T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/7773
Karar No : 2023/3710
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kütahya ili, Merkez, ... Mahallesinde yer alan davacı kuruma ait taşınmazların bulunduğu alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyon işleminin ve taşınmazların imar durumunu gösterir 07.06.2018 tarihli imar durum belgesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davanın, davacı kuruma ait taşınmazların bulunduğu alanda 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyon işlemine ilişkin kısmının incelenmesinden, 3194 sayılı İmar Kanunu'nda ve Yönetmeliklerde tanımı yer almayan imar durum belgesinin, taşınmazın imar planı kapsamında olup olmadığını, taşınmaz için planda öngörülen arazi kullanım kararı ile yapılaşma koşullarını detaylı bir şekilde gösteren, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve plan notları ile Yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilen kat adedi, bina yüksekliği, bina derinliği, ön bahçe, arka bahçe ve yan bahçe mesafeleri, bina cephesi gibi hususların rakam ve kroki ile yer aldığı ve yapılaşma aşamasında ruhsata eklenecek projelerin hazırlanmasına esas oluşturan uygulamaya yönelik subjektif işlem bir işlem olduğu, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyon işleminin ise, bu yasa hükmü uyarınca düzenlemeye giren her taşınmaz mala karşılık sahiplerine verilecek bağımsız veya şuyulu imar parsellerinin parsel büyüklükleri, hisse miktarı, parsellerin konumu gibi hususların ayrı ayrı gösterildiği ve düzenlemeye tabi tuttukları taşınmaz sahipleri için subjektif ve kişisel bir işlem olduğu, bu doğrultuda, imar durum belgesinin, imar planı hakkında bilgi veren, yapı ruhsatı aşamasında plana uygunluğu sağlayan uygulamaya yönelik subjektif işlem olduğu, aynı şekilde parselasyon işleminin ise, imar planına uygun ada veya parseller oluşturmaya yönelik subjektif uygulama işlemi olduğu, bu haliyle söz konusu işlemlerin birbirinin dayanağını oluşturmadığını, diğer taraftan, parselasyon işlemine karşı dava açma süresinin başlangıç tarihi olarak, söz konusu uygulama işleminin davacı tarafından tüm unsurları ile öğrenildiği tarihin esas alınması gerektiğinin de Danıştayın yerleşik içtihatları arasında yer aldığı, dava konusu parselasyon işleminin 20.06.2017 - 20.07.2017 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, bu süreçte davacı kurumun 18.07.2017 tarihinde Kütahya Belediye Başkanlığına verdiği itiraz dilekçesinden, parselasyon işlemini tüm unsurlarıyla öğrendiği sonucuna varıldığı, dava konusu parselasyon işlemine karşı askı süresi içinde itiraz edilen davada, askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddi üzerine 18.09.2017 tarihini takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde ve en son 20.11.2017 tarihinde dava açılması gerekirken, bu sürenin geçirilmesinden çok sonra, dava açma süresini yeniden canlandırması hukuken mümkün olmayan imar durumunu bildirir mahiyetteki 07.06.2018 tarihli imar durum belgesine dayanarak 26.06.2018 tarihinde açılan davada süreaşımı bulunduğu; davanın, 07.06.2018 tarihli imar durum belgesine ilişkin kısmının incelenmesinden, dava dosyası içeriğindeki bilgi ve belgeler incelendiğinde, uyuşmazlığa konu taşınmaz için yürürlükteki planlara ilişkin imar durumunu gösteren 07.06.2018 tarihli Kütahya Belediyesi İmar Müdürlüğü işleminde, söz konusu imar durum belgesinin dayanağı imar planlarının yürürlükte bulunduğu, halihazırda anılan planların iptali istemiyle açılmış bir dava bulunmadığı gibi planların iptalinin iş bu davanın da konusu olmadığı, yürürlükteki planlara uygun olarak düzenlenen imar durum belgesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın parselasyon işlemine ilişkin kısmının süreaşımı nedeniyle reddine, imar durum belgesine ilişkin kısmının ise reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Davanın, davacı kuruma ait taşınmazların bulunduğu alanda 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyon işlemine ilişkin kısmının incelenmesinden, imar durum belgesinin, taşınmazın imar planı kapsamında olup olmadığını, taşınmaz için planda öngörülen arazi kullanım kararı ile yapılaşma koşullarını detaylı bir şekilde gösteren, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve plan notları ile Yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilen kat adedi, bina yüksekliği, bina derinliği, ön bahçe, arka bahçe ve yan bahçe mesafeleri, bina cephesi gibi hususları rakam ve kroki ile gösteren ve yapılaşma aşamasında ruhsata eklenecek projelerin hazırlanmasına esas oluşturan uygulama işlemi olduğu, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyon işleminin de bu yasa hükmü uyarınca düzenlemeye giren her taşınmaz mala karşılık sahiplerine verilecek bağımsız veya şuyulu imar parsellerinin parsel büyüklükleri, hisse miktarı, parsellerin konumu gibi hususları ayrı ayrı gösteren, düzenlemeye tabi tutulan taşınmazların sahiplerinin mülkiyet hakkını ilgilendiren ve subjektif sonuçları olan uygulama işlemi niteliğinde olduğu, imar durum belgesinin, imar planı hakkında bilgi veren, yapı ruhsatı aşamasında plana uygunluğu sağlayan uygulamaya yönelik subjektif işlem olduğu, aynı şekilde parselasyon işleminin ise, imar planına uygun ada veya parseller oluşturmaya yönelik subjektif uygulama işlemi olduğu, bu haliyle söz konusu işlemlerin birbirinin dayanağını oluşturmadığı , doğrudan mülkiyet hakkına yönelik ve ilgililerine tebliği gereken sübjektif nitelikte işlem olan, parselasyon işlemine karşı dava açma süresinin başlangıç tarihi olarak, söz konusu uygulama işleminin muhatabına tebliğ edilmemiş olması durumunda, muhatabı tarafından tüm unsurları ile öğrenildiği tarihin esas alınması gerektiği dava açma süresinin, parselasyon işleminin tebliği veya işlemin tüm unsurlarıyla davacı tarafından öğrenildiği tarihten itibaren hesaplanması gerektiği, uyuşmazlığın parselasyon işleminin davacıya tebliğ edilmediğinden, işlemin hangi tarihte davacı tarafından öğrenildiği hususunun incelendiği ve davada süre aşımı bulunup bulunmadığı konusu bu usulde değerlendirilme yapıldığı, dava konusu parselasyon işleminin 20.06.2017-20.07.2017 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacının 18.07.2017 günlü dilekçe ile anılan parselasyon işlemine itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin içeriğinin incelenmesinden, davacının dava konusu parselasyon işlemini tüm unsurları ile en geç 18.07.2017 tarihinde öğrendiği anlaşıldığından, bu tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlayan 60 günlük yanıt verme süresinin geçirilmesinden sonra, takip eden 60 günlük yasal idari dava açma süresi içinde, en geç 15.11.2017 gününe kadar dava açılması gerekirken bu sürenin geçirilmesinden sonra 26.06.2018 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğundan, idare mahkemesince verilen kararın bu bölümünde sonucu itibariyle isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Davanın, 07.06.2018 tarihli imar durum belgesine ilişkin kısmının reddine ilişkin kısmının onanması, dava konusu parselasyon planının 20.06.2017-20.07.2017 tarihleri arasında askıya çıkarılarak ilan edildiği, davacının askı süresi içinde itiraz ettiği, buna göre son ilan tarihinden (18.07.2017) itibaren başlayan 60 günlük cevap verme süresinin bitiminden sonraki 60 günlük dava açma süresi içinde açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 26.06.2018 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmadığından temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının anılan gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Kütahya ili, Merkez, ... Mahallesinde yer alan davacı kuruma ait parsellerin bulunduğu alanda Kütahya Belediye Encümeninin ...tarih ve ...sayılı kararıyla 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyon işleminin kontrol işlemleri için gönderildiği Kütahya Valiliği Kadastro Müdürlüğünce, imar parselasyon kapsamına giren söz konusu taşınmazlardan düzenleme ortaklık payı kesilmediği gerekçesiyle ...tarih ve E...sayılı işlemle reddedildiği, bunun üzerine Kütahya Belediye Encümeninin ...tarih ve ...sayılı kararıyla 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca ikinci kez yapılan parselasyon işlemiyle davacı kuruma ait parsellerden parselasyon sonucu oluşturulan ...ada, ...ve ...sayılı parsellerde düzenleme ortaklık payı kesildiği ve söz konusu parselasyon işleminin 20.06.2017-20.07.2017 tarihleri arasında İmar ve Şehircilik Müdürlüğünce askıya çıkarıldığı, askı süresi içinde davacı kurum tarafından 18.07.2017 tarihinde Kütahya Belediye Başkanlığı'na, "kamusal hizmet niteliği devam eden TCDD parsellerinden ... kesinti yapılmaması gerektiği halde 0,0478095 oranında DOP kesintisi yapıldığı" ndan bahisle yazılan itirazın Kütahya Belediye Başkanlığının ...tarihli ve E...sayılı işlemiyle reddedildiği, davacı kurum tarafından taşınmazları hakkında imar durum belgesi düzenlenmesi istemiyle yaptığı 28.05.2018 tarihli başvuru üzerine düzenlenen 07.06.2018 tarihli imar durum belgesi üzerine, söz konusu imar durum belgesinin ve davacı kurum tarafından imar durum belgesinin dayanağı olduğu ileri sürülen parselasyon işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu'nun 7.maddesinde, "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür." ve 11. maddesinde, "İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükümlerine yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun 19.maddesinde, "İmar planlarına göre parselasyon planları yapılıp, belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dışında ise il idare kurulunun onayından sonra yürürlüğe girer. Bu planlar bir ay müddetle ilgili idarede asılır. Ayrıca mutat vasıtalarla duyurulur. Bu sürenin sonunda kesinleşir. Tashih edilecek planlar hakkında da bu hüküm uygulanır. "hükmün yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davanın, 07.06.2018 tarihli imar durum belgesine ilişkin kısmının reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davanın, davacı kuruma ait taşınmazların bulunduğu alanda 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyon işlemine ilişkin kısmı yönünden;
Uyuşmazlığa konu parselasyon planına askı süresi içinde itiraz edildiğine göre, dava açma süresinin İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesi kapsamında belirlenmesi gerektiği açıktır. Bu bakımdan, yapılan itiraza altmış gün içinde bir cevap verilmeyerek reddedilmiş olması nedeniyle ilan tarihinin son gününü izleyen ikinci altmış gün içinde davanın açılması gerekir.
Dava konusu parselasyon planının 20.06.2017-20.07.2017 tarihleri arasında askıya çıkarılarak ilan edildiği, davacı tarafından askı süresi içinde (18.07.2017 tarihinde) yapılan itirazın son ilan tarihi olan 20.07.2017 tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek reddi üzerine bu tarihten itibaren 60 günlük yasal idari dava açma süresi içerisinde açılması gerekirken yeni bir dava açma süresi başlatmayan itirazın reddine yönelik işlem bildirilmiş iken ...tarih ve E...sayılı işlemin tebliği üzerine 26.06.2018 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen değişik gerekçeyle reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun değişik gerekçeyle reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının 07.06.2018 tarihli imar durum belgesine ilişkin kısmının reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, davacı kuruma ait taşınmazların bulunduğu alanda 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyon işlemine ilişkin kısmı yönünden yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/04/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.