T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/10023
Karar No : 2023/2747
DAVACI : … A. Ş.
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1- …
2- … A.Ş. Genel Müdürlüğü
VEKİLLERİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :"380 kv Verbana DGKÇS TM ve Alibeyköy TM Enerji İletim Hattı Projesi" kapsamında, Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından enerji iletim hatlarının yapımı amacıyla hat güzergahlarına isabet eden taşınmazlarda direk yerlerinin mülkiyet şeklinde, iletken salınım gabarilerinin ise irtifak kurulmak suretiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 21/03/2018 tarih ve 30367 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 05/03/2018 tarih ve 2018/11504 sayılı Bakanlar Kurulu kararının İstanbul İli, Eyüp İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 1.644,01 m²’lik kısmı yönünden iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Verbana İletim Hattının geçeceği güzergahın belirlenmesi için davacı ile davalı arasında yapılan ilk mutabakata uyulmaması üzerine ikinci kez mutabakat sağlandığı ve maliyetlerin davacı tarafından karşılandığı, ancak kurulum işlemlerinin başlamasıyla, davalının son mutabık kalınan güzergahtan farklı bir güzergahta direklerin ve tellerin kurulumunu gerçekleştirdiğinin fark edildiği, delil tespiti amacıyla başvurulan ... Sulh Hukuk Mahkemesi … D.İş sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi raporu davalının iletim hattı kurulumunu taraflar arasında mutabık kalınan son belirlenen güzergah olarak adlandırılan rotaya uygun gerçekleştirilmediğinin tespit edildiğinin belirtildiği, davalıya yapılan başvuruya, 15.02.2021 tarihli yazı ile Verbana İletim Hattı faaliyetlerinin, taraflar arasında mutabık kalınan güzergah doğrultusunda gerçekleştirildiği yönünde cevap verildiği, anılan işlemin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında açılan davada 17.06.2021 tarihli kararıyla keşif ve bilirkişi incelemesine kadar yürütmenin durdurulması kararı verildiği, yürütmenin durdurulması kararına rağmen davalı tarafından mutabık kalınan güzergahtan farklı güzergahta iletim hattı çalışmalarına devam edildiği, güzergahın 2 farklı güzergahtan geçebileceğine dair uzman görüşünün bulunduğu, 1. Alternatifte taşınmaza en az müdahale ile kamulaştırma yapılabileceği, 2. Alternatifte ise davacının veya herhangi üçüncü kişinin bir taşınmazına müdahale gerçekleştirilmeden ve kamulaştırma yapılmadan iletim hattının geçirilebileceği, acelelik kararının, kamulaştırılacak taşınmazların her biri ayrı ayrı gösterilmeksizin, genel ve ucu açık bir şekilde, somut gerekçeleri ortaya konulmadan, hatta Bakanlar Kuruluna tanınan yetkinin başka bir kuruma devrine yol açacak şekilde ölçülülük ilkesine aykırı olarak alındığı, acele olarak kamulaştırılacak taşınmazların somut bir şekilde tek tek belirtilmediği, iletim hattı güzergahının hangi koordinatlar üzerinden geçeceğinin, hangi taşınmazlar üzerinden rota çizeceğinin belirlenmediği, proje başlangıç ve proje sonuna ilişkin koordinatların ne olduğunun dahi dava konusu işlemde belirlenmediği, harita üzerinde koordinatların dahi yazılı olmadığı, bu hususun hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerini ihlal ettiği, başlangıç veya bitiş noktası belli olmayan ve oldukça geniş bir bölgeyi kapsayan alanda iletim hattının keyfi şekilde istediği taşınmazlar üzerinden geçirileceği, iletim hattı faaliyeti mutabakat doğrultusunda devam etse idi dava konusu taşınmazın 557,03m²’lik kısmının kamulaştırılacağı, acele kamulaştırma kararından ... Asliye Hukuk Mahkemesinin Değişik İş E:… dosyasında 01/10/2021 tarihinde keşif için geldiklerinde haberdar olunduğu belirtilerek, … tarih ve … sayılı Bakanlar Kurulu kararının İstanbul İli, Eyüp İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 1.644,01 m²’lik kısmı yönünden iptali istenilmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMALARI : Davanın süresinde açılmadığı, davacıya ait ... ada, ... parselin uç kısmından geçmek suretiyle taşınmazın bir kısmını etkileyebilecek ve daha önce hattın geçiş güzergahında bulunmayan üçüncü bir kişiye ait herhangi bir taşınmazı etkilemeyecek şekilde hat güzergahında değişikliğe gidilmesi hususunda davacı ile mutabakatla varıldığı, davacı ile mutabık kalınan güzergah değişikliğinin ... ada, … parseli etkilemeyecek şekilde düzenlendiği ve söz konusu durumun davacı tarafından da kabul edildiği, davacı tarafından açılan davada yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, söz konusu hattın güneyinde yer alan karayolu geçişi ile zeminde tesisli, enerjili ve işletmede bulunan 380 kV Boğazatlama 2 ve 380 kV Boğazatlama 3 Enerji İletim Hatlarının varlığı teknik açıdan herhangi bir alternatif güzergah üretilememesine sebep olduğu, 380 kV, Verbena DOGKÇS-Alibeyköy TM. Enerji İletim Hattının, İstanbul İlinin her geçen gün artmakta olan enerji ihtiyacının karşılanması ve ulusal enterkonnekte sisteminin güvenli çalışmasının temini için son derece hayati öneme sahip olduğu, dava konusu taşınmazın üstünden hattın 402A nolu direği ile 403 nolu direk bağlantısını ilgilendiren 402A nolu direkte yapılacak çalışma hattının enerjilendirilmesinin önündeki tek engel olduğu, tesis faaliyetleri sonuçlandırılmış olan bu tesisin işletmeye alınamamasının kamu kaynaklarının etkin kullanımının sekteye uğramasına sebebiyet verdiği belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, "380 kv Verbana DGKÇS TM-Alibeyköy TM Enerji İletim Hattı Projesi" kapsamında, Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından enerji iletim hatlarının yapımı amacıyla hat güzergahlarına isabet eden taşınmazlarda direk yerlerinin mülkiyet şeklinde, iletken salınım gabarilerinin ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 21/03/2018 günlü, 30367 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 05/03/2018 günlü, 2018/11504 sayılı Bakanlar Kurulu kararının İstanbul İli, Eyüp İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarelerin süre itirazı yerinde görülmemiştir.
Anayasa'nın 13. ve 35. madde hükümleri uyarınca mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla Anayasa'ya uygun olarak yasayla sınırlandırılması mümkün olup buna ilişkin düzenlemeler öncelikle kamu yararına dayanmalıdır. Ülkemizin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolüyle de mülkiyet hakkı bir insan hakkı olarak kabul edilmiş ve bu hakkın orantılılık ilkesi çerçevesinde kamu yararı gözetilerek sınırlandırılabileceği ifade edilmiştir. Buna göre, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması (mülkiyetin el değiştirmesi) kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır. Bu çerçevede, 2942 sayılı Yasanın işlem tarihinde yürürlükte bulunan şekliyle 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Bu koşullardan ikisi Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olması halleri şeklinde açıkça sayılmak suretiyle üstün kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasının gerçekleştirilmesi amacıyla acele kamulaştırma yoluna gidilebileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda üçüncü koşul olan aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar verilebilmesi için de kamu yararı ve kamu düzenine ilişkin olma halinin maddede yer alan diğer iki koşula paralel nitelik taşıması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, 380 kv Verbana DGKÇS TM-Alibeyköy TM Enerji İletim Hattının, bağlantı anlaşması kapsamında davalı idarelerden Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğünün yatırım programına alındığı, belirlenen güzergahın 3. havaalanı ve mania planının değişmesi nedeniyle revize edildiğinin bildirilmesi üzerine 15/05/2014 günlü, 10-210 sayılı kamu yararı kararının iptal edilerek 26/12/2014 günlü, 31-551 sayılı yönetim kurulu kararı ile uyuşmazlığa konu taşınmazın da yer aldığı özel mülkiyette bulunan taşınmazlardan 250.000 m2'lik kısmının mülkiyetinin, 12.000.000 m2 kısmının ise irtifak hakkı suretiyle kamulaştırılmasını teminen kamu yararı kararı alınarak 2942 sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırma kararı alınması amacıyla gerekli işlemlerin yapılmasına karar verildiği, kamu yararı kararının bakanlık makamınca 15/01/2015 tarihinde onaylandığı, enerji iletim hattının bir kısmında İSKİ'ye ait tarihi su yolları ve isale hatlarının bulunması nedeniyle bazı direklere isabet eden güzergahların değiştirilmesi sonucunda yeni güzergaha isabet eden taşınmazlara yönelik olarak … günlü, … sayılı yönetim kurulu kararıyla kamu yararı kararı alındığı, bu kararın da 25/10/2017 günlü bakan oluruyla onaylandığı, iletim hattının Eyüp ilçesine isabet eden kısımlarının … günlü, … sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi kararına dayanılarak 1/5000 ölçekli nazım imar planına işlendiği, uyuşmazlığa konu taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planı sınırları kapsamında olmadığı, güzergahın ormanlık alanda kalan kısımları için Orman Bölge Müdürlüğünce 25/07/2017 günlü, 53 sayılı olurla geçiş izni verildiği, davacı tarafından enerji iletim hattı güzergahının uyuşmazlığa konu taşınmazın üzerinden geçmemesi için güzergah değişikliği yapılması istemiyle 30/10/2017 tarihinde TEİAŞ Genel Müdürlüğüne başvuruda bulunulduğu, genel müdürlüğün … günlü, … sayılı yanıtında mahallinde yapılan etüt sonucunda yeni bir direk dikilmesinin gerektiği, yeni direğin maliyetinin davacı tarafından karşılanması ve yeni istimlak ve irtifak alanlarının kuruma herhangi bir hukuki sorun oluşturmaması durumunda konunun takip edilerek sonuçlandırılabileceğinin bildirildiği, süreç devam ederken … günlü, … sayılı dava konusu Bakanlar Kurulu kararı ile güzergahta kalan taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verildiği, davacı tarafından talep edilen güzergah değişikliğine ilişkin plan-profillerin 23/07/2018 tarihinde davalı TEİAŞ Genel Müdürlüğünce onaylandığı, ilave izin bedelleri ve yapılacak direk ilavesinin maliyetlerinin davacı tarafından ödenmiş olması nedeniyle mutabık kalınan yeni güzergaha ilişkin 06/11/2019 günlü, 146 sayılı Orman Bölge Müdürlüğü oluru kapsamında saha tesliminin yapıldığı, davacı tarafından davalı idare ile anlaşmaya varılan güzergahtan farklı bir güzergahta inşaata başlanıldığının fark edildiğinden bahisle ... Sulh Hukuk Mahkemesine delil tespiti için başvuruda bulunulduğu, mahkemenin … Değişik İş sayılı dosyasına sunulan 08/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda inşaatın belirlenen rotaya uygun gerçekleşmediğinin saptandığının belirtilmesi üzerine davacı tarafından 12/02/2021 tarihinde TEİAŞ 1. Bölge Müdürlüğüne yapılan başvuru ile inşaatın mutabık kalınan güzergaha göre gerçekleştirilmesinin istenildiği, başvuruya verilen … günlü, … sayılı yanıtla faaliyetlerin anlaşma yapılan şekilde yürütüldüğünün belirtilmesi suretiyle reddi üzerine bu işlemin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:… sayısına kayıtlı davanın açıldığı, davacıya ait taşınmazın 1664,01 m2'lik kısmına acele el konulması istemiyle ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E…. D.İş sayısına kayıtlı dava sırasında dava konusu işlemden haberdar olunduğundan bahisle bakılan davanın açıldığı, adı geçen mahkemenin … günlü, K:… sayılı kararıyla taşınmazın 1664,01 m2'sine el konulmasına karar verildiği, bedel tespiti ve tescil istemiyle açılan ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E: … sayısına kayıtlı davanın derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, UYAP sistemi üzerinden yapılan araştırmada, davacı tarafından güzergaha yönelik olarak yapılan başvurunun reddi yolundaki işlemin iptali istemiyle açılan ve ... İdare Mahkemesinin E:… sayısına kayıtlı dava dosyasında, idare mahkemesince verilen 21/04/2022 günlü kararla; "...yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporla dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacıya ait taşınmazın irtifak hakkı kurulmak suretiyle kamulaştırılmasına karar verilen kısmına ilişkin olarak, davacı ile davalı idare arasında belirlenen güzergaha aykırı şekilde elektrik iletim hattı inşa edildiği anlaşılmış olup, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin yürütülmesinin durdurulmasına" karar verildiği, yargılamanın devam ettiği anlaşılmaktadır.
Olayda, 380 kv Verbana DGKÇS TM-Alibeyköy TM Enerji İletim Hattının tamamlanarak üretilen enerjinin tüketim noktalarına gecikmeksizin ulaştırılabilmesi amacıyla güzergahta kalan uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmının daimi irtifak hakkı tesisi suretiyle kamulaştırılmasında kamu yararı bulunmakta ise de; İstanbul 2. İdare Mahkemesinin yukarıda yer verilen kararı ile davacı ile davalı idare arasında anlaşmaya varılan güzergah değişikliğine uyulmadığının saptanmış olması nedeniyle anılan kararın uygulanması kapsamında yeniden işlem tesis edilmesi gerekeceğinden, dava konusu acele kamulaştırma kararında bu nedenle hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, dava konusu 05/03/2018 günlü, 2018/11504 sayılı Bakanlar Kurulu kararının uyuşmazlığa konu taşınmaza yönelik olarak iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 16/11/2022 tarihinde, davacı vekilleri Av. …, Av. … ve Av. … ile davalılar … ve … A.Ş. Genel Müdürlüğü vekili Av. …'nin geldikleri, Danıştay Savcısı …'ın hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
"380 kv Verbana DGKÇS TM ve Alibeyköy TM Enerji İletim Hattı Projesi" kapsamında, Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından enerji iletim hatlarının yapımı amacıyla hat güzergahlarına isabet eden taşınmazlarda direk yerlerinin mülkiyet şeklinde, iletken salınım gabarilerinin ise irtifak kurulmak suretiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 21/03/2018 tarih ve 30367 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 05/03/2018 tarih ve 2018/11504 sayılı Bakanlar Kurulu kararının İstanbul İli, Eyüp İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 1.644,01 m²’lik kısmı yönünden iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan mevzuat hükümleri açısından bakıldığında, özel mülkiyet hakkının, korunması gereken temel insan hakları arasında öngörüldüğü, anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verildiği, bu düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahalelerin olabileceğinin öngörüldüğü, ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük yada orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği; aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir.
Bu açıdan, kamu gücü kullanılarak özel mülkiyetteki taşınmazların kamu eline geçirilmesini ifade etmesi anlamında kamulaştırmanın yargısal incelemesinde, mülkiyet hakkına söz konusu müdahalede yukarıda yer alan hükümler çerçevesinde kamu yararının varlığının, kanuni düzenleme gereğinin ve orantılılık noktasında adil dengenin sağlanıp sağlanmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun "Acele kamulaştırma" başlıklı 27. maddesinde; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği kuralına yer verilmiştir.
2942 sayılı Kanunun 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem şeklinde düzenlendiğinden, madde hükmü ile üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Bu koşullardan ikisinde Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olması halleri şeklinde açıkça sayılmak suretiyle üstün kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasının gerçekleştirilmesi amacıyla acele kamulaştırma yoluna gidilebileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda, üçüncü koşul olan aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar verilebilmesi için de kamu yararı ve kamu düzenine ilişkin olma halinin maddede yer alan diğer iki koşula paralel nitelik taşıması gerekmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Usul Yönünden:
Davanın süresinde açılmadığı iddiası bakımından;
İdari işlemlerin nitelikleri gereği özel yasalarında genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasa’nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir.
Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazete'de yayımlanması ilgililere tebliğ hükmünde olmadığından acele kamulaştırmaya ilişkin işlemlerin Anayasada yer alan bir temel hak ve özgürlük olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte bireysel işlem olması karşısında otuz gün içinde dava açılacak idarenin gösterilmesi suretiyle ilgiliye tebliğ edilmesi, Anayasada güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün de gereğidir.
Bu çerçevede, muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının, usulüne uygun yazılı bildirimi üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği, bu durumda 2577 sayılı kanunun 20/A maddesinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2015 tarihli, E:2014/5590, K:2015/891 sayılı kararı ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararları da bu yöndedir.
Uyuşmazlıkta, dava konusu Bakanlar Kurulu Kararının davacıya tebliğ edildiğine dair belgenin dosyaya sunulmadığı ve davacı tarafından öğrenme tarihi üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde davanın açıldığı anlaşılmış ve davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir.
Esas Yönünden:
Özel mülkiyet hakkının korunması gereken temel insan hakları arasında öngörüldüğü, anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verildiği, bu düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahalelerin olabileceğinin öngörüldüğü, ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük yada orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir.
Anayasa’nın 35. maddesinin ikinci fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin Kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir Acele kamulaştırma usulü idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulüdür. Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. Acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte; yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanımaktadır. Taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca kamulaştırma acele usulle yapılmaktadır.
Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelilik halinin bulunduğu durumlarda Bakanlar Kurulunca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir.
Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerekmektedir.
Acelelik koşulunun kamu düzenine ilişkin olması gerektiği ve kamu yararının ise, olağan kamulaştırma usulü ile sağlanması amaçlanan kamu yararından farklı olarak, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren, aceleliği zorunlu kılan bir yarar olduğu açıktır.
Uyuşmazlıkta; davaya konu taşınmazın acele kamulaştırılmasına yönelik şartların oluşup oluşmadığı, yani acelelik durumunun bulunup bulunmadığı yönünden bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, 380 kV Verbana DGKÇS TM-Alibeyköy TM Enerji İletim Hattının, bağlantı anlaşması kapsamında davalı idarelerden … A.Ş. Genel Müdürlüğünün yatırım programına alındığı, belirlenen güzergahın 3. havaalanı ve mania planının değişmesi nedeniyle revize edildiğinin bildirilmesi üzerine … günlü, … sayılı kamu yararı kararının iptal edilerek uyuşmazlığa konu taşınmazın da yer aldığı özel mülkiyette bulunan taşınmazlardan 250.000 m²'lik kısmının mülkiyetinin, 12.000.000 m² kısmının ise irtifak hakkı suretiyle kamulaştırılmasını teminen … tarih ve … sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile kamu yararı kararının alındığı, … tarih ve … sayılı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yazısıyla onaylandığı, 380 kV'luk Verbana DGKÇS TM-Alibeyköy 1M Enerji İletim Hattının …-… nolu direkleri arasında kalan güzergahta, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Karayolları tarafından dökülen kazı fazlası dolgu alanı sebebiyle zorunlu olarak yaklaşık 3 km'lik hat güzergahında deplase yapıldığının, ayrıca …-… nolu pilonlar ile …-… nolu pilonlar arasında İSKİ'ye ait tarihi su yolları ve isale hatlarının bulunması nedeniyle yaklaşma mesafelerinin düzenlenmesi zorunluluk arzettiğinin bildirilmesi üzerine, değişiklik yapılan kısımlar için kısmi iptalli olarak … tarih ve … sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile alınan Kamu Yararı Kararının … tarih ve … sayılı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yazısıyla onaylandığı, enerji iletim hatlarının yapımı amacıyla hat güzergahlarına isabet eden taşınmazlarda direk yerlerinin mülkiyet şeklinde, iletken salınım gabarilerinin ise irtifak kurulmak suretiyle … A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırılmasına karar verilmesi üzerine anılan Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacının taşınmazının davaya konu proje güzergahında olduğu, bu güzergahta yapılacak olan elektrik iletim hattına ilişkin uygulamaların -söz konusu bölgede gerek çeşitli üretim faaliyetleri gerekse de nüfus yoğunluğundan kaynaklı elektrik enerjisine olan talebin fazlalığı, artan enerji ihtiyacının biran önce karşılanabilmesi ve enerji arzının kesintisiz, sürekli biçimde sağlanabilmesi gerekliliği hususları dikkate alındığında- ivedilikle yapılmasının kamu yararının gereği olduğu, bu doğrultuda acele kamulaştırma kararı alınmasında kamu yararının bulunduğu, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27.maddesinde belirtilen acele kamulaştırma şartının gerçekleştiği görülmektedir.
Öte yandan; her ne kadar, davacı tarafından güzergaha yönelik olarak yapılan başvurunun reddi yolundaki işlemin iptali istemi ile ... İdare Mahkemesinde açılan davada, Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile davacıya ait taşınmazın irtifak hakkı kurulmak suretiyle kamulaştırılmasına karar verilen kısmına ilişkin olarak, davacı ile davalı idare arasında belirlenen güzergaha aykırı şekilde elektrik iletim hattı inşa edildiğinin anlaşıldığı, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiş ise de; söz konusu davada yaptırılan bilirkişi incelemesi sonrasında düzenlenen bilirkişi raporu incelendiğinde özetle; "Rapor içinde verilen Güzergah krokisinden ve Harita Mühendisliğinde kullanılan sayısal yöntemlerle yapılan hesaplamalardan görüleceği üzere TEİAŞ hattının ... parselin komşu 13 parsele doğru yaklaştırılması durumunda (d alanı) 19,38 m² lik alanın kullanılamayacak durumda olduğunun sayısal yöntemle hesaplandığı, TEİAŞ'ın harita üzerinde yaptığı çalışma neticesinde Orman İdaresine gerekli paranın yatırılması durumunda hat güzegahını ayarlayarak davacının 557,03 m² lik bir kaybı olacağının hesaplandığı, bu kayıp alan hesabında tarafların anlaştıklarının görüldüğü, ancak, yüksek gerilim direklerinin dikilmesi ve iletkenlerin çekilmesinden sonra yapılan ölçümlerde TEİAŞ hattının ... parselin ortasına doğru yaklaştığı böylece hat güzergahı üzerinden görüleceği üzere önceki hat güzergahlarında kayıp olan 19,38 m² + 557,03 m² = 576,41 m² lik alana ilave olarak 1.743,78 m² lik bir alanın daha davacı bakımından kullanılamaz hale geldiği, davacının toplam alan kaybının ise 1.743,78 m² + 576,41 m² = 2.320,19 m² olacağının hesaplandığı, bu durumda davacı taraf ... parselin tamamı olan 21.135,86 m² sinin tamamına sahip iken, TEİAŞ hattı nedeniyle fiili olarak sahip olacağı alanın 21.135,86 m² - 2320,19 m² = 18.815,67 m² ye düştüğü, ancak, yukarıda açıklandığı gibi ileriki zamanda geri kalan alanı değerlendirmek çok sınırlı olacağı, taraflarca yapılan … tarih … sayılı mutabakat ve ekli krokiden anlaşılacağı üzere TEİAŞ’ın ... parselin mümkün olan en küçük alanında söz konusu hattı geçirmesi gerekirken bu mutabakata uymadığı, uyması için yeterince hesaplamalar ve yerinde tespitler yapılmadığı, dosyada bulunan ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin … D.iş sayılı dosyasında yapılan delil tespitindeki ölçüm metodu, bu ölçümlere dayanan krokilerin olayın oluşunu açıkladığı ve bilimsel olarakta geçerli bir rapor düzenlenmiş olduğu" tespitlerinin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Söz konusu raporda geçen tespitler ve dosya kapsamındaki taraflar arasında yapıldığı belirtilen, ancak davacının, idare tarafından gereği gibi uygulanmadığını iddia ettiği mutabakata ilişkin veriler çerçevesinde, iletim hattının mutabakat doğrultusunda yapılması durumunda davaya konu taşınmazın uç kısmından geçmek üzere 557,03 m²'lik kısmının kamulaştırılmasının yeterli olacağı, iletim hattının idare tarafından belirlenen en son güzergaha göre yapılması halinde ise, rapora göre davacının 2.320,19 m² kaybının olacağının hesaplandığı, idarece el koyma işlemlerinin ise 1.644,01 m²'lik kısım yönünden yürütüldüğü hususları birlikte değerlendirildiğinde; kamulaştırma işlemi ile acele kamulaştırma işleminin birbirlerinden farklı işlemler olduğu, uyuşmazlıkta acelelik durumunun bulunup bulunmadığı yönünden değerlendirme yapıldığı dikkate alındığında, artan enerji ihtiyacının biran önce karşılanabilmesi ve enerji arzının kesintisiz, sürekli biçimde sağlanabilmesi gerekliliği karşısında davaya konu elektrik iletim hattının yapılmasında acelelik hali bulunduğu hususunda duraksama bulunmamakta olup, davaya konu karar uyarınca taşınmazın kamulaştırma yapılacak güzergahta olduğu, taşınmazın mümkün olan en küçük alanı için olsa dahi, her durumda davaya konu iletim hattı için kamulaştırılması gerektiği, ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı sonrasında idarece yapılacak davaya konu taşınmaza özgü yeni güzergah belirlemesine göre taşınmazın ne kadarlık kısmının kamulaştırılacağının netleştirileceği ve kamulaştırma işleminin de bu yeni belirlenecek m² üzerinden yapılacağı anlaşıldığından, davacının bu husustaki iddiasına itibar edilmemiştir.
Bu durumda, yukarıda belirtilen sebeplerle davaya konu Bakanlar Kurulu Kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı davalar için belirlenen …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Varsa posta avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 15/03/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X):
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından güzergaha yönelik olarak yapılan başvurunun reddi yolundaki işlemin iptali istemi ile ... İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyası ile açılan davada verilen … tarih ve K:… sayılı karar ile davacıya ait taşınmazın irtifak hakkı kurulmak suretiyle kamulaştırılmasına karar verilen kısmına ilişkin olarak, davacı ile davalı idare arasında belirlenen güzergaha aykırı şekilde elektrik iletim hattı inşa edildiğinin anlaşıldığı, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; belirtilen İdare Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde, davacı ile davalı idare arasında anlaşmaya varılan güzergah değişikliğine uyulmadığının belirlenmiş olduğu görüldüğünden ve söz konusu İdare Mahkemesi kararı sonrasında ilgili idare tarafından yeniden işlem tesis edilmesi gerekeceğinden, dava konusu acele kamulaştırma kararında hukuka uyarlık bulunmadığından, davaya konu Bakanlar Kurulu kararının uyuşmazlığa konu taşınmaz yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.