T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/11607
Karar No : 2023/5082
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden düzeltilerek reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hükme esas alınan mahkumiyet kararının temyiz aşamasında bozulduğu, hakkında beraat kararı verilebileceği, bozma kararı verilmiş mahkumiyet hükmüne dayanılarak karar verilmesinin masumiyet karinesine aykırı olduğu, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunduğuna ilişkin hiçbir delil bulunmadığı, darbe teşebbüsü gecesinde görev yerinde bulunup verilen emirlere uyduğu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa'da yer alan hükümlere aykırı karar verildiği, hakkında disiplin soruşturması açılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, çelişmeli yargılama ilkesinin, silahların eşitliği ilkesinin, hak arama hürriyetinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, masumiyet karinesinin, ölçülülük ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Öte yandan, her ne kadar (temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla usul ve hukuka uygun bulunan) İdare Mahkemesi kararında; … Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davacının Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunu işlediğinden bahisle hapis cezası ile cezalandırıldığı ve anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddedildiği belirtilmiş ise de, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, anılan Mahkeme kararının temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla "...Kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmayan, somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde -faillerle birlikte- fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, ancak suçun icrası bağlamında katılma iradesini açıkça ortaya koyan, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştiren sanıkların eylemlerinin; konumları, eğitim düzeyleri, rütbeleri ve mesleki tecrübeleri itibariyle verilen emrin ve eylemlerinin suç teşkil ettiğini ve bu emre uymak zorunda olmadıklarını bilebilecek durumda olmaları nedeniyle haklarında TCK 24/1-4, 30. maddelerinin tatbik şartları da bulunmadığından eylemlerinin TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasayı ihlale teşebbüs suçuna yardım etmek suçunu oluşturacağı ... gözetilmeksizin delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması ... kanuna aykırı olduğu..." gerekçesiyle bozulduğu, bozma kararı sonrasında dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nda bulunduğu, dolayısıyla davacının anılan suçtan mahkumiyet kararının kesinleşmediği anlaşıldığından, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Bununla birlikte, davacı hakkındaki adli yargılama sürecindeki maddi tespitlerin incelenmesi sonucunda, davacının davalı idare bünyesinde binbaşı rütbesi ile 58. Topçu Tugayında İstihbarat Şube Müdürü olarak görev yaptığı, 15 Temmuz 2016 tarihinde saat:20.00'da Tugay Brifing salonunda Albay S.S.P'nin yaptığı toplantıya katıldığı, daha sonra saat:21:33 sularında Tugay komutanı M.A. başkanlığında yapılan toplantıya katıldığı, bu toplantıda M.A.'nın yönetime el koyacaklarını söylediği, bu amaçla emri altındaki askeri birliklerle intikal edilerek TİB ve TÜRKSAT binaları ile Ankara'daki on adet yol kavşağının ele geçirilmesi ve kontrol altına alınması, bu noktaların ele geçirilmesi yönünde talimatlar verdiği, M.A.'nın izindeki personelin çağrılması talimatı üzerine davacının personel listesini ve telefon numaralarını temin edip diğer iki sanıkla birlikte personeli sırayla arayıp izinliyse Tugaya dönmesi, kışlaya katılması yönünde çağrı yaptığının anlaşıldığı, nitekim Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin yukarıda yer verilen bozma kararında da bu eylemlerin, Anayasayı ihlale teşebbüs suçuna yardım etme suçunu oluşturacağının belirtilmesi karşısında, davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/04/2023 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.