T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/968
Karar No : 2023/2398
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2014, 2015 ve 2016 yıllarında tefecilik faaliyetinde bulunduğundan bahisle düzenlenen vergi tekniği raporuna istinaden re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı 2015 yılı gelir vergisi (2 adet), 2015/1-3, 04-06, 07-09, 10-12 dönemleri vergi ziyaı cezalı geçici vergiler ve 213 sayılı Kanun'un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; dava konusu cezalı tarhiyatların dayanağı olan ve davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu incelendiğinde, ödünç para verme işinin sadece … , … ile bu kişilere ait ... A.Ş.'ye yapıldığı, taraf beyanları da dikkate alındığında taraflar arasında tamamen güven ilişkisine dayalı ortaklık ilişkisinin bulunduğu, davacının nakdi sermaye karşılığında kârdan pay alma saikiyle ödünç para verdiği, davacının ödünç para verme faaliyetinin faiz geliri elde etme yönünde olduğuna dair idarece başkaca somut bilgi, belge, tespit yapılamadığı, raporda bahsedilen kişi ve bu kişilerle bağlantılı olan şirket haricindeki kişilere ödünç para verildiğine dair bir araştırmanın ve tespitin yapılmadığı, dosyaya delil olarak sunulan 07/07/2017 tarihli Sermaye Piyasası Denetleme Kurulu'nun … , … sayılı Raporunda … 'ın beyanında; … 'ın finansal problemleri aşmak için daha önceden tanıdığı … ile "ortak yürütülecek projelerden elde edilecek kârın bölüşülmesi karşılığında" … tarafından finansman desteği alınmasına dair teklifi kabul ettiğini, ödemelerin bir kısmının nakit bir kısmının ise banka kanalı ile gönderildiği" yönünde ki beyanı da dikkate alındığında davacının mutad meslek olarak tefecilik faaliyetinde bulunmadığı, bu durumda, davacı tarafça ilgili kişiler ve bağlantılı oldukları şirketlerin elde ettiği gelir üzerinden kâr payı elde etmek suretiyle nakdi ihtiyaçlarını karşılanması saikiyle belirli dönemlerde verilen paranın idarece herhangi bir somut tespit elde etmeksizin kanaate dayalı olarak ikrazatçılık faaliyeti olarak yorumlanarak yapılan ödemeler üzerinden vergi ziyaı cezalı olarak gelir vergisi ve gelir geçici vergisi tarh olunmasında hukuka uyarlık bulunmadığı, özel usulsüzlük cezasının dayanağı olarak gösterilen tarhiyatların iptal edilmesi ve dolayısıyla cezanın dayanağının ortadan kalkması nedeniyle davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında da hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı adına düzenlenen rapordaki tespitler doğrultusunda yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 27/04/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Uyuşmazlık, davacı adına, tefecilik faaliyetinde bulunduğundan bahisle 2014, 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin olarak düzenlenen vergi tekniği raporuna istinaden, 2015 yılına ait vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve 2014/1-3,04-06, 07-09, 10-12 dönemlerine ait vergi ziyaı cezalı geçici vergiler ile 213 sayılı Kanun'un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına karşı açılan davayı kabul eden Mahkeme kararını onayan İstanbul Bölge İdare Mahkemesi kararının temyizen bozulmasına ilişkindir.
Dava konusu cezalı tarhiyatların dayanağı olan ve davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporundaki tespitlerden hareketle, yapılan tarhiyata ilişkin matrahın bulunuş şekli yönünden kararın bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.