T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1467
Karar No : 2023/2744
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Deri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Maden işletme ruhsatı sahibi olan davacı şirket tarafından; Balıkesir İli, Sındırgı İlçesi sınırları içerisinde bulunan maden işletme sahası ile ilgili olarak; 2017, 2018 ve 2019 yılları için her yıl için ayrı ayrı 31.054,00-TL olmak üzere toplam 93.162,00-TL işletme ruhsat bedellerinin ödenmediğinden bahisle tesis edilen ... tarih ve ... sayılı idari para cezası işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket tarafından her ne kadar işletme sahasının faal olmadığı, üretim faaliyetinin durdurulduğu yönünde iddialar ileri sürülmüşse de, üretim faaliyetinin durdurulmasının ruhsatın iptali sonucunu doğurmadığı, ruhsat yürürlük süresinin 21/12/2019 tarihinde son bulacağı, davacı şirket tarafından terk talebinde bulunulduktan ve idare tarafından terk isteminin kabulü sonrası ruhsata ait sorumlulukların son bulacağı mevzuat hükümlerinde açıkça ortaya konulmuş olduğundan davacının bu iddialarına itibar edilmeyerek, geçerli bulunan ruhsat için talep edilen 2017, 2018 ve 2019 yıllarında ruhsat bedellerinin ödenmemiş olması nedeniyle tesis edilen idari para cezası işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin uhdesinde bulundurduğu ruhsat için her yıl ödemesi gereken ruhsat bedelinin ödemediği hususunda tartışma bulunmadığı, ancak davacı hakkında öncelikle 2017 yılı için süresinde ödemediği ruhsat bedeli dolayısıyla 3213 Kanunun 13. maddesinin uygulanması gerekeceği, zira devam eden yıllarda dahi ruhsat sahibinin ruhsat bedelini yatırmaması mümkün ve bunun tespiti dava konusu olayda olduğu üzere sonradan yapılmış olsa dahi, idarenin öncelikle 2017 yılı ruhsat bedelinin ilgilisi tarafından ödenmemesi dolayısıyla mevzuat hükmünü işletmesi ve ruhsat bedelin ödenmesi için verilecek sürede gereğinin yapılmaması üzerine ruhsatı iptal etmesi gerektiği, aksi halde dava konusu uyuşmazlıkta olduğu üzere, idarenin ilgili yılda üzerine düşen bildirim yükümlülüğünü zamanında yerine getirmemesi dolayısıyla ruhsat sahiplerinin toptan cezalandırılmasına sebebiyet verileceği, mevzuatın ise bu hale cevaz verecek şekilde kullanılmasının mümkün olmadığı, bu durumda, davaya konu işlem ile davacının 2017, 2018, 2019 yılları için ruhsat bedelini yatırmadığından bahisle toptan cezalandırılması mümkün değilse de, dava konusu işlemle ilk ruhsat bedelinin yatırılmadığı sene olan 2017 yılı için, fiilin işlendiği tarihte geçerli olan para cezası ile cezalandırılmasında mevzuata aykırılık teşkil etmeyeceği, ancak 2018 ve 2019 yılları için henüz ruhsat bedelinin yatırılmaması gibi bir kusurun cezalandırmayı kabil surette gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceği, idarenin öncelikle 2017 yılı için ceza takdir etmesi ve gerekirse ruhsatı iptal etmesi gerektiği anlaşıldığından, dava konusu işlemin 2017 yılı ruhsat bedelinin yatırılmaması nedeniyle, bu tarihte geçerli olan 21.925,00-TL para cezası ile cezalandırılabileceğinden, davacı şirkete 93.162,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemin; 21.925,00-TL'lik idari para cezası kısmında hukuka aykırılık, 2017 yılında fazladan verilen para cezası ile 2018 ve 2019 yılları ruhsat bedelinin yatırmadığı dolayısıyla verilen toplam 71.237,00 TL'lik para cezası kısımda ise hukuka uygunluk görülmediği gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davanın reddine ilişkin kararın 71.237,00-TL'ye yönelik kısmının kaldırılmasına, dava konusu işlemin 71.237,00-TL'lik idari para cezasına ilişkin kısmının iptaline, kararın 21.925,00-TL'lik kısmı yönünden reddine yönelik davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 2017 yılı için idari para cezasının uygulanıp tebliğ edilemediği, 2018 yılı için de para cezası kesilip şirketin KEP adresi aktivasyonunu yapmadığından dolayı yazının iletilemediği, 2019 yılında ise ruhsat bedelinin yatırılmaması üzerine 3 yıl için güncel miktar üzerinden ceza kesilip tebliğ edildiği ve bu tarihten sonra 3 ay içinde de ruhsat bedelinin yatırılmaması üzerine ruhsatın iptal edildiği, KEP adresinin sorumluluğu ruhsat sahibinde olduğundan işlemin hukuka uygun olduğu ve idare olarak harçtan muaf olunduğundan kararda aleyhlerine harca hükmedilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın 2017 yılına ilişkin kısmının onanması, 2018 yılına ilişkin kısmının gerekçeli olarak onanması, 2019 yılına ilişkin kısmının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı şirket tarafından; Balıkesir İli, Sındırgı İlçesi sınırları içerisinde bulunan maden işletme sahası ile ilgili olarak; 2017 yılı için idari para cezasının uygulanıp tebliğ edilemediği, 2018 yılı için de para cezası kesilip şirketin KEP adresi aktivasyonunu yapmadığından dolayı yazının iletilemediğinden, 2017, 2018 ve 2019 yılları için her yıl için ayrı ayrı 31.054,00-TL olmak üzere toplam 93.162,00-TL işletme ruhsat bedellerinin ödenmediğinden bahisle tesis edilen ... tarih ve ... sayılı idari para cezası tesis edilmiştir.
Bunun üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1 inci maddesinde; bu Kanun'un madenlerin aranması, işletilmesi, üzerinde hak sahibi olunması ve terk edilmesi ile ilgili esas ve usulleri düzenlediği, "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde; ruhsat bedelinin taban bedelinin, maden grubu ve alan büyüklüklerine göre belirlenen katsayılarla çarpılarak ekli (1) ve (2) sayılı tablolarda gösterildiği şekilde hesaplanarak her yıl ocak ayının sonuna kadar arama ruhsatlarında tamamı genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere ilgili muhasebe birimi hesabına, işletme ruhsatlarında ise %70’i genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere ilgili muhasebe birimi hesabına, %30’u çevre ile uyum planı çalışmalarını temin etmek üzere maden gruplarına göre teminat olarak ruhsatı veren idarenin muhasebe birimi hesabına yatırılması gereken tutarı ifade ettiği, "Ruhsat bedeli, cezalar ve diğer yaptırımlar" başlıklı 13. maddesinde; yürürlükteki ruhsatlar için her yıl ocak ayının sonuna kadar ruhsat bedelinin tamamının yatırılmasının zorunlu olduğu, ruhsat bedelinin yatırılmaması veya eksik yatırılması hâlinde 20.000-TL idari para cezası verileceği ve ruhsat bedelinin üç ay içinde tamamlanmasının isteneceği, bu süre içinde ruhsat bedelinin yatırılmaması durumunda ruhsatın iptal edileceği, ayrıca verilen sürede yatırılmayan ruhsat bedelinin %70’ine tekabül eden tutarın 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmek üzere ilgili tahsil dairesine bildirileceği ve bu Kanun gereğince uygulanan idari para cezaları her yıl 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranı nispetinde artırılacağı düzenlemelerine yer verilmiştir.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Yönetmeliğinin "İdari para cezaları" başlıklı 93. maddesinin 2. fıkrasında "İdari para cezaları ile ilgili bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır." düzenlemesine yer verilmiş, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 5. maddesinde; "26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatler bakımından da uygulanır. Ancak, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından derhal uygulama kuralı geçerlidir. Kabahat, failin icraî veya ihmali davranışı gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılır. Neticenin oluştuğu zaman, bu bakımdan dikkate alınmaz." kuralı yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu kararda, davacı hakkında öncelikle 2017 yılı için süresinde ödemediği ruhsat bedeli dolayısıyla 3213 Kanunun 13. maddesinin uygulanması gerektiği, aksi halde idarenin ilgili yılda üzerine düşen bildirim yükümlülüğünü zamanında yerine getirmemesi dolayısıyla ruhsat sahiplerinin toptan cezalandırılmasına sebebiyet verileceği, bu durumda, davaya konu işlem ile davacının 2017, 2018, 2019 yılları için ruhsat bedelini yatırmadığından bahisle toptan cezalandırılması mümkün değilse de, dava konusu işlemle ilk ruhsat bedelinin yatırılmadığı sene olan 2017 yılı için, fiilin işlendiği tarihte geçerli olan para cezası ile cezalandırılmasında mevzuata aykırılık teşkil etmeyeceği, ancak 2018 ve 2019 yılları için henüz ruhsat bedelinin yatırılmaması gibi bir kusurun cezalandırmayı kabil surette gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceği gerekçesine yer verilmiştir.
3213 sayılı Maden Kanunu gereğince yürürlükte bulunan maden ruhsatları için her yıl itibariyle ödenmesi gereken ruhsat bedeli öngörülmüş olup, faaliyet yürütülen sahaya ait ruhsatın iptal edildiğine ya da hükümden düştüğüne ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı sürece, yürürlükte bulunan maden ruhsatları için ruhsat bedelinin ödenmesi gerektiğine ilişkin ayrı bir bildirim yapılması gerekmeksizin her yıl ocak ayının sonuna kadar ruhsat bedeli tahakkuk edecektir. Ruhsat bedelinin yatırılmaması veya eksik yatırılması hâlinde idari para cezası verilecek ve ruhsat bedelinin üç ay içinde tamamlanması istenecektir.
Uyuşmazlıkta, ruhsat hukuku devam ettiği hususunda tereddüt bulunmayan davacı hakkında, 2017 yılı ruhsat bedelini ödemediği gerekçesi ile idari para cezası tesisine ilişkin işlemin geç tebliğ edilmesinin 2018 ve 2019 yıllarının ruhsat bedelini ödeme yükümlülüğünü sona erdirmeyeceği ve idarenin geç işlem tesis etmesinin davacıya kazanılmış bir hak sağlamayacağı gibi, maden işletme ruhsatı bulunan davacının ruhsat bedelini ödeme yükümlülüğünü bilmemesinin söz konusu olmayacağı, nitekim davacının da böyle bir iddiasının olmadığı hususları dikkate alındığında, davalı idare tarafından ruhsat bedelleri ödenmediğinden bahisle 2017, 2018 ve 2019 yılları için birlikte idari para cezası tesis edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Ancak, davacının ruhsat bedellerini ödememesi sebebiyle davacıya, işlenen fiillerin gerçekleştiği tarihe göre idari para cezası uygulanması gerekmektedir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının 2017 yılına ilişkin kısmının incelenmesi:
Temyize konu kararda, dava konusu işlemin 2017 yılı ruhsat bedelinin yatırılmaması nedeniyle, bu tarihte geçerli olan 21.925,00-TL para cezası ile cezalandırılabileceğinden para cezasının bu kısmında hukuka aykırılık, 2017 yılında fazladan verilen para cezasında ise hukuka uygunluk bulunmadığına karar verilmiş olup, davalı idare tarafından temyiz isteminde bulunulmaktadır.
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Bu durumda, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının 2018 yılı için 31.054,00-TL idari para cezası tesis edilmesine ilişkin kısmının incelenmesi:
Yukarıda belirtildiği üzere, davalı idare tarafından ruhsat bedelleri ödenmediğinden bahisle 2017, 2018 ve 2019 yılları için birlikte idari para cezası tesis edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Ancak, olayda; 3213 sayılı Maden Kanunu'na aykırılık teşkil eden eylemi nedeniyle davacıya, işlenen fiilin gerçekleştiği tarih olan 2018 yılına göre idari para cezası verilmesi gerekirken, dava konusu işlem tarihi olan 2019 yılı için yeniden değerleme oranında güncellenen değerler üzerinden idari para cezalarının kesildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan ceza tutarı dikkate alınmak suretiyle 3213 sayılı Kanunun 13. maddesi kapsamında verilen dava konusu idari para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığından, davanın reddine dair karara yönelik istinaf istemini kabul ederek, dava konusu işlemin bu kısmını iptal eden Bölge İdare Mahkemesi neticesi itibarıyla hukuka uygun bulunmuştur.
Bölge İdare Mahkemesi kararının 2019 yılı için 31.054,00-TL idari para cezası tesis edilmesine ilişkin kısmının incelenmesi:
Olayda, davacının 2019 yılı ruhsat bedeli ödemediğinden bahisle cezaya esas fiilin gerçekleştiği tarih olan 2019 yılında geçerli olan idari para cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmakta olup, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından dava konusu işlemin bu kısmını iptal eden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının;
a. 2017 yılına ilişkin kısmının ONANMASINA,
b. 2018 yılına ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
c. 2019 yılına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak, 18/05/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.