T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/875
Karar No : 2023/3143
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : (Müteveffa) …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı - …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mülkiyeti davacıya ait İstanbul ili, Ümraniye ilçesi, … Mahallesi, … ada, …, …, …, …, …, …, … ve … parsellerde kayıtlı taşınmazlara kamulaştırmasız el atma nedeniyle …. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada dava konusu taşınmazın davalı idare adına tesciline 1.426,419 TL'nin davacıya verilmesine karar verilmesi üzerine söz konusu bedelin tahsili istemiyle ... İcra Müdürlüğünün E:… sayısına kayden başlatılan ilamlı icra takibine konu alacağın ödenmemesi sebebiyle davalı idareden, kendisine ödeme yapılması veya protokol yapılarak ödenmesi talepli başvurusunun reddine ilişkin … tarihli, … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın görev yönünden reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı üzerine, ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümünün davalı Belediyenin kamulaştırmasız el atma nedeniyle sorumlu tutulduğu tazminat ödemesinin garameten ve taksitle yapılıp yapılamayacağının tespitine bağlı bulunduğu, açıklanan mevzuat hükmü ve olay birarada değerlendirildiğinde; garameten ödeme yapılabilmesi için davalı Belediyenin en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamının en az yüzde ikisi oranında o yıla ait bütçelerinde pay ayırması, kesinleşen alacakların toplam tutarının ayrılan ödeneğin toplam tutarını aşması gerektiği, Mahkemece 23/01/2019 ve 29/03/2019 tarihlerinde yapılan ara kararlara davalı idare tarafından verilen cevap dilekçesinde 2016 yılı kesinleşmiş bütçe gelirinin 326.324.439,78-TL olduğu ve bu gelirin %2'sinin 6.526.488,79-TL olduğu, bu tutarın 2017 yılı bütçesinden kamulaştırmasız el atma ödemeleri için ayrıldığı ancak bu gibi yüzlerce dosya olması nedeniyle bu pay oranının %4'e çıkarıldığı ve bunların tamamının bütçe imkanları doğrultusunda ödemelerinin yapıldığının bildirildiğinin görüldüğü, bu durumda; davalı idarece en son kesinleşmiş bütçe gelirinin %2'si oranında kamulaştırmasız el atma ödemeleri için ödenek ayrıldığı ancak yapılması gereken ödemelerin ayrılan ödeneği aşması nedeniyle mevzuat gereği davacının talep etmiş olduğu kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminatın garameten ödenmesi mümkün olduğundan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Mülkiyeti davacıya ait İstanbul ili, Ümraniye ilçesi, … Mahallesi, … ada, …, …, …, …, …, …, … ve … parsellerde kayıtlı taşınmaza kamulaştırmasız el atma nedeniyle ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada dava konusu taşınmazın davalı idare adına tesciline 1.426,419 TL'nin davacıya verilmesine karar verilmesi üzerine söz konusu bedelin tahsili istemiyle ... İcra Müdürlüğünün E:… sayısına kayden başlatılan ilamlı icra takibine konu alacağın ödenmemesi sebebiyle davalı idareden, kendisine ödeme yapılması veya protokol yapılarak ödenmesi talepli başvurusunun reddine ilişkin … tarihli, … sayılı işlemin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafından kamulaştırmasız el atma nedeniyle ... Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile hükmedilen kamulaştırmasız el atma bedelinin davalı idareden tahsilen yönelik olarak …. İcra Müdürlüğünün E:… sayısına kayden başlatılan ilamlı icra takine konu alacağın garameten değil defaaten ödenmesi gerektiği belirtilerek veya protokol yapılmak suretiyle söz konusu alacağın taraflarına ödenmesi istemiyle … tarih ve … sayılı dilekçeyle başvurulduğu, bunun üzerine davalı idare tarafından dava konusu … tarih ve … sayılı işlemle söz konusu ödemenin 2942 sayılı Kanunun geçici 6/8. maddesi uyarınca garameten yapılacağının bildirilmesi üzerine işbu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik" başlıklı 26. maddesinde: "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır hükmü yer almış, 2. fıkrasında da yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçelerin iptal edileceği hükme bağlanmıştır.
Davacı … 'ın varisi … vekili Av. … tarafından verilen 14/06/2022 havale tarihli dilekçe ile davacı …'ın 18/02/2022 tarihinde vefat ettiğinin ve buna ilişkin mirasçılık belgesi ile söz konusu davaya devam etmek istediklerinin bildirilmiş olduğu da anlaşılmaktadır.
Bu durumda, uyuşmazlıkta yukarıda yer verilen 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 26. madde uyarınca işlem yapılması gerekmektedir.
Ayrıca Dairemizce yapılan temyiz aşamasında davalı idare tarafından verilen temyize cevap dilekçesi ile davacı … vekili Av. … ile davalı idare Ümraniye Belediye Başkanlığı arasında uzlaşma yoluna gidildiği, bu kapsamda 14/05/2018 tarihinde taksitle yapılacak ödemelere ilişkin protokol yapıldığı ve bu protokol uyarınca da davacı … adına banka hesabına ödemeler yapıldığının bildirildiği ve buna istinaden söz konusu belgelerin 15/02/2019 havale tarihli davaya cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğu görülmüştür.
Bu durumda, öncelikle İYUK'un 26. maddesi uyarınca davayı takip hakkı kendisine geçenlerin başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılması, şayet davanın devamına karar verilmesi halinde de söz konusu ödeme bilgileri incelenerek bir karar verilmesi gerekmekte olup, eksik inceleme neticesinde verilen davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 28/03/2023 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X) :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasında, idari dava türleri, idari işlemler hakkında yetki, şekil, konu ve maksat yönleriden biri ile ukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için mnefaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerinden dolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak sayılmış, yine aynı Kanunun 14. maddesinin 3.fıkrasında dava dilekçeleri üzerinde yapılacak ilk incelemede davanın görevli mahkemede açılıp açılmadığının da inceleneceği hükme bağlanmış, 15. maddesinin 3622 sayılı Kanunla değişik 1/a maddesinde ise dava dilekçesi üzerinde yapılacak ilk inceleme neticesinde adli ve ve askeri yargının görevli olduğu konularda açılan davanın reddine karar verileceği hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda anılan yasa hükmünden de anlaşılacağı üzere, idari yargının görev alanı; idare hukuku kuralları içinde, kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla, kamu gücü kullanılarak tesis edilen idari işlemler, idari eylemler ve idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar nedeniyle açılan davaların görüm ve çözümüyle sınırlıdır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun "İcra Mahkemesi" başlıklı 4. maddesinde "İcra ve iflâs dairelerinin muamelelerine karşı yapılan şikâyetlerle itirazların incelenmesi icra mahkemesi hâkimi yahut kanun gereğince bu görev kendisine verilmiş olan hâkim tarafından yapılır. İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığınca icra mahkemesinin birden fazla dairesi kurulabilir. Bu durumda icra mahkemesi daireleri numaralandırılır. İcra mahkemesinin birden fazla dairesi bulunan yerlerde iş dağılımı ve buna ilişkin esaslar, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir. Her icra mahkemesi hâkimi, kendisine Adlî Yargı Adalet Komisyonu Başkanlığınca dönüşümlü olarak bağlanan icra ve iflâs dairelerinin muamelelerine yönelik şikâyetleri ve itirazları inceler, bu dairelerin gözetim ve denetimlerini yapar, idarî işlerine bakar. İcra yetkisini haiz sulh mahkemelerinin muamelelerine karşı vuku bulacak şikayet ve itirazların icra mahkemesi o mahkemenin hakimidir."düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden, Mülkiyeti davacıya ait İstanbul ili, Ümraniye ilçesi, … Mahallesi, … ada, …, …, …, …, …, …, … ve … parsellerde kayıtlı taşınmaza kamulaştırmasız el atma nedeniyle ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada dava konusu taşınmazın davalı idare adına tesciline 1.426,419 TL'nin davacıya verilmesine karar verilmesi üzerine söz konusu bedelin tahsili istemiyle ... İcra Müdürlüğünün E:… sayısına kayden başlatılan ilamlı icra takibine konu alacağın ödenmemesi sebebiyle davalı idareden, kendisine ödeme yapılması veya protokol yapılarak ödenmesi talepli başvurusunun reddine ilişkin … tarihli, … sayılı işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile hükmedilen kamulaştırmasız el atma bedelinin davalı idareden tahsilen yönelik olarak ... İcra Müdürlüğünün E:... sayısına kayden başlatılan ilamlı icra dosyasına konu talep ve itirazların icra dairesinin bağlı bulunduğu İcra Mahkemesi nezdinde ileri sürülebileceği anlaşılmakla, Adli Yargı Mercii tarafından hükmedilen alacağın derdest ilamlı icra takip dosyasından bağımsız olarak tahsili usulünün tespitine yönelik olarak açılan davanın yukarıya aktarılan mevzuat kapsamında görüm ve çözümünde adli yargı mahkemelerinin görevli olduğu sonucuna ulaşılmakla davanın görev yönünden bozulması gerektiği düşüncesi ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.