T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/11115
Karar No : 2023/3927
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Belediye Başkanlığı / …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; İstanbul ili, Fatih İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde yer alan taşınmaz üzerindeki Çavuşbaşı Hana ilişkin olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul IV Numaralı Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu'nun … günlü, … sayılı kararının, bu karar dayanak alınarak davacıya ait … günlü, … sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatının iptal edilmesine dair … günlü, … sayılı işlem ile bu işlemin bildirimine ve işyerinin mühürlemeye hazır hale getirilmesinin istenilmesine dair … günlü,… kayıt nolu tebellüğ ilmuhaberinin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dava konusu İstanbul IV Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun … gün ve … sayılı kararı yönünden değerlendirme yapıldığında; … ada, …, …, …, …, …, … ve … parsel Çavuşbaşı Hanın korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edildiği, ayrıca dış cephe mimari ve duvarı aynen korunmak şartı ile iç kısmında istenen değişiklik yapılabilecek 5505 sayılı karar ile II. grup olarak nitelendirilen korunması gerekli binalardan olduğu, dava konusu işlem ile de basit onarım talepli başvuru üzerine kargir yapı konusunda uzman, inşaat mühendisi ve zemin mekaniği mühendisinden oluşacak 3'lü komisyon tarafından hazırlanacak teknik raporun statik modelleme ve hesapları ile birlikte Kurula iletilmesinden sonra konunun değerlendirileceğine karar verildiği görüldüğünden mevzuat hükümleri kapsamında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, İstanbul IV Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının iptali istemine ilişkin kısım yönünden davanın reddi ile;
İşyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali ve bu işlemin tebliğine ilişkin … günlü ve … kayıt nolu tebellüğ ilmuhaberi yönünden; davacıya Çay ocağı yeri olarak … günlü, … sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatı verildiği, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 13. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, davacıya ait işyerinin, ruhsatın verilmesini müteakip 1 ay içinde kontrol edilmemesi nedeniyle ruhsatın kesinleştiği, kesinleşen ruhsatlarla ilgili yapılacak denetimin ise Yönetmeliğin 13. maddesinin 2. fıkrası kapsamında olduğu, Yönetmeliğin bu fıkrasına göre, işyeri açma ve çalışma ruhsatının verilmesinden sonra yapılacak denetimlerde mevzuata uygun olmayan unsurların ve noksanlıkların tespiti halinde, işyerine bu noksanlık ve hatalarını gidermesi için bir defaya mahsus olmak üzere onbeş günlük süre verilmesi gerektiği, somut olayda ise işyeri açma ve çalışma ruhsatı yönünden herhangi bir denetim yapılmadığı ve davacıya mevzuatta öngörülen bu sürenin de verilmediği, rölöve ve restitüsyon projeleri inceleme aşamasında olan Çavuşbaşı Hanın mevcut hâli ile kullanımının mümkün olup olmayacağı yönünden İstanbul IV Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun incelemelerinin devam ettiği binada ve çevresinde gerekli can ve mal güvenliğinin alınması yönünde davalı belediyeye iletilen kararın iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline sebep teşkil etmeyeceğinin anlaşıldığı; iş yeri açma ve çalışma ruhsatı yönünden herhangi bir denetim yapılmadan tesis edilen işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali ve tebliğine ilişkin işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davalı Fatih Belediye Başkanlığı tarafından; İstanbul IV Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve … sayılı kararına istinaden can ve mal güvenliği bakımından gerekli önlemlerin alınabilmesi için söz konusu yapıda faaliyet gösteren işyerlerine ait işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının iptal edildiği, işyerinin 24 saat içinde mühürlemeye hazır hale getirilmesi için tebligat yapıldığı, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu belirtilerek mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından; Mahkemece dava konusu İstanbul IV Numaralı Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulunun … günlü, … sayılı kararı yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasına karşın Bakanlık aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, kararın Bakanlık aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Davanın kabul edilen ve Fatih Belediye Başkanlığı tarafından temyiz edilen kısmına ilişkin temyiz itirazlarının mesnetsiz olduğu, kararın bu yönüyle onanması ve haksız temyiz itirazının reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan mahkeme kararının işin esasına ilişkin kısmının onanması, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Onuncu Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Davalı Fatih Belediye Başkanlığının Mahkeme kararının işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali ve bu işlemin tebliğine ilişkin tebellüğ ilmühaberinin iptaline yönelik temyiz istemi yönünden;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı Kültür ve Turizm Bakanlığının mahkeme kararın aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücreti kısmının temyiz istemi yönünden;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde ise; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''Kararlarda bulunacak hususlar'' başlığını taşıyan 24. maddesinin (f) bendinde; kararlarda, yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği, 31. maddesinin göndermede bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde de; davaya göre Kanun uyarınca takdir olunacak vekalet ücretlerinin yargılama giderlerinden olduğu, 326. maddesinin birinci fıkrasında; kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, 330. maddesinde; davayı kaybeden taraf aleyhine vekalet ücretine hükmedileceği, 331. maddesinin 1. fıkrasında ise; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedileceği kuralına yer verilmiştir.
Bilindiği üzere, yargılama sonucu bir tarafa yargılama giderlerinin yükletilmesinin nedeni, o tarafın, dava açmak ya da dava açılmasına sebebiyet vermek suretiyle karşı tarafın yargılama masrafı yapmasına neden olmasıdır.
Somut olayda, Mahkemece işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin … günlü, … sayılı Başkanlık oluru ile işbu işlemin tebliğine ilişkin … günlü, … kayıt nolu tebellüğ ilmuhaberinin iptaline, İstanbul IV Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … günlü, … sayılı kararı yönünden ise davanın reddine karar verildiği, davanın ret ile sonuçlanan kısmının davacı tarafından temyize konu edilmediği, dava konusu İstanbul IV Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … günlü, … sayılı kararının hukuka aykırılığı yönünde mahkemece yapılan herhangi bir tespit bulunmadığı dikkate alındığında, temyize konu kararda Fatih Belediye Başkanlığı yanında Kültür ve Turizm Bakanlığı aleyhine de yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan, düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, temyize konu İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasındaki, "davalı idarelerden" yolundaki ibarenin "davalı Fatih Belediye Başkanlığından" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI … BELEDİYE BAŞKANLIĞININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın işyeri açma ve çalışma ruhsatının ve bu işlemin tebliğine ilişkin tebellüğ ilmühaberinin iptaline yönelik kısmı yönünden ONANMASINA,
2. DAVALI … BAKANLIĞININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜ ile anılan kararın yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik hüküm fıkrasının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz aşamasında davalı Fatih Belediye Başkanlığı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılan temyiz giderlerinin ise, davacıdan alınarak anılan davalı idareye verilmesine,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/07/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinde; "1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar.
b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükmüne yer verilmiştir.
Temyiz incelemesinde; incelemeye tabi karardaki gerekçenin değiştirilmesi veya maddi hata ve yanlışlıkların düzeltilmesi, eksikliklerin tamamlanması mümkün olmakla birlikte, hükmün sonucunu, kapsamını değiştirecek şekilde düzeltme yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Temyiz istemine konu Mahkeme kararında, İstanbul IV Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … günlü, … sayılı kararı yönünden davanın reddine karar verildiği, bu işlem yönünden "hukuka aykırılık" yolunda yapılan herhangi bir tespit bulunmadığı halde temyize konu kararda davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı aleyhine de yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu husus, yukarıda belirtildiği üzere 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunmayıp; kararın bozulmasını gerektiren "hukuka aykırılık" teşkil etmektedir.
Bu sebeple, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının, Mahkemece yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla, aksi yönde oluşan düzeltilerek onama kararına katılmıyoruz.