T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/13629
Karar No : 2023/2734
KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR:
DAVACI : … Turizm Teks. Deri İnş. Müh. San. Tic. İth. İhr. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Kaymakamlığı / ...
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemlerinden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava, ... ili, … ilçesi, … köyünde bulunan … ada, … parsel sayılı ve 7.168,00 metrekare yüzölçümlü taşınmazın Hazineye ait 3.057,00 metrekaresinin alışveriş merkezi yapılmak suretiyle işgal edildiğinden bahisle 26/01/2010-31/12/2010 tarihleri arası dönem için davacıdan 59.920,00 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin … günlü, … sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin, Danıştay (Kapatılan) Onyedinci Dairesinin 23/05/2016 günlü, E:2015/3683, K:2016/3920 sayılı bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararıyla; mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu işlemin 5.937,46 TL'lik kısmının iptaline, 53.982,54 TL’lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, bozma kararına uygun araştırma yapılmaksızın karar verildiği, bozmadan sonra yeniden bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verilmesinin hukuka uygun olmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, idarenin takdir yetkisini kısıtlayacak biçimde karar verilmesinin hukuka uygun olmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN CEVAPLARI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Onuncu Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
... ili, … ilçesi, … köyünde bulunan … ada, … parsel sayılı ve 7.168,00 metrekare yüzölçümlü taşınmazın Hazineye ait 3.057,00 metrekaresinin alışveriş merkezi yapılmak suretiyle işgal edildiğinden bahisle 26/01/2010-31/12/2010 tarihleri arası dönem için davacıdan 59.920,00 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin … günlü, … sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT :
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinde, ''Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz.'' kuralı yer almıştır.
Anılan Kanun'un 74. maddesine dayanılarak Maliye Bakanlığınca çıkartılan ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan Devlete Ait Taşınmaz Mal Satış Trampa, Kiraya Verme, Mülkiyetin Gayri Ayni Hak Tesis, Ecrimisil ve Tahliye Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde; "Ecrimisil: Bir malın, sahibinin rızası dışında ve onun bu malı kullanmamakla bir zarara uğrayıp uğramayacağı söz konusu edilmeksizin bu maldan işgal, tasarruf veya her ne şekilde olursa olsun yararlanılması sebebiyle şagil tarafından ödenen veya idarece talep edilen tazminat; fuzuli şagil ise, kusuru aranmaksızın kendisine ait olmayan ve sahibinin de rızası veya muvafakatı bulunmayan bir malın zilyetliğini eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu maldan tasarrufta bulunan kimseler" olarak tanımlanmıştır.
336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5. maddesinin 8. fıkrasında, "Hazinenin paydaşı olduğu taşınmazlarda, taşınmazın paydaşı ya da paydaşlarınca kullanılması halinde, kullanılan miktar paydaş/paydaşların kendi payına düşen miktardan fazla olmadıkça ecrimisil istenmez. Hazinenin paydaş olduğu taşınmazlarda, taşınmazın üçüncü kişilerce kullanılması halinde, Hazinenin payı oranında ecrimisil takibatı yapılır. Ancak, evveliyatında kişiler adına kayıtlı iken, imar uygulaması nedeniyle Hazinenin sonradan paydaş olduğu taşınmazların üzerinde yapı bulunması halinde, yapının bulunduğu alan paydaş/paydaşların paylarına isabet eden yüzölçümden daha fazla olsa dahi ecrimisil takibatı yapılmaz, tahakkuk etmiş ecrimisiller tahsil edilmez, tahsil edilmiş olanlar iade edilmez. Ancak, bu nitelikteki taşınmazlardaki Hazine payları, koşulları mevcut ise öncelikle 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun hükümlerine göre paydaşına/paydaşlarına doğrudan veya genel hükümlere göre satılır ya da bu taşınmazlar hakkında 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre işlem yapılır. " hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
2886 sayılı Kanun'un 75. maddesine göre, fuzuli şagilden ecrimisil istenebilmesi için Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların, gerçek veya tüzel kişiler tarafından herhangi bir hukuki ilişki olmaksızın işgal edilmiş olması gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden, dava konusu taşınmazın kat mülkiyeti işlemi gördüğü ve üzerinde 51 adet bağımsız bölüm bulunduğu, tapu kayıtlarından yönetim planının 22/03/2007 tarihinde şerhedildiği, imar uygulaması sonucu Hazinenin ana taşınmaz üzerinde 3057/7168 hisselendirildiği ve 26/10/2010 tarihinde tapuya tescil edildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, Hazinenin 26/10/2010 tarihli imar uygulaması sonucu hissedar olarak tapuya tescilinin yapıldığı dava konusu taşınmazda, bu tarihten önce üçüncü kişilerle birlikte davacının da malik olduğu dikkate alındığında, 336 sayılı Milli Emlak Tebliği'nin yukarıda açıklanan 5. maddesi 8. fıkrası uyarınca davacı, imar uygulaması öncesinde kendi kullanımında ve mülkiyetinde olan taşınmazda fuzuli şagil olarak kabul edilemeyeceğinden, davacıdan 2886 sayılı Kanun'un 75. maddesi uyarınca ecrimisil istenilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu durumda, temyize konu Mahkeme kararının iptal hükmünün yukarıda belirtilen gerekçe ile onanmasına, davanın reddine ilişkin kısmın ise bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile ... İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının, iptale ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
2. Davacının temyiz isteminin kabulü ile anılan İdare Mahkemesi kararının, davanın reddine ilişkin kısmının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.