T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1508
Karar No : 2023/2159
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Üretim Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın ithali sırasında 2016/9073 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Kömür İthalatına Ek Mali Yükümlülük Konulması Hakkında Karar hükümleri uyarınca kömür ithalatlarında ton başına 15 Amerikan Doları üzerinden Türk Lirası karşılığı hesaplanarak ödenen ek mali yükümlülüğün, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesine istinaden geri verilmesi talebinin kısmen kabulü ile kısmen reddine ilişkin karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile geri verme tarihinde geçerli Amerikan Doları kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı tutarın geri verme başvurusunun yapıldığı tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre hesaplanacak gecikme zammı oranında faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 15. maddesinde, gümrük vergilerinin, gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihte yürürlükte olan gümrük tarifesine göre hesaplanacağı; 30. maddesinde, eşyanın gümrük vergisine esas alınacak kıymetinin Türk Lirası olarak beyanının zorunlu olduğu, fatura veya diğer belgelerde yazılı yabancı paraların, gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihte yürürlükte olan T.C. Merkez Bankası döviz satış kurları üzerinden Türk Lirasına çevrileceğinin belirtildiği, ilgililer tarafından gümrük beyannamelerinde eşyanın gümrük vergisine esas tutarların Türk Lirası olarak beyan edilmesinin yasal zorunluluk olduğu, ilgili belgelerde yabancı para cinsinden tutar bulunması halinde, anılan tutarların gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihteki Merkez Bankası döviz kurları üzerinden Türk Lirası'na çevrileceği, idarelerce gümrük işlemleri hakkında getirilen mali yükümlülüklerin yabancı para cinsinden belirlenmiş olması halinde dahi söz konusu kanuni düzenlemelerin aksinin kabul edilmesinin mümkün olmadığı, Bakanlar Kurulu Kararı hükümleri uyarınca kömür ithalatlarına ilişkin olarak ton başına getirilen 15 Amerikan Doları ek mali yükümlülük yabancı para cinsinden belirlenmiş olsa da, davacı tarafından söz konusu yükümlülüğe ilişkin ödemenin beyannamenin tescil tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden hesaplanarak karşılığının Türk Lirası olarak yapıldığı, bu durumda, Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenen döviz cinsinin ve tutarının ithalat işlemlerinde ek mali yükümlülüğün tutarının hesaplanmasında esas alınacak "referans değer" olmasına karşın, ödeme ve iade işlemlerinin Türk Lirası cinsinden yapılması zorunluluğu dikkate alındığında, geri verme başvurusu tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden iade isteminde bulunan davacı şirketin taleplerinin hukuki ve kanuni dayanağı bulunmadığından, beyannamenin tescil tarihindeki döviz kuru üzerinden yapılan vergi iade işlemine ilişkin olarak tesis edilen işlem ile yapılan itirazın reddine dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Geri verme talebinin başvuru tarihindeki Amerikan Doları değeri üzerinden yapılmasının bizzat vergiyi yabancı para birimi üzerinden belirleyen Bakanlar Kurulu kararına dayandığı, ek mali yükümlülüğün vezneye Türk Lirası cinsinden yatırılmış olmasının tüm mali sonuçlarına mükellefin katlanmasının hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu, Cumhurbaşkanlığı Kararı ile dava konusu ithalatlar yönü ile ek mali yükümlülüğün uygulanmayacağının açıkça düzenlendiği ve hukuken hiç uygulanmamış hale dönülmesi gerektiği, Amerikan Doları cinsinden tahsil edilen ek mali yükümlülüğün Türk Lirası cinsinden iadesi devlet ve birey arasındaki olması gereken dengeyi birey aleyhine bozacak mahiyette olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. … TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/04/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Temyiz başvurusu, davacı şirket adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın ithali sırasında 2016/9073 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Kömür İthalatına Ek Mali Yükümlülük Konulması Hakkında Karar hükümleri uyarınca kömür ithalatlarında ton başına 15 Amerikan doları üzerinden Türk Lirası karşılığı hesaplanarak ödenen ek mali yükümlülüğün, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesine istinaden geri verilmesi talebinin kısmen kabulü ile kısmen reddine ilişkin karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile geri verme tarihinde geçerli Amerikan doları kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı tutarın geri verme başvurusunun yapıldığı tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre hesaplanacak gecikme zammı oranında faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddine ilişkin kararın bozulması istemine ilişkindir.
Olayda; yargı kararlarıyla iadesine karar verilen ek mali yükümlülüğün; 02/08/2016 tarih ve 29789 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Kömür İthalatında Ek Mali Yükümlülük Konulması Hakkında Karar" başlıklı Bakanlar Kurulu Kararı' uyarınca, sadece elektrik üretinde kullanılan kömür cinsi eşyaya ait olmak üzere, brüt ağırlık üzerinden ton başına 15 Amerikan Doları olarak kararlaştırıldığı; davacı şirketçe ithalat işlemlerini tamamlamak için söz konusu 15 Amerikan Doları ek mali yükümlülüğün ihtirazi kayıt konulmak suretiyle ödenerek ithalatların gerçekleştirildiği tartışmasızdır.
İdarenin, Anayasanın 125. maddesinde yer alan eylem ve işlemlerinden kaynaklanan tazmin sorumluluğu, idarenin müdahalesinden önceki ve sonraki zaman dilimi itibariyle ilgililerin mal varlığı üzerinde bozulan ekonomik dengenin yeniden kurulmasını amaçlamaktadır. Dolayısıyla, eylem veya işleminden dolayı sorumlu olan İdarenin, uğranılan zararı bütünüyle karşılaması, bu zararı da olay tarihi itibariyle değil, karar tarihi itibariyle saptanması ve zararın tam olarak giderilmesi gerekmektedir. Bu zarar giderilmediği sürece etkili bir hukuka uygunluk denetiminden söz edilemeyeceği de açıktır. Kaldı ki, tazminat miktarı hesaplanırken, dava süresince paranın değer kaybı nedeniyle reel olarak eksilen bölümünün dikkate alınmaması, davalı taraf için haksız bir kazanca dönüşecektir. Bu haksızlığın giderilmesi ise, tazminat miktarı belirlenirken, para değerindeki kayıpların dikkate alınması ve karar tarihi itibariyle gerçek değerinin bulunması suretiyle mümkün olacaktır.
Bu durumda, eşyanın ithal edildiği tarihteki dolar kuru üzerinden Türk Lirası karşılığı hesaplanarak ödenen ek mali yükümlülüğün, iadeye konu olan kısmı hesaplanırken ithalat tarihindeki döviz kurunun Türk Lirası karşılığının değil, iade tarihindeki satış kuru esas alınarak hesaplama yapılması suretiyle bulunan tutarın iade edilmesi gerektiğinden yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz