T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/14586
Karar No : 2023/1498
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müş.Yrd.V. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VASİSİ : …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Davacı, Kırklareli İl Emniyet Müdürlüğü emrinde 3. sınıf emniyet müdürü rütbesi ile görev yaptığı döneme ilişkin olarak "kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" ve "suç tasnii" eylemlerini gerçekleştirdiği gerekçesiyle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8. maddesi gereğince 40 kez ayrı ayrı "meslekten çıkarma" cezasıyla tecziye edilmesi gerekmekte ise de suçun işleniş tarihi itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince idarenin ceza verme yetkisine ilişkin zamanaşımı süresi dolduğundan, dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun … günlü, … sayılı kararının kendisine ilişkin kısmının iptali ile işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen manevi zararına karşılık olarak 20.000,00-TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
… İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu işlemin iptaline, tazminat isteminin ise reddine karar verilmiş; karar, Danıştay Beşinci Dairesinin 10/10/2016 günlü, E:2016/6875, K:2016/4200 sayılı kararıyla, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunca davacı hakkında farklı fiillerden dolayı tesis edilen disiplin cezaları arasında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunmadığı anlaşıldığından, İdare Mahkemesince söz konusu işlemler için ayrı ayrı dava açılmak üzere dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararla; uyuşmazlık konusu olayda, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunca davacı hakkında tesis edilen 40 ayrı meslekten çıkarma kararının, davacının farklı tarihlerde ve farklı kişilere ilişkin olarak iletişim hatlarının teknik takibiyle ilgili olarak sorumluluğu bulunması sebebiyle ve Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 ve 8/6. maddesi uyarınca verildiği, dolayısıyla bu cezalar arasında maddi veya hukuki yönden bağlılık bulunduğu ve usul ekonomisi açısından daha uygun olduğundan, bu işlemlere karşı tek dilekçe ile dava açılmasında 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi hükmüne aykırılık görülmediği gerekçesiyle ilk kararda ısrar edilmiş; bakılan davada, dava konusu işlemin davacının özlük dosyasına konulması ve davalı idarenin davacı hakkında takdir yetkisini kullanacağı çeşitli işlemlerde dikkate alınması ihtimali karşısında, davacının hukuki durumuna ciddi etkileri olabileceğinden, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu tarafından, ceza verme yetkisinin zaman aşımına uğramış olması karşısında, davacının disiplin cezasını gerektirecek fiilinin sübuta erip ermediği konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın doğrudan dosyanın işlemden kaldırılması gerekirken, fiil hakkında değerlendirme yapılarak ve sübuta erdiği kanaati belirtilerek tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği; diğer taraftan, dava dilekçesinde dava konusu işlemin iptali istemi ile birlikte, işlem sebebiyle uğranılan 20.000,00-TL manevi zararın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemine yer verilmiş ise de, davacının, hakkında yapılan disiplin soruşturması neticesinde, başka şahıslara yönelik fiilleri sebebiyle yirmi üç kez ayrı ayrı meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmış olduğu, kamu görevlisi sıfatını yitirdiği, dava konusu işlemin zamanaşımı sebebiyle dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına ilişkin olup davacının özlük haklarını etkilemediği, öte yandan sadece disiplin cezasının iptalinden dolayı manevi tazminata hükmedilmesine imkan bulunmamakta olup, tazminata hükmedilmesi için ancak idarenin kötü niyetle, yıldırma, dışlama, gözden düşürme ve baskı amaçlı olarak disiplin cezası verdiğinin ortaya konulmasının gerekliliği karşısında hukuki bir dayanağı bulunmayan söz konusu tazminat isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, manevi tazminat istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı İdare tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/03/2019 günlü, E:2017/2096, K:2019/1131 sayılı kararıyla Mahkeme kararının ısrara konu kısmının onanmasına, uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmek üzere dosyanın Dairesine gönderilmesine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı İdare tarafından; birbirinden bağımsız fillerden dolayı verilen cezalara karşı tek dilekçe ile dava açılmasının 2577 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olduğu, disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı hallerde disiplin suçunun tespit edilmesinin ancak zamanaşımı nedeniyle cezanın verilmemesine ilişkin işlemin icrai bir işlem olmadığı ve söz konusu durumda iptal davası açmakta hukuki yarar bulunmadığı, işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı hakkında, Kırklareli İl Emniyet Müdürlüğü emrinde 3. sınıf emniyet müdürü rütbesi ile görev yaptığı döneme ilişkin olarak yapılan disiplin soruşturma neticesinde, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararı ile "kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" ve "suç tasnii ve iftira" fiillerini işlediği gerekçesiyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 ve 8/12. maddeleri gereğince 40 kez ayrı ayrı meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de 657 sayılı Kanun'un 127. maddesi uyarınca ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığından dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Davacı, anılan işlemin iptali ile 20.000,00-TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan (mülga) Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün "8/6. maddesinde; "Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme, veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira" fiili, 8/12. maddesinde ise; "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesinde; "Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu nedenle, disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen kusurlu halin veya fiilin tespiti gerekmektedir. Kusurlu halin veya fiilin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir.
Öte yandan, yukarıda metnine yer verilen hükümle düzenlenen ve ilgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle uyulması zorunlu süreler olduğundan, disiplin cezasını gerektiren fiil tespit edilip, söz konusu fiilin işlenip işlenmediğinin ortaya konulması ve fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresinin geçirildiğinin tespit edilmesi durumunda zamanaşımı nedeniyle disiplin cezası verilmemesi gerekmektedir.
Nitekim, soruşturma dosyasının, isnat edilen fiilin hiç işlenmediği gerekçesiyle işlemden kaldırılması ile zamanaşımı sebebiyle işlemden kaldırılmasının ilgili kamu görevlisi yönünden hukuki etki ve sonuçlarının birbirinden farklı olacağı kuşkusuzdur. Zira, hukuk âleminde var olmayan ve hiç gerçekleşmemiş bir fiil hakkında ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığından bahsetmek mümkün değildir.
Bu durumda, zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırılmış dosya içeriği fiillerin davacı tarafından işlenip işlenmediğinin, işlenmiş ise hangi tarihte işlendiğinin ve bu fiillerin disiplin cezasını gerektirip gerektirmediğinin, başka bir ifadeyle öncelikle, eylemin sübûta erip ermediğinin incelenmesi, isnat edilen fiillerin işlendiğinin anlaşılması durumunda, fiilin işlendiği tarih esas alınarak ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespit edilmesi, varılacak sonuca göre de dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla; davacı hakkında yürütülen soruşturmada yer alan her bir olay ayrı ayrı değerlendirilmeden, davacının disiplin cezasını gerektiren fiillerinin sübûta erip ermediği irdelenmeden ve eylemlerin hangi tarihte işlendiği tespit edilmeden, doğrudan ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğraması sebebiyle dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar veren İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.