T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/9702
Karar No : 2023/4950
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Genel Müdürlüğüne İzafeten … Orman İşletme Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı/ANKARA
VEKİLİ : Av. …
2- … Başkanlığı (…)/…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Manisa ili, Salihli ilçesi, … Mahallesi sınırları içinde kalan … ada, … parsel sayılı taşınmaz ile … ada, … parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılacak toplu konut alanına yönelik olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan ve … tarih ve E… sayılı işlemle onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; TOKİ tarafından hazırlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinine askı sürecinde davacı tarafından 01/07/2019 tarihinde yapılan itiraza davalı idarece cevap verilmeyerek reddedilmesi nedeniyle zımni ret işleminin gerçekleştiği, bu tarihi izleyen günden itibaren 60 gün içinde dava açılması gerekirken, 31/12/2019 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesi olanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın süreaşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu imar planının 2868,52m2'lik kısmının kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde yer aldığı, orman kadastro sınırlarına uyulmadığı, orman sınırları içerisindeki imar planlarının yok hükmünde olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI:
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından; kararın hukuka uygun olduğu ve onanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından; Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından, Manisa ili, Salihli ilçesi, … Mahallesi sınırları içinde kalan … ada, … parsel sayılı taşınmaz ile … ada, … parsel sayılı taşınmazın da bulunduğu toplam 16.7 Ha alanda yapılacak toplu konut alanına yönelik olarak 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yapılmıştır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının … tarih ve E… sayılı yazısı ile plan değişiklikleri onaylanmış ve 12/06/2019-11/07/2019 tarihlerinde askıya çıkarılmıştır. Davacı Orman Genel Müdürlüğü İzmir Orman Bölge Müdürlüğü tarafından 01/07/2019 tarihinde dava konusu plan değişikliklerine yapılan itiraz Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü tarafından 09/12/2019 tarihinde reddedilmiştir.
Bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
T.C. Anayasasının "Ormanların korunması ve geliştirilmesi" başlıklı 169. maddesinde: "Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin 4. fıkrasında,"İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgiler, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptal edilmesine engel olmaz." Aynı Kanunun 10. maddesinde ; "İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler, altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgiler altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı istemin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilirler. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." Aynı Kanunun, "Üst Makamlara Başvurma" başlıklı 11. maddesinde ise, "İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur." kuralı yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
T.C. Anayasasında, ormanların korunması ve geliştirilmesinin güvence altına alınabilmesi için ayrıntılı düzenlemeler yapılmıştır. Bu bağlamda, Anayasa'nın "Ormanların korunması ve geliştirilmesi" başlıklı 169. maddesinin ilk fıkrasında "Devlet, ormanların korunması ve sahaların genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerine yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir", üçüncü fıkrasının ilk tümcesinde "Ormanlara zarar verebilecek hiç bir faaliyete izin verilemez" son fıkrasında da, fıkrada belirtilen ayrık durumlar dışında "orman sınırlarında daraltma yapılamaz" denilmektedir.
Maddenin gerekçesinde de bu hükümlerle orman tahribatı dolayısıyla meydana gelecek olan erozyon ve sel tahribatına engel olmak, orman bütünlüğünü korumak, yeni orman alanları tesis etmek ve ormanları devletin gözetiminde bulundurarak tekniğe uygun verimli şekilde işletilmesini sağlamak amacı güdüldüğü belirtilmiştir.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde, Anayasanın 169. maddesinde orman alanlarının korunması ve genişletilmesinin temel ilke olarak öngörüldüğü, bu koruma ve genişletme konusunda gerekli tedbirlerin alınması gerekliliğinin ifade edildiği, diğer taraftan devlet ormanlarının mülkiyetinin devredilemeyeceği, ormana yönelik suçların af kapsamına alınamayacağı, bilim ve fen bakımından kesin olarak ortaya konulmadıkça orman sınırlarında daraltılma yapılamayacağı belirtilerek orman alanlarının korunması konusunda son derece katı ilkeler belirlenmiştir.
Bu durumda, Manisa ili, Salihli ilçesi, … Mahallesi sınırları içinde kalan … ada, … parsel sayılı taşınmaz ile … ada, … parsel sayılı taşınmazın da bulunduğu 173.886,71m2 lik proje onama alanının 2886,52m2 lik bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu, toplu konut alanı projesine yönelik hazırlanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planıyla 1/5000 ölçekli nazım imar planının yukarıda belirtilen hukuki durumlar ve 6831 Sayılı Orman Yasasının tüm hükümlerinin "kamu düzeniyle" ilgili olduğu birlikte değerlendirildiğinde, davanın süresinde açıldığının kabulü ile işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin kararda hukuki isabet bulunmamıştır.
Bu itibarla, davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki İdari Dava Dairesi kararında isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süreaşımı yönünden reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 22/05/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.