T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/10650
Karar No : 2023/3728
TEMYİZ EDENLER : I- (DAVALI) … Belediye Başkanlığı
VEKİLLERİ : Av…, Av. …
Av. …
II- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) …
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 20/06/2019 tarihli ve E:2016/5969 K:2019/6120 sayılı bozma kararına uyularak, … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … ili, … ilçesi, … köyü, … ada, … ve …parsel sayılı (yapılan tevhit işlemi sonrası 160 ada 9 sayılı parsel) taşınmazlara ilişkin Siirt Belediye Meclisi'nin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitler, Siirt Valiliği İl Müftülüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısı ile dava dosyasında yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yatılı Kur'an kursu olarak faaliyet gösteren öğrenci yurduna ihtiyaç bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı Siirt Belediye Başkanlığı tarafından; Dava konusu imar planı değişikliklerinin; herhangi bir kişiye veya zümreye yarar sağlamak amacıyla değil kamu yararı amacıyla yapıldığı, plan ana kararlarını bozmadığı, fonksiyonel değişiklik içermediği, sosyal altyapıda iyileştirmeyi amaçladığı, mevzuata, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına uygun olduğu, 17.08.2020 ve 16.02.2021 havale tarihli kök ve ek bilirkişi raporlarının da haklılıklarını teyit eder nitelikte olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı yanında müdahil ... tarafından; Uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerindeki binaya 2013 yılında yapı ruhsatı verildiği, ... İl Müftülüğü yazısında belirtilen on bir yıl öncesine ait bilgilerin eksik ve yetersiz olduğu, binanın kullanım hakkı on yıllığına Diyanet İşleri Başkanlığı'na devredildiğinden davanın bu kuruma ihbar edilmesi gerektiği, davanın geldiği aşama ve geçen süreç göz önünde bulundurularak günümüz itibarıyla gerekli tespit ve araştırmaların yapılması gerekirken yalnızca 2010 yılında yeterli
Kur'an kursu bulunduğu gerekçesiyle eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, dava konusu imar planı değişikliklerinin kamu gereksinimleri ve kamu yararı doğrultusunda yapıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Uyuşmazlık konusu ... ada, ...ve ... parsel sayılı taşınmazların 02.09.2009 tarihinde ''...'' tarafından ''... İli Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği''ne bağış suretiyle mülkiyetinin devredilmesi üzerine, Türkiye Eğitim ve Kültür Derneği Genel Başkanlığı'nca davalı belediye başkanlığına yapılan 29.03.2010 tarihli başvuru ile; taşınmazlar üzerinde öğrenci yurdu yapılabilmesi için imar planlarındaki ''konut alanı'' fonksiyonunun ''sosyal tesis alanı'' olarak değiştirilmesinin talep edildiği, Siirt Belediye Meclisi'nin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile taşınmazların imar planlarındaki ''gelişme konut alanı'' fonksiyonunun, ''sosyal tesis alanı'' olarak değiştirilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu imar planı değişiklikleri yapıldıktan sonra taşınmazlar üzerinde ''dini faaliyetler için kullanılacak bir bina'' inşa edilmesi için … tarih ve … sayılı yapı ruhsatının düzenlendiği, bu ruhsat uyarınca inşa edilen yapının … İl Müftülüğü bünyesinde ''... Yatılı Erkek Kur'an Kursu'' olarak kullanılmaya başlandığı, dava devam ederken taşınmazların mülkiyetinin 06.09.2012 tarihinde ''...''a devredildiği anlaşılmış, … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:… sayılı ara kararına cevap olarak davalı … Belediye Başkanlığı'nca 31.12.2020 tarihli dilekçe ekinde dosyaya sunulan ... Noterliği'nin … tarih ve … yevmiye numaralı ''muvafakatname'' başlıklı belgenin incelenmesinde ise taşınmazların yeni maliki-davalı idare yanında müdahil ... tarafından taşınmazlar üzerinde inşa edilen ve ''... Yatılı Erkek Kur'an Kursu'' olarak kullanılmaya başlanan yapının kullanım hakkınının on yıl süre ile Diyanet İşleri Başkanlığı'na devredildiği görülmüştür. Bunun üzerine Dairemizin 10.01.2021 tarih E:2021/10650 sayılı ara kararı ile bakılan dava Diyanet İşleri Başkanlığı'na ihbar edilmiş, anılan Kurumca 17.03.2023 tarihinde kayda giren dilekçe ile ''ihbara karşı beyanlar'' sunulmasına rağmen davanın taraflarından biri yanında katılma isteminde bulunulmamıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
İşlem tarihi itibariyle yürürlükte olan 3194 sayılı İmar Kanunun "Tanımlar" başlıklı 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmış, 8. maddesinde, planların hazırlanması ve yürürlüğe konulmasıyla ilgili hükümlere yer verilmiştir.
İşlem tarihi itibariyle yürürlükte olan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 1. maddesinde; bu Yönetmeliğin amacının; insan, toplum, çevre münasebetlerinde kişi ve aile mutluluğu ile toplum hayatını yatından etkileyen fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımlarının yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın korunma, kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek üzere hazırlanacak her tür ve ölçekteki planın ve bu planlar üzerinde yapılacak değişikliklerin hangi esaslar dahilinde yapılacağını belirtmek olduğu, 3. maddesinin 1. fıkrasının 7. bendinde, sosyal alt yapı; sağlıklı bir çevre meydana getirmek amacı ile yapılması gereken eğitim, sağlık, dini, kültürel ve idari yapılar ile park, çocuk bahçeleri gibi yeşil alanlara verilen genel isim olarak tanımlanmış, 17. maddesinde; nazım planlar üzeride gösterilen teknik ve sosyal alt yapı alanlarının konum ile büyüklükleri toplam standartların altına düşülmemek şartı ile uygulama planlarında değiştirilebileceği, imar planlarında bulunan sosyal ve teknik alt yapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmayacağı, zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için; imar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık ve kuruluşların görüşünün alınacağı, imar planındaki bir sosyal ve teknik alt yapı alanının kaldırılabilmesinin ancak bu tesisin hizmet götürdüğü bölge içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabileceği, 30. maddesinin 1. fıkrasında; imar planlarında sosyal ve teknik alt yapı kullanımlarından başka herhangi bir amaca ayrılmış olan bir alanın kullanılışının değiştirilmesi durumunda, nazım plan ana kararlarını bozucu fonksiyonel değişiklikler plan değişikliği yolu ile yapılamayacağı, yerleşmenin gelişme yönü, büyüklüğü ve arazi kullanımlarının fonksiyonel dağılımı ve genel yoğunlukları gibi nazım plan ana kararlarının değiştirilmesinin, ancak imar planının yeniden yapılması için mümkün olabileceği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bakılan davada, İdare Mahkemesince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemeleri sonucunda hazırlanan 31.03.2011 ve 06.08.2020 tarihli bilirkişi raporları ile 15.02.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; dava konusu imar planı değişikliklerinin; sosyal ve teknik altyapı alanının kaldırılması/küçültülmesi, inşaat emsalinin/kat adedinin değiştirilmesi/artırılması, yolların genişletilmesi/daraltılması/değiştirilmesi gibi plan ana kararlarını bozucu fonksiyonel değişiklik vb. işlemler içermediği, aksine sosyal altyapıda iyileştirmeyi sağladığı, plan açıklama raporları ile plan notlarının mevzuata uygun olarak hazırlandığı, planlama kademelenmesine ve üst ölçekli planlara uygun yapıldığı, ölçekler arası tutarlılığın sağlandığı, plan paftaları ve plan açıklama raporunun ''A'' grubu mesleki yeterliliğe sahip bir şehir plancısı tarafından imzalandığı, planlama teknikleri ve gösterim biçimi açısından bulunduğu ölçeğinin gerektirdiği ayrıntıda düzenlendiği, imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve hizmet gereksinimlerine uygun olduğu yönünde görüş ve tespitlere yer verildiği görülmüştür.
Davanın ihbar edildiği Diyanet İşleri Başkanlığı'nca 17.03.2023 tarihinde kayda giren ihbara karşı beyanları içerir dilekçede; uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerinde inşa edilen yapının ''... Yatılı Erkek Kur'an Kursu'' olarak kullanılmaya başlandığı, 03.12.2018 tarihli noter sözleşmesi ile bu yapının kullanım hakkının on yıl süre ile Başkanlıklarına devredildiği, 08.01.2019 tarihi itibariyle eğitim öğretime açılan kursa kayıt yaptıran öğrencilerin çoğunluğunun il dışından gelen fakir aile çocukları olması nedeniyle 14.01.2019 tarihli valilik oluru ile kursun yatılı olarak hizmete devam ettiği, kursta 60 yatılı 20 gündüzlü öğrencinin eğitim görmekte olduğu, içinde bulunan mescidin 30.01.2019 tarihi itibariyle herkese açık resmi mescit olarak hizmete açıldığı, kursun şehrin hızla büyüyüp gelişen ve çevresinde yoğun bir nüfusun bulunduğu bir bölgede olması, yakın çevresinde başka erkek Kur'an kursu bulunmamasından dolayı eğitim ve ibadet açısının büyük önem arz ettiği, 04.02.2021 tarihli Siirt İl Müftülüğü yazısında 2010 yılına ait mevcut Kur'an kursu verilerinden bahsedildiği, uyuşmazlık konusu kursa yönelik bir değerlendirme yapılmadığı, il merkezinde bulunan kursun aktif olarak faaliyetlerini sürdürdüğü, bu faaliyetlerini devam ettirmesinde kamu yararı bulunduğu, bölgede kursa olan ihtiyacın gerçekçi olduğu belirtilmiştir.
Yukarıda açıklanan bilirkişi raporlarındaki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerinde yatılı-gündüzlü öğrencilerin eğitim gördüğü fiilen ''yatılı erkek Kur'an kursu'' olarak kullanılan bir yapının bulunduğu, bölgenin hızla gelişen meskun bir alan olduğu, bölgede yatılı Kur'an kursu ihtiyacının bulunduğu ve taşınmazın ''gelişme konut alanı'' olan fonksiyonunun ''sosyal tesis alanı'' olarak değiştirilmesi ile bölgede sosyal ve teknik altyapı alanının artırıldığı hususları göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu imar planı değişikliklerinin nesnel ve teknik gerekçelere dayandığı, değişikliklerin yapılmasında kamu yararı bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, davanın reddine karar verilmesi gerekmekte iken aksi yönde verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalı ve davalı yanında müdahilin temyiz isteminin kabulüne,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 12/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.