T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/10516
Karar No : 2023/2357
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı - ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:... , K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde bulunan işyerine ait ... günlü, ... sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesine ilişkin ... günlü, ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; gerek 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununda kentsel sit alanı olarak ilan edilen bölgede taşınmazların hiç bir şekilde fonksiyonu dışında kullanıma tabi tutulamayacağı yönünde bir düzenlemenin bulunmaması, gerekse İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelikte meskenlerin işyeri olarak kullanımını yasaklayan bir hükme yer verilmediği gibi kat maliklerinin oybirliği ile izin vermesi halinde meskenlerde sinema, tiyatro, kahvehane, gazino, pavyon, bar, kulüp ve dans salonu gibi işyerlerinin bile faaliyet gösterebileceğinin düzenlenmiş olması karşısında, davacı şirkete ait işyerinde yürütülen faaliyetin tescilli bölgede bulunan yapıya zarar verici nitelikte olduğu yönünde bir tespit veya değerlendirmeye yer verilmeksizin, kentsel sit alanı olarak tescil edilen bölgede konut alanında kalan yapılarda hiçbir şekilde işyeri faaliyetinin söz konusu olamayacağından bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; işyeri açma ve çalışma ruhsatının Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul I Numaralı Yenileme Alanları Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının uygulanmasından dolayı iptal edildiği, kurul kararlarına uymanın zorunlu olduğu; uygulama imar planında görüleceği üzere taşınmazın, dünya miras listesine alınan Süleymaniye bölgesinde bulunduğu; işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onyedinci Dairesi tarafından Danıştay Onuncu Dairesine ve Danıştay Onuncu Dairesi tarafından ise, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden; İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı yerde bulunan taşınmazla ilgili iletilen restorasyon tadilat projesinin uygun olmadığına, yapının 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planına göre konut fonksiyonunda kullanılmasına, mevcut aykırı uygulmaların ... günlü, ... sayılı kurul kararı ile onaylı restorasyon projesine uygun hale getirilmesine, aksi halde suç duyurusunda bulunulacağına ve karardaki hususların ilgili Belediyesince takip edilmesine İstanbul I Numaralı Yenileme Alanları Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararı ile karar verildiğinden bahisle kurul kararının uygulanmasında herhangi bir engel teşkil etmemesi için davacıya ait ... günlü, ... sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatının ... günlü, ... sayılı işlemle iptali üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT :
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 9. maddesinde; “Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır” hükmü ile 16. maddesinde “Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız olarak inşaat yapmak yasaktır. Buralarda ruhsatsız olarak yapılacak inşaatlar ile koruma amaçlı imar planlarında, plana; sitlerde, sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında imar mevzuatına göre işlem yapılır.” kuralına; 61. maddesinde “Kamu kurum ve kuruluşları ve belediyeler ile gerçek ve tüzel kişiler, Koruma Yüksek Kurulu ve koruma bölge kurullarının kararlarına uymak zorundadır” hükmüne yer verilmiştir.
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun 27/10/2006 günlü, 26329 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 720 sayılı ilke kararında; mimari, mahalli, tarihsel, estetik ve sanat özelliği bulunan ve bir arada bulunmaları sebebiyle teker teker taşıdıkları kıymetten daha fazla kıymeti olan kültürel ve tabii çevre elemanlarının birlikte bulundukları alanların kentsel sit alanları olduğu belirtilmiş, aynı kararda kentsel sit alanında bulunan yapıların kullanım şartları ve bunlara ilişkin denetim usulünün öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava konusu taşınmazın bulunduğu alan, kentsel sit alanı olarak ilan edilmiş olup, tescile değer bulunmuş ve bu alandaki konutların korunmasına karar verilmiştir. 2863 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca da tescil edilen yerlerin kullanımlarının değiştirilmesi yasaklanmış bulunmaktadır.
Tescil edilen ve konut alanında kalan dava konusu bölgenin konut dışında bir amaçla, işyeri olarak kullanılması halinde ise, koruma kurulu kararı işlevsiz kalacağı gibi tescile esas alınan niteliklerin kaybolmasına da sebep olunacaktır.
Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler ile yukarıda bazı kısımları da alıntılanan mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; sahip olduğu bazı özellikleri nedeniyle, gelecek nesillere aktarılmasında yarar görülen eserlerin mevcut hallerinin korunmasının sağlanmasına yönelik olarak kamu idarelerinin bir takım önlemler alması doğaldır. Kamu idarelerinin, sit alanlarında bulunan yerlerde icra edilen ve nitelikleri itibarıyla sit alanının dokusunu bozacak olan faaliyetlerin, koruma amacına aykırı olduğunun tespit edilmesi halinde engellenmesine karar verme yetkilerinin bulunduğunu kabul etmek gerekir.
Bu durumda, dava konusu işyerinin bulunduğu binanın tescilli kültür varlığı olduğu, imar planlarında konut fonksiyonunda bulunduğu, bu nedenle anılan binanın işyeri olarak kullanılmasının mümkün olmadığı; bahsi geçen yerle ilgili koruma kurulu kararlarına uymak zorunluluğunda olan ve bu kararı uygulamakla yetkili olan davalı idare durumundaki belediyelerce, kentsel sit alanı ilan edilen yerde bulunan ve bu bölgede mer'i olan imar planında da konut alanı fonksiyonunda yer alan binada mevcut bir işyerine ruhsat verilmemesi gerektiği, nitekim bu durumun anılan kurul kararı ile de ortaya konulduğu; öte yandan söz konusu aykırılığın sonradan giderilebilecek bir husus olmaması nedeniyle davacıya süre verilmesine de gerek olmadığı anlaşıldığından davacıya ait işyerinin işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık; dava konusu işlemin iptali yolunda verilen mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:... , K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.