş ve işaret parmaklarının hareketlerinin % 75’ten fazla kaybında ortopedi ve travmatoloji ve/veya fizik tedavi rehabilitasyon uzmanı raporu ile birinci grup sürücü belgesi sınıfları verilebilir. Ancak bu belgelerle iki tekerlekli motorlu araçlar kullanılamaz. Bundan daha az hareket sınırlılığı yapan el parmaklarında fonksiyonel durumdaki ankiloz ve artrodezlerde ortopedi uzmanı ve/veya fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanının raporu ile birinci grup sürücü belgesi sınıfları verilebilir. Bir eldeki baş ve işaret parmağı dışındaki iki parmaktaki ankilozlarda ikinci grup sürücü belgesi sınıfları verilemez.
...
(3) Kas, tendon ve bağ lezyonlarının kalça, diz ve ayak bileği eklemlerini veya bu eklemleri oluşturan kemik hareketlerini % 50’den az bozduğu ortopedi ve travmatoloji veya fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanınca belirlenenlere birinci grup sürücü belgesi sınıfları verilir. Ancak bu bentte belirtilen sürücü belgeleri ile iki tekerlekli motorlu araçlar kullanılamaz. Bunun dışındaki durumlarda, ortopedi ve travmatoloji ve/veya fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanının vereceği rapora göre işlem yapılır.
(4) Sürücü/sürücü adayının sağlık şartları nedeniyle araç kullanması belirli şartlara (ortez-protez) bağlanmış ise tanı, gerekli ise kontrolün süresi, sürücü belgesi sınıfı ve özel tertibatlı araç kullanabileceği belirtilerek kod yazılmadan 4 üncü maddenin sekizinci fıkrası kapsamında oluşturulan komisyona sevk edilir." kuralına yer verilmiştir.
Hukuk devletinin gerekleri arasında yer alan kanuni idare ilkesi uyarınca, idare düzenleme yapma yetkisine sahip olduğu alanlarda, Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde kalmak kaydıyla takdir hakkına sahiptir.
Mevzuat belirleme tekniği açısından da, idarenin kanunla kendisine verilmiş olan görevleri idari metinlerle düzenlerken, bir başka ifadeyle kanunun uygulanmasını sağlamak amacıyla yönetmelikler ihdas ederken; bu görevlerin gerektirdiği teknik detayların belirlenmesi noktasında takdir hakkı bulunmaktadır.
Bilindiği üzere; yönetmelikler bir kanun hükmüne dayalı olarak hazırlanır ve kanun hükümlerine açıklık getirilmesi suretiyle bu kanun hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi amaçlanır. Diğer yandan, normlar hiyerarşisindeki düzenleme soyuttan somuta doğru kademeli bir sistem içermektedir. Anılan sistemde bir üst norm bir alt norma oranla daha genel ve soyut ifadeler taşımakta, bir alt norm ise daha özel ve somut ifadelerle bir üst normun ne amaçlamak istediğini somut olarak ortaya koymaktadır.
Trafik kazalarının en önemli nedenlerinden olan sürücü hatalarının en az seviyeye indirilebilmesi için sağlık şartları yönünden sürücü adaylarının ve sürücülerin iyi bir kontrolden geçmesine yönelik olarak mevzuatta gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiği tartışmasızdır.
Davalı İçişleri ve Sağlık Bakanlığınca, uyuşmazlık konusu Yönetmelik'le, sürücü adaylarının sağlık şartları yönünden sahip olması gereken niteliklerin, Avrupa Birliği müktesebatı incelenerek yeniden belirlendiği, Ülkemiz şartları da dikkate alınarak trafik güvenliğini sağlamaya yönelik yeni bir düzenleme yapma yoluna gidildiği belirtilmektedir. Bu bağlamda her branş için ayrı bilimsel komisyon oluşturulduğu ve bu komisyonlara teknik personelin katılımının da sağlandığı görülmektedir. Yönetmelikle, sürücülüğe engel hali tespit edilen veya bu konuda duraksama yaşanan kişiler hakkında uzman tabip muayenesi istenmesinin ve komisyonca verilecek rapor uyarınca işlem tesis edilmesinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre; sağlık sorunlarının sürücülük yeteneğine etkisi dikkate alınarak gerçekte sağlık şartları yönünden sürücü olamayacak bir kimseye sürücü olabilir şeklinde rapor verilmesinin önüne geçmek amacıyla yürürlüğe konulan bahse konu Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (c) bendlerinde üst hukuk normlarına aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY :
İzmir Özel ... Tıp Merkezi tarafından davacı hakkında düzenlenen ve “Özel tertibatlı araç kullanabilir. H sınıfı sürücü belgesi alabilir.” ifadesinin yer aldığı 06/02/2007 tarihli sağlık raporuna istinaden 08/06/2007 tarihinde davacıya (H) sınıfı sürücü belgesi verildiği, 16/05/2019 tarihinde de Özel ... Hastanesince "Ankilozan Spondilit Sekeli ellerde hareket kısıtı mevcut" tanısı ile “Özel Tertibatlı Araç Kullanmak Şartıyla B1 Sürücü Ehliyeti Alabilir.” şeklinde rapor düzenlendiği; davacının, sürücü belgesini yenilemek amacıyla 09/10/2020 tarihinde başvurduğu Aile Sağlığı Merkezi'nce "uzman hekim muayenesi gerekir" yönünde karar verilmesi sonrasında sevk edildiği İzmir Alsancak Nevvar-Salih İşgören Devlet Hastanesince “Ankilozan Spondilit Romatoid Artrit Multip Ekleme Tutulumu mevcut” açıklaması ile 30/10/2020 tarihinde "Komisyona sevk" kararı verildiği; Çiğli İlçe Sağlık Müdürlüğü Komisyonu'nun 04/11/2020 tarihli kararı ile Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmeliğin 8-1/b bendine istinaden davacının sürücü olamayacağına karar verildiği; bu karara yapılan itiraz üzerine verilen 27/11/2020 tarihli komisyon kararı ile de davacının Yönetmeliğin 8/1-b ve c maddesi gereği sürücü olamayacağına karar verildiği anlaşılmaktadır.
HUKUKİ SÜREÇ :
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 41. maddesinin ikinci fıkrasına dayanılarak hazırlanan Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmeliğin; 29/12/2015 tarih ve 29577 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile değişik "Kas iskelet sistemi muayenesine ilişkin esaslar" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında; "(1) Eklem hareketlerinden; a) Vertebra (boyun ve bel) hareketleri, kişinin baş ve boynunu arkaya döndürmesini ve bakmasını %50’den fazla engelleyen boyun vertebra ve boyun bölgesi hastalıklarında sürücü belgesi verilmez. Lumbal vertebra eğilme ve dönme hareketlerini %75’den fazla engelleyen durumlarda da sürücü belgesi verilmez. b) Diğer eklem hareketleri, her iki omuz ve/veya dirsek artrodezinde veya fonksiyonel olmayan ankilozlarında sürücü belgesi verilmez. Simetriği sağlam olan tek büyük eklem ankiloz veya atrodezinde, ortopedi ve travmatoloji ve/veya fizik tedavi rehabilitasyon uzmanının raporu ile birinci grup sürücü belgesi sınıfları verilebilir. Ancak bu belgelerle iki tekerlekli motorlu araçlar kullanılamaz. c) El eklemleri, her iki elin baş ve işaret parmaklarının hareketlerinin % 75’ten fazla kaybında ortopedi ve travmatoloji ve/veya fizik tedavi rehabilitasyon uzmanı raporu ile birinci grup sürücü belgesi sınıfları verilebilir. Ancak bu belgelerle iki tekerlekli motorlu araçlar kullanılamaz. Bundan daha az hareket sınırlılığı yapan el parmaklarında fonksiyonel durumdaki ankiloz ve artrodezlerde ortopedi uzmanı ve/veya fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanının raporu ile birinci grup sürücü belgesi sınıfları verilebilir. Bir eldeki baş ve işaret parmağı dışındaki iki parmaktaki ankilozlarda ikinci grup sürücü belgesi sınıfları verilemez." hükmü yer almakta olup işbu dava 8. maddenin 1. fıkrasının (b) ve (c) bendinin iptali istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İlgili Mevzuat:
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Sürücü adaylarında aranacak şartlar" başlıklı 41. maddesinin 1. fıkrasında, "Sürücü belgesi alacakların; a) Yönetmelikte belirlenen yaş ve deneyim şartlarını taşımaları, b) Öğrenim durumu itibarıyla en az ilkokul düzeyinde eğitim almış olmaları, c) İçişleri ve Sağlık bakanlıklarınca müştereken çıkarılacak yönetmelikte belirlenen sağlık şartlarını taşımaları, d) Sürücü kurslarında teorik ve uygulamalı eğitimini tamamlayıp sürücü sınavlarını başararak, motorlu taşıt sürücüsü sertifikası almış olmaları, e) Adli sicilinde, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 188, 190 ve 191 inci maddeleri, 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 4 üncü maddesinin yedinci fıkrası, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin ikinci ve takip eden fıkralarında belirtilen suçlardan hüküm giydiğine dair kayıt bulunmaması, f) Önceden verilmiş aynı sınıf bir başka sürücü belgesinin bulunmaması, g) Başka sınıf sürücü belgesi alabilmek için, daha önce verilmiş ancak geri alınmış olan sürücü belgesinin bu Kanunda öngörülen şartlar yerine getirildiği için sahibine iade edilmiş olması zorunludur." hükmü, 2. fıkrasında, "Sürücüler ile sürücü adaylarının hangi şartlarda ve hangi sınıf sürücü belgesi alabilecekleri ile bunların araç kullanma şartları, kullanılabilecek araçların niteliklerine ve sağlık şartlarına dair usul ve esaslar İçişleri ve Sağlık bakanlıklarınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmü yer almaktadır.
26/09/2006 tarih ve 26301 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmeliğin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı, sürücü adayları ve sürücülerde aranacak sağlık şartları ile muayenelerine dair usul ve esasları belirlemektir." hükmüne, "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde; "Bu Yönetmelik hükümleri, sürücü adayları ve sürücülerin sağlık şartları ve muayeneleri ile ilgili hususları kapsar." hükmüne, "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde, "Bu Yönetmelik, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 41 inci maddesinin (Değişik ibare:RG-29/12/2015-29577) ikinci fıkrasına dayanılarak hazırlanmıştır." hükmüne yer verilmiştir.
Hukuki Değerlendirme:
Dava dilekçesinde her ne kadar, rapor verilirken ayrıntılı muayene yapılmadığı, uzuvlarını uyumlu bir şekilde kullanıp kullanmadığı, araç kullanma yeteneğine sahip olup olmadığı hususlarının doğru bir şekilde değerlendirilmediği, başka bir ifade ile davacının sürücü olamayacağı yolunda düzenlenen raporları kusurlandırıcı iddalarda bulunulmuş ise de, sağlık raporunun usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği, durumunun dayanak gösterilen yönetmelik hükmü kapsamında olup olmadığının irdelenmesi ancak bireysel işlemin iptali istemiyle açılacak bir davada mümkün olduğundan ve işbu davada sadece Yönetmelik hükümlerinin iptali istenildiğinden hukuka uygunluk denetimi dava konusu işlem çerçevesinde yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 41.maddesinde; sürücü belgesi alacakların İçişleri ve Sağlık bakanlıklarınca müştereken çıkarılacak yönetmelikte belirlenen sağlık şartlarını taşımalarının zorunlu olduğu, sürücüler ile sürücü adaylarının hangi şartlarda ve hangi sınıf sürücü belgesi alabilecekleri ile bunların araç kullanma şartları, kullanılabilecek araçların niteliklerine ve sağlık şartlarına dair usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği ve sözü edilen Yönetmeliğin İçişleri ve Sağlık Bakanlıklarınca müştereken hazırlanarak yürürlüğe konulacağı hüküm altına alınmıştır.
Alıntısı yapılan Kanun hükmüne dayanılarak Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmelik yürürlüğe konulmuştur.
Hukuk devletinin gerekleri arasında yer alan kanuni idare ilkesinin görünümlerinden biri olan düzenli idare ilkesi; idarenin düzenleme yapma yetkisine sahip olduğu alanlarda, bu alanları tüzük yönetmelik gibi idari metinlerle objektif bir şekilde düzenlemesini gerektirmektedir. İdarelerin işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip oldukları da açıktır.
Mevzuat belirleme tekniği açısından da, idarenin Kanunla kendisine verilmiş olan görevleri idari metinlerle düzenlerken, bir başka ifadeyle Kanunun uygulanmasını sağlamak amacıyla yönetmelikler ihdas ederken; bu görevlerin gerektirdiği teknik detayların belirlenmesi noktasında da takdir hakkına sahip olduğu ancak bu takdir hakkının keyfiyeti ifade etmediği açık olup, kamu yararı ve düzenine uygun olarak kullanılması gerektiği tartışmasızdır.
Bilindiği gibi; normlar hiyerarşisinde kanunlardan sonra gelen yönetmelikler bir kanun hükmüne dayalı olarak hazırlanır ve kanun hükümlerine açıklık getirilmesi suretiyle bu kanun hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi amaçlanır. Diğer yandan, normlar hiyerarşisindeki düzenleme soyuttan somuta doğru kademeli bir sistem içermektedir. Anılan sistem de bir üst norm bir alt norma oranla daha genel ve soyut ifadeler taşımakta, bir alt norm ise daha özel ve somut ifadelerle bir üst normun ne amaçlamak istediğini somut olarak ortaya koymaktadır.
Bu bağlamda dava konusu Yönetmelikte, sürücü adaylarının sağlık şartları yönünden sahip olması gereken nitelikler konusunda düzenlemeler yapılmıştır.
Dava konusu Yönetmeliğin kas iskelet sistemi muayenesine ilişkin esasları düzenleyen 8. maddesinde tabipler tarafından yapılacak muayene sonrasında hangi sınıf sürücü belgesinin verilebileceği, bu belgeler için verilecek raporlarda dikkate alınacak kriterler (omuz ve/veya dirsek antrodezi; el eklemlerinin, her iki elin baş ve işaret parmağının hareket kısıtlılığı gibi) düzenlenmiştir.
Trafik kazalarının en önemli nedenlerinden olan sürücü hatalarının en az seviyeye indirilebilmesi için sağlık şartları yönünden sürücü adaylarının ve sürücülerin iyi bir kontrolden geçmesine yönelik olarak mevzuatta gerekli düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.
Nitekim, 10/05/2012 tarihli ve 28288 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6299 sayılı Kanun'la katılmamız uygun bulunan ve 22/01/2014 tarihinde yürürlüğe giren Karayolu Trafiği Konvansiyonu'nun 41. maddesinde de sürücü belgesinin alınması için gereken tıbbi şartların iç mevzuatta belirlenmesi gerektiği özellikle vurgulanmıştır.
Bu nedenlerle gerçekte sağlık şartları yönünden sürücü olamayacak bir kimseye sürücü olabilir şeklinde rapor verilmesinin önüne geçmek amacıyla yürürlüğe konulan ve tabip tarafından yapılacak muayenede esas alınacak kriterlerin belirlenmesine ilişkin Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde üst hukuk normlarına, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
09/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.