T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/823
Karar No : 2023/3420
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediğinden bahisle takdir komisyonu kararlarına istinaden re'sen tarh edilen 2013, 2014 yılları vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile 2013/10-12, 2014/1-3, 4-6, 7-9, 10-12 dönemleri vergi ziyaı cezalı geçici vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; olayda, ...'ın 2013 ve 2014 yıllarında sahte belge kullanma ve sahte belge düzenleme yönünden incelenmesi üzerine düzenlenen tarhiyatın dayanağı vergi tekniği raporunda, ...'ın sahte belge kullanma ve sahte belge düzenleme faaliyeti ile komisyon geliri elde etmek amacıyla faaliyette bulunduğuna ilişkin olumsuz pek çok done bulunduğu görülmekte ise de; davacının sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiğine veya bu işle irtibatlı olduğuna ilişkin olarak yapılmış hukuken geçerli hiçbir somut tespit bulunmadığı, bu nedenle, davacının, ... yanında bir dönem işçi olarak çalışması nedeniyle olayla ilgisi konusunda somut bir tespite dayanılmadan, eksik inceleme ve varsayıma dayalı olarak yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesinde; "re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanunî ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır." şeklinde tanımlanmış, inceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkı re'sen takdir olunmuş sayılacağı belirtilmiş, re'sen takdir sebepleri bentler halinde sayıldığı aynı maddenin ikinci fıkrasının 6. bendinde; tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması halinde, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığının kabul edileceği düzenlenmiş, 134. maddesinde de, vergi incelenmesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğrululuğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kuralına yer verilmiştir.
Esenler Vergi Dairesi mükellefi ... hakkında düzenlenen … tarih ve …sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda; mükellefin 11/11/2013 - 27/11/2013 tarihleri arasında Güneşli Vergi Dairesi mükellefi olarak konfeksiyon ürünleri fason dikim faaliyetinde bulunmak üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, daha sonra adres değişikliğine gidildiği ve mükellefiyet kaydının Esenler Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne taşındığı, gerek vergisel yükümlülüklerin yerine getirilmemesi gerekse de mükellefin Esenler Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne verdiği dilekçeyle söz konusu mükellefiyet kaydıyla işyerinin bir alakasının olmadığını belirtip mükellefiyet kaydının hiç açılmamış gibi kapatılmasını talep etmesi üzerine mükellefiyet kaydının 27/11/2013 tarihinde terkin ettirildiği, 2013 yılında mal ve hizmet satımına ilişkin Ba Bs bildiriminde bulunulmadığı, 2014 yılı katma değer vergisi matrahının 20.452.081,80 TL olduğu, 2014 yılında mal veya hizmet sattığına dair bildiriminin bulunmadığı, ancak 2014 yılı Ba bildirimlerinde mükelleften toplamda 526 adet belge karşılığında 15.820.595,00 TL tutarında alış yapıldığının beyan edildiği, ...'ın; "… isimli matba firmasında makineci olarak çalışmaktayım. 2013 yılının sonlarına doğru kahvede iş ilanlarına bakıyordum, yanıma normal olarak tanıdığım biri geldi. Bana iş mi arıyorsun dedi, ben de evet dedim. Tanıdığı birisinin eleman aradığını ve iş konusunda yardımcı olabileceğini söyledi. Bahsettiği kişi …'tır. Notere gidip tanımadığım kişilere vekalet vermiş oldum. Sigorta işlemlerini yapıp seni arayacağız dediler aradan bir ay geçmesine rağmen kimse aramadı. Ben de o süreçte başka bir iş buldum. Sonradan aradılar ve buluştuk. Bana baskıyla faturalar imzalattılar." şeklinde ifade ve beyanda bulunduğu, ...'yı tanıyıp tanımadığı, tanıyorsa ne tür bir ilişkisi olduğu hususları sorulduğunda; "...'yı tanırım, sigortadan gelen tebligattaki adreste çalıştığı firmanın adresi olduğundan kendisinin yanına gittim ve bu konuyu konuştum. Kendisi ilgileneceğini söyledi ancak beni aramadı. Kendisi ile ilgili geçmiş dönemde istem dışı olarak çalışma yaptığımızı veya beraber bir firmada bulunduğumuzu tam olarak hatırlamıyorum. Geçmiş dönem olmasının da bunda etkisi vardır." ifade ve beyanında bulunduğu, ...'nın mükellefiyeti ile ilgili olarak GİB YBS üzerinden yapılan araştırmalar neticesinde, rapor tarihi itibariyle mükellefin ortağı ve yöneticisi olduğu herhangi bir firmanın bulunmadığı, şahıs mükellefiyetinin bulunduğu, genel esaslarda olduğunun anlaşıldığı, rapor tarihi itibariyle mükellef hakkında tanzim edilen ve olumsuzluk içeren bir rapor bulunmadığı 11/11/2013 tarihinden itibaren bir mal veya hizmet ifasına dayalı olmadan komisyon karşılığı düzenlenen sahte faturaların ... ve ... tarafından birlikte düzenlendiği kanaati hasıl olduğundan haklarında 11/11/2013 tarihi itibariyle vergi dairesince eşit oranlı bir ortaklık tesis ettirilmesi gerektiği tespitlerine yer verilmiştir.
Vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin esas olduğu, olayda ... hakkında yürütülen incelemede, ... yanında sahte fatura ticareti yoluyla komisyon geliri elde edilmesine yönelik yürütülen bu organizasyonda yer alan davacının mükellefiyet açılışından itibaren ... ile bağlantı halinde olduğu, bu kapsamda mal ve hizmet satılan şahısların beyanları ve ... hakkında yapılan yoklamada mükellefin faaliyet adresinde davacının da bulunması göz önüne alındığında davacı adına adi ortaklık kapsamında yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmış olup, aksi yöndeki Vergi Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 08/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.