T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/791
Karar No : 2023/2805
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Pazarlama Anonim Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, 2013 takvim yılı hesap ve işlemlerinin gelir (stopaj) vergisi yönünden sınırlı olarak incelenmesi neticesinde, 2008 yılında sermayesine eklediği, geçmiş yıl kârları ile sermaye düzeltme olumlu farklarını sermaye azaltımında kullandığı ve bu suretle dağıtılan kâr payları nedeniyle vergi tevkifatı yapılmadığının tespit edildiğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen 2013/6. dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; sermayeye ilave edilmiş sermaye düzeltme olumlu farkları, geçmiş yıl kârları, olağanüstü yedeklerin sermaye azaltımı sırasında öncelikli olduğu ve kurumlar vergisinin konusuna girdiğine ilişkin vergi kanunlarında bir hüküm bulunmadığı, uyuşmazlıkta davalı idarece bu kanun boşluğunun yorum yoluyla genişletildiği ve vergiden istisna edilerek sermeye ilave edilen sermaye düzeltme olumlu farkları, geçmiş yıl kârları, olağanüstü yedeklerin sermaye azaltımı suretiyle işletmeden çekilmesi durumunda vergilendirilmesine ilişkin dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idarelerince tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3.maddesinin (B) bendinde vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan ve olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu; 134. maddesinde de, vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu hükme bağlanmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 94/6-b-i maddesinde de, tam mükellef kurumlar tarafından, tam mükellef gerçek kişilere, gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara ve bu vergilerden muaf olanlara dağıtılan, 75. maddenin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kâr paylarından %15 vergi kesintisi yapılacağı öngörülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden; Vergi Denetim Kurulu İstanbul Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlının … tarih ve E… sayılı yazısı ile mükellef kurumun 2013 vergilendirme dönemine ilişkin hesaplarının gelir (stopaj) vergisi yönünden sınırlı olarak incelenmesinin istenilmesi üzerine mükellef kurum hakkında … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporunun düzenlendiği, söz konusu raporda, mükellef kurumun 2008 yılında sermaye artırımına gittiği, sermaye artırımına ilişkin olarak 25/03/2008 tarih 7027 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinin 246. sayfasında yapılan açıklamalarda ''3.500.000,00-TL tutarındaki sermayenin 184.669,65-TL'si geçmiş yıl kârlarından, 257.668,91-TL'si ise sermaye düzeltme olumlu farklarının sermayeye ilave edilmesinden'' kaynaklandığına yer verildiği, mükellef kurumun sermayesi, 35.000 paya ayrılmış ''3.500.000,00-TL'' iken, … tarih ve … sayılı rapor ile 3.500.000,00-TL olan sermayesinin 500.000,00-TL'ye azaltılması talebinde bulunduğu, anılan rapor ile sermayenin azaltılmasına rağmen şirket alacaklarının haklarını karşılayacak miktarda mevcut olduğunun tespit edilmesi üzerine sermaye azaltımına gidildiği ve 28/06/2013 tarihi ve 8352 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığı, mükellef kurum temsilcisine sermaye azaltımına ilişkin açıklamaları ve söz konusu azaltma için vergi kesintisi yapılıp yapılmadığının sorulduğu, mükellef kurum temsilcisi tarafından, ''2008 yılında yapılmış olan sermaye artırım tutarının 2.000.000,00-TL olduğu, bu tutarın 184.669,65-TL'si geçmiş yıl kârlarının ortaklara dağıtılmayarak sermaye ilave edilmesi suretiyle, 257.668,91-TL'si sermaye düzeltme olumlu farklarından, 774.139,20-TL'si ortakların şirketten olan alacaklarından, 783.522,24-TL'sinin ise nakit olarak karşılandığı, 28/06/2013 tarihinde ise 3.500.000,00-TL olan sermayelerini 3.000.000,00-TL tutarında azaltıldığı, azaltılan tutarın içerisinde geçmiş yıl kârları ve sermaye düzeltme olumlu farklarının bulunmadığı, mevcut kalan sermaye olan 500.000,00-TL'nin geçmiş yıl kârları ve sermaye düzeltme olumlu farkları toplamının üzerinde olduğu ve geçmiş yıl kârları ile sermaye düzeltme olumlu farklarını karşıladığı, sermaye azaltımına konu edilen tutar üzerinden vergi hesaplanmadığı'' beyan ile ifade edildiği, 2013/1-12 hesap döneminde mükellef kurumunun ortaklarının tamamı, tam mükellef gerçek kişi olduğu, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 94/6-b maddesi uyarınca, geçmiş yıl kârlarının ve sermaye düzeltme farklarının sermaye azaltımı yoluyla işletmeden çekilmesi nedeniyle mükellef kurum tarafından tam mükellef gerçek kişi ortaklara dağıtılmış kabul edilen kâr paylarının gayrisafi tutarları üzerinden %15 oranında vergi tevkifatı yapılması gerekirken yapılmadığının tespit edilmesi üzerine mükellef gelir (stopaj) vergisinin 2013 sayılı VUK'un 30/4.ve 30/6. maddeleri gereği re'sen takdir edilmesi gerektiğine ilişkin tespitlere yer verilmiştir.
Mükelleflerin sermayelerini azaltmaları durumunda sermayeyi teşkil eden unsurların kaynağının verginin doğup doğmamasında önem arz ettiği, sermayenin sadece ortaklar tarafından konan ayni ve nakdi kıymetlerden oluşması halinde yapılan sermaye azaltımı ile daha önce ortaklarca şirkete sermaye olarak konulan ayni ve nakdi kıymetlerin ortaklara geri dağıtılmasının herhangi bir vergisel yükümlülük doğurmadığı, ancak diğer yandan sermayenin; sermaye düzeltme olumlu farkları, olağanüstü yedekler veya geçmiş yıl kârlarından oluşması ve sermaye azaltımında bu cüzlerin ortaklara dağıtılması durumunda kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisi yapılması gerektiği, Gelir Vergisi Kanunu'nun 94/6-b-i maddesinde de, tam mükellef kurumlar tarafından, tam mükellef gerçek kişilere dağıtılan kâr payları üzerinden yapılması gereken kesinti oranının %15 olduğu görülmektedir.
3.000.000,00-TL tutarındaki sermaye azaltılması işleminin sermayeyi teşkil eden cüzlerden sırasıyla sermaye düzeltmesi olumlu farkları ve geçmiş yıl kârlarının dağıtılmasından oluşmasının gerektiği, sermaye düzeltmesi olumlu farklarının öncelikle sermaye azaltılması işleminin yapıldığı dönem kazancıyla ilişkilendirilmeksizin kurumlar vergisine tabi tutulması ve kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan tutar dikkate alınarak söz konusu tutarın tam mükellef gerçek kişi olan şirket ortaklarına dağıtıldığı kabul edilerek gelir vergisi kesintisine tabi tutulması gerektiği, yine geçmiş yıl kârlarının da tam mükellef gerçek kişi olan şirket ortaklarına dağıtıldığı kabul edilerek gelir vergisi kesintisine tabi tutulması gerektiği, ancak mükellef kurum tarafından 6736 sayılı Kanun kapsamında 2013 yılına ilişkin kurumlar vergisi matrah arttırımında bulunulduğundan dolayı kurumlar vergisi yönünden inceleme ve tarhiyat yapılamayacağından işletmeden çekildiği kabul edilmesi gereken 257.668,91-TL'sinin sermaye düzeltmesi olumlu farklarının 2013 yılı dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin bu dönemde kurumlar vergisine tabi tutulmadığı, söz konusu tutarın tamamının ve 184.669,65-TL geçmiş yıl kârlarının tam mükellef gerçek kişi olan şirket ortaklarına dağıtıldığının kabulünün gerektiği, aksini ispat külfeti 213 sayılı Kanun'un 3. maddesi gereğince davacıya ait iken inceleme elemanına ve dava dosyasına sermayenin ortaklara dağıtılmadığına ilişkin ispat edici bilgi ve belge sunulmadığından, bu tutarlar üzerinden yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından mahkeme kararının kaldırılması isteminin reddine dair Vergi Dava Dairesi kararında isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 25/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.