T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/11118
Karar No : 2023/5439
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
MÜDAHİL (DAVACI YANINDA) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN ÖZETİ : İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın 26 numaralı bağımsız bölümünde ruhsat ve eki projesine aykırı imalatlar yapıldığından bahisle, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacıya toplam 383.736,99-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Kadıköy Belediye Encümeni'nin … tarihli ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, davaya müdahale isteminde bulunan ...'nun davanın sonucuyla ilgili olduğu anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili düzenlemeleri uyarınca, davacı yanında davaya müdahale istemi kabul edilerek Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 01/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY (X):
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde, temel para cezasının hesaplanmasında "yapı inşaat alanı" ve "yapı sınıfı ve grubu"nun; (ç) bendi uyarınca para cezası hesaplanmasında ise, "aykırılığa konu alan" ve/veya "bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değeri"nin temel kriterler olarak öngörüldüğü; bilirkişi incelemesi yoluyla görülen dosyalarda, bilirkişi tarafından, idarece hesaplanan temel para cezası tutarını aşmamak koşuluyla, teknik ve bilimsel inceleme ve değerlendirmeler sonucu bulunacak temel para cezasına ve tespit edilen para cezası miktarına (c) bendinde öngörülen arttırım oranlarının söz konusu kriterlere aykırı hesaplama yapıldığının tespit edilmesi halinde, tespit edilen para cezası miktarına (c) bendinde öngörülen arttırım oranları uygulanarak belirlenen toplam para cezasının tamamının iptalinin gerekmediği; temel para cezasının hesaplanmasına ilişkin aykırılıklar tespit edildikten sonra, bilirkişi tarafından, aykırılıktan etkilenen alan, aykırılığa konu alan, yapı sınıfı grubu ve alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerine ilişkin yapılan tespitler uyarınca hesaplanan para cezası miktarı esas alınarak dava konusu işlemin kısmen iptaline karar verilmesinin idari yargı denetimi yetkisinin aşılarak, idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı verilmesi sonucunu doğurmayacağı; bilirkişi incelemesinin, yapılan yargılamanın bir gereği/sonucu olup usul hükümlerine tabi olduğu gibi bilirkişi tarafından resen ve kendi takdirine bağlı bir hesaplama yapılmadığı, Mahkemesince belirlenen hususlarda hukuka uygunluk yönünden ve dava konusu işlemle sınırlı olarak maddi ve teknik yönlerden bir inceleme ve değerlendirme olduğu dikkate alındığında, işlemin bir kısmında hukuka aykırılık bulunmasının hukuka uygun olan diğer kısımları da hukuka aykırı hale getirmeyeceği; bu nedenle, davalının temyiz isteminin kabul edilerek, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.