T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/14223
Karar No : 2023/1414
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; polis memuru olarak görev yapmakta iken müstafi sayılan davacının, "Memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile tecziyesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : …. İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının adli işlem safahatında verdiği ifadelerde, "… plakalı ... marka araca, haciz konulması ve aracın yakalanması üzerine ihtiyacı olduğunu anlatarak aracın yediemin olarak kendisine bırakılmasını sağladığını ve bu araca hurdaya ayrılmış başka bir araca ait … plakayı bizzat kendisinin temin ederek taktığını ve bu haliyle kullandığını" beyan ettiği, bu nedenle davacıya isnat edilen sahte plaka temin edip kullanarak, sahtecilik suçunu işlediğinin sabit olduğu, diğer taraftan davacı hakkında … Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davada verilen … günlü, E:…, K… sayılı kararla, davacının "Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma" suçundan mahkumiyetine hükmedilerek "Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına", "Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık" ve "Resmi Belgede Sahtecilik" suçlarından beraatine karar verildiği görülmüş ise de, 657 sayılı DMK'nın 131/2'nci maddesindeki hüküm dikkate alındığında ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesinin, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu beraat kararı verilmiş olmasının da disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği, davacının memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğunun sabit olduğu anlaşıldığından, eylemine uyan 657 sayılı DMK'nın 125/E-g maddesi gereğince "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; Mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; hakkında yapılan disiplin soruşturması sonucunda verilen cezanın, hakkaniyete ve hukukun temel ilkelerinden olan ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil ettiği, fiiline ilişkin olarak yargılandığı …. Ağır Ceza Mahkemesinin … esas numaralı dosyasında, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından suç unsurunun oluşmadığından beraat etmesi sebebiyle, bu suçları işlediğinden bahisle tesis edilen disiplin cezasının iptali gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca davacının adli yardım talebi kabul edilmek suretiyle gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacının Ankara Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memuru olduğu dönemde; … plakalı araç sahibinin kendi plakasının aynı marka ve modelde başka bir araçta kullanıldığı, bu nedenle 2 yıla yakın bir süredir trafik para cezaları geldiği iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğu, Ankara Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince 14/10/2015 günü 13.30 sıralarında davacının … sayılı aracı kullanırken yakalanması, araca kayıtlı plakanın … olduğunun tespit edilmesi ve hakkında adli işlem başlatılması üzerine yapılan disiplin soruşturması sonucu düzenlenen 07/02/2017 tarihli disiplin soruşturma raporunda; adli işlem safahatından bilgi ve belgeler temin edilerek davacının sahte plaka temin edip kullanarak sahtecilik suçunu işlediğinin sübuta erdiği kanaatiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi gereğince "Memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" suçundan ''Devlet memurluğundan çıkarma" cezasıyla tecziyesinin uygun olduğu, ancak suçun işlendiği tarih itibariyle yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde düzenlenen ''sahtecilik'' fiili nedeniyle ''meslekten çıkarma cezası'' ile işlem yapılması gerekeceğinin belirtildiği, soruşturma raporunun sevk edildiği Yüksek Disiplin Kurulunca, davacının eylemine uyan 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile tecziyesine karar verilmesi üzerine anılan kararın iptali istemiyle temyizen bakılmakta olan dava açılmıştır.
Davacının bu eyleminden dolayı yargılandığı ceza davasında, …. Ağır Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından fiillerin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle beraatine, muhafaza görevini kötüye kullanmak suçundan 2 ay 15 gün hapis ile 4 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT :
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller başlıklı 125. Maddesinin (E) fıkrası: " Devlet Memurluğundan çıkarma" "Bir daha Devlet Memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır" şeklinde tanımlanmış ve "devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: denilerek (g) bendinde "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili de devlet memurluğundan çıkarma cezası gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuç doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme de sahiptirler. Bu bakımdan kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının, usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylem nedeniyle eylemine uyan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.
Disiplin cezasına konu eylemler ile yaptırımlar arasında adil bir dengenin gözetilmesi hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir. Eylem ile yaptırım arasında bulunması gereken adil denge, “ölçülülük ilkesi” olarak da adlandırılmakta ve bu ilkenin alt ilkelerini de elverişlilik, zorunluluk ve orantılılık ilkeleri oluşturmaktadır.
“Elverişlilik ilkesi”, öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını; “zorunluluk ilkesi”, öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç bakımından zorunlu olmasını; “orantılılık ilkesi” ise, öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken orantıyı ifade etmektedir.
İdarenin, kamu görevlileri hakkında disiplin cezasını tayin ve takdir ederken, suç ve ceza arasındaki hassas dengeyi gözetmesi gerekmektedir. Disiplin cezası vermeye yetkili olan organlar, mevzuata bağlı kalmakla birlikte, evrensel hukuk normlarından olan ölçülülüğün alt ilkeleri olan elverişlilik, gereklilik ve orantılılık unsurlarını da göz önünde bulundurmalıdır.
Bununla birlikte; davacının Devlet memuru sıfatına, vakarına ve bulunduğu görevin hassasiyetine uygun hareket tarzı içinde değerlendirilmesi mümkün olmayan fiillerinin de cezasız bırakılmaması gerekmektedir.
Buna göre; olayda, davalı idarece işlemin sebep unsuru olarak gösterilen fiillerin, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" hükmü kapsamında görülerek dava konusu disiplin cezasının verildiği anlaşılmakta ise de, davacının üzerine atılı fiilin karşılığı disiplin cezası hükmünün, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde mevcut olduğu dikkate alındığında, davacının disiplin cezasıyla tecziye edilmesi noktasında öncelikle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün uygulanması gerekirken, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun uygulanması suretiyle Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasında hukuka uyarlık, davayı reddeden İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:… K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 22/03/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.