T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/7833
Karar No : 2023/4207
DAVACI : … Vakfı
VEKİLİ : Av…
DAVALI : … Bakanlığı/ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : … Elektrik Üretim A.Ş.
VEKİLİ : Av…
DAVANIN KONUSU :
Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanarak 15.05.2020 tarihinde askıya çıkarılan Adana ili, Yumurtalık ilçesi, Sugözü Mahallesi İskele, Soğutma Suyu Alma ve Derin Deşarj Yapılarına Ait 1/1000 ölçekli Revizyon Uygulama İmar Planı ve Sugözü Mahallesi İskele, Soğutma Suyu Alma ve Derin Deşarj Yapılarına Ait 1/5000 ölçekli Revizyon Nazım İmar Planı ile 1/50.000 ölçekli İskenderun Körfezi (Adana-Mersin-Hatay) Bütünleşik Kıyı Alanları Planının 4. Yumurtalık-Ceyhan Planlama Bölgesi paftasının Sugözü sahilde sanayi ve enerji tesisleri olarak planlanan bölümündeki ilgili şematik gösterimi ve 1/100.000 ölçekli Mersin-Adana Çevre Düzeni Planının 035 sayılı paftasındaki Sugözü sahilinde Enerji Üretim ve Depolama Alanı üzerindeki ilgili şematik gösterimin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Nazım ve uygulama imar planlarının uyuşmazlık konusu alanı kapsayan 1/100.000 ölçekli Mersin-Adana Çevre Düzeni Planının enerji üretim ve depolama alanlarına dair hükümlerine ve 1/50.000 ölçekli İskenderun Körfezi (Adana-Mersin-Hatay) Bütünleşik Kıyı Alanları Planına da aykırı olduğu, nazım imar planı hükümlerinin sadece uygulama imar planı hükümlerine bağlandığı, imar planlarının 2009/10 sayılı Orman ve Su İşleri Bakanlığının Deniz Kaplumbağalarının Korunmasına Yönelik Genelgesinin hükümlerini de ihlal ettiği, deniz kaplumbağası yuvalama alanı üzerinde bir kömürlü termik santrale yönelik kazıklı iskele ve kıyı yapıları önerilmesinin açıkça Genelgeye aykırı olduğu, Genelgede belirtilen Sugözü-Akkum kumsalı deniz kaplumbağası koruma alanlarının 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında gösterilmediği, Orman ve Su İşleri Bakanlığı 7. Bölge Müdürlüğünün plan askıdayken yaptığı itirazların da dikkate alınmadığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün imar planlarına ilişkin olarak 10.05.2018 tarih ve 110810 sayılı yazısında Akkum Alt Bölgesi Sugözü Kumsallarının deniz kaplumbağası toplam yuvalamasının %70’inden fazlasınının gerçekleştiği bakir bir kumsal olduğu yönündeki saptamalarının herhangi bir değerlendirmeye tabi tutulmadan bir plan kararı olarak değerlendirilerek plan notuna olduğu gibi yansıtılmamasının hukuka aykırı olduğu, termik santralın iklim değişikliğine etkisi ve iklim değişikliği ile yaşanan değişimlerin santralın çalışmasına olası olumsuz etkilerinin imar planı yapımı kapsamında dikkate alınmadığı, Çukurova’nın Büyük Ova ilan edildiği termik santral kararının tarımsal verim ve üretim kaybına neden olacak bir plan kararı olduğu, dava konusu İmar Planlarının plan konusu termik santral tesisini tesis bazlı ele aldığı, üst ölçek imar planlarının üst mahkemelerin kararlarında hükmettiği kümülatiflik ilkesine göre değerlendirmediği için planlama ilkelerine ve hukuka aykırı olduğu, termik santralin kara ve deniz kısmına ilişkin planlarının planlama süreçlerinin ayrı ayrı yürütülmesinin doğru bir planlama yaklaşımı olmadığı, bunun sonucunda kara kısmına ilişkin imar planları ile deniz yapılarına ilişkin imar planlarının plan hükümleri arasında tutarsızlıklar olduğu, imar planlarının sadece termik santral alanını paftaya aktardığı, santralin ulaşım ağı ile ilişkisinin, kömür temin edeceği denizel-kıyısal alanlarla ilişkisinin, çevresindeki koruma alanları, yerleşim alanları ve diğer enerji tesisleri ile ilişkisinin kurulmadığı, plan kararlarında da belirtildiği gibi ithal kömür ile işletilecek bir termik santralın kurulmasında kamu yararı bulunmadığı, dava konusu imar planlarının üstün kamu yararı, üstün ekosistem yararı, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir yaşam açısından sakıncaları bulunduğundan iptali gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI:
Davalı tarafından, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında dava konusu edilen alanın kara kısmında kalan yer için enerji üretim ve depolama alanı tanımı getirildiği, çevre düzeni planının 8.45 sayılı plan notunda kıyı tesisleri alanları/deniz ulaşımı başlığı altında “bu alanlardaki uygulamalarda bütünleşik kıyı alanları planı’na uyulur” denildiği, 8.45.1 sayılı Limanlar, yat limanları, iskeleler, balıkçı barınakları ve tersaneler başlığı altında ise “bu alanlarda 3621 sayılı Kıyı Kanunu ve ilgili yönetmelikleri ile yürürlükteki ilgili diğer mevzuat hükümleri doğrultusunda uygulama yapılacaktır” hükmünün yer aldığı, kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kalan yerlerde de 8.45 sayılı hükmü uyarınca 3621 sayılı Kıyı Kanunu ve yönetmelikleri doğrultusunda iş ve işlemlerin yürütülmekte olduğu, enerji arzında dışa bağımlılık durumunun azaltılması için enerji üretiminde yerli kaynakların kullanımının etkinliğinin arttırılmasının kamu yararı için zorunlu olduğu, Adana ilinin kuzeyinde yer alan yerli kömür yatakları ile enerji üretilmesinin gerek bölgenin gelişimine gerekse ülkemizin arz güvenliğine katkılar sağlayacağı, Mersin ve Adana illerinin Akdeniz Bölgesinde etkin bir liman bölgesi ve Ortadoğuya açılan kapı durumunda olması, Yumurtalık-Ceyhan Bölgesinin bir enerji üssü haline gelmesi durumu göz önünde bulundurulduğunda bölgede enerji üretiminin çeşitlenmesinin son derece önemli olduğu, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında 8.36 sayılı Deniz Kaplumbağaları Üreme ve Koruma Alanları başlığı altında yer alan 8.36.1 sayılı “bu alanlarda yapılacak uygulamalarda, T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün görüşünün alınması zorunludur” hükmü ile 8.36.2 sayılı “bu alanlarda alt ölçekli planlar yapılıncaya kadar plan hükümlerinin “4. Tanımlar” başlığı altında yer alan mesafeler korunacaktır” hükümlerinin yer aldığı, deniz kaplumbağaları üreme ve koruma alanlarında Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün görüşü doğrultusunda iş ve işlemlerin yürütüldüğü, 1/50.000 ölçekli İskenderun Körfezi Bütünleşik Kıyı Alanları Planında kıyı kenar çizgisinin kara tarafına ilişkin mekansal yeni bir plan kararı getirilmediği, nihai ÇED raporunda verilen Arazi Varlığı Haritasında görülebileceği üzere proje sahasının VII. sınıf nadassız kuru tarım arazilerinden ve kahverengi orman topraklarından oluştuğu, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planına ve 1/50.000 ölçekli bütünleşik kıyı alanları planına uygun olarak hazırlandığı, termik santral projesinin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinin yasaya uygun biçimde işletildiği, kurulan İnceleme Değerlendirme Komisyonunun çalışmaları neticesinde 14.07.2014 tarihinde davalı Bakanlıkça ÇED Olumlu kararının verildiği, bu kapsamda ÇED Raporunun eki olarak Ekosistem Değerlendirme ve Peyzaj Onarım Planının hazırlandığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından onaylanmış olan Ekosistem Değerlendirme raporunda proje alanında daha önceden farklı araştırmacılar tarafından kaydedilmiş ve koruma altında olan türlerin literatür kapsamında belirlendiği, bu türlerden Caretta caretta (deniz kaplumbağası) ve Chelonia mydas türünün bölgede sıklıkla görülmekte olduğunun belirtildiği, akademisyenler tarafından yapılan bu tespitlerin devamında “Koruma altında olmalarına rağmen, belirtilen canlılar oldukça yüksek hızda hareket etme kabiliyetine sahip olup, inşaat ve işletme sırasında bölgeden ayrılma potansiyeline sahiptir. Söz konusu türlerin bu alanı yalnızca beslenme ve gezinme alanı olarak kullandıkları bilinmektedir. Bu durumda projenin inşaat ve işletme aşamalarından olumsuz etkilenmeleri beklenmemektedir” şeklinde değerlendirmelerde bulunulduğu, davacı TEMA Vakfının itirazına istinaden mülga Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından ÇED ve eki raporların bütünleşik olarak bir uzman heyet tarafından yeniden değerlendirilip telafi edici tedbirleri de içerecek biçimde bilimsel bir değerlendirme raporu hazırlanmasının istendiği, bu doğrultuda 2016 yılı içinde bilimsel bir çalışma yürütüldüğü ve sunulan bilimsel raporda belirtilen tüm önlemlerin eksiksiz olarak yerine getirilmesi koşuluyla termik santral projesinde herhangi bir sakınca görülmediği kanaatine varıldığı; ayrıca Jeolojik ve Hidrojeolojik Değerlendirme Raporunun da hazırlandığı, ÇED Yönetmeliğinde kümülatif etkilerin belirlenmesi şeklinde düzenlenmiş bir alt başlık bulunduğu ve buna uyulduğu, ÇED sürecinde tesis etki alanı ve proje etki alanı yönünde de incelemeler yapıldığı, kümülatif etki çalışmalarında tesis etki alanı içine giren tüm sanayi tesislerinin birlikte değerlendirildiği, Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliğine göre yapılan kümülatif emisyon çalışmalarına ÇED Raporlarında detaylı yer verildiği, Santral alanının bulunduğu çevrenin mevcut kirlilik yükünün tespit edilmesi için yörede gürültü, hava kalitesi, toz ölçümleri, yüzey suyu, yerlatı suyu ve toprak analizlerinin yapıldığı; iklim değişikliği konusunda da uzmanların ÇED sürecinde İnceleme Değerlendirme Komisyonunda yer aldığı, planlama sürecinde ilgili kurum ve kuruluşlardan görüş alındığı, tesisin kara tarafına ilişkin ilave ve revizyon imar planlarında da, deniz tarafında yürütülen plan çalışmalarında da İmar Kanunu ve ilgili Yönetmeliklerde belirtilen mevzuat hükümlerine uyulduğu; deniz ve kara tarafındaki planların ayrı ayrı ele alınmasının ise planlama mevzuatının gereği olduğu, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
DAVALI İDARE YANINDA KATILAN … ... ÜRETİM A.Ş'NİN İDDİALARI: Hunutlu Entegre Termik Santrali için ÇED Olumlu Belgesinin alındığı, ÇED Belgesi kapsamında Eko Sistem Raporu ve Deniz Kaplumbağası Yuvalama Kumsalının Sürdürülebilir Kullanımı ve Yönetimi Raporunun bulunduğu, Termik Santral projesi sınırları içinde bulunan orman arazilerinin 22.06.2015 tarihinde Orman ve Su İşleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü İzin ve İrtifak Dairesi Başkanlığının Kesin İzin Olurları ile şirkete tahsis edildiği, Orman İşletme Müdürlüğünden Sondaj ve Sondaj Yolu Kesin İzin Raporunun 12.05.2015 tarihinde alındığı, 01.07.2015 tarihinde yapı ruhsatının ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan da 09.07.2015 tarihinde üretim lisansının alındığı, imar planların üst ölçekli planlara uygun olduğu ve plan kademelenmesi ilkesine uyulduğu, elektrik ihtiyacının karşılanmasının en temel kamu hizmetlerinden olması nedeniyle işlemde kamu yararı bulunduğu, tesisin sanayi bölgelerine yakın olmasının elektrik iletimi açısından doğru bir yer seçimi olduğunu gösterdiği, erişilebilirlik ve taşıma kolaylığı açısından limanların olduğu bölgede olmasının şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olduğu, tüm izinlerin ve ÇED raporunun alındığı; çevre korumaya yönelik olarak şirket tarafından teknolojik değişiklikler yapılarak önlemler alındığı, ÇED süreci içinde kümülatif etki değerlendirmesinin yapıldığı; davacının iddia ettiği gibi çevrede yapılmakta/planlanmakta olan diğer termik santrallerin göz ardı edilmediği belirtilerek davanın reddi gerektiği belirtilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Dava dosyası, Dairemizin E:2018/2392 ve E:2018/8255 sayılı dosyaları ile birlikte incelenmesi gerekmektedir. Dairemizin anılan dosyalardaki bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden dava konusu imar planlarının mevzuata aykırı olduğundan yürütmelerinin durdurulması isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ: Dava, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanarak 15.05.2020 tarihinde askıya çıkarılan Adana ili, Yumurtalık ilçesi, ... Mahallesi İskele, Soğutma Suyu Alma ve Derin Deşarj Yapılarına Ait 1/1000 ölçekli Revizyon Uygulama İmar Planı ve Sugözü Mahallesi İskele, Soğutma Suyu Alma ve Derin Deşarj Yapılarına Ait 1/5000 ölçekli Revizyon Nazım İmar Planı ile 1/50.000 ölçekli İskenderun Körfezi (Adana-Mersin-Hatay) Bütünleşik Kıyı Alanları Planının 4. Yumurtalık-Ceyhan Planlama Bölgesi paftasının Sugözü sahilde sanayi ve enerji tesisleri olarak planlanan bölümündeki ilgili şematik gösterimi ve 1/100.000 ölçekli Mersin-Adana Çevre Düzeni Planının 035 sayılı paftasındaki Sugözü sahilinde Enerji Üretim ve Depolama Alanı üzerindeki ilgili şematik gösterimin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin ehliyet itirazı yerinde görülmemiştir.
Dosyanın incelenmesinden, aynı alana ilişkin bir önceki nazım ve uygulama imar planları ile 1/50.000 ölçekli İskenderun Körfezi (Adana, Mersin, Hatay) Bütünleşik Kıyı Alanları Planı ve 1/100.000 ölçekli Mersin-Adana Çevre Düzeni Planının 035 sayılı paftasındaki Sugözü Sahilinde Enerji Üretim ve Depolama Alanı üzerindeki şematik gösterimin iptali istemiyle açılan ve Danıştay Altıncı Dairesinin E:2018/2392 sayılı dosyasında görülen dava kapsamında yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, "Kaplumbağa koruma bölgesine ilişkin bir notasyonun plan paftasında bulunmadığı, plan lejandında (gösterim listesi) kaplumbağa yuvalama alanı gösterimi bulunduğu, ancak davaya konu bu bölgede bu gösterimin kullanılmadığı, oysa mülga Çevre ve Orman Bakanlığı’nın Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 2009/10 sayılı Deniz Kaplumbağalarının Korunması Genelgesi’nde “Deniz kaplumbağaları, taraf olduğumuz BERN (Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruması) Sözleşmesi kapsamında koruma altına alınmış olup Caretta caretta ve Chelonia mydas türleri IUCN (Dünya Koruma Birliği) Kriterlerine göre “Nesli Tehlikede” statüsündedir” denilmekte olduğu, bu genelgenin EK-2’sinde verilmiş olan Deniz Kaplumbağaları Yuvalama Alanları Koordinat-Uzunluk ve Yuva Sayıları tablosunda ise Yumurtalık bölgesinin de yer aldığı gibi Genelge’de Yumurtalık – 1. Akkum Alt Kumsalı olarak verilmiş olan alan Hunutlu Termik Santral sahasında bulunmakta olduğu, dolayısıyla Hunutlu Termik Santralı’nın nesli tehlikede statüsünde bulunan Caretta Caretta’ların yuvalama alanı olarak belirlenmiş olan Akkum Alt Kumsalına ve dolayısıyla deniz kaplumbağalarına olumsuz etkileri değerlendirilmesi gerektiği, Genelge'nin 12. maddesine göre yuvalama alanlarında enerji tesis yatırımlarına müsaade edilmeyeceği, oysa davaya konu bölgede özellikle bu açıdan korumacı bir plan kararı yer almadığı ve Genelge göz ardı edilerek kaplumbağa koruma bölgesine ilişkin bir notasyona plan paftasında yer verilmediği, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında davaya konu bu alanda deniz kaplumbağaları üreme ve koruma alanı olarak yer alan Yumurtalık – 1. Akkum Alt Kumsalı’nı da içeren 2009/10 sayılı Deniz Kaplumbağalarının Korunması Genelgesi’nin bir plan altlığı olarak kullanılmadığı, bu alanda planlama kararlarını bu açıdan sınırlayan bir doğal eşik olarak göz önünde bulundurulmadığı, Plan Açıklama Raporunun 56. sayfasında sayılan doğal yaşam alanları içinde 4 adet kaplumbağa yuvalama alanının sıralandığı, ancak bu kapsamda Sugözü ve Akkum alt kumsallarını da içeren Yumurtalık bölgesinin yer almadığı, başka bir ifadeyle planlama bölgesinde bulunan önemli doğa alanları kapsamında Sugözü ve Akkum bölgesi alt kumsallarını da içeren Yumurtalık bölgesinin ilgili Genelge'de yer almasına rağmen çevre düzeni planında vurgulanmadığı, ayrıca, aynı alana ilişkin revizyondan önce yürürlükte olan nazım imar planıyla ilgili, "Kümülatif bir yaklaşımın ÇED sürecinde ele alındığı vurgulanmış ise de nazım imar planında daha kapsamlı biçimde çevre kullanımlarla ilişkilendirme söz konusu olmadığı, Plan Açıklama Raporunda da böyle bir değerlendirmenin bulunmadığı belirtilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile anılan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, 2009/10 sayılı Deniz Kaplumbağalarının Korunması Genelgesi’nde belirtilmesine rağmen, dava konusu termik santralin bulunduğu bölgede kaplumbağa yuvalama alanı gösteriminin yer almamasının planın önemli bir eksikliği olduğu, söz konusu Genelge'nin 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında veri olarak kullanılmaması sonucunda, bu alanda planlama kararlarını sınırlayan kullanım kararlarının öngörülmediği, dolayısıyla kaplumbağa yuvalama alanlarının korunmasına ilişkin alt ölçekli planları yönlendirmesi beklenen ilke ve stratejilerin de belirlenmediği, dava konusu alanın, 05/01/2021 tarih ve 3369 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla EMBA Elektrik Üretim Anonim Şirketi Adana Özel Endüstri Bölgesi sınırlarına dahil edildiği ve bu doğrultuda davalı Bakanlık tarafından 03/02/2021 tarihinde onaylanan Mersin-Adana Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Revizyon Çevre Düzeni Planı Değişikliği kapsamında, dava konusu alanın kullanım kararının, Endüstri Bölgesi olarak değiştirildiği görülmekte ise de; 2009/10 sayılı Deniz Kaplumbağalarının Korunması Genelgesi’nde belirtilen kaplumbağa yuvalama alanına ilişkin gösterime yine yer verilmediği, termik santralin çevre kullanımlarla olan ilişkisinin detaylı bir nitelikte değerlendirilmesine yönelik kümülatif bir çalışmanın dava konusu revizyon nazım ve uygulama imar planlarında da yapılmadığı anlaşıldığından, 1/100.000 ölçekli Mersin-Adana Çevre Düzeni Planının 035 sayılı paftasındaki Sugözü Sahilinde Enerji Üretim ve Depolama Alanı kullanım kararında ve alt ölçekli planlarda mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanarak 15.05.2020 tarihinde askıya çıkarılan … ili, … ilçesi, … Mahallesi İskele, Soğutma Suyu Alma ve Derin Deşarj Yapılarına Ait 1/1000 ölçekli Revizyon Uygulama İmar Planı ve Sugözü Mahallesi İskele, Soğutma Suyu Alma ve Derin Deşarj Yapılarına Ait 1/5000 ölçekli Revizyon Nazım İmar Planı ile 1/50.000 ölçekli İskenderun Körfezi (Adana-Mersin-Hatay) Bütünleşik Kıyı Alanları Planının 4. Yumurtalık-Ceyhan Planlama Bölgesi paftasının Sugözü sahilde sanayi ve enerji tesisleri olarak planlanan bölümündeki ilgili şematik gösterimi ve 1/100.000 ölçekli Mersin-Adana Çevre Düzeni Planının 035 sayılı paftasındaki Sugözü sahilinde Enerji Üretim ve Depolama Alanı üzerindeki ilgili şematik gösterimin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY : Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanarak 15.05.2020 tarihinde askıya çıkarılan … ili, … ilçesi, … Mahallesi İskele, Soğutma Suyu Alma ve Derin Deşarj Yapılarına Ait 1/1000 ölçekli Revizyon Uygulama İmar Planını, … Mahallesi İskele, Soğutma Suyu Alma ve Derin Deşarj Yapılarına Ait 1/5000 ölçekli Revizyon Nazım İmar Planı, 1/50.000 ölçekli İskenderun Körfezi (Adana-Mersin-Hatay) Bütünleşik Kıyı Alanları Planının 4. Yumurtalık-Ceyhan Planlama Bölgesi paftasının Sugözü sahilde sanayi ve enerji tesisleri olarak planlanan bölümündeki ilgili şematik gösterimi ve 1/100.000 ölçekli Mersin-Adana Çevre Düzeni Planının 035 sayılı paftasındaki Sugözü sahilinde Enerji Üretim ve Depolama Alanı üzerindeki ilgili şematik gösterimin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Öte yandan, 04.10.2019 tarih ve 30908 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1608 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile planlama alanının bir kısmı “… Özel Endüstri Bölgesi” ilan edilmiş, 05.01.2021 tarih ve 31356 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3369 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile planlama alanının tamamı 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanununun 4/Ç maddesi uyarınca EMBA Elektrik Üretim Anonim Şirketi Adana Özel Endüstri Bölgesi olarak ilan edilmiştir.
Her ne kadar, özel endüstri bölgesi ilan edilen alanlarda imar planlarını onaylama yetkisi 4737 sayılı Kanuna göre Sanayi ve Teknoloji Bakanlığında ise de, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama revizyon imar planları, planlama alanı özel endüstri bölgesi ilan edilmeden onaylandığından, dava konusu imar planlarının tesis edildikleri tarih itibariyle tabi oldukları mevzuata göre hukuka uygunluk denetimine tabi tutulmaları gerekmektedir.
Bu itibarla, dava dosyası, Dairemizin E:2018/2392 ve E:2018/8255 sayılı dosyaları ile birlikte incelenmesinden; aşağıda yer alan hususlar tespit edilmiştir.
1-Dava konusu alan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 16.09.2013 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli Mersin-Adana Çevre Düzeni Planında enerji üretim ve depolama alanı olarak belirlenmiştir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının … tarih ve … sayılı kararı ile 1/100.000 ölçekli Mersin-Adana Çevre Düzeni Planında yapılan değişiklik ile alanın kara ve deniz kısmının tamamı endüstri bölgesi olarak belirlenerek plan paftasına işlenmiştir.
2-Dava konusu alanın deniz kısmı Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 08.10.2015 tarihinde onaylanan 1/50.000 ölçekli İskenderun Körfezi (Adana-Mersin-Hatay) Bütünleşik Kıyı Alanları Planı, Yumurtalık-Ceyhan Planlama Bölgesi kapsamında kalmaktadır. Dava konusu kısım bu planda paftası eki gösterimde "kıyı arkası baskın kullanım/sektör", ifadesi içinde kalmakta, bu alanlarda da sanayi ve enerji tesisleri bulunmaktadır.
3-Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 27.05.2015 tarihinde Adana ili, Yumurtalık ilçesi, Sugözü (Hunutlu) Entegre Termik Santralı 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı onaylanmıştır.
4-Bu planlarda planlama alanı, termik santral alanı, ibadet alanı, günübirlik tesis alanı, park ve yeşil alan, kumsal-plajdan oluşmaktadır.
5-Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 21.05.2018 tarihinde Adana Yumurtalık Sugözü (Hunutlu) Entegre Termik Santralı 1/5000 ölçekli İlave ve Revizyon Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli İlave ve Revizyon Uygulama İmar Planı onaylanarak entegre tesis alanının yüzölçümü artırılmış, ancak bir kısım park alanı eklenmesi dışında fonksiyonda bir değişiklik yapılmamıştır.
6-Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 21.03.2017 tarihinde 1/5000 ölçekli İskele, Soğutma Suyu Alma ve Derin Deşarj Yapıları Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli İskele, Soğutma Suyu Alma ve Derin Deşarj Yapıları Amaçlı Uygulama İmar Planı onaylanmıştır.
7-Bu planlarda planlama alanı iskele alanı, iskele, soğutma suyu alma yapısı alanı ve derin deşarj yapısı alanından oluşmaktadır.
8-Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 21.05.2018 tarihinde tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planında değişiklik yapılarak soğutma suyu alma yapısı alanı ve derin deşarj yapısı alanının bir kısmı iptal edilmiş ve iskele alanı genişletilmiştir.
9-Yukarıda anılan imar planı değişiklikleri ile üst ölçekli dayanak 1/50.000 ölçekli İskenderun Körfezi (Adana-Mersin-Hatay) Bütünleşik Kıyı Alanları Planı ile 1/100.000 ölçekli Mersin-Adana Çevre Düzeni Planının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun 9.maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102. maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak, (c) bendinde ise, havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak, Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan 14.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder" kuralı yer almaktadır.
Yönetmeliğin "Planlama alanı" başlıklı 18.maddesinde, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." kuralına, "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1.fıkrasında ise, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına yer verilmiştir.
Anılan maddenin 2.fıkrasında, "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar." düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı maddenin 3.fıkrasında, "Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması sürecinde planlama alanı sınırları kapsamındaki tüm veriler 1/25.000 ölçekli harita hassasiyetinde hazırlanır." kuralı, 4.fıkrasında, "Plan hazırlık sürecinde ihtiyaç duyulan veri, bilgi ve belgeler; ilgili veriyi hazırlamakla sorumlu kurum ve kuruluşlardan, bilimsel çalışmalardan ve uzmanlarca arazide yapılacak çalışmalardan elde edilir." kuralı, 5.fıkrasında, "Planlama sürecinde coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak güncellenebilir ve sorgulanabilir sayısal veri tabanı oluşturulur." kuralı bulunmaktadır.
Yönetmeliğin "Revizyon ve değişiklikler" başlıklı 20. maddesinin 1.fıkrasında, "Çevre düzeni planının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları açısından plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü etkilemesi halinde çevre düzeni planı bütününde revizyon yapılır. Çevre düzeni planı revizyonu; a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamaması, b) Planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkması, c) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yol açabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşması, ç) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerde değişiklik olması, durumunda yapılır." düzenlemesine, 2.fıkrasında da, "Çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabilir. Çevre düzeni planı değişikliklerinde; a) Kamu yatırımlarına, b) Çevrenin korunmasına, c) Çevre kirliliğinin önlenmesine, ç) Planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, d) Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine, dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve talepler; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (b) bendinde, bütünleşik kıyı alanları planı, "Kıyıları, etkileşim alanı ile birlikte tüm sektörel faaliyet ve planları, sosyal ve ekonomik konuları da içerecek şekilde bütünleşik bir yaklaşımla ele alan; kıyı alanlarındaki fonksiyon ve faaliyetler ile kıyı alanlarına yönelik hedefler arasındaki uyumu sağlayan; sürdürülebilir gelişme ilkesi doğrultusunda kıyı ekosisteminin korunmasını ve doğal kaynakların kullanımını gözeten; ulaşım türleri ile ilgili kıyıda yapılması gerekli altyapı tesislerini içeren; koruma ve kullanma dengesini sağlayacak biçimde mekânsal hedef, strateji ve eylem önerilerini ve yönetim planını kapsayan, 1/25.000 veya 1/50.000 ölçekte şematik ve grafik planlama diline uygun, plan paftası ve planlama raporu ile bütün olarak stratejik planlama yaklaşımı çerçevesinde ilgili kurum ve kuruluşlar ile işbirliği içinde hazırlanan plan", (i) bendinde de, nazım imar planı da, "Mevcut ise çevre düzeni planının genel ilke, hedef ve kararlarına uygun olarak, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, çeşitli kentsel ve kırsal yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere, varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/5.000 ölçekte, büyükşehir belediyelerinde 1/5000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte, onaylı halihazır haritalar üzerine, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan plan" ve (k) bendinde ise uygulama imar planı ise, "Nazım imar planı ilke ve esaslarına uygun olarak yörenin koşulları ve planlama alanının genel özellikleri, yapının kullanım amacı ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik ve çevreye etkisi dikkate alınarak; yapılaşmaya ilişkin yapı adaları, kullanımları, yapı nizamı, bina yüksekliği, taban alanı katsayısı, kat alanı kat sayısı veya emsal, yapı yaklaşma mesafesi, ön cephe hattı, ifraz hattı, kademe hattı, ada ayrım çizgisi, taşıt, yaya ve bisiklet yolları, ulaşım ilişkileri, parkları, meydanları, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, gerektiğinde; parsel büyüklükleri, parsel cephesi ve derinliği, arka cephe hattı, yol kotu ve bu kotun altındaki kat adedi, bağımsız bölüm sayısı gibi yapılaşma ve uygulamaya ilişkin kararları, uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren ve varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/1.000 ölçekte onaylı halihazır haritalar üzerinde, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan plan" olarak tanımlanmıştır.
2009/10 sayılı Deniz Kaplumbağalarının Korunması Genelgesi’nde, deniz kaplumbağalarının, taraf olduğumuz BERN (Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarının Korunması) Sözleşmesi kapsamında koruma altma alındığı, Caretta caretta ve Chelonia mydas türleri IUCN (Dünya Koruma Birliği) Kriterlerine göre “Nesli Tehlikede” statüsünde olduğu, ulusal ölçekte yapılan bilimsel çalışmalar neticesinde Akdeniz kıyılarında önemli deniz kaplumbağası yuvalama alanlarının tespit edildiği, bu alanların; Ekincik, Dalyan, Dalaman-Sarıgerme, Fethiye-Çahş Kumsalı, Patara, Kale, Kumluca, Olympos-Çıralı, Tekirova, Belek, Kızılot, Demirtaş, Gazipaşa, Anamur, Göksu Deltası, Alata, Kazanlı, Akyatan, Yumurtaklık ve Samandağ kumsalları olduğu, yapılan çalışmalar ile “Deniz Kaplumbağaları Yuvalama Alanları Koruma-Kullanma Hükümleri”nin belirlendiği ve denizden karaya doğru dikey olarak I. Koruma Bölgesi, II. Koruma Bölgesi, Tampon Bölge ve Etki Alanı olarak dört bölüm halinde tanımlandığı, bu kapsamda; Deniz Kaplumbağaları Yuvalama Alanları Koruma-Kullanma Koşullarında tanımlanan I. Koruma Bölgesi, II. Koruma Bölgesi, Tampon Bölge ve Etki Alam’nda belirtilen kriterlere uyulması, ilgili valiliklerce EK-2’de koordinatları verilen ”Deniz Kaplumbağaları Yuvalama Alanları”nın Çevre Düzeni Planlarına İşlenmesi ve Plan Hükümlerine “Deniz Kaplumbağaları Yuvalama Alanları Koruma-Kullanma Hükümlerinin eklenmesi, Deniz Kaplumbağalarının üreme mevsimi olan Mayıs-Eylül ayları arasında kumsallara her türlü hayvan ve motorlu araç girişinin engellenmesi, 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 6. maddesi ile Kıyı Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 13. ve 14. maddesinde tanımlanan (a, b ve c maddelerinde belirtilen) yapılardan, yuvalama kumsallarında kurulu bulunan veya kurulması planlanan sabit iskelelere sadece denize girme ve güneşlenme amacıyla kullanılması, ışıklandırma yapılmaması, gece kullanılmaması, kumsala temas noktasında kum hareketini engellemeyecek düzende ve hazırlanacak tip projeye uygun olacak şekilde planlanması halinde Çevre ve Orman Bakanlığından onay alınması kaydıyla izin verilmesi, turizm alanlarında denizel ortamda oluşturulacak su sporları amaçlı su üstü parkur alanlarında Deniz Kaplumbağalarının çiftleşme döneminde 1 Nisan-30 Eylül tarihleri arasında kıyı çizgisinden itibaren 1 millik deniz sahası içerisinde her türlü deniz taşıtının saatte 8 milden fazla süratle seyretmesinin engellenmesi ve planlanan su üstü parkur alanlarına Çevre ve Orman Bakanlığından onay alınması kaydıyla izin verilmesi, yuvalama alanlarında yeni kurulacak sanayi tesisleri ve enerji yatırımlarına müsaade edilmemesi, turizm tesisleri ve alt yapı faaliyetleri ile yakın çevresinde planlanan yatırımlar konusunda Çevre ve Orman Bakanlığından uygun görüş alınması, konularında gerekli çalışmaların yapılarak, taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler ve 2872 sayılı Çevre Kanunu çerçevesinde deniz kaplumbağaları ve yaşama ortamlarının korunması açısından yukarıdaki tedbirlerin uygulanması ilgili idarelere dağıtımı yapılarak gereğinin yapılması bildirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dairemizin E:2018/2392 ve E:2018/8255 sayılı dosyalarında, Adana İli, Yumurtalık İlçesinde öngörülen Termik Santral alanının, 2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesinde ve söz konusu madde ile 4856 sayılı Yasanın 2 ve 10. maddeleri uyarınca çıkartılan ve 11.11.2008 tarih ve 27051 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevre Düzeni Planlarına Dair Yönetmelikte belirtilen tanımlara, çevre düzeni planının niteliğine, bilgi ve verilerin toplanmasına ilişkin esaslara, çevre düzeni planı sınırları içinde kalan alanlarda uygulanacak temel esaslara, planların hazırlanması, hazırlattırılması, incelenmesi ve değiştirilmesine ilişkin idari ve teknik usuller ile 14.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtilen usullere uygun olup olmadığı, mekansal bütünlük kurulup kurulmadığının sav ve savunmalar göz önünde tutularak planlama esaslarına ve şehircilik ilkelerine uygun olup olmadığının belirlenmesi; uyuşmazlığa konu alanın 1/50.000 ölçekli İskenderun Körfezi (Adana-Mersin-Hatay) Bütünleşik Kıyı Alanları Planı kapsamında kalıp kalmadığı; Suğözü’nde (Hunutlu) planlanan termik santral alanı, iskele geri sahası ve iskelenin içerisinde yer aldıkları yörenin yerleşim dokusuna, doğal ve kaynak değerlerine, korunması gereken alanlar ile çevresel koşullarına, doğal çevreye yapacağı etkisinin dosyada yer alan bilgi ve belgelerin (Hunutlu Termik Santrali Projesi Ekosistem Değerlendirme Raporu, Jeoloji ve Hidrojeoloji Bölümü Raporu, HTES Projesi ÇED Değerlendirme Raporuna Dayalı Hazırlanan Bilimsel Raporu, Environmental and Social Gap Analysis and Action Plan) belirlenmesi amacıya naip üye Mehmet Gökpınar tarafından resen seçilen Prof. Dr. Ela Babalık, Prof. Dr. Elçin Kentel Erdoğan ve Prof. Dr. Nil Uzun'un katılımıyla mahalinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonunda düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak Dairemizin 06.12.2021 tarih ve E:2018/2392 K:2021/13303 ile 06.12.2021 tarih ve E:2018/8255 K:2021/13303 sayılı kararları ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin E:2018/2392 ve E:2018/8255 sayılı dosyalarında dava konusu işlemlere ilişkin aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır:
Anılan dava dosyalarında alınan bilirkişi raporlarında 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında dava konusu alanda enerji tesisi yönündeki plan kararının 2009/10 sayılı Deniz Kaplumbağalarının Korunması Genelgesine aykırı olduğu ifade edilmiş ise de, yukarıda yapılan açıklamada da belirtildiği gibi plan notlarının birlikte değerlendirilmesinde 2009/10 sayılı Deniz Kaplumbağalarının Korunması Genelgesine uyulacağı belirtildiğinden çevre düzeni planı ile Genelge arasında bir uyumsuzluk söz konusu değildir. Bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi 1/50.000 ölçekli plan, ana kullanım kararları itibariyle üst ölçekli 1/100.000 ölçekli Adana-Mersin Çevre Düzeni Planına aykırılık taşımamaktadır.
1/50.000 ölçekli planda enerji tesisi yönündeki plan kararının aynı planda davaya konu Sugözü bölgesinin kaplumbağa yuvalama alanı olarak hassas bölge olduğu tespitiyle çelişkili olduğu iddiasına ilişkin ise, enerji depolama alanı ile kaplumbağa yuvalama alanı arasında mekansal bir örtüşmenin söz konusu olmadığı, kaplumbağa üreme alanının korunacağına ilişkin plan notları ile anılan Genelge hükümleri birlikte değerlendirildiğinde bir aykırılığın olmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan, planlama alanının yerleşim alanına olan mesafesi ve alanın çevresindeki benzer kullanımlar ile birlikte değerlendirildiğinde, bütüncül olarak ele alınmamasında bir sakınca bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bilirkişi raporunda belirtilen civar parsellerde olası iskele yapılması gereğinin ortaya çıkması halinde yaşanacak sorunların bu dava kapsamında incelenmesi söz konusu değildir.
Kümülatif bir yaklaşım ÇED sürecinde ele alındığından bunun dava konusu işlemi kusurlandırmadığı sonucuna varılmıştır.
1/1000 ölçekli planda son derece ayrıntılı çok sayıda plan notu bulunduğu, taşınmazın bulunduğu alan ve çevresi dikkate alındığından parçacıl bir yaklaşımdan kaynaklanan mahzurların 1/1000 ölçekli uygulama imar planındaki plan notları ile giderildiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca, planlanan alanın kuzeyine eklenmiş olan yeşil alan özelliğindeki park alanının planlama ilkeleri bakımından bir sorun teşkil etmediği de açıktır.
Taşınmazın fonksiyonu ve çevresindeki benzer kullanımlar göz önüne alındığında taşıt yolunun salt taşınmaza hizmet verecek bir biçimde oluşturulmasında planlama ilkeleri yönünden kusurlandırıcı görülmemiştir.
Termik santral alanı ile kıyı kullanımı arasında kalan yeşil alanın ve kumsal etkileşim alanının işlevsiz kalmasında deniz kaplumbağaları yuvalama alanı olması nedeniyle bir sorun olmayacağı sonucuna varılmıştır.
Anılan imar planları ile 2009/10 sayılı Deniz Kaplumbağalarının Korunması Genelgesi birlikte değerlendirildiğinde, deniz kaplumbağalarının çiftleşme döneminde 1 Nisan-30 Eylül tarihleri arasında alanda herhangi bir inşaat faaliyeti söz konusu olmayacağından sözü edilen farklılığın imar planlarını kusurlandırmadığı sonucuna varılmıştır.
Keşif esnasında da görüldüğü gibi termik santral alanı ile deniz kaplumbağalarının üreme alanlarının mekansal olarak örtüşmediği gibi yuvalama alanında herhangi bir inşai faaliyetin söz konusu olmayacağı göz önüne alındığında bu tespitin de yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Termik santral alanı ile kumsal alan arasında yeşil alan konumlandırıldığı dikkate alındığında ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca onaylanan EMBA Özel Endüstri Bölgesi 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama revizyon imar planları ile 10 metre genişliğindeki sağlık koruma bandının termik santral yapı adası dış sınırından itibaren 40 metreye çıkarıldığı ve 5 metre yapı yaklaşma mesafesi bırakıldığından dava konusu imar planlarının bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Dava konusu imar planı plan notlarında belirtilen bir çok yasa hükmüne ve anılan Genelge hükümlerine uyulacağı açık olup bu hükümlerden uyuşmazlığa konu hassas alanda yapılacak inşai faaliyet ile sevkiyat işlemlerinin anılan yasal sınırlar çerçevesinde yapılacağı ve ilgili idarelerce de denetleneceği dikkate alındığında sözü edilen tespitlerin dava konusu imar planlarını kusurlandırmadığı sonucuna varılmıştır.
Deniz kaplumbağaları yuvalama alanı olarak belirlenen Yumurtalık-1. Akkum Alt Kumsalı ile ilgili olarak önem taşıyan konular kapsamlı bir şekilde ele alınmadığı ve bu manada Deniz Kaplumbağaları Bilim Komisyonu görüşü alınmadığına yönelik tespitin, 1/100.000 çevre düzeni planı plan notları, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı plan notları ve 2009/10 sayılı Deniz Kaplumbağalarının Korunması Genelgesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde dava konusu imar planlarını kusurlandırmadığı sonucuna varılmıştır.
Gemilerin kumsala çıkmaya çalışan deniz kaplumbağalarını korkutmasına/engellemesine yönelik önlemler ile projenin inşaat ve işletme aşamalarının fauna üzerindeki etkilerin raporda belirlendiği ve inşaat ve işletme aşamalarında karasal faunayı yok etmemek için olumsuz etkiyi azaltıcı önlemlerin 2009/10 sayılı Deniz Kaplumbağalarının Korunması Genelgesi hükümleri ve imar planı plan notlarında belirtilen yasal hükümlere göre alınacağı aksi takdirde ilgili idarelerin yetkileri çerçevesinde yapacakları denetimde bu hükmün yerine getirilmesini temin edecekleri anlaşıldığından bu hususun dava konusu imar planlarını kusurlandırmadığı sonucuna varılmıştır.
Bilirkişi raporunda belirtilen bu sakıncaların 2009/10 sayılı Deniz Kaplumbağalarının Korunması Genelgesi hükümleri ve imar planı plan notlarında belirtilen yasal hükümlere göre giderileceği aksi takdirde ilgili idarelerin yetkileri çerçevesinde yapacakları denetimde anılan sakıncaların bulunması halinde sözü edilen yasal hükümler çerçevesinde giderileceği anlaşıldığından bu hususların dava konusu imar planlarını kusurlandırmadığı sonucuna varılmıştır.
Bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi dava konusu Entergre Termik Santral Alanı ile bunun deniz tarafındaki İskele, Soğutma Suyu Alma ve Derin Deniz Deşarj Yapıları Amaçlı nazım ve uygulama imar planları üst ölçekli planlarda bu bölge için belirlenmiş olan kullanım kararıyla uyumludur.
Öte yandan, önümüzdeki uyuşmazlıkta da, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli imar planlarında yapılan değişiklik ile soğutma suyu alma yapısı alanı ve derin deşarj yapısı alanının bir kısmının iptal edildiği ve iskele alanının genişletildiği anlaşılmakta olup alana verilen fonksiyon yönünden bir değişiklik yapılmadığı, iskele alanına yapılan ilavenin dava konusu imar planlarını kusurlandırmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu planlarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 02/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.