T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/775
Karar No:2023/2347
TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVACI) ... Medya Hizmetleri A.Ş.
2. (DAVACI YANINDA MÜDAHİL) ...Film A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 28/11/2017 ve 08, 11, 19, 20, 21, 26, 27, 28/12/2017 tarihlerinde yayınlanan "..." adlı programda, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanunu'nun 8. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde yer verilen "Suçlu olduğu yargı kararı ile kesinleşmedikçe hiç kimse suçlu ilân edilemez veya suçluymuş gibi gösterilemez; ..." yayın ilkesinin ihlâl edildiğinden bahisle anılan Kanun'un 32. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 436.578,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin 01/08/2018 tarih ve ...sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; hafta içi her gün saat 13.00'te yayınlanan program hakkında ... vekili tarafından, ...'nin yanında işçi olarak çalışan ...'ın eşi ...'ı öldürmesi ve ceset parçalarını kendisine ait çiftliğe atması neticesinde cinayet suçuna iştirak ile suçlandığı ve yargılama sonucunda ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla beraatine karar verildiği, kararın Yargıtayca onanarak kesinleştiği, sanık ...'ın yaklaşık 11 yıl cezası infaz edildikten sonra şartlı tahliye edildiği, programda yer alan söz ve eylemler ile masum olduğu mahkeme kararı ile kesin ve sabit olmasına rağmen suçlu ilan edildiği, alenen hakaret edilerek küçük düşürüldüğü, kişilik haklarına saldırıldığı ve iftira atıldığından bahisle yapılan şikâyet üzerine Üst Kurulca yapılan değerlendirme sonucunda idari para cezası uygulanması üzerine bakılan davanın açıldığı;
Söz konusu programın 28/11/2017 tarihindeki yayınında, " ...: Evet benim çocuğum da 10 senedir yatıyor. Öldüren çıkmış kapıda geziyor."; 08/12/2017 tarihli yayında, " ... Hanım: ... Baktık ki damat konuşuyor. Anne dedi, ben dedi, bunu dedi ben öldürmedim bişey yapmadım ... Ben bir şey yapmadım dedi. Anne dedi. E sen niye davayı ben öldürdüm dedin, niye suçu üstüne aldın? Valla bana deki ki, çiftlik sahibi dedi. ... bana dedi ki, şey dedi ev alacağım dedi, çocuklara bakacağım dedi, bunu yapacağım, şunu yapacağım, ben para da vereceğim, ölene kadar bakacağım dedi, ...: ...in suçunu almış öyle mi? ...Hanım: ..., ... işte demiş parayı vereceğim diye. Bakacağım evini mevini böyle her şeyini diye."; 11/12/2017 tarihli yayınında, "Psikolog ...: Yapabilme potansiyeli olan ... Bey bence."; 19/12/2017 tarihli yayınında, "...: ... Yani ben yapmadım çiftlik sahibi yaptı ... Peki ...cim şunu soracağım. Baban diyor ki, ben yapmadım bu ... yaptı. Ben de suçunu üstlendim. ... senin anneni niye öldürmüş peki? ...: ... ...arkandayım. ...'in de senin de bu kızı nasıl öldürdünüzse de ortaya çıkacaksınız. 12 sene iyi cirit attınız."; 21/12/2017 tarihli yayınında, "...: ... Şimdi deniliyor ki ... Bey ve ...beraber çöpleri yakıyorlardı. Belli ki orada ceset yanıyordu, kötü koku çıktı. Muhtemelen ikisi de burdan bu sonuç çıkıyor. İkisi de orada ceset olduğunu biliyordu."; 26/12/2017 tarihli yayınında, "...: Beraber elebaşılık yaptılarsa ikisi de ortak. Bu işte ikisi de ortak. Ne çevirdilerse, ne planı yaptılarsa."; 27/12/2017 tarihli yayınında, "...: ... Bey yapmış gözüküyor bunu ve babanda bunu biliyor. Öyle mi?" ifadelerinin kullanıldığı;
Aktarılan söz konusu ifadeler ile ... 'nin ceza yargılamasında beraat etmesine rağmen suçluymuş gibi gösterildiği, dolayısıyla 6112 sayılı Kanun'un 8/1-(i) bendindeki yayın ilkesinin ihlâl edildiği anlaşıldığından, dava konusu Üst Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı ile davacı yanında müdahil tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yayında masumiyet karinesinin ihlâlinin asla söz konusu olmadığı, tam aksine suçluluğu yargı kararı ile kesinleşmemiş olan bir insanın suçluymuş gibi gösterilmemesi hususunda azami ölçüde dikkat sergilendiği, sunucunun ve ekip muhabirinin açıklamalarının, yayında kimsenin suçlanmadığını ve itham altında bırakılmadığını açıkça ortaya koyduğu, stüdyoya taşınan olaylarda doğrudan dava dosyasının referans alındığı, dosyanın yayından önce yapım ekibi tarafından detaylı olarak okunarak tüm ayrıntılarına vakıf olunduğu, şüpheler dile getirilirken dosyada yer alan delillerin hatalı olduğu önyargısıyla hareket edilmediği, Devlet kurumlarının çalışmalarına karşı kamuoyunda bir güvensizliğin oluşmasından bilinçli olarak imtina edildiği, karşı tarafın konuya ilişkin savunması ve iddialarının da dinlendiği, cevap hakkı tanındığı, olayın herkesin fikrine ve bilgisine önem vermek suretiyle son derece objektif ve tarafsız bir şekilde soruşturulduğu, kamu hizmeti anlayışıyla yapılan ve çeşitli olayların aydınlatılması noktasında kamusal bir ilgiye mazhar olan programın toplumsal anlamda faydalı bir program olduğu, belirtilen hususların hiçbirinin dikkate alınmadığı;
Davacı yanında müdahil tarafından, söz konusu programın masumiyet karinesini ihlâl edecek nitelikte olmadığı, programda hiç kimsenin olayın tek şüphelisi olarak gösterilmediği, birden fazla kişiye yöneltilmiş şüphe bulunduğu, olayla ilgisi bulunan herkese söz hakkı, savunma imkânı tanındığı, programda sadece kamu yararı gözetildiği, haber alma özgürlüğü sağlandığı, yayıncılık ilkelerinin ihlâl edilmediği, dava dosyası mevcut olduğundan programda bahsedilenlerin görünürde gerçek olduğu, kamunun bilgilendirilmesinin esas alındığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı ile davacı yanında müdahilin temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacı ile davacı yanında müdahile iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 15/05/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.