T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/10336
Karar No : 2023/2148
DAVACILAR : 1- … 2- … 3- … 4- … 5- … 6- …
7- …
VEKİLLERİ : Av. …
DAVALILAR :1-… Bakanlığı-…
VEKİLİ : …, Hukuk Müşaviri …
2- …Belediye Başkanlığı - …
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : İstanbul ili, Zeytinburnu ilçesi, … Mahallesi, … pafta, …ada, … parsel sayılı taşınmazda bulunan davacıların bağımsız bölüm maliki oldukları … sitesi … Blok için Zeytinburnu Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemiyle tesis edilen riskli yapı tespiti işleminin, 15/12/2012 tarih ve 28498 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 3. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde belirtilen riskli yapı tanımının ve aynı Yönetmeliğin 27/10/2016 tarih ve 29870 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik 7. maddesinin 3. fıkrasının 3. cümlesinde yer alan "tespit başvurusunda bulunan" ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACILARIN İDDİALARI : Lisansı iptal edilen … Kentsel Dönüşüm isimli firmanın tamamlayamadığı riskli yapı tespiti işini devralan … Mühendislik isimli firmanın tamamladığı, yapının bulunduğu parselde 7 blok olduğu halde sadece davacıların ikamet ettiği … Blok'un riskli bulunduğu, raporun mevzuatta belirlenen sürede tamamlanarak verilmediği ve kendilerine tebliğ edilmediği, tespiti yapan firmanın sitenin yeniden yapımını üstlenen Tahincioğlu isimli müteahhitlik firmasıyla beraber hareket ettiği, binanın riskli olmadığının … Kentsel Dönüşüm isimli firmadan aldıkları rapor ile ispat edildiği, gerek … Mühendislik gerekse … Müteahhitlik isimli firmalarla davacıların husumetli olduğu, bu nedenle riskli yapı raporunun teknik açıdan yetersiz ve gerçeğe aykırı olarak düzenlendiği, bu rapora dayanılarak tesis edilen dava konusu riskli yapı tespit işleminin de hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Ayrıca riskli yapı tespitinin başladığını bildiren elektronik yazılım sistemine işlenen yapı kaydından sonra tespit işinin 2 ay içerisinde bitirilememesi halinde sistemdeki kaydın silinmesini isteme hakkının sadece tespit isteyen maliklere verilmesinin, onların dışında kalan diğer yapı maliklerinin mülkiyet hakkını ihlal edeceği, bu nedenle, dava konusu Yönetmeliğin 7/3.maddesinin 3.cümlesindeki "tespit başvurusunda bulunan" ibaresinin Anayasanın 2.,10.,35.,36.,40. ve 125.maddelerine ve hukuka aykırı olduğu öne sürülmüştür.
Dava konusu Yönetmeliğin 3/1-(g) maddesinde; riskli yapı tanımlanırken güçlendirme, yeniden yapım, riskli bina, imar durumu, yıkım sonrası uygulanacak imar durumu, güçlendirme maliyeti ve yeniden yapım maliyeti hususlarına yer verilmediğinden bu fıkranın hukuka aykırı olduğu, belirtilen zorunlu unsurları içermeyen 6306 sayılı Kanunun 2.maddesinin ve uygulamayla ilgili 3.maddesinin de Anayasaya aykırı olduğu, bu iddialarının da ciddi görülerek anılan maddelerin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği ileri sürülmüştür.
DAVALI İDARELERDEN … BAKANLIĞININ SAVUNMASI :
Dava açma süresinde açılmayan davanın bu nedenle reddi gerektiği, binanın lisanslı bir firma olan … Mühendislik isimli bir firma tarafından usulüne uygun olarak incelenip riskli bulunduğu, yapı malikleri tarafından riskli yapı işlemine itiraz edilmesi üzerine İstanbul Riskli Yapı Tespitine İtiraz Değerlendirme Teknik Heyetince verilen 03/08/2018 günlü karar ile itirazın oybirliğiyle reddedildiği, yapıda daha fazla tahribata neden olmamak için … Kentsel Dönüşüm isimli firma tarafından alınan karot numunelerinin sonraki tarihte düzenlenecek bir rapora esas alınmasının hukuken mümkün olduğu, imar barışından yararlanılarak alınan yapı kayıt belgesinin kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerli olduğundan yıkıma engel teşkil etmeyeceği, güçlendirmeye ilişkin yönetmelikte belirlenen bir usul olduğundan riskli yapı raporunda bu hususa değinilmesinin gerekmediği, riskli yapı raporunun tebliğ edileceğine ilişkin mevzuatta bir hüküm bulunmadığı savunulmuştur.
Dava konusu Yönetmeliğin 3.maddesinin 1.fıkrasının (g) bendinde yer alan riskli yapı tanımının, dayanağı 6306 sayılı Kanunun 2.maddesinin (d) bendinde yer alan riskli yapı tanımına uygun olarak düzenlendiği, anılan Kanunun bu maddesinin Anayasa Mahkemesine açılan iptal davasına konu edildiği, Anayasa Mahkemesinin 27/02/2014 günlü, E:2012/87, K:2014/41 sayılı kararı ile anılan hükümlerin Anayasaya aykırı olmadığına karar verildiği, düzenlemenin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
Diğer taraftan; aynı Yönetmeliğin 7.maddesinin 3.fıkrasının 3. cümlesinde yer alan "tespit başvurusunda bulunan" ibaresi, dayanağı 6306 sayılı Kanunun 3.maddesinin 1. fıkrası uyarınca riskli yapı işlemleri tespit başvurusunda bulunan malik ile lisanslı kuruluş arasında yapılan sözleşmeye göre yapılmakta olup, bu sözleşmeden de ancak sözleşmenin tarafları olan malik ve lisanslı kuruluş tarafından vazgeçilebileceği, aksine durumun kabulü halinde ücret karşılığında sözleşme imzalayan malikin mağduriyetine sebep olunacağı, ayrıca, riskli yapı işlemi devam ederken başka bir malik tarafından yapı kaydının sildirilmesi suretiyle işin sekteye uğramasına sebep olunacağı, anılan ibarenin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
DAVALI İDARELERDEN … BELEDİYE BAŞKANLIĞININ SAVUNMASI :
Öncelikle, usule ilişkin olarak, Belediye tarafından tesis edilen dava konusu işlemi inceleme görev ve yetkisinin Danıştay'da olmadığı, Anayasaya aykırılık iddialarının da ciddi olmadığından reddi savunulmaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin 3.maddesinin 1.fıkrasının (g) bendinde yer alan riskli yapı tanımına ilişkin somutlaşmış bir iddia ileri sürülemediği, kuralın Kanuna niçin aykırı olduğunun davacı tarafça ispat edilemediği savunulmuş; diğer taraftan, dava konusu Yönetmeliğin 7.maddesinin 3.fırkasının 3. cümlesinde yer alan "tespit başvurusunda bulunan" ibaresinin riskli yapıya ilişkin mükerrer başvuruların önüne geçme amacını taşıdığı, riskli yapı tespiti başvurusuyla elektronik sisteme yapılan kaydın karışıklığa engel olduğu, bu kaydın tapuya şerh sonucunu doğurmadığı, dolayısıyla diğer maliklerin mülkiyet hakkını da ihlal etmediği, işlemi başlatan malikin ancak işlemden dönebileceğine ilişkin bu kuralın hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Davalı idarelerden Zeytinburnu Belediye Başkanlığının … günlü, … sayılı riskli yapı tespiti işleminin ilk derece mahkemelerinde başka maliklerce açılan davalarda iptal edildiği görüldüğünden bu yönden karar verilmesine yer olmadığına, bu işlemin dayanağı olan dava konusu 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 3/1.maddesinin (g) bendi yönünden de davanın reddi gerektiği, davacının 6306 sayılı Kanunun 2/d ve 3/1 maddeleri hakkında Anayasa Mahkemesine başvurulması istemine ilişkin ise anılan Kanunun daha önce Anayasa Mahkemesi denetiminden geçtiği, Mahkemenin 27/02/2014 günlü, E:2012/87, K:2014/41 sayılı kararıyla anılan maddeler yönünden davanın reddedildiği, Anayasa'nın 152/4. maddesi uyarınca ret kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından sonra 10 yıl geçmedikçe aynı Kanun hükümleri hakkında Anayasa Mahkemesine tekrar başvuruda bulunulamayacağından Anayasa aykırılık iddiasının incelenme olanağı olmadığı düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ : İstanbul ili, Zeytinburnu İlçesi, …Mahallesi, …pafta, …ada, …parsel sayılı taşınmazda bulunan … sitesinde davacıların bağımsız bölüm maliki oldukları … Blok için Zeytinburnu Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün … günlü, … sayılı işlemiyle tesis edilen riskli yapı tespiti işleminin, 15/12/2012 günlü, 28498 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 3. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde belirtilen riskli yapı tanımının ve aynı Yönetmeliğin 27/10/2016 günlü, 29870 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik 7. maddesinin 3. fıkrasının 3. cümlesinde yer alan "tespit başvurusunda bulunan" ibaresinin iptali istemiyle açılan davada; Danıştay Ondördüncü Dairesinin 13/03/2019 günlü, E:2018/5407, K:2019/1930 sayılı kararıyla, davanın, Zeytinburnu Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün … günlü, … sayılı işlemine ilişkin kısmının incelenmeksizin reddine, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 3.maddesinin 1.fıkrasının (g) bendine ilişkin kısmının süre aşımı yönünden reddine, aynı Yönetmeliğin 7.maddesinin 3. fıkrasının 3. cümlesinde yer alan "tespit başvurusunda bulunan" ibaresine ilişkin kısmının ise ehliyet yönünden reddine karar verildiği, bu kararın davacılar tarafından temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/09/2021 günlü, E:2019/1187, K:2021/1577 sayılı kararıyla, kararın 03/05/2018 günlü, 26943 sayılı işlem ile kararın bu kısmına bağlı olarak 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 3.maddesinin 1.fıkrasının (g) bendine ilişkin kısmının bozulmasına, Yönetmeliğin 7.maddesinin 3. fıkrasının 3. cümlesinde yer alan "tespit başvurusunda bulunan" ibaresi yönünden davacıların kuralın iptalini istemekte menfaati bulunmakta ise de, anılan maddenin iptali istemiyle açılan davada süre aşımı bulunduğundan, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmında sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle kararın bu kısmının onanmasına karar verildiği anlaşıldığından, bozma kararı uyarınca kararın bozulan kısmı yönünden işin esası incelendi:
Davacılar tarafından, dava konusu yönetmeliğin dayanağı olan 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 2/d ve 3/1 maddelerinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmişse de; 6306 sayılı Kanunun anılan hükümlerinin de iptali istemiyle yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesinin 27/02/2014 günlü, E:2012/87, K:2014/41 sayılı kararıyla anılan maddeler yönünden istem reddedildiğinden, Anayasa'nın 152. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, Anayasa Mahkemesi'nin işin esasına girerek verdiği ret kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı Kanun hükmünün Anayasa'ya aykırılığı iddiası ile tekrar başvuruda bulunulamayacağı dikkate alındığında davacının Anayasa'ya aykırılık iddiasının incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, İstanbul ili, Zeytinburnu ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazda bulunan … sitesinde davacıların maliki olduğu bağımsız bölümleri de kapsayan yapılara ilişkin riskli yapı tespiti işlemi yapılması amacıyla maliklerden … tarafından yapılan başvuru üzerine … elektronik yazılım sisteminde 21/10/2016 tarihinde yapı kaydının oluşturulduğu ve …Kentsel Dönüşüm Lab. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından 15/02/2017 tarihinde riskli yapı tespitinin yapılmaya başlanıldığı, ancak tespitin tamamlanamadığı, bu sırada anılan şirketin lisansının … günlü, … sayılı Bakanlık oluru ile iptal edildiği, daha sonra işlemi devralan … Mühendislik ve Gayr. Dan. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından hazırlanan riskli yapı tespit raporunun Zeytinburnu Belediye Başkanlığı tarafından onaylanarak, Zeytinburnu Belediye Başkanlığının … günlü, … sayılı dava konusu yazısı uyarınca Tapu Sicil Müdürlüğünce taşınmazın tapu kaydına riskli yapı belirtmesinin konulduğu, davacılar vekilince 13/06/2018 tarihinde riskli yapı tespit işlemine itiraz edildiği, itiraz hakkında bir karar verilmeden 29/06/2018 tarihinde bakılan davanın açıldığı, davanın devamı sırasında da anılan itirazın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul IV Nolu Riskli Yapı Tespitine İtiraz Değerlendirme Heyeti tarafından … günlü, … karar sayılı işlemle reddedildiği anlaşılmaktadır.
6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 3. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde belirtilen riskli yapı tanımı yönünden;
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 2. maddesinde, "Riskli yapı; Riskli alan içinde veya dışında olup ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı ilmî ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapı" olarak tanımlanmıştır.
6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin tanımlar ve kısaltmalar başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde de "Riskli yapı: Riskli alan içinde veya dışında olup ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı ilmî ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapıyı veya yapıları,..." ifade eder düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu durumda, 6306 sayılı yasada yer alan riskli yapı tanımına iptali istenilen yönetmelik hükmünde aynen yer verilmiş olması nedeniyle anılan hükümde yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Zeytinburnu Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün … günlü, … sayılı işlemiyle tesis edilen riskli yapı tespiti işlemi yönünden;
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dava konusu işlemle riskli yapı tespiti yapılan … sitesi … Blok maliklerinden farklı kişiler tarafından, aynı işlemin iptali istemiyle açılan davalarda, … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı ve … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararlarıyla işlemin iptaline karar verildiği ve bu kararlara karşı yapılan istinaf başvurularının … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı ve … günlü, E:…, K…. sayılı kararlarıyla kesin olarak reddedilmesiyle anılan kararların kesinleştiği anlaşıldığından, mahkeme kararıyla iptal edilen dava konusu işlem yönünden davanın konusunun kalmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın, Zeytinburnu Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün … günlü, … sayılı işlemine ilişkin kısmı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 3. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde belirtilen riskli yapı tanımına ilişkin bölümünün ise reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, duruşma için taraflara önceden bildirilen 01/03/2023 tarihinde, davacılar vekili Av. …'ın duruşmaya gelmeyerek mazeret bildirdiği, anılan mazeretin kabul edilmediği, davalılardan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlğı vekili Hukuk Müşaviri …'in geldiği, davalılardan Zeytinburnu Belediye Başkanlığı vekili Av. …'ın ise gelmediği, Danıştay Savcısı …'ın hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Davanın kısmen incelenmeksizin reddi, kısmen süre aşımı yönünden reddi, kısmen ehliyet yönünden reddi yolunda verilen Danıştay Ondördüncü Dairesinin 13/03/2019 tarih ve E:2018/5407, K:2019/1930 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/09/2021 tarih ve E:2019/1187, K:2021/1577 sayılı kararıyla davanın ehliyet nedeniyle reddine ilişkin kısmının onanması, davanın kısmen incelenmeksizin reddi ve kısmen süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısımlarının ise bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul İli, Zeytinburnu İlçesi, …Mahallesi, … pafta, …ada, …parsel sayılı taşınmazdaki … Sitesinde maliki bulundukları bağımsız bölümleri de kapsayan yapılara ilişkin riskli yapı tespiti yapılması amacıyla maliklerden … tarafından yapılan müracaat üzerine … elektronik yazılım sistemine 21/10/2016 tarihinde yapı kaydının oluşturulduğu, … Kentsel Dönüşüm Lab. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından 15/02/2017 tarihinde riskli yapı tespitinin yapılmaya başlandığı, ancak tamamlanmadığı, bu sırada anılan şirketin lisansının da davalı Bakanlığın … günlü, … sayılı Olur'u ile iptal edildiği, daha sonra işlemi devralan … Mühendislik ve Gayr. Dan. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından hazırlanan riskli yapı tespit raporunun davalı idarelerden Zeytinburnu Belediye Başkanlığına sunulması üzerine, bu raporun Belediye tarafından 03/05/2018 tarihinde onaylandığı, Zeytinburnu Belediye Başkanlığının … günlü, …sayılı yazısı uyarınca Tapu Sicil Müdürlüğünce taşınmazın tapu kaydına riskli yapı belirtmesi konularak riskli yapı tespitine karşı 15 gün içinde itiraz edebileceklerini de bildiren yazının davacılara 05/06/2018 tarihinde tebliğ edildiği, bunun üzerine, davacılar vekilince Zeytinburnu Belediye Başkanlığına hitaben yazılan … günlü … sayılı itiraz dilekçelerinin sunulduğu, itirazın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul IV Nolu Riskli Yapı Tespitine İtiraz Değerlendirme Heyeti tarafından … günlü, … karar sayısı ile reddedildiği, ancak davacılar vekilince bu itiraz sonucu beklenilmeden 29/06/2018 tarihinde bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Zeytinburnu Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün … günlü, … sayılı işlemi yönünden yapılan incelemede;
Riskli yapı tespitine ilişkin dava konusu işlemin, dosya haricindeki başka malikler tarafından ilk derece mahkemesinde açılan (… İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı ve … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı) davalarda iptal edildiği, iptal kararına karşı yapılan istinaf başvurularının ise kesin olarak reddedildiği (…Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı ve … günlü, E:…, K…. sayılı kararlarıyla) böylece yargısal anlamda kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, dava konusu İstanbul İli, Zeytinburnu İlçesi, …Mahallesi, …pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazdaki … Sitesinde maliki bulundukları bağımsız bölümleri de kapsayan riskli yapı tespiti işlemine ilişkin Zeytinburnu Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün … günlü, … sayılı işleminin yargı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle, karar tarihi itibarıyla uygulanma kabiliyeti kalmayan işlem yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmış olup, konusuz kalan dava hakkında ise karar verilmesine hukuki olanak bulunmamaktadır.
6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 3. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi yönünden yapılan incelemeye gelince;
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 2. maddesinde, "Riskli yapı; Riskli alan içinde veya dışında olup ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı ilmî ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapı" olarak tanımlanmıştır.
6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin tanımlar ve kısaltmalar başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde de; "Riskli yapı: Riskli alan içinde veya dışında olup ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı ilmî ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapıyı veya yapıları,..." ifade eder düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu durumda, 6306 sayılı Yasada yer alan riskli yapı tanımının iptali istenilen Yönetmelik hükmünde aynen yer aldığı dikkate alındığında, anılan bent yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Zeytinburnu Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün … günlü, … sayılı işlemi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 3. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi yönünden ise DAVANIN REDDİNE,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin haklılık durumu dikkate alınarak takdir edilen …-TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, …-TL'sinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Temyiz aşamasında yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmediğinden …-TL harcın istemi halinde davacıya iadesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekili duruşmaya katılmayan davacılar için duruşmasız davalar için belirlenen .. TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden Zeytinburnu Belediye Başkanlığından alınarak davacılara verilmesine, duruşmalı davalar için belirlenen … TL vekalet ücretinin ise davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine,
6. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 01/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.