T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/10631
Karar No : 2023/1901
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; İstanbul ili, Bahçelievler ilçesinde anaokuluna ruhsat almak amacıyla ... adlı şahsa ait internet salonu faaliyet konulu işyeri ruhsatının iptali isteminde bulunan davacı tarafından, başvurusunun reddine ilişkin Bahçelievler Belediye Başkanlığının … günlü, … sayılı işlemi ile ... adına düzenlenen 23/05/2007 günlü işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; ruhsat verilen 23/05/2007 tarihinde internet kafenin 100 metre yakınında imam hatip lisesinin bulunduğu, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik hükümleri gereği ilgili belediyece ruhsat verilmemesi gerekirken verildiği anlaşıldığından, davacının internet kafenin ruhsatının iptal edilmesine ilişkin talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacıdan önce ruhsat almış olan bir işletme aleyhinde hareket edilmesinin ve bu yönde mahkeme tarafından karar verilmesinin müktesep hak bakımından hak ve nesafet kuralları ile bağdaşmadığı; kaldı ki ilgili internet kafenin ruhsatıyla ilgili olarak, hakları önceden ihlal edilen kimselerin dava açabileceği, sonradan menfaatleri zedelenenlerin dava açmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği; dava konusu işlemin icrai işlem olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onyedinci Dairesi tarafından Danıştay Onuncu Dairesine ve Danıştay Onuncu Dairesi tarafından ise, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
İstanbul ili, Bahçelievler ilçesinde anaokuluna ruhsat almak amacıyla ... adlı şahsa ait internet salonu faaliyet konulu işyeri ruhsatının iptali isteminde bulunan davacı tarafından, başvurusunun reddine ilişkin Bahçelievler Belediye Başkanlığının … günlü, … sayılı işlemi ile ... adına düzenlenen 23/05/2007 günlü işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
20/01/1982 günlü, 17580 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı; ancak, davanın ihbarının Danıştay, mahkeme veya hâkim tarafından re'sen yapılacağı kurala bağlanmıştır.
04/02/2011 günlü, 27836 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinin 1. fıkrasında, davanın taraflarının, müdahillerin ve yargılamanın diğer ilgililerinin, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olduğu; 61. maddesinin 1. fıkrasında, taraflardan birinin, davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebileceği; 65. maddesinin 1. fıkrasında, bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişinin, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabileceği, 2. fıkrasında, asli müdahale davası ile asıl yargılamanın birlikte yürütüleceği ve karara bağlanacağı; 66. maddesinde ise üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer'î müdahil olarak davada yer alabileceği; 68. maddesinde müdahale talebinin kabulü hâlinde müdahilin, davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip edebileceği hükümleri yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bakılan davada: davacı tarafından, dava dışı ... adlı şahıs adına düzenlenen 23/05/2007 günlü işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptalinin istenildiği gözönünde bulundurulduğunda, yapılan yargılama sonucunda verilecek kararın ruhsat sahibinin hak ve menfaatini doğrudan etkileyeceği açık olduğundan; İdare Mahkemesince, davanın iptali istenilen ruhsat sahibine ihbar edilmesi gerekmektedir.
Bu husus gözetilmeksizin yapılan yargılama sonucunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.