T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/7547
Karar No : 2023/2781
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi ... Anabilim Dalı'nda Araştırma Görevlisi olarak görev yapan davacının, "kamu görevinden çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... tarihli ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; hasta ...'nın şikayeti üzerine davacıya isnat edilen eylem, davacı ile adı geçen hasta arasında Whatsapp isimli sosyal medya uygulaması üzerinden yapılan cinsel içerikli yazışmalar ve bu yazışmaların cinsel taciz boyutunda olduğu tespitine dayanılıp, davacının eylemi sebebiyle ''Amire, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak" bendi kapsamında değerlendirme yapılarak, bu eylemden ötürü davacının kamu görevinden çıkarılmasına karar verilmiş ise de; hastanın şikayeti üzerine başlatılan ceza soruşturması kapsamında davacının telefon mesajları ile cinsel tacizde bulunduğu iddiası ile lüzum-u muhakemesine ilişkin Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Rektörlüğünce oluşturulan Kurulun 4.12.2018 tarihli kararına karşı yapılan itiraz üzerine verilen Danıştay 1. Dairesinin 21/02/2019 tarih ve E:2019/193 K:2019/250 sayılı kararında; "Muayene odasında başlayan ve telefon mesajlarıyla devam eden cinsel taciz iddialarıyla ilgili olarak, konunun bütünü değerlendirildiğinde, muayene odasında görevli personel ...'nın 25.9.2018 tarihli ifadesinde, hastaya uygulanan işlem esnasında muayene odasında olduğunu, şikayetçinin iddia ettiği gibi cinsel taciz ve para alımı olayının olmadığını beyan ettiği, aynı bölümde görevli Doktor ...'nın 25.9.2018 tarihli ifadesinde, işlem esnasında muayene odasında olmadığını, dolayısıyla, olaya tanık olmadığını, ancak 26.4.2018 tarihinde şikayetçi ...'nın muayenesini kendisinin yaptığını, şikayetçinin bağımlılık yapıcı etkisi olan '...' isimli ilacın yazılması için ısrar ettiğini, ilacı yazmayınca şüpheli ...'u kastederek 'İlla o doktorun ayağına mı sıkayım.' dediğini beyan ettiği, şüphelinin yardımcı olmak kastıyla şikayetçiyi Psikiyatri Polikliniğine yönlendirdiği, telefon mesajlarının başlangıcında şüphelinin şikayetçiye tedavi süreci ile ilgili bir takım sorular sorduğu, bu yazışmaların devamında şikayetçinin şüpheliye cinsel içerikli bazı sorular yönelttiği, şüphelinin de şikayetçiye bu sorulara benzer cinsel içerik taşıyan bir takım sorular sorduğu, şikayetçinin 'Yerse attım yedin', 'Bak gör ben ne ifade vereceğim.', 'Sen dur doktor bak sana neler yapacağım.' şeklinde yazdığı, şüphelinin şikayetçinin mesajlarına cevap vermemesi üzerine 'İyi cevap verme, teklifini kabul edecektim keyfin bilir' yazdığı, bu durumda, cinsel taciz niteliğinde olduğu iddia edilen cep telefonu mesajlarının karşılıklı olarak cinsel içerik taşıdığı, ancak cinsel taciz niteliğinde olmadığı, olayda cinsel taciz suçunun unsurlarının oluşmadığı, bu nedenlerle 3 üncü maddede atılı suçla ilgili mevcut delillerin, şüpheli hakkında kamu davası açılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı anlaşıldığından, itirazın kabulüyle Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Rektörlüğünce oluşturulan Yetkili Kurulun 4.12.2018 tarihli kararının; 3 üncü maddede atılı suçtan ...'un lüzum-u muhakemesine ilişkin kısmının bozulmasına, atılı suçtan şüphelinin men-i muhakemesine" karar verildiği görülmektedir. Buna göre ceza hukuku anlamında sübut bulmayan ve davacıya isnat edilen cinsel taciz iddiasının karşılıklı olarak cinsel içerik taşıması sebebiyle disiplin hukuku anlamında da sübuta ermediği, dolayısıyla davacının eyleminin belirtilen bu madde kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu haliyle davacının fiilinin, anılan kanun hükmündeki suç tanımına uymadığı, diğer bir ifadeyle, davacının eylemi ile verilen disiplin cezasının örtüşmediği ve disiplin hukukunda yer alan tipiklik şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, davacının eylemine uyarlı olmayan disiplin cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılarak, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından, davacının hastasına cinsel içerikli ifadelerden bahsettiği, fiilin sabit olduğu, hizmetten yararlananlara cinsel tacizde bulunulması nedeniyle dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. Sivas Cumhuriyet üniversitesi tarafından, davacının meslek etiğini ihlal ettiği, suç hakkında kuvvetli şüphe bulunduğu, işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53. maddesinin (b) fıkrasının (6) numaralı bendinde "Kamu görevinden çıkarma: Kamu kurum ve kuruluşları ile vakıf yükseköğretim kurumlarında öğretim elemanı ve memur olarak bir daha atanmamak üzere kamu görevinden çıkarmadır." şeklinde tanımlanmış, devamında b) Amire, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak" bu Kanun kapsamındaki kamu görevlileri için kamu görevinden çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı ile hastası arasında gerçekleşen watsap yazışmalarının doktor hasta ilişkisi boyutunu aştığı, kamu görevlisinin hizmetten yararlananlara karşı uyması gereken etik ilkelere aykırı olduğu, bu tür eylemlerin disiplin hukuku anlamında tipiklik şartına uyması halinde disiplin cezası verilebileceği anlaşılmaktadır.
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 23/05/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.