T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/9115
Karar No : 2023/2220
DAVACILAR :
1- … 20…
VEKİLLERİ : Av. …, Av…
DAVALILAR : 1- … - …
VEKİLİ : Av. …
2- .. Başkanlığı - …
VEKİLİ : Av…
3- … Valiliği (… Müdürlüğü)
DAVANIN KONUSU : Cumhurbaşkanlığı Kararı uyarınca afete maruz bölge olarak belirlenen alanın 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 14. maddesi uyarınca yapı ve ikamet için yasaklanmış afet bölgesi sayıldığından, ekli haritada sınırları belirlenen alanın 7269 sayılı Kanunun 14. maddesi ve 12/07/1993 tarih ve 5986 sayılı genelge uyarınca ilan edilmesi, yapı ve ikamete izin verilmemesi ve alanda su, elektrik, yol gibi altyapı hizmetleri verilmemesine ilişkin … Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün … tarih ve E… sayılı işlemi ile dayanağı 7269 sayılı Kanunun 2. ve 14. maddeleri uyarınca jeolojik etüt raporu ile ekli pafta/haritalarda sınırları gösterilen alanın afete maruz bölge ilanına ilişkin 12/05/2020 tarih ve 2520 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının iptali ve 7269 sayılı Kanunun 2. maddesinin Anayasaya aykırılık iddiasının incelenmesi için dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Davacıların, idari işlemlerle muhatap … İli, … İlçesi, … Köyünde yer alan parsellerin maliki oldukları, … ilinde çeşitli bölgelerinde geçmiş yıllarda meydana gelen heyelan afetleri neticesinde, davacıların müvekkillerinin bulunduğu … ili … ilçesi … köyü … mahallesi mevkiinin 7269 sayılı Kanunun 2. maddesi gereğince 09.08.1990 tarih ve 90/212 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Afete Maruz Bölge kapsamına alındığı, Bakanlar Kurulu kararı ile Cumhurbaşkanlığı tarafından, geçmiş yıllarda afete maruz bölge kararı bulunan alanların, sayısallaştırılarak koordinatlandırılmasına yönelik çalışmalar kapsamında, 12.05.2020 tarih ve 2520 sayılı Curmahurbaşkanı Kararı ile ekli listedeki yerleşim yerlerinin, karşılarında tarih ve sayıları belirtilen Bakanlar Kurulu Kararlarının kapsamından çıkarılmasına ve aynı listede tarihleri yazılı jeolojik etüt raporları ile eki pafta/ haritalarda sınırları gösterilen alanların afete maruz bölge olarak ilan edilmesine karar verildiği, ilgililerin ancak askı tarihinden sonra karar ve işlemlerden haberdar oldukları, 2520 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının uygulanması kapsamında, … Valiliğinin … tarih ve E…. sayılı yazısı ile bildirilen hususlara ilişkin … Kaymakamlığının … tarih ve E…. sayılı yazısıyla … Köyü Muhtarlığına afete maruz bölge kararı alınan yerlerin Kanun kapsamında yapı ve ikamet için yasaklanmış afet bölgeleri olduğu, haritada belirtilen alanların mahallinde bir ay süre ile ilan edilerek ilan tutanaklarının İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğüne gönderilmesi, yapı ve ikamete izin verilmemesi ve alanda su, elektrik, yol gibi altyapı hizmetleri verilmemesi hususunda idari işlem tesis edildiği, bu işlemlerin hukuka aykırı olduğu, 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 2. maddesi hükmü ve Afetlerin Genel Hayata Etkililiğine İli Temel Kurallar Hakkında Yönetmelik hükümleri incelendiğinde; somut olayda hakkında afete maruz bölge kararı verilen bölgenin mevcut nüfusu, hane sayısı, söz konusu afeti gören yapı sayısının azlığı ve köy merkezinde hiçbir zarar oluşmadığı, afetlerin o yerin genel hayatına etkili olmadığı, ilk afetin meydana geldiği 1989 tarihinde köy merkezinde hiçbir zarar oluşmadığı, afet neticesinde yalnızca üç evin yıkıldığı, o tarihten bu yana köy merkezinde ya da çevresinde afete bağlı hiçbir yıkım olmadığı, dava konusu karara dayanak bilimsel raparlar ve jeolojik etüt raporları güncel ve isabetli olmadığı, güncelliğini yitirmiş olduğu, bu haliyle vatandaşların mülkiyet ve yaşam haklarını ihlal edecek nitelikteki kararın derhal uygulanmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, işlemin güncel bilimsel çalışmalar ve jeolojik etüt raporları ile gerekçelendirilmesi gerekirken yapılmadığı, geçmişte yapılanı çalışmalara dayanılmakla yetinildiği ileri sürülmüştür.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMASI :
Dava konusu kararın kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek Anayasa ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak tesis edildiği, işlemin Anayasanın 35. maddesinde düzenlenen "Mülkiyet hakkı"na ilişkin 46. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen hükme uygun olarak tesis edildiği, 7269 sayılı Kanun uyarınca "Afete maruz bölge" ilan edilen alanların yap ve ikamet için yasaklanmış alanlar olduğu, burada bulunan yapıların yasaklanması gerektiği, Sinop valiliğinin ... tarihli, ... sayılı yazısında … İli, … İlçesi, … Köyü, … Mahallesinde 1989 yılında meydana gelen heyelan neticesinde ilk etüdün Sinop Valiliğince 04/03/1989 günü yapıldığı, 23/03/1989 günlü jeolojik etüt raporunun düzenlendiği, raporda heyelana maruz kalan 49 hanenin naklinin uygun görüldüğü, rapor ekinde yer alan krokide taratılmış saha için "afete maruz bölge" kararı alınması gerektiğinin belirtildiği, 7269 sayılı Kanunun 2. maddesi gereğince 03/03/1990 tarihli 90/2012 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile alanın afete maruz bölge ilan edildiği, ikinci etüdün 21/06/1990 tarihinde yapıldığı ve 10/07/1990 tarihli jeolojik etüd raporunun düzenlendiği, raporda ...'in afetzedeliğinin kabul edildiği, nakil yeri olarak Kırandüzü mevkiinin uygun görüldüğü, afetzede sayısının 50'ye çıktığı, 29 adet afet konutu yapıldığı, AFAD Başkanlığının ... tarihli, ... sayılı ve ... tarihli, ... sayılı yazılarına istinaden ... İli, … İlçesi, … Köyü, … Mahallesinde sayısallaştırma yapmak üzere 06/12/2018 tarihinde çalışma yapıldığı, 20/03/2013 tarih ve 1919 sayılı Genelge doğrultusunda 14/12/2018 tarihinde düzenlenen jeolojik etüd raporunun AFAD'a gönderilmesi akabinde 12/05/2020 tarihli, 2520 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının alındığı, dava konusu yerin heyelan tehdidi altında olduğunun teknik görevlilerce yapılan çalışmalar ve düzenlenen jeolojik etüd raporları ile sabit olduğu, davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ :
Davacılar tarafından ileri sürülen hususlar, davalı idarelerin savunması ve mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde alınan Bilirkişi Raporu, ilgili Yasa hükümleriyle birlikte değerlendirildiğinde davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …N'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, 7269 sayılı Kanunun 2. ve 14. maddeleri uyarınca jeolojik etüt raporu ile ekli pafta/haritalarda sınırları gösterilen alanın afete maruz bölge ilanına ilişkin 12/05/2020 tarih ve 2520 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Cumhurbaşkanlığı Kararı uyarınca afete maruz bölge olarak belirlenen alanda 7269 sayılı Kanun'un 14. maddesi ve 12/07/1993 tarih ve 5986 sayılı genelge uyarınca yapı ve ikamete izin verilmemesi ve alanda su, elektrik, yol gibi altyapı hizmetleri verilmemesine ilişkin … Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin İptali istemiyle açılmıştır.
Davalı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek işin esasının incelemesine geçildi;
7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 1. maddesinde; "Deprem (Yer sarsıntısı), yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ, tasman ve benzeri afetlerde; yapıları ve kamu tesisleri genel hayata etkili olacak derecede zarar gören veya görmesi muhtemel olan yerlerde alınacak tedbirlerle yapılacak yardımlar hakkında bu kanun hükümleri uygulanır. Afete uğrıyan meskün yerlerin büyüklüğü o yerin tamamında veya bir kesiminde yıkılan, oturulmaz hale gelen bina sayısı, zarar gören yapı ve tesislerin genel hayata etki derecesi, mahallin ekonomik ve sosyal özellikleri, zararın kamu oyundaki tepkisi, normal hayat düzenindeki aksamalar ve benzeri hususlar gözönünde tutulmak suretiyle afetlerin genel hayata etkililiğine ilişkin temel kurallar, İçişleri ve Maliye Bakanlıklarının mütalaaları da alınarak İmar ve İskan Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirtilir. Yukarda yazılı afetlerin meydana gelmesinde veya muhtemel olması halinde zararın o yerin genel hayatına etkili olup olmadığına, yönetmelik esasları gereğince, İmar ve İskan Bakanlığı tarafından karar verilir.", 2. maddesinde; "...yer sarsıntısı, yer kayması, kaya düşmesi ve çığ gibi afetlere uğramış veya uğrayabilir bölgeler ise, İmar ve İskan Bakanlığınca tespit ve bunlardan şehir ve kasabalarda meydana gelen ve gelebileceklerin sınırları imar planına, imar planı bulunmıyan kasaba ve köylerde de belli edildikçe harita veya krokilere işlenmek suretiyle, afete maruz bölge olarak İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca kararlaştırılır ve bu suretle tespit olunan sınırlar, İmar ve İskan Bakanlığının isteği üzerine ilgili valiliklerce mahallinde ilan olunur.", 14. maddesinde; "İkinci madde gereğince tespit ve ilan olunan afet bölgelerine dahil şehir, kasaba ve köylerde bina ve mesken yapımı, fen kurullarınca tehlikeli görülen ve sınırları krokilerle tespit olunan yerler, İmar ve İskan Bakanlığınca yapı ve ikamet için yasaklanmış afet bölgeleri sayılır ve durum, belediyesi olan yerlerde belediyesince, köylerde ise ihtiyar meclislerince hemen ilan edilir. Belediyesi olan yerlerde belediyeler, olmıyan yerlerde ihtiyar meclisleri bu yasaklanmış afet bölgesi hükmünü uygulamakla görevlidir. Hilafına hareket edildiği takdirde, mevcut ve yapılmakta olan binalar, yıkma parası yıkıntı malzemesinden karşılanmak, yetmemesi halinde kalan kısmı afetler fonundan tamamlanmak üzere vali ve kaymakamların emri ile yıktırılır..." kuralı yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, … ili, … İlçesi, … Köyü, … Mahallesinde 1989 yılında meydana gelen heyelan sonucunda Sinop Valiliğince yapılan etüd sonucunda düzenlenen 23.03.1989 günlü etüd raporunda, heyelana maruz kalan 49 hanenin naklinin uygun görüldüğü, bu 49 konut için genel hayata etkililik oluru ile rapor ekinde taratılmış saha için "afete maruz bölge" kararının alınması gerektiğinin belirtilmesi üzerine 7269 sayılı Kanunun 2. Maddesi uyarınca 03.03.1990 tarih ve 90/2012 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile afete maruz bölge kararının alındığı, 23.03.1989 günlü etüd raporuna yapılan itirazlar üzerine yapılan ikinci etüd sonucunda düzenlenen 10.07.1990 tarihli jeolojik etüd raporunda nakil yeri olarak Kırandüzü mevkiinin uygun görüldüğü belirtilerek afetzede sayısının 50'ye çıkarıldığı, AFAD Başkanlığının 11.07.2014, 16.03.2018 tarihli yazıları uyarınca … ili, … İlçesi, … Köyü, … Mahallesinde sayısallaştırma yapmak üzere 06.12.2018 tarihinde çalışma yapılarak 14.12.2018 tarihli jeolojik etüd raporunun düzenlendiği, anılan raporda … Köyü ile ilgili 23.03.1989 tarihli etüd raporu ekinde krokiye işlenmiş olan Afete maruz Bölgenin arazide yapılan çalışmalar sonucunda sayısallaştırıldığı, bu nedenle söz konusu alanın 03.03.1990 tarih ve 90/2012 sayılı Afete Maruz Bölge kararı kapsamından çıkarılarak sayısallaştırılması yapılan ekte sınırları çizilen alan için yeniden Afete Maruz Bölge kararı alınması gerektiğinin belirtilmesi üzerine dava konusu 12/05/2020 tarih ve 2520 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının alındığı, … Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü'nün … tarih ve …E…. sayılı işlemi ile de Cumhurbaşkanlığı Kararı uyarınca afete maruz bölge olarak belirlenen alanda, 7269 sayılı Kanun'un 14. maddesi ve 12/07/1993 tarih ve 5986 sayılı genelge uyarınca ilan edilmesi, yapı ve ikamete izin verilmemesi ve alanda su, elektrik, yol gibi altyapı hizmetleri verilmemesi gerektiğinin Boyabat Kaymakamlığına bildirildiği anlaşılmaktadır.
Danıştay Altıncı Dairesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; inceleme alanı ve yakın çevresinde, kretase yaşlı kırıntılılar ve karbonların yer aldığı, … Mahallesinin ağırlıklı olarak kırıntılı birimi oluşturan filiş kumtaşı-silttaşı-kiltaşı birimi içerisinde olduğu, filiş biriminin özellikle silttaşı-kiltaşı özelliğindeki seviyelerinin çok ayrıştığı, kayaç değil toprak özelliği taşıdığı, bu birim içerisinde heyelan sorunun yaşandığı, inceleme alanının güney-güneydoğusunda aktif fayların bulunduğu, heyelanlı alanın deprem açısından tehlikeli bölgeye oldukça yakın olduğu, heyelanlı kesimin alt kotlarında su çeşmesi ve yüzeyde su akışının bulunduğu, inceleme alanının alt kotlarına inildiğinde ondüleli ve kademe düşüsü görülen topoğrafya bulunduğu, bu durumun heyelanın alt kotlara kadar devam ettiğini gösterdiği, alandaki yapılara genel olarak bakıldığında kırsal yığma yapıların özelliklerini taşıdıkları, taşıyıcı duvar malzemesi olarak yer yer delikli fabrika tuğlası, beton briket ve hatta moloz taş kullanıldığı, bağlayıcı harç malzemesinin çamur ve kireç içeren bir malzeme olduğu, duvar-duvar ve duvar-döşeme bağlantılarının zayıf olmasının bu yapıların beklenilen kutu davranışını göstermesine engel teşkil ettiği, ayrıca yatay hatıl ve lentoların yetersiz olmasının taşıyıcı duvarların düzlem dışı yönde daha kırılgan olmalarına yol açtığı, ahşap yapıların malzemesinin eski olduğu ve hava koşulları nedeniyle yer yer bozulmalar olduğu, yapısal bağlantılarda ise bazı zayıflıklar olduğunun tespit edildiği, söz konusu alanda geçmişte heyelan oluştuğu, keşif tarihi itibariyle de bu alanda ağırlıklı olarak "kayma" türü hareket gösteren heyelan riskinin bulunduğu, jeolojik dönemde çok daha geniş bir alanda oldukça büyük bir heyelan oluştuğu, eski heyelan içerisinde yer yer güncel heyelan hareketlerinin devam ettiği, afete maruz bölge ilan edilen alanın heyelanlı bir kütlenin üzerinde bulunduğu, mevcut durumda büyük eski heyelan alanının tamamının hareket etmediği, heyelan kütlesinin içerisinde bazı kesimlerde aktif heyelanlar bulunduğu, dava konusu alanın aktif fay hattına yaklaşık 3.7 km uzaklıkta olması ve alanın çok yağış alması dolayısıyla can ve mal güvenliği açısından gelecekte muhtemel bir heyelan riskinin bulunduğu belirtilmiştir.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu kararla afete maruz bölge ilan edilen alanın heyelanlı bir kütlenin üzerinde bulunduğu, heyelan kütlesinin içerisinde bazı kesimlerde aktif heyelanlar bulunduğu, dava konusu alanın aktif fay hattına yaklaşık 3.7 km uzaklıkta olması ve alanın çok yağış alması dolayısıyla can ve mal güvenliği açısından gelecekte muhtemel bir heyelan riskinin bulunduğu anlaşıldığından, uyuşmazlık konusu alanın afete maruz bölge ilanına ilişkin dava konusu Cumhurbaşkanlığı Kararında ve bu karar uyarınca afete maruz bölge olarak belirlenen alanda 7269 sayılı Kanun'un 14. maddesi ve 12/07/1993 tarih ve 5986 sayılı genelge uyarınca yapı ve ikamete izin verilmemesi ve alanda su, elektrik, yol gibi altyapı hizmetleri verilmemesine ilişkin Sinop Valiliği işleminde hukuka aykırılık bulunmamaaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 01/03/2023 tarihinde, davacılar vekilleri Av…, yine davacılardan … ve …ın vekili Av.. ve Av…'nun ve davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı vekili Av… ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı vekili Av…'in geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
7269 sayılı Kanunun 2. ve 14. maddeleri uyarınca jeolojik etüt raporu ile ekli pafta/haritalarda sınırları gösterilen alanın afete maruz bölge ilanına ilişkin 12/05/2020 tarih ve 2520 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı tesis edilmiş, Cumhurbaşkanlığı Kararı uyarınca afete maruz bölge olarak belirlenen alanın 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 14. maddesi uyarınca yapı ve ikamet için yasaklanmış afet bölgesi sayıldığından, ekli haritada sınırları belirlenen alanın 7269 sayılı Kanunun 14. maddesi ve 12/07/1993 tarih ve 5986 sayılı genelge uyarınca ilan edilmesi, yapı ve ikamete izin verilmemesi ve alanda su, elektrik, yol gibi altyapı hizmetleri verilmemesine ilişkin tesis edilen … Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün … tarih ve E…. sayılı işlemi ile dayanağı 2/05/2020 tarih ve 2520 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
… ili, … İlçesi, … Köyü, … Mahallesinde 1989 yılında meydana gelen heyelan sonrası Sinop Valiliğince yapılan etüd sonucunda düzenlenen 23/03/1989 günlü etüd raporunda, heyelana maruz kalan 49 hanenin naklinin uygun görüldüğü, bu 49 konut için genel hayata etkililik oluru ile rapor ekinde taratılmış saha için "afete maruz bölge" kararının alınması gerektiğinin belirtilmesi üzerine, 7269 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca 03/03/1990 tarih ve 90/2012 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile afete maruz bölge kararının alındığı, 23/03/1989 günlü etüd raporuna yapılan itirazlar üzerine yapılan ikinci etüd sonucunda düzenlenen 10/07/1990 tarihli jeolojik etüd raporunda nakil yeri olarak Kırandüzü mevkiinin uygun görüldüğü belirtilerek afetzede sayısının 50'ye çıkarıldığı, AFAD Başkanlığının 11/07/2014, 16/03/2018 tarihli yazıları uyarınca … ili, … İlçesi, … Köyü, … Mahallesinde sayısallaştırma yapmak üzere 06/12/2018 tarihinde çalışma yapılarak 14/12/2018 tarihli jeolojik etüd raporunun düzenlendiği, anılan raporda Akçakese Köyü ile ilgili 23/03/1989 tarihli etüd raporu ekinde krokiye işlenmiş olan Afete Maruz Bölgenin arazide yapılan çalışmalar sonucunda sayısallaştırıldığı, bu nedenle söz konusu alanın 03/03/1990 tarih ve 90/2012 sayılı Afete Maruz Bölge kararı kapsamından çıkarılarak sayısallaştırılması yapılan, ekte sınırları çizilen alan için yeniden Afete Maruz Bölge kararı alınması gerektiğinin belirtilmesi üzerine dava konusu 12/05/2020 tarih ve 2520 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının alındığı, Sinop Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün … tarih ve E…. sayılı işlemi ile de Cumhurbaşkanlığı Kararı uyarınca afete maruz bölge olarak belirlenen alanda, 7269 sayılı Kanunun 14. maddesi ve 12/07/1993 tarih ve 5986 sayılı Genelge uyarınca ilan edilmesi, yapı ve ikamete izin verilmemesi ve alanda su, elektrik, yol gibi altyapı hizmetleri verilmemesi gerektiğinin Boyabat Kaymakamlığına bildirildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın 7269 sayılı Kanun uyarınca heyelan - kaya düşmesi afeti nedeniyle afete maruz bölge ilan edilmesine ilişkin olması ve çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle, 25/03/2021 tarihli ara kararıyla keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi üzerine, Naip Üye … tarafından re'sen seçilen bilirkişiler; Prof. Dr…, Prof. Dr… ve Prof. Dr. …'dan oluşan bilirkişi kurulu ile birlikte mahallinde gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda özetle;
04.03.1989 tarihinde Jeoloji Mühendisi ve İnşaat Mühendisi tarafından yapılan saha incelemesi neticesinde 23/03/1989 tarihinde hazırlanan Jeolojik Etüt Raporunda; bölgenin büyük bir kesiminde Bosen-Oligosen yaşlı filiş serisi ve onun altında yer alan metamorfik kristalin kireçtaşının yer aldığı, filiş serisine ait birimlerin aşırı bozunduğu ve taşlaşma özelliklerinin büyük ölçüde kaybolduğu, bölgede Kuzey Anadolu Fayına paralel ikincil faylar ve kıvrımların aktif bir tektonik yapı yarattığı, bu nedenle, özellikle Eosen öncesi birimlerin çok kıvrımlı ve kırıklı olduğunun belirtildiği, Garandu mahallesinin yoğun heyelan olaylarının etkisi altında olduğu, söz konusu yamaçların zaman zaman aktivite kazanarak konutlarda hasar yaratabildiği, şev topuğunda yer alan Sinop-Boyabat karayolunun heyelan nedeniyle sık sık ulaşıma kapandığı, bu nedenle, Karayolları Genel Müdürlüğünce yol güzergahının değiştirilmesine karar verildiği, heyelanların başlıca sebepleri olarak; (1) Kuzey Anadolu Fayına paralel ikincil fayların ve kıvrımların şev stabilitesini önemli ölçüde bozması, (2) topoğrafik şartların heyelan gelişimi yönünden uygun bir ortam oluşturması, (3) ayrışmış filiş tipi birimin altında yer alan kristalize kireçtaşının yüzey sularının daha derinlere süzülmesine imkan vermeyen yapısı gereği, üstteki ayrık birimlerle arasındaki sürtünme kuvvetinin azalması olarak belirtildiği, Garandu mahallesindeki konutlardan bazılarının heyelan nedeniyle ağır hasar gördüğü, bazılarının muhtemel gelişmeler karşısında etkilenebilecek konumda olduğu, bu nedenle, mahallenin tamamını oluşturan toplam 49 konutun nakil yolu ile korunmalarının uygun olduğunun vurgulandığı, Raporda; kireçtaşlarının geçirimsiz oluşlarının yeraltı suyu tablasının yüzeye çok yaklaşmasını önlediği, ancak aşırı yağışları takiben biriken yüzey sularının yeraltına süzülemediği, alanın 3. Derece deprem bölgesinde yer aldığı belirtilmiştir. Raporun Sonuç ve Öneriler kısmında, Akçakese köyü, Garandu mahallesinin büyük bir heyelan kütlesi üzerinde olduğu, bu kütlenin zaman zaman aktivite kazandığı, Garandu mahallesindeki tüm konutların nakil yolu ile korunmalarının en sağlıklı çözüm yolu olacağı, Mahallenin tamamını oluşturan 49 konut için etkilik oluru ve rapor ekinde taralı olarak gösterilen saha için “Afete Maruz Bölge” kararı alınması gerektiğinin belirtildiği, 03/031990 tarihinde alınan Bakanlar Kurulu kararı ile, dava konusu alanın da bulunduğu çok sayıda alanın “afete maruz bölge” ilan edilmesi karar verildiği, Afet İşleri Genel Müdürlüğü Afet Etüt ve Hasar Tespit Daire Başkanlığı tarafından 21/06/1990 tarihinde yapılan etüt sonunda, düzenlenen 10/07/1990 tarihli Raporun “Teolojik Etüt Raporu”nun sonuç ve öneriler kısmında; Sinop İli, Boyabat İlçesine bağlı Akçakese köyünde Valiliğin 29/08/1989 gün ve 2232 sayılı yazısı gereği, 04/02/1987 gün ve 971 sayılı genelde esaslarına göre yapılan itirazların değerlendirilerek ve ...'in afetzedeliğe kabul edilmesinin uygun görüldüğü, nakil yeri konusunda Valilikçe önerilen Kırandüzü Mevkiinin uygun bulunduğu, incelemeler sonucu kesin afetzede sayısının 50 olarak tespit edildiğinin belirtildiği, 11/07/2014 tarihinde, Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından, 81 İl Afet ve Acil Durum Müdürlüklerine gönderilen yazı ile sayısallaştırma işleminin yapılmasının talep edildiği, koordinatsız halde olan afete maruz bölge sınırlarının koordinatlı hale getirilmesi ile ilgili benzer bir talep yazısının 16/03/2018 tarihinde de yazıldığı, 06/12/2018 tarihinde Sinop Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü görevlilerince etüdü yapılarak 14/12/2018 tarihinde hazırlanan Jeolojik Etüt Raporunun Sonuç ve Öneriler kısmında; … İli, … İlçesi, … Köyü, … mahallesinde yer alan Afete Maruz Bölge sınırlarının incelenerek sayısallaştırıldığı, bu alanın rapor ekinde sunulan Ek-2'de gösterildiği, Afete Maruz Bölge içerisinde kalan konutların güncel durumu hakkındaki bilgilerin EK-1'de sunulduğu, sayısallaştırma nedeniyle söz konusu sahanın 03/03/1990 tarih ve 90/212 sayılı Afete Maruz Bölge kararı kapsamından çıkarılarak (03/03/1990 tarih ve 90/212 sayılı afete maruz bölge kararı doğrultusunda yapılmış iş ve işlemler korunmakla birlikte) sayısallaştırılması yapılan EK-2'de sınırları çizilen alan için yeniden Afete Maruz Bölge Kararı alınması gerektiğinin belirtildiği, 30/01/2020 tarihinde Sinop Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına gönderilen yazıda; yazı ekindeki köylerin sınırları içinde bulunan ve daha önce kroki halinde çizilen Afete Maruz Bölge sınırlarının sayısallaştırılmasının yapıldığı ve yazı ekinde gönderildiği belirtilmiş, 12/05/2020 tarihinde, Cumhurbaşkanı tarafından imzalanan 2520 sayılı kararla "Ekli listedeki yerleşim yerlerinin, karşılarında tarih ve sayıları belirtilen Bakanlar Kurulu kararlarının kapsamından çıkarılmasına ve aynı listede tarihleri yazılı jeolojik etüt raporları ile eki pafta/haritalarda sınırları gösterilen alanların afete maruz bölge olarak ilan edilmesine, 7269 sayılı Kanunun 2 nci ve 14 üncü maddeleri gereğince karar verildiği"nin belirtildiği, 26/08/2020 tarihinde, Sinop Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından hazırlanan yazıda, Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 7269 sayılı Kanunun 2. maddesine istinaden Afete Maruz Bölge Kararı alındığı, Cumhurbaşkanı Kararı ile Afete Maruz Bölge kapsamına alınan ve kapsamdan çıkarılan yerler ile ilgili kararın ve haritaların dosyada mevcut İlan Tutanağına göre, … Köy Muhtarı tarafından 01/09/2020 tarihinde askıya çıkarıldığı ve 01/10/2020 tarihinde askıdan indirildiği, dava konusu alanın incelendiği keşif sonucunda; alanın; kretase yaşlı kırıntılılar içerisinde yer aldığı, bu birimin altında bulunan aynı yaşlı kireçtaşının ise, alanın kuzeybatısındaki tepelik alanda yüzeylendiği, filiş karakterli kırıntılı malzeme kumtaşı-silttaşı-kiltaşı özelliğinde olup, özellikle silttaşı ve kiltaşları ayrışma sonucu toprak özelliği kazandığı, bu nedenle, filiş biriminin üst kotlarında yamaç molozu/kolüvyon türü seviyeler oluştuğu, alanda yapılan incelemeler sırasında, heyelan olan kesimler gösterildiği, bazı kesimlerde oluşan heyelanlar dolayısıyla ağaçların ve telefon direklerinin eğildiğinin görüldüğü, heyelan dolayısıyla zarar gören evlerin olduğu kesmin dışında da, eğik telefon direklerinin mevcut olduğu, özellikle kar erimesi ve aşırı yağmurlar sonrasında farklı alanlarda toprakta lokal hareketlerin olabildiğinin keşif sırasında belirtildiği, saha gözlemlerinin de bunu teyid ettiği, heyelanlı kesimin alt kotlarında, su çeşmesi ve yüzeyde su akışı bulunmadığı, inceleme alanın alt kotlarına inildiğinde, ondüleli ve kademe düşüşü görülen topoğrafyanın bulunduğu, bu hususların, heyelanın alt kotlarına kadar devam ettiğini gösterdiği, … İli, … İlçesi, … Köyü, … Mevkiinde afete maruz bölge ilan edilen dava konusu alanın güneydoğusunda Kastamonu- Sinop yolunun, kuzeybatısında orman alanları ve güneybatısında ise Kastamonu- Sinop eski yolunun yer aldığı Google Haritalarına ilişkin yer verilen krokide afete maruz bölge ilan edilen alanın heyetçe yapılan keşfin ana güzergahı ve inceleme noktalarının görüldüğü anlaşılmıştır.
Bilirkişi Raporunun devamında; … İli, … İlçesi, … Köyü, … Mevkiinde köy yerleşik alanına ilişkin herhangi bir belgeye dosyada rastlanılmadığı, kadastral parseller üzerinde inşa edilmiş bir iki katlı yapıların genel yapılaşma özelliğinde olduğu, Afete Maruz Bölge ilan edilen alanın ve çevresinin kadastral yapısı ve kuzeyindeki orman alanları ile güneybatısındaki Akçakese Köyü Afet Evlerinin Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'nün Parsel Sorgula Uygulaması ile tespit edildiği, sayısallaştırma nedeniyle 03/03/1990 tarih ve 00/212 sayılı Afete Maruz Bölge kararı kapsamından çıkarılarak (03/03/1990 tarih ve 90/212 sayılı Afete Maruz Bölge Kararı doğrultusunda yapılmış iş ve işlemler korunmakla birlikte) 12/05/2020 tarih ve 2520 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Afete Maruz Bölge ilan edilen yaklaşık 99 ha. (987.855,18 m2) büyüklüğündeki alanda 2019 yılında 71 adet bina sayımı yapıldığı, alanda 20 m2 üzerinde yapıya uygun olmayan kadastral parsel büyüklükleri olduğu gibi yaklaşık 10.000 m2 büyüklüğünde parseller de bulunduğu, tapu kayıt sisteminde bahçe ya da tarla gibi arazi özellikleri yanı sıra kargir, ahşap ev, ahır ya da samanlık vb. yapıların da görüldüğü, bazı alanların kaydının bulunmadığı, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında; … İli, … İlçesi, … Köyü, … Mevkiinde afete maruz bölge ilan edilen dava konusu alan, 1/100.000 ölçekli Sinop- Kastamonu- Çankırı Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planında, “Tarım Arazileri' başlığı altında “Tarım Arazisi' ve “Doğal Karakteri Korunacak Alanlar” başlığı altında “Makilik - Fundalık- Çalılık alan kullanımlarında kaldığı, sayısallaştırma nedeniyle 03/03/1990 tarih ve 90/212 sayılı Afete Maruz Bölge kararı kapsamından çıkarılarak sayısallaştırılması yapılan ve 12/05/2020 tarih ve 2520 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Afete Maruz Bölge ilan edilen dava konusu alana ilişkin 1/100.000 ölçekli Sinop- Kastamonu- Çankırı Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planında herhangi bir yerleşim kararı alınmadığı, “Tarım Arazisi' ve “Makilik-Fundalık-Çalılık Alan' arazi kullanımları kapsamında tarımsal üretim yapılan veya yapılmaya uygun olan alanlar ile doğal yapısının korunması esas olan alanlar olarak belirlendiği, alanda kadastral parseller üzerinde yer alan yapılaşmış 71 adet binanın sayımının Sinop Valiliği, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından yapıldığı, Sinop İli, Boyabat İlçesi, Akçakese Köyü, Garandu Mahallesinde yaklaşık 70 yapı yer aldığı, bu yapıların dağlık ve ormanlık alanda müstakil yerleşimler olarak yayıldığı, alandaki binaların genel olarak 1 veya 2 katlı, yığma yapı tekniğiyle inşa edilmiş olan yapılar olduğu, aralarında Kuzey Anadolu bölgesine özgü geleneksel ahşap iskeletli ve kaplamalı yapılar olduğunun da görüldüğü, alanda münferit olarak orta katlı (3 kat üzeri) ve nispeten yeni yapılaşmanın da mevcut olduğu, dava konusu alandaki yapıların Türkiye'nin kırsal alanlarında yer alan yığma tipi yapıların tüm özelliklerini ve zayıflıklarını taşıdığı, bu binalara ek olarak, Kuzey Anadolu bölgesine özgü geleneksel ahşap yapılar eski olduğu ve yapısal malzemelerinin yıprandığı, mahallenin Kuzey Anadolu Fay Hattının yaklaşık 40 kilometre kuzeyinde olduğu ancak bölgeyi etkileyen lokal faylar bulunduğu, bu fayların büyük deprem tetikleme potansiyeli olmasa da bölgedeki zayıf yapılaşmanın, orta şiddetli bir deprem sonrası bile belirli seviyelerde hasar görmesinin mümkün olduğu, alanda bir heyelanın tetiklenmesi durumunda, sadece bölgedeki nispeten zayıf yapılaşmanın değil, herhangi bir yapının bu mertebede bir kayma mekanizmasının önünde ayakta kalmasının mümkün olmadığı, sonuç olarak; … İli, … İlçesi, … Köyü, … Mahallesinin bulunduğu, afete maruz bölge olarak belirlenen alanda geçmişte heyelan oluştuğu, keşif tarihi itibarıyla da bu alanda ağırlıklı olarak “kayma” türü hareket gösteren heyelan riski bulunduğu, saha gözlemleri, drone görüntüleri ve Google Earth görüntü incelemelerine göre, jeolojik dönemde çok daha geniş bir alanda oldukça büyük bir heyelan oluştuğu, eski heyelan içerisinde yer yer güncel heyelan hareketlerinin devam ettiği, 2. Afete Maruz Bölge ilan edilen söz konusu alanın heyelanlı bir kütlenin üzerinde bulunduğu, mevcut durumda büyük eski (paleo) heyelanın tamamının hareket etmediği ancak heyelan kütlesi içerisinde bazı kesimlerde aktif heyelanların mevcut olduğu ve dava konusu alanın aktif fay hattına yaklaşık 3.7 km uzaklıkta olması ve alanın çok yağış (yağmur/kar) alması dolayısıyla, can ve mal güvenliği açısından, keşif tarihi itibarıyla ve gelecekte muhtemel bir heyelan riski bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 2. maddesinde; "Su baskınına uğramış veya uğrayabilir bölgeler, İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Devlet Su İşlerinin bağlı bulunduğu Bakanlıkça; yer sarsıntısı, yer kayması, kaya düşmesi ve çığ gibi afetlere uğramış veya uğrayabilir bölgeler ise, İmar ve İskan Bakanlığınca tespit ve bunlardan şehir ve kasabalarda meydana gelen ve gelebileceklerin sınırları imar planına, imar planı bulunmayan kasaba ve köylerde de belli edildikçe harita veya krokilere işlenmek suretiyle, afete maruz bölge olarak İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca kararlaştırılır ve bu suretle tespit olunan sınırlar, İmar ve İskan Bakanlığının isteği üzerine ilgili valiliklerce mahallinde ilan olunur." hükmüne, 14. maddesinde ise; "İkinci madde gereğince tespit ve ilan olunan afet bölgelerine dahil şehir, kasaba ve köylerde bina ve mesken yapımı, fen kurullarınca tehlikeli görülen ve sınırları krokilerle tespit olunan yerler, İmar ve İskan Bakanlığınca yapı ve ikamet için yasaklanmış afet bölgeleri sayılır ve durum, belediyesi olan yerlerde belediyesince, köylerde ise ihtiyar meclislerince hemen ilan edilir. Belediyesi olan yerlerde belediyeler, olmayan yerlerde ihtiyar meclisleri bu yasaklanmış afet bölgesi hükmünü uygulamakla görevlidir. Hilafına hareket edildiği takdirde, mevcut ve yapılmakta olan binalar, yıkma parası yıkıntı malzemesinden karşılanmak, yetmemesi halinde kalan kısmı afetler fonundan tamamlanmak üzere vali ve kaymakamların emri ile yıktırılır. Yasaklanmış afet bölgesi sınırları, alınacak tedbirlerle tehlikenin önlenmesi oranında daraltılır veya tamamen kaldırılır. Bu husus da aynı şekilde duyurulur." hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasaya Aykırılık İddiasının İncelenmesi:
Davacılar tarafından; 7269 sayılı Kanunun 2. maddesinin Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de; anılan Kanun hükmünün ve ilgili Anayasa hükümlerinin incelenip değerlendirilmesi sonucunda, davacıların anılan maddeye ilişkin Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir.
Davanın esasının İncelenmesi:
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden; uyuşmazlık konusu alanın, 1989 yılında meydana gelen heyelan sonrası 7269 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca … tarih ve … sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile afete maruz bölge ilan edildiği, AFAD Başkanlığının 11/07/2014, 16/03/2018 tarihli yazıları uyarınca … ili, … İlçesi, … Köyü, … Mahallesinde sayısallaştırma yapmak üzere 06/12/2018 tarihinde çalışma yapılarak 14/12/2018 tarihli jeolojik etüd raporunun düzenlendiği, anılan raporda Akçakese Köyü ile ilgili 23/03/1989 tarihli etüd raporu ekinde krokiye işlenmiş olan Afete maruz Bölgenin arazide yapılan çalışmalar sonucunda sayısallaştırıldığı, söz konusu alanın 03/03/1990 tarih ve 90/2012 sayılı Afete Maruz Bölge kararı kapsamından çıkarılarak sayısallaştırılması yapılan, ekte sınırları çizilen alan için dava konusu 12/05/2020 tarih ve 2520 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının alındığı, … Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün … tarih ve E…. sayılı işlemi ile de Cumhurbaşkanlığı Kararı uyarınca afete maruz bölge olarak belirlenen alanda, 7269 sayılı Kanunun 14. maddesi ve 12/07/1993 tarih ve 5986 sayılı Genelge uyarınca ilan edilmesi, yapı ve ikamete izin verilmemesi ve alanda su, elektrik, yol gibi altyapı hizmetleri verilmemesi gerektiğinin Boyabat Kaymakamlığına bildirildiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde de; … İli, … İlçesi, … Köyü, … Mahallesinin bulunduğu, afete maruz bölge olarak belirlenen alanda geçmişte heyelan oluştuğu, keşif tarihi itibarıyla da bu alanda ağırlıklı olarak “kayma” türü hareket gösteren heyelan riski bulunduğu, saha gözlemleri, drone görüntüleri ve Google Earth görüntü incelemelerine göre; jeolojik dönemde çok daha geniş bir alanda oldukça büyük bir heyelan oluştuğu, eski heyelan içerisinde yer yer güncel heyelan hareketlerinin devam ettiği, 2. Afete Maruz Bölge ilan edilen söz konusu alanın heyelanlı bir kütlenin üzerinde bulunduğu, mevcut durumda büyük eski (paleo) heyelanın tamamının hareket etmediği ancak heyelan kütlesi içerisinde bazı kesimlerde aktif heyelanların mevcut olduğu ve dava konusu alanın aktif fay hattına yaklaşık 3,7 km uzaklıkta olması ve alanın çok yağış (yağmur/kar) alması nedeniyle, can ve mal güvenliği açısından, keşif tarihi itibarıyla ve gelecekte muhtemel bir heyelan riski bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiş olup, anılan bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapordaki bilimsel verilerin hukuken kabul edilebilir ve bu bağlamda da hükme esas alınabilir nitelikte olduğu anlaşıldığından, taraflarca rapora yapılan itirazlar, raporu kusurlandıracak nitelikte görülmemiştir.
Bu durumda, dava konusu alanda yer kayması riskinin devam ettiği ve afete maruz bölge kararının kaldırılmasının can ve mal kaybına yol açabileceği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu 12/05/2020 tarih ve 2520 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Cumhurbaşkanlığı Kararı uyarınca afete maruz bölge olarak belirlenen alanda 7269 sayılı Kanunun 14. maddesi ve 12/07/1993 tarih ve 5986 sayılı Genelge uyarınca yapı ve ikamete izin verilmemesi ve alanda su, elektrik, yol gibi altyapı hizmetleri verilmemesine ilişkin … Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün … tarih ve E…. sayılı işleminde hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …- TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için öngörülen …- TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak vekil ile temsil edilen davalı idarelere verilmesine,
4. Keşif gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 02/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.