T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/11
Karar No : 2022/3624
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 25/06/2020 tarih ve E:2017/3396, K:2020/2724 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile yine aynı Kurulun … tarih ve … sayılı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine 667 sayılı KHK'nın 3/1 maddesinin Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 25/06/2020 tarih ve E:2017/3396, K:2020/2724 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazlarının yerinde, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiasının ise ciddi görülmeyerek işin esasına geçildiği,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu davacı hakkındaki silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılamasının … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında devam ettiğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock Tespit Tutanağı"nın incelenmesinden; davacı tarafından … GSM numarasından, … IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiğinin anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, öğrenci iken ders çalışmak için örgüt evlerine gittiğine, meslek stajı döneminde örgüt evinde kaldığına, örgüt toplantılarına katıldığına ve diğer hususlara yönelik kararda yer verilen ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
YARSAV üyeliği yönünden, üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu,
Diğer hususlar yönünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün HSK'da etkin olduğu dönemde daha önce bu yönde bir tecrübesi olmadığı halde yargıda kritik ve stratejik öneme sahip HSK Kurul Müfettişi olarak görevlendirilmesi, kararda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olarak değerlendirildiği belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği,
Öte yandan davacı tarafından, davalı idarece birinci savunma dilekçesinin yasal cevap verme süresinden sonra verildiğinden bahisle söz konusu dilekçenin dikkate alınmaması gerektiğinin ileri sürüldüğü, ancak dava dilekçesinin 14/09/2018 tarihinde davalı idareye tebliğ edilmesi üzerine 18/09/2018 tarihinde davalı idarece cevap verme süresinin uzatılması isteminde bulunulduğu ve Dairelerince 01/10/2018 tarihli ara kararı ile verilen ek süre içerisinde 01/10/2018 tarihinde davalı idarece savunma dilekçesinin sunulduğu anlaşıldığından, davacının söz konusu iddiasının yerinde görülmediği,
gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, örgüt üyeliği, irtibatı veya iltisakına ilişkin iddiaları tümden reddettiği; davanın yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız mahkemede görülmesi ilkesinin ihlal edildiği; dava konusu işlemin hakim ve savcıların soruşturulmasına ilişkin iç hukuk kurallarına aykırı olduğu; OHAL süresince ve konusuyla sınırlı olarak uygulanması gereken bir KHK'ya dayalı olarak mesleğinden ihraç kararı verilmesinin Anayasa'nın 15 ve 121.maddeleri ile AİHS'nin 15.maddesine aykırı olduğu; masumiyet karinesi hiçe sayılarak ortada kesinleşmiş yargı kararı olmaksızın yürütme organı tarafından fonksiyon gaspı sonucu terör örgütü üyeliği suçlamasıyla delilsiz ve mesnedsiz biçimde meslekten çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu; davalı idarenin savunmasını esas alan Daire kararının usul ve yasaya aykırı olduğu; etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen şüpheli/tanıkların beyanlarının dikkate alınmasının, hukuka aykırı elde edilen delillerin hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğu; internet bağlantı iletişim sorgu sonuçlarının hukuka aykırı olarak elde edildiği ve hukuken bu kayıtların sahte ve yok hükmünde olduğu, buna dayalı olarak karar verildiği; hakkındaki ceza davasının bekletici mesele yapılmamasının hukuka aykırı olduğu; Bylock kullanma iddiasının ispatlanmadığı, Bylock User-ID numarasının bulunmadığı, bu nedenle Bylock kullanıcısı olarak kabul edilmesinin hukuken ve fiilen mümkün olmadığı; kanuna aykırı olarak elde edilmiş delillerin hiçbir yargılamada kullanılamayacağı; yargı içtihatlarına göre istihbari bilginin delil olarak kullanılamayacağı; Dairece hem Bylock kullanımı hem de Yarsav Derneğine talimatla üye olunduğu hususu ile HSK Teftiş Kuruluna müfettiş olarak atanması ve karara esas alınan bazı şüphelilerin/tanıkların beyanları değerlendirilirken tamamen bir varsayımdan hareket ederek, keyfi biçimde yasaları ve delilleri yorumlayıp uygulayarak sonuca gidildiği; 667 sayılı KHK esas alınarak tesis edilen meslekten çıkarma işlemine dayanak iddia edilen fiilin ne şekilde ve ne zaman işlendiğine ilişkin hiçbir açıklamaya yer verilmediği; dava konusu işlemin şekil, konu, sebep ve maksat yönünden hukuka aykırı olduğu; aleyhine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğu; adil yargılanma hakkı güvencelerinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek, gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması",
sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Daire kararının "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" kısmının "Davacıya İlişkin Süreç" bölümünde, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu davacı hakkındaki silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılamasının ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında devam ettiğinin görüldüğü belirtilmişse de; temyiz aşamasında UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının ceza yargılaması sonucunda, …. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/06/2022 tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve anılan kararın istinaf aşamasında olduğu anlaşılmıştır.
667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlemler de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda, kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir.
Bu itibarla, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan beraatine karar verilmiş ise de, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçu yönünden delil olarak değerlendirilemeyecek bir kısım fiil ve davranışlar ile bunlara ilişkin bilgi ve belgeler, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecektir.
Bu çerçevede, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin işbu dava dosyasında yer verilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu sonucuna varıldığından bahisle verilen Danıştay Beşinci Dairesi kararı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 25/06/2020 tarih ve E:2017/3396, K:2020/2724 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 14/12/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.