T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/771
Karar No : 2023/2545
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Nakliye İnşaat
Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte belge düzenleyerek elde ettiği komisyon gelirini beyan dışı bıraktığından bahisle, takdir komisyonunca takdir edilen matrah üzerinden re'sen tarh edilen 2012/12 dönemi katma değer vergisi ile defter ve belgelerin ibraz edilmediğinden bahisle indirimlerin reddi suretiyle yeniden düzenlenen beyan tablosu uyarınca 2012/8,9,10,11 ve 12. dönemleri için re'sen tarh olunan katma değer vergileri ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; defter belge isteme yazısının usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen herhangi mücbir sebebin varlığı ileri sürülmeksizin defter ve belgelerin ibraz edilmediği anlaşıldığından, davacı adına, indirimlerin reddi suretiyle beyanlarının yeniden düzenlenmesi sonucu yapılan vergi ziyaı cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı; takdir komisyonu kararı ile takdir edilen matrah üzerinden 2012/12 dönemine ilişkin olarak tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden, vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi tekniği raporunda belirtilen ayrıntılı ve somut bir biçimde teknik inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra bulunan matrah farkı üzerinden tarhiyat yapılması gerekirken, yasal olarak teknik ve detaylı inceleme yetkisi bulunmayan takdir komisyonunca, vergi tekniği raporunda davacı şirkete ait bir kısım belgelerin sahte olduğunun belirlendiği gerekçesine dayanılarak bulunan matrah farkı esas alınmak suretiyle yapılan tarhiyatta ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına yönelik şartlar oluşmadığından tekerrür uygulanmasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf istemine konu kararın, dava konusu cezaların tekerrür nedeniyle artırılan kısımlarının kaldırılmasına dair hüküm fıkrasının hukuka uygun olduğu, davalı idarenin bu kısıma yönelik istinaf isteminin yerinde olmadığı; istinaf isteminin 2012/12. dönemi için tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin kısmı yönünden de; Vergi Mahkemesince, takdir komisyonunun yasal olarak teknik ve detaylı inceleme yetkisi bulunmadığı ve vergi tekniği raporu üzerine inceleme raporu düzenlenmesi gerektiği yargısının hükme esas alınması suretiyle istinafa konu tarhiyatın kaldırılmasının hukuka uygun olmadığı, takdir komisyonu kararının dayanağı olan vergi tekniği raporu ile edilen tespit ve ifadelerden hareketle davacı şirketin, mükellefiyetini, komisyon karşılığı fatura ticareti yapmak amacıyla değil, mükellefiyet konusu olan ticari faaliyetini gerçekleştirmek için tesis ettirdiği, gerçek mal teslimi ve hizmet ifasına dayanan ticari faaliyette bulunmakla birlikte, ..., ... ve ... unvanlı şirketler ve... adına düzenlediği faturaların gerçek bir mal veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna varıldığı, söz konusu sahte faturaların komisyon elde etmek amacıyla değil, tefecilik faaliyeti çerçevesinde para alışverişini gizlemek/perdelemek için düzenlediği kanaatine varılmasına rağmen komisyon gelirlerinin tespiti amacıyla takdir komisyonuna sevk edilerek, sahte olduğu kabul edilen satış faturalarındaki tutarların %2'si oranında hesaplanan komisyon gelirinin matrah farkı olarak takdir edildiği ve bu tutar dikkate alınarak katma değer vergisi hesaplandığı anlaşılmış olup, komisyon geliri elde etmek amacıyla sahte fatura düzenlediği yolunda bir tespit bulunmayan davacı şirket adına, 213 sayılı Kanun'un 134. maddesinde öngörülen amaca ve gerçek gelirin vergilendirmesi ilkesine uygun olmadığı anlaşılan incelemeye dayanılarak %2 komisyon geliri elde edildiğinin kabulüyle tespit edilen matrah üzerinden yapılan tarhiyatı kaldıran Vergi Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen gerekçeli reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı adına yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 08/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.