T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/10846
Karar No : 2023/5043
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- … 2- …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 01/11/2016 tarih ve E:2012/3747, K:2016/6547 sayılı bozma kararına uyularak verilen; … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Mülkiyeti davacılara ait İstanbul İli, Bağcılar İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin verilen 24.06.2010 tarihli imar durum belgesinin ve bu belgede belirtilen taşınmazın bulunduğu alanda yapılan parselasyona ilişkin …, tarihli …sayılı belediye encümeni kararının ve söz konusu parselasyon işleminin dayanağı olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrasında hazırlanan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu 1/1000 ölçekli planının; dayanağı 1/5000 ölçekli nazım imar planına, parselasyonun ise dayanağı uygulama imar planına uygun olarak yapıldığı, yasal sınırlar içinde DOP kesildiği, davacılara kadastral parselinin bulunduğu yerden (… ada, … parsel) hisse tahsisi yapıldığı, uygulama bölgesinin önceki hali bilinmemekle birlikte Bağcılar İlçesinin genel yapısı göz önüne alındığında 2981 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinin uygulanma şartlarının olduğu, davacılara tahsis edilen yer ile önceki parsellerinin eş değerde olduğu, parselasyon sonucu davacılar parselinin değer kazandığı, davalı idarenin önceki uygulamayı göz önünde tuttuğu, dava konusu imar düzenlemesinin davacılar parselleri yönünden; şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olarak yapılmış olduğu, fiili duruma, parselasyon tekniklerine, eşitlik ve hakkaniyet ilkelerine riayet edildiği anlaşılmakla, dava konusu işlemlerin 3194 sayılı İmar Kanunu hükümlerine, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, yerleşmenin gelecekteki gereksinimlerine ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; Davalı belediye vekilinin dosyaya sunduğu 19.04.2021 tarihli ek beyanda özetle: Her iki davacının da …ada … parseldeki hisselerini … Havacılık adlı şirkete sattıkları beyan edilmiş olup, söz konusu beyan ekinde sunulan Tapu Kütüğü Sayfası fotokopisinde; …’ın … ada … parselde ki hissesini … tarih ve … yevmiye numaralı işlem ve …’ın … ada … parseldeki hissesini … tarih ve …yevmiye numaralı işlem ile devrettikleri anlaşılmış ise de, davacıların söz konusu parselasyon işleminde kaynaklı olarak taşınmazın değer kaybettiği iddiasının bulunması ve davanın açıldığı tarih itibarıyla söz konusu taşınmazın malikleri olması sebebiyle davacıların ehliyetinin varlığının devam ettiği kanaatine varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemlerin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ: Parselasyona ilişkin kısmı yönelik olarak, temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması; uygulama imar planına yönelik olarak ise temyiz isteminin reddi ile mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Mülkiyeti davacılara ait İstanbul İli, Bağcılar İlçesi, … Mahallesi, … pafta, …parsel sayılı taşınmaza ilişkin verilen 24.06.2010 tarihli imar durum belgesinin ve bu belgede belirtilen taşınmazın bulunduğu alanda yapılan parselasyona ilişkin …, tarihli … sayılı belediye encümeni kararının ve söz konusu parselasyon işleminin dayanağı olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
1/1000 ölçekli uygulama imar planına ilişkin kısım yönünden;
İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Parselasyona ilişkin kısım yönünden;
İLGİLİ MEVZUAT:
İmar Kanununun 18. maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi ile ilgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4.maddesinin (a) bendinde, düzenleme sahasının, sınırı tespit edilerek düzenlenmesine karar verilen saha olduğu; aynı maddenin (b) bendinde, düzenleme sınırının, düzenlenecek imar adalarının imar planına göre yol, meydan, park, genel otopark, yeşil saha gibi umumi hizmetlere ayrılan ve tescile tabi olmayan alanlar ile cami ve karakol yerlerini çevreleyen sınır olduğu belirtilmiş, aynı Yönetmeliğin "Düzenleme sahalarının tespiti esasları" başlıklı 5. maddesinde; "Belediye ve mücavir alan sınırı içinde belediyeler, belediye encümeni kararı ile; dışında valilikler, il idare kurulu kararı ile; 5 yıllık imar programlarında öncelik tanımak ve beldenin inkişaf ve ihtiyaç durumuna göre, yeterli miktarda arsayı, konut yapımına hazır bulunduracak şekilde düzenleme sahalarını tespit etmek ve uygulamasını yapmak mecburiyetindedir. Konut yapımına hazır arsa sayısının, bir önceki yıl verilen inşaat ruhsatından az olmamasına dikkat edilir. Belirlenen düzenleme sahası bir müstakil imar adasından daha küçük olamaz. Ancak, imar adasının büyük bir kısmının imar mevzuatına uygun bir şekilde teşekkül etmiş olması nedeniyle, yeniden düzenlenmesine ihtiyaç bulunmaması ve diğer kısmında birkaç taşınmaz malın tevhid ve ifraz yoluyla imar planı ve imar mevzuatına uygun imar parsellerinin elde edilmesinin mümkün olduğu hallerde, adanın geri kalan kadastro parselleri müstakil bir imar düzenlemesine konu teşkil edebilir." kuralına, "Düzenleme sınırının geçirilmesi" başlığını taşıyan 6. maddesinde ise; "Düzenleme Sınırı: a) İskan sahasının bittiği yerlerde iskan sınırından, b) İskan sahası içindeki yollarda yol ekseninden, c) İbadet yeri ve karakol yerlerinin dış sınırından, yeşil alan ve genel otopark alanlarının düzenleme ortaklık payı oranı ve uygulamaya alınan parsel sınırına göre uygun görülecek yerinden geçirilir. Ancak, imar planlarında gösterilmiş düzenleme sınırları varsa bu durum dikkate alınır. Düzenleme sınırının herhangi bir parseli iki veya daha fazla parçaya bölmesi halinde; sınır, bu parçalardan düzenleme sahası dışında kalan başka bir imar adasına girmeyenleri varsa bunları da içine alacak şekilde geçirilir. Parsel büyük ise, ifraz yapılarak ifraz sınırından geçirilir." kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dosyanın ve Dairemizin E:2022/6824 sayılı dosyasının birlikte değerlendirilmesinden, aynı davacılar tarafından, aynı parselasyon işleminin iptali istemiyle farklı başka parsellere yönelik olarak açılan davalarda, düzenleme sınırının doğru geçirilip geçirilmediğine dair tespitleri birbiriyle çelişen bilirkişi raporları hükme esas alınarak farklı yönde kararlar verildiği görülmüştür.
Bu durumda, İdare Mahkemesince, aynı işleme yönelik olarak yaratılan uyuşmazlıklarda farklı mahkemelerce yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporlarda ve yargı kararlarında bulunan çelişkilerin giderilmesi ve davalı idarenin ileri sürdüğü hususların değerlendirilmesi suretiyle yeniden bir inceleme yapılarak karar verilmesi gerekmektedir.
24.06.2010 tarihli imar durum belgesine ilişkin kısım yönünden ise;
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Usul hukukunun yerleşik içtihatlarından olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda; İdare Mahkemelerinin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar verilemeyeceği açıktır.
Bu durumda; İdare Mahkemesince, dava konusu edildiği halde 24.06.2010 tarihli imar durum belgesine ilişkin kısım hakkında hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, kararın bu kısmında da eksik hüküm nedeniyle hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
Davanın uygulama imar planına ilişkin kısmı yönünden davacıların temyiz isteminin reddine, parselasyona ve imar durum belgesine ilişkin temyiz istemi yönünden davacıların temyiz isteminin kabulüne,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının uygulama imar planına ilişkin kısmının ONANMASINA, parselasyona ve imar durum belgesine ilişkin kısmının ise BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 24/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.