T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/883
Karar No : 2023/2740
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Maden suyu işletmeciliği yapan davacı şirketin uhdesinde bulunan mineralli su tesisine ait 2013, 2014, 2015, 2016, 2017 yılları idare payını eksik yatırdığından bahisle toplam 622.552,74-TL idare payı ödenmesinin istenilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Manisa Valiliği işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; idare payı hesaplanırken brüt satışlara ilaveten faiz ve kira gelirleri de dahil toplam yıllık ciro üzerinden idare payı ödenmesi gerektiği, Haziran ayı sonuna kadar 2018 yılı dönemi ile geçmiş dönemlerde eksik ödenen idare paylarının toplam 622.552,74-TL idare payı ödenmesi gerektiği, aksi taktirde alacak davası açılacağı yönünde bildirici nitelikte olan dava konusu, işlem, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmadığından davanın esasının incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, her ne kadar idare tarafından belirtilen bedelin ödenmemesi üzerine Asliye Hukuk Mahkemelerinde alacak davası açılacağı belirtilse de bu beyanların gerçekleri yansıtmadığı, dava konusu yazı sonrası aleyhe işlemler tesis edilerek teminat mektubunun nakde çevrildiği ve yeni teminat verilmesi aksi taktirde faaliyetlerinin durdurulacağına ilişkin yazı tebliğ edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : 11/12/2007 tarih ve 26727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin 20. maddesinin 3. fıkrasında, "İdare payının belirtilen süre içerisinde ödenmemesi halinde teminat irat kaydedilerek iki aylık süre verilir. Bu süre sonuna kadar idare payı yatırılmaz ve teminat tamamlanmaz ise faaliyetler durdurulur. İdare payının yatırılmadığı ve teminat tamamlanmadığı sürece faaliyet durdurma kararı kaldırılmaz." düzenlemesine yer verilmiştir.
Davacı tarafından, dava konusu işlemin tesis edilmesinden sonra, idarenin idare payı ödenmediği gerekçesi ile teminat mektubunu nakde çevirdiği, yani idare tarafından dava açılacağı belirtilmesine rağmen aleyhe işlem tesisine devam edildiği belirtilmiş, dava dosyasına eklenen belgelerden de 2018 yılı için yatırılması gereken 179.072,98 TL tutarındaki katkı payı ödenmediğinden 36.811,62-TL teminat mektubunun irat kaydedildiğine karar verildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda metnine yer verilen Yönetmelik düzenlemesi ve dava konusu bireysel işlem sonrasındaki süreç birlikte dikkate alındığında, dava konusu bireysel işlemin salt bir bilgilendirme ve ödemeye çağrı yazısı niteliğinde olmadığı, ilgilisinin hukuki durumunda sonuç doğuran, kesin ve icrai bir işlem niteliği taşıdığı sonucuna varılmaktadır. Bu nedenle, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 18/05/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)-Dava; maden suyu işletmeciliği yapan davacı şirketin uhdesinde bulunan mineralli su tesisine ait 2013, 2014, 2015, 2016, 2017 yılları idare payını eksik yatırdığından bahisle toplam 622.552,74-TL idare payı ödenmesinin istenilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Manisa Valiliği işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; davacının hukuksal durumunda etki yaratacak nitelikte bulunmadığı anlaşılan dava konusu işlemin, icrai nitelikte bulunmaması nedeniyle idarî davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmadığı sonucuna ulaşıldığından davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
İdari işlemler, idarî makamların, kamu gücü kullanarak, idare işlevine ilişkin olarak tesis ettikleri, muhatapları yönünden çeşitli hak ve/veya yükümlülükler doğuran, muhataplarının hukukî durumlarında değişiklik yapan tek yanlı irade açıklamalarıdır. Buna göre, idari işlemlerin "idari makamlarca tesis edilmiş olma", "tek yanlı olma" ve "icrailik niteliğini taşıma" unsurlarını bünyesinde barındırması gerekmektedir. Bir işlemin iptal davasına konu edilebilir nitelikte kesin ve yürütülebilir bir işlem olup olmadığının, işlemin ismine veya idarenin isimlendirmesine bakılarak değil, işlemin içeriğine bakılarak belirlenmesi gerekmektedir.
Bir idari işlemin kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem sayılabilmesi; hukuk düzeninde varlık kazanabilmesi için gerekli idarî usulün son aşamasını da geçirmiş bulunmasına, bir başka idari makamın onayına ihtiyaç göstermeksizin hukuk düzeninde değişiklikler meydana getirebilmesine bağlı bulunmaktadır. İlgililerin hukuki durumları üzerinde etki yaparak, ilgililer için yeni hukuki durumlar doğuran, ilgililerin mevcut hukuki durumlarını değiştiren veya ortadan kaldıran işlemler, icrai nitelik taşıyan işlemlerdir.
11/12/2007 tarih ve 26727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin 20. maddesinin 3. fıkrasında, "İdare payının belirtilen süre içerisinde ödenmemesi halinde teminat irat kaydedilerek iki aylık süre verilir. Bu süre sonuna kadar idare payı yatırılmaz ve teminat tamamlanmaz ise faaliyetler durdurulur. İdare payının yatırılmadığı ve teminat tamamlanmadığı sürece faaliyet durdurma kararı kaldırılmaz." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyada yer alan dava konusu işlemin incelenmesi neticesinde; anılan işlemde ve ilk derece mahkemesi tarafından yapılan ara karar cevabında her ne kadar idare payının ödenmemesi üzerine Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde alacak davası açılacağı belirtilmişse de, ilerleyen süreçte 2018 yılı için yatırılması gereken 179.072,98 TL tutarındaki katkı payı ödenmediğinden 36.811,62-TL teminat mektubunun irat kaydedildiğine karar verildiği anlaşılmıştır. Yukarıda metnine yer verilen Yönetmelik düzenlemesi ve dava konusu bireysel işlem sonrasındaki süreç birlikte dikkate alındığında, dava konusu bireysel işlemin salt bir bilgilendirme ve ödemeye çağrı yazısı niteliğinde olmadığı, ilgilisinin hukuki durumunda sonuç doğuran, kesin ve icrai bir işlem niteliği taşıdığı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, davanın incelenmeksizin reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı görüşü ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.