T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1583
Karar No : 2023/3895
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1. ...
VEKİLİ : ...
2. ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU :
Boğaziçi Üniversitesinde Hukuk Fakültesi ve İletişim Fakültesi kurulmasına ilişkin 06.02.2021 tarih ve 31387 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 05.02.2021 tarih ve 3519 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Anayasa'nın 130/9 maddesi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 5/f maddesi ve Üniversitelerde Akademik Teşkilat Yönetmeliği'nin 7. maddesinde fakültelerin kanunla kurulmasının emredici olarak kurala bağlandığı, Cumhurbaşkanlığı'na bu yönde planlama yapma ve strateji geliştirme ödevinin verildiği, 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun 13. maddesinde Boğaziçi Üniversitesinin hangi fakülte ve birimlerden meydana geldiğinin açıkça yazılı olduğu, oysa 2809 sayılı Kanun'un ek 30. maddesine göre Cumhurbaşkanı Kararı ile fakültelerin kurulduğu, kanun koyucu tarafından 2547 sayılı Kanun'un 5/f maddesinde, 703 sayılı KHK ile yapılan değişiklik ile fakültelerin kanunla kurulma koşulu kaldırılabilecek iken, bu kuralın, yürürlükten kaldırılmadığı, sonraki kanun olarak uygulanması gerektiği, Anayasa'nın 104/17 maddesinde yer alan ‘’Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz.’’ kuralı dikkate alındığında, fakülte kurulması konusunda, yasama organının düzenleme yetkisine sahip olduğu, Cumhurbaşkanı Kararı ile fakülte kurulamayacağı, yeni fakülte kurulması için izlenmesi gereken yol izlenmeden, gerekli hazırlıklar yapılmadan, kadro oluşturulmadan ve alt yapı sağlanmadan, fakülte kurulduğu, yeni fakültelerin yerleşebileceği binaların olmadığı gibi, kampüslerin mevcut öğrenci yoğunluğunu kaldıramayacağı, Boğaziçi Üniversitesinde eğitimin entegre bir sisteme dayandığı, yani bir bölümün programında yer alan derslerin bir kısmının diğer bölüm ve fakültelerden karşılandığı, diğer bölüm ve fakültelerin, fakülte kuruluşu ile ilgili sorumlulukları incelemesi, görüş oluşturması ve planlamayı onaylaması gerektiği, bu nedenle Boğaziçi Üniversitesinde fakülte kuruluşunun ciddi ve uzun süreçler gerektirdiği, aksinin üniversitenin teamülleri ile oluşturduğu dengeyi altüst edeceği, 2547 sayılı Kanun'un 14. maddesi gereği, üniversitenin bütününü ilgilendiren hususlarda görüş oluşturmanın Üniversite Senatosunun görevi olduğu, bu kapsamda, Üniversite Senatosu tarafından konunun tüm yönleri ile tartışılması için komisyonlar kurulması, akademik birimlerden görüş toplaması ve raporlama yapılması gerektiği, izlenecek bu sürecin kurulacak fakültelerin alacağı biçimin üniversitenin vizyon ve misyonuyla uyumlu olması, üniversite işleyişinin aksamaması, eğitim öğretim kalitesinin korunması ve yeni kurulacak fakültelerin başarıya ulaşması için gerekli olduğu, davaya konu kararın Üniversite Senatosu ve Yönetim Kurulunun toplantı ve karar yeter sayısını etkilemek, üniversite teamüllerini değiştirmek amacına yönelik olduğu öne sürülmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI:
Usul bakımından, davacı yönünden menfaat ihlali şartı gerçekleşmediğinden, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği; esas bakımından, 2547 sayılı Kanun'un 7/d-2 maddesi gereği Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğünün ... tarih ve ..., ... sayılı işlemleri ile tesis ettiği Üniversiteleri bünyesinde, İletişim ve Hukuk Fakülteleri kurulması teklifinin, Yükseköğretim Genel Kurulunun 04.02.2021 tarihli toplantısında incelendiği, teklifin uygun görülerek, 2547 sayılı Kanun'un 7/2 maddesi ve 2809 sayılı Kanun'un ek 30. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanlığı Makamına arzedildiği, uluslararası mahkemelerde ve tartışmalarda dil ve alan yetkinliği ile ülkemizin menfaatlerini savunabilecek nitelikli insan gücü ihtiyacının arttığı, dil yetkinliği ile öne çıkan Boğaziçi Üniversitesinin lisansüstü eğitim faaliyetleri ile nitelikli hukukçu, iletişimci ve akademisyen yetiştirmesinin amaçlandığı, kamu yararının bulunduğu, 2809 sayılı Kanun’un ek 30. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı’nın fakülte kurma konusunda yetkili olduğu, yürütme organına tanınan bu yetkinin yeni olmadığı, maddenin değişiklikten önceki halinde de bu yetkinin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığının önerisiyle Bakanlar Kurulunca kullanıldığı, üniversitelerin kuruluş kanununda yer verilen fakülte, enstitü ve diğer akademik birimlerle birlikte kurulması ile sonradan üniversite bünyesinde fakülte oluşturulması sürecinin aynı hükümlere tabi olmadığı, kanunla kuruluşun Anayasa ve 2547 sayılı Kanun’un 5/f maddesi gereği olduğu, yeni fakülte kurulmasının anılan Kanun’un 7/d-2 maddesinde düzenlendiği ve anılan madde hükmünde kanunla ekleme gibi bir şarta yer verilmediği, kanun koyucunun ek 30. maddede sonradan ortaya çıkan ihtiyaç ve gelişmeler ışığında yeni fakülte kurulması gerekeceğini öngörerek yürütmeye bu konuda yetki verdiği, şayet kanun koyucunun iradesinin üniversite bünyesinde sonradan kurulacak fakültelerin kanunla kurulması yönünde olsaydı bu yönde düzenleme yapılmayacağı, fakülte kurulması konusunda Cumhurbaşkanına verilen yetki noktasında, 2547 ve 2809 sayılı Kanunlar arasında genel- özel, öncelik- sonralık karşılaştırmasının da yapılamayacağı, zira kanun koyucun her iki düzenleme bakımından bir ayrıma gittiği, üniversitenin toplantı ve karar yeter sayısını etkilemek ve teamüllerini değiştirmek amacı taşındığı iddiasının yersiz olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Anayasamız, yükseköğretim mevzuatımız ve dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler bir bütün değerlendirildiğinde; Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü ve Yükseköğretim Kurulu tarafından, Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak Hukuk ve İletişim Fakültesi kurulabilmesi için akademik ve bilimsel gerekliliğin bulunduğunun, bu gerekliliğin karşılanması için hazırlıklar yapıldığının, teknik ve akademik alt yapının yeterli olduğunun, yeni fakültelerin yerleşebileceği binaların mevcut bulunduğunun, kampüslerin öğrenci yoğunluğunu kaldırabileceğinin, üniversite işleyişinin aksamaması yönünde tedbirler alındığının, eğitim öğretim kalitesinin korunmasına yönelik önlemler hakkında kararlar verildiğinin ortaya konulması ve bunların bir bütün olarak akademik hizmet gerekleri doğrultusunda somut bilgi ve belgeler çerçevesinde irdelenmiş olması gerekmekte iken, bu yönde bir süreç işletilmeden, bu yöndeki gereklilikler yerine getirilmeden, Hukuk ve İletişim Fakültesi kurulması teklifinin Cumhurbaşkanlığı Makamına arzına karar verildiği anlaşılmıştır.
Ayrıca dava konusu kararın tesis edilmesinden önce yürütülmesi gereken hukuki sürecin bir parçası olarak, üniversitenin akademik karar organı olan üniversite senatosu tarafından, 2547 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca değerlendirmeler yapılması ve karar verilmesi gerekirken, rektör tarafından re'sen harekete geçilerek, soyut ifadelere dayanılmak suretiyle, akademik hizmet gereklerine, üniversitenin alt yapısına ve akademik kadrosuna ilişkin somut tespit ve değerlendirmeler yapılmadan ve bu yönde bilgi ve belgeler ortaya konulmadan, Hukuk ve İletişim Fakültesi kurulmasının teklif edilmesi, Anayasal bir ilke olan üniversitelerin bilimsel özerkliği ilkesine aykırılık teşkil etmiştir.
Bu bakımdan; Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü ve Yükseköğretim Kurulu tarafından, dava konusu işlemin sebep unsurunu oluşturacak ve sebep unsurunun üniversitelerin sahip olduğu bilimsel özerklik çerçevesinde temellendirilmesini sağlayacak bir süreç işletilmeden, tesis edildiği anlaşılan dava konusu kararın, Anayasa'nın 130. maddesinde amir olarak kurala bağlanan bilimsel özerklik ilkesine, 2547 sayılı Kanun'un 7/d, 13, 14 maddelerine, kamu yararı ve akademik hizmet gereklerine aykırı olduğundan, iptal edilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde Hukuk Fakültesi ve İletişim Fakültesi kurulmasına ilişkin 06/02/2021 tarihli ve 31387 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 3519 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin 4. fıkrasında, "Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez." hükmü, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 2. fıkrasında ise, "İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler." kuralı yer almıştır.
Anayasa'nın 125. maddesinin 4. fıkrasının ilk cümlesinde ve 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde de açıkça ifade edildiği gibi idari işlemler üzerindeki yargısal denetim bu işlemlerin hukuka uygunluğunun saptanmasıyla sınırlıdır. İdarenin takdir yetkisinin denetimine yargı organları yönünden getirilen ve idari işlemlerin yalnızca hukuka uygunluk açısından denetlenebilecekleri biçiminde ifade edilen kural aynı zamanda idarenin takdir yetkisinin kullanılmasında uyması gereken sınırları da koymuş olmaktadır.
Kamu gücünü kullanan idarelere, yaptıkları düzenlemelerde takdir yetkisi tanınmakla birlikte, bu yetkinin sınırsız kullanımı da söz konusu değildir. İdareler; eşitlik, kamu yararı, hizmet gerekleri, hak ve nesafet ilkelerine göre takdir yetkisini kullanmakla yükümlüdürler.
Kamu yararı kavramı, tüm devlet organlarının işlem ve eylemlerinin genel nitelikteki amacını ve aynı zamanda nedenini oluşturmakta, çeşitli hak ve özgürlükler açısından bir sınırlama nedeni niteliği de taşımakta olup bu kavram genel bir ifadeyle bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifade etmektedir.
İdari faaliyetlerin temel ve ortak amacı kamu yararını gerçekleştirmektir. İdarenin bu amacı sağlamak için yapacağı işlem ve eylemlerin türünü, zamanını ve yöntemini belirlemekte sahip bulunduğu takdir yetkisinin sınırsız olmadığı ve yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.
2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun Ek 30. maddesinin; "Cumhurbaşkanı üniversitelere bağlı olarak fakülte, enstitü ve yüksekokul kurmaya; bu birimlerle ilgili olarak birleştirmeye, kapatmaya, bağlantı ve isim değişikliği yapmaya yetkilidir." şeklinde ifade edilen bu hükmüyle Cumhurbaşkanına fakülte kurma konusunda yetki verilmiş olduğundan, dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Dava konusu işlemin şekil (usul) ve amaç unsurları yönünden incelemesine gelince:
Öğretide şekil unsuru içerisinde usul unsuru da anlatılır. İdari usul kuralları; bir işlemin nasıl yapılması ile ilgili kurallar olup, bir idari işlemin tesisinde hangi şekle uyulacağının Anayasa, yasa, tüzük veya yönetmelikçe belirlenmiş olması durumunda, işlemin bu şekle uygun olarak tesis edilmesi idare yönünden zorunludur. İdari işlemlerde şekil, işlemin hukuken geçerlik kazanmasının önemli ögelerinden birisini oluşturmakla birlikte, bir idari işlemin tesisinde, yasanın, düzenleyici tasarrufların veya yerleşmiş içtihatların öngördüğü koşullara uyulmamış olması o işlemi hükümsüz kılabilmekte veya iptaline neden olabilmektedir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 130. maddesinin 1. fıkrasında; "Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur." hükmü yer almaktadır.
1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununun 35. maddesinde, "Yüksek ögretimin amaç ve görevleri, milli eğitimin genel amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak,
1. Öğrencileri ilgi, istidat ve kabiliyetleri ölçüsünde ve doğrultusunda yurdumuzun bilim politikasına ve toplumun yüksek seviyede ve çeşitli kademelerdeki insan gücü ihtiyaçlarına göre yetiştirmek;
2. Çeşitli kademelerde bilimsel öğretim yapmak;
3. Yurdumuzu ilgilendirenler başta olmak üzere, bütün bilimsel, teknik ve kültürel sorunları çözmek için bilimleri genişletip derinleştirecek inceleme ve araştırmalarda bulunmak;
4. Yurdumuzun türlü yönde ilerleme ve gelişmesini ilgilendiren bütün sorunları, Hükümet ve kurumlarla da elbirliği etmek suretiyle öğretim ve araştırma konusu yaparak sonuçlarını toplumun yararlanmasına sunmak ve Hükümetçe istenecek inceleme ve araştırmaları sonuçlandırarak düşüncelerini bildirmek;
5. Araştırma ve incelemelerinin sonuçlarını gösteren, bilim ve tekniğin ilerlemesini sağlayan her türlü yayınları yapmak;
6. Türk toplumunun genel seviyesini yükseltici ve kamu oyunu aydınlatıcı bilim verilerini sözle, yazı ile halka yaymak ve yaygın eğitim hizmetlerinde bulunmaktır." hükmüne, 36. maddesinde ise; "Yükseköğretim kurumları şunlardır:
1. Üniversiteler,
2. Fakülteler,
3. Enstitüler,
4. Yüksekokullar,
5. Konservatuvarlar,
6. Meslek yüksekokulları
7. Uygulama ve araştırma merkezleri,
Yükseköğretim kurumlarının amaçları, açılış, kuruluş ve işleyişleri ile öğretim elemanlarına ilişkin esaslar ve yükseköğretim kurumları ile ilgili diğer hususlar, özel kanunlarında belirlenir." hükmüne, 39. maddesinde ise; "Yüksek öğretimde, öğretim elemanlarından, tesislerden ve öğrencinin zamanından en verimli bir şekilde yararlanmayı mümkün kılacak ve çeşitli bölgelerdeki yüksek öğretim kurumlarının dengeli bir şekilde gelişmesini sağlayacak tedbirler alınır; yüksek öğretimin bütününü kapsayan ve orta öğretimle ilgisini sağlayan bir planlama düzeni kurulur.", hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca, "2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile Bakanlığa verilmiş olan görev ve sorumlulukları yerine getirmek", Milli Eğitim Bakanlığı Yükseköğretim ve Yurt Dışı Eğitim Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Öte yandan, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Ana İlkeler" başlıklı 5. maddesinin (h) bendinde, "Yükseköğretim kurumlarının geliştirilmesi, verimlerinin artırılması, genişletilmesi ve bütün yurda yaygınlaştırılması amacına yönelik olarak yenilerinin açılması, öğretim elemanlarının yurt içinde ve dışında yetiştirilmeleri ve görevlendirilmeleri, üretim-insangücü-eğitim unsurları arasında dengenin sağlanması, yükseköğretime ayrılan kaynakların ve ihtisas gücünün dağılımı, milli eğitim politikası ve kalkınma planları ilke ve hedefleri doğrultusunda ülke, çevre ve uygulama alanı ihtiyaçlarının karşılanması, örgün, yaygın, sürekli ve açık eğitim - öğretimi de kapsayacak şekilde planlanır ve gerçekleştirilir." hükmü, yine aynı Kanunun "Yükseköğretim Kurulunun görevleri" başlıklı 7. maddesinin (d) bendinde ise, "Devlet kalkınma planlarının ilke ve hedefleri doğrultusunda ve yükseköğretim planlaması çerçevesi içinde;
(1) Mülga
(2) Bir üniversite içinde fakülte, enstitü ve yüksekokul açılmasına, birleştirilmesi veya kapatılması ile ilgili olarak doğrudan veya üniversitelerden gelecek önerilere dayalı kararlar almak ve gereği için Milli Eğitim Bakanlığına sunmak" hükmü yer almaktadır. Anılan Yasanın bu iki kuralının birlikte incelenmesinden; Yükseköğretim Kurulunun fakülte açma ve kapatmaya esasen yetkisi bulunmadığı, bu konuda gelen tekliflerle ilgili kararlarını gereği yapılmak üzere Milli Eğitim Bakanlığına sunmakla yetinebileceği, diğer bir ifadeyle fakülte kurulması isteminin ilgili üniversitenin önerisiyle başlatılan zincirleme nitelikte bir işlem olduğu, Cumhurbaşkanının fakülte kurulması yönündeki yetkisini kullanmasının ise idari işlemin tamamlanmasında son nokta olduğu kuşkusuzdur.
Dosyanın incelenmesinden; Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü'nün, ... tarih ve ...ve ... sayılı yazıları ile yabancı dil yeterliliğine sahip hukukçu ve iletişimci yetiştirilmesi amacıyla üniversite bünyesinde hukuk fakültesi ve iletişim fakültesi kurulması talebinin, davalı idarelerden Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın ... tarihli ve ... ve ... sayılı kararlarıyla uygun bulunması üzerine 2547 sayılı Yasanın 7/d-2 ve (Ek 39) maddeleri ile 2809 sayılı Yasanın Ek 30. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanlığına onay için sunulurken Milli Eğitim Bakanlığı'na bilgi verildiği ve 06/02/2021 tarihli ve 31387 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 3519 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile de dava konusu işlemin tamamlandığı anlaşılmakta ise de; yeni fakülte kurulması ile ilgili olarak 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun yukarıda değinilen hükümleri uyarınca, Milli Eğitim Bakanlığı'na verilen görevlerin yerine getirilmesine de olanak sağlayacak şekilde konunun gereğinin yapılmasını temin etmek üzere ilgili Bakanlığa sunulması yerine bilgi vermekle yetinildiği ve bu haliyle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 7. maddesinin (d) bendinde belirtilen usule uygun davranılmadığı, öte yandan, yine 2547 sayılı Yasanın yukarıda değinilen 5. maddesi uyarınca davalı kurumca konuyla ilgili olarak her hangi bir akademik ve bilimsel değerlendirme ve planlama oluşturulmadığı ve bu haliyle de dava konusu işlemin amaç unsurunun net bir şekilde ortaya konulamadığı, dolayısıyla akademik ve bilimsel gerekliliklere uyulmadan işlem tesis edildiği görüldüğünden, bu durum kamu yararına ve hizmetin gereklerine uymadığı gibi Anayasa'nın 130. maddesinde zikredilen bilimsel özerklikle de bağdaşmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, şekil (usul) ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırı dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
Dava; Boğaziçi Üniversitesinde Hukuk Fakültesi ve İletişim Fakültesi kurulmasına ilişkin 06.02.2021 tarih ve 31387 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 05.02.2021 tarih ve 3519 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı İdarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
Anayasa'nın ''Görev ve Yetkileri'' başlığını taşıyan 104. maddenin 17. fıkrasında; ''Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir. Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevler Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemez. Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde, kanun hükümleri uygulanır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin aynı konuda kanun çıkarması durumunda, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümsüz hale gelir.'' kuralı; ''Yükseköğretim kurumları'' başlığını taşıyan 130. maddesinin 1. fıkrasında; ''Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur.'' aynı maddenin 9. fıkrasında; ''Yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve organları ile işleyişleri ve bunların seçimleri, görev, yetki ve sorumlulukları üniversiteler üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını kullanma usulleri, öğretim elemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri, öğretim elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve öğretim elemanlarının kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ile ilişkileri, öğretim düzeyleri ve süreleri, yükseköğretime giriş, devam ve alınacak harçlar, Devletin yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza işleri, mali işler, özlük hakları, öğretim elemanlarının uyacakları koşullar, üniversitelerarası ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının görevlendirilmesi, öğrenimin ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre yürütülmesi, Yükseköğretim kuruluna ve üniversitelere Devletin sağladığı mali kaynakların kullanılması kanunla düzenlenir.'' kuralı; ''Yükseköğretim üst kuruluşları'' başlığını taşıyan 131. maddesinde; ''Yükseköğretim kurumlarının öğretimini planlamak, düzenlemek, yönetmek, denetlemek, yükseköğretim kurumlarındaki eğitim - öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek bu kurumların kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda kurulmasını, geliştirilmesini ve üniversitelere tahsis edilen kaynakların etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanlarının yetiştirilmesi için planlama yapmak maksadı ile Yükseköğretim Kurulu kurulur.'' kuralı yer almıştır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun ''Ana ilkeler'' başlığını taşıyan 5. maddesinin (f) bendinde; ''(Değişik: 3/4/1991 - 3708/2 md.) Üniversiteler ile yüksek teknoloji enstitüleri ve bunlar içindeki fakülte, enstitü ve yüksekokullar, Cumhurbaşkanınca yapılan yükseköğretim planlaması çerçevesinde (…) kanunla kurulur.'' kuralı yer almıştır. Aynı Kanun'un ''Yükseköğretim Kurulunun görevleri'' başlığını taşıyan 7. maddesinde Yükseköğretim Kurulunun görevleri düzenlenmiş olup; (d) bendinin 2. fıkrasında, ''Bir üniversite içinde fakülte, enstitü ve yüksekokul açılmasına, birleştirilmesi veya kapatılması ile ilgili olarak doğrudan veya üniversitelerden gelecek önerilere dayalı kararlar almak ve gereği için Milli Eğitim Bakanlığına sunmak,'' bu görevler arasında yer almıştır.
2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun ''Esaslar'' başlığını taşıyan 3. maddesinde; ''Üniversite; fakülte, enstitü, yüksekokul, konservatuvar, meslek yüksekokulu, araştırma ve uygulama merkezi ve benzeri birimlerden oluşur. Bir üniversitede;
a) (Mülga: 30/1/2008-5733/1 md.)
b) Fen, edebiyat, eğitim, eğitim bilimleri, iktisadi ve idari bilimler, hukuk, tıp, diş hekimliği, eczacılık, veteriner, mühendislik, mimarlık, ziraat, orman, ilahiyat ve güzel sanatlar fakülteleri veya bunların iki ya da daha fazlasının birlikte teşkil edeceği fakülteler ile ihtiyaca göre kurulacak diğer fakülteler;
c) Rektörlüğe bağlı; fen ve teknik alanlarla ilgili fen bilimleri; edebiyat, sanat, sosyal ve iktisadi bilim alanlarıyla ilgili sosyal bilimler; temel tıp, diş hekimliği, eczacılık, veteriner ve diğer sağlık alanlarıyla ilgili sağlık bilimleri enstitüleri ile bu Kanunda belirlenen rektörlüğe veya fakültelere bağlı diğer enstitüler;
d) Belirli bir meslek alanında, ön lisans veya lisans düzeyinde eleman yetiştiren yüksekokullar;
e) Bir yüksekokul olan ve buna bağlı hazırlayıcı birimlerden oluşan konservatuvarlar;
f) Ön lisans düzeyinde ara insangücü yetiştiren meslek yüksekokulları;
g) Belirli bilimsel ve teknolojik alanlarda araştırma ve uygulama yapmakla yükümlü araştırma, uygulama merkezleri;
bulunabilir. Ancak bir üniversitede en az üç fakültenin bulunması zorunludur.
Bu maddede belirtilen fakülte, enstitü, yüksekokul, konservatuvar, meslek yüksekokulu, araştırma ve uygulama merkezlerinin alt birimlerinin, anabilim dalı, anasanat dalı ve diğer ünitelerin teşkili, birleştirilmesi, kaldırılması ve işleyişi 2547 sayılı Kanunun 7 nci maddesi uyarınca Yükseköğretim Kurulunca düzenlenir.
Bilim dalı ve sanat dalı kurulması ve kadırılmasıyla ilgili düzenlemeler 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun esaslarına uygun olarak ve Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşü alınarak, üniversitelerin senatoları tarafından yapılır.'' kuralı; ''Boğaziçi Üniversitesi''(1) başlığını taşıyan 13. maddesinde; ''Boğaziçi Üniversitesi;
a) Rektörlüğe bağlı Mühendislik Fakültesinden;
b) Rektörlüğe bağlı olarak yeni kurulan Eğitim Fakültesinden;
c) Temel Bilimler Fakültesinin adının değiştirilmesiyle oluşturulan ve rektörlüğe bağlanan Fen – Edebiyat Fakültesi, İdari Bilimler Fakültesinin adının değiştirilmesiyle oluşturulan ve rektörlüğe bağlanan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi‘nden;
d) Rektörlüğe bağlı olarak yeni kurulan Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Fen Bilimleri Enstitüsü, Çevre Bilimleri Enstitüsü, Biyo – Medikal Mühendisliği Enstitüsü ile Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Kandilli Rasathanesinin adının değiştirilmesiyle oluşturulan ve rektörlüğe bağlanan Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü‘nden;
e) Rektörlüğe bağlı Önlisans Yüksekokulunun adının değiştirilmesiyle oluşturulan Meslek Yüksekokulu ile Yabancı Diller Yüksekokulu‘ndan;
oluşur.
–––––––––––
(1) a) 14/11/1995 tarihli ve 95/7515 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Üniversiteye bağlı olarak Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu kurulmuştur.
b) 23/9/1999 tarihli ve 99/13406 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Üniversiteye bağlı olarak Aydın Doğan İletişim Enstitüsü kurulmuştur.
c) 27/8/2010 tarihli ve 2010/891 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Rektörlük bünyesinde yer alan Biyo-Medikal Mühendisliği Enstitüsünün adı Biyomedikal Mühendisliği Enstitüsü olarak değiştirilmiştir.
ç) 6/2/2021 tarihli ve 31387 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 3519 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Rektörlüğe bağlı olarak İletişim Fakültesi ve Hukuk Fakültesi kurulmuştur.'' kuralı; ek 30. maddesinde, ''(Ek: 3/7/1992-3837/25 md.; Değişik: 29/3/2001-4633/3 md.) Cumhurbaşkanı üniversitelere bağlı olarak fakülte, enstitü ve yüksekokul kurmaya; bu birimlerle ilgili olarak birleştirmeye, kapatmaya, bağlantı ve isim değişikliği yapmaya yetkilidir. Bağlantı değişikliği yapılan birimlere ait kadrolar, taşınmazlar ve demirbaşlar, bir başka işleme gerek kalmadan bağlanılan üniversiteye aktarılmış sayılır. '' kuralı yer almıştır.
Hukuki Değerlendirme:
İdarelerin; düzenleme yetkisine sahip olduğu alanlarda, çağın gereklerine ve toplumun ihtiyaçlarına göre işlem tesis etmeleri kamu hizmetinin gereğidir. Genel olarak kamu hizmetinin ve özelinde yükseköğretim hizmetinin nitelikli şekilde yürütülmesinde büyük bir öneme sahip olan üniversiteler, bilimsel özerkliğe ve kamu tüzelkişiliğine sahip yükseköğretim kurumlarıdır. Fakülte, enstitü gibi akademik birimlerden oluşan üniversitelerde, yüksek düzeyde eğitim - öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık faaliyetleri yürütülmesi asıl amaçtır. Bir üniversitede en az üç fakültenin bulunması zorunludur. Bununla birlikte, mevcut üniversitelerde yükseköğretim sistemimizin amaç ve hedefleri doğrultusunda, ihtiyaca göre yeni fakülteler kurulması mümkün kılınmıştır.
Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü'nün 03.02.2021 tarih ve 2983 sayılı işlemi ile Türkiye'de yabancı dille eğitim ve öğretim veren uluslararası niteliklere sahip üniversiteleri bünyesinde, hukukun çeşitli alanlarında hukuksal analiz yeteneğine sahip, iyi derecede yabancı dil eğitimi alan çok yönlü hukuk fakültesi mezunlarının yetiştirilebilmesi için Kamu Hukuku ve Özel Hukuk Bölümlerinden oluşan Rektörlüğe bağlı Hukuk Fakültesi kurulması teklifi Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına sunulmuştur. Yükseköğretim Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı toplantısında, 2547 sayılı Kanun'un 7/d-2 maddesi uyarınca teklif incelenerek, uygun bulunmuş ve 2547 sayılı Kanun'un 7/2 maddesi ve 2809 sayılı Kanun'un ek 30. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanlığı Makamına arzedilmiştir. Cumhurbaşkanı tarafından, 06.02.2021 tarih ve 31387 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 05.02.2021 tarih ve 3519 sayılı karar ile 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun ek 30. maddesi uyarınca Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak Hukuk Fakültesi kurulmuştur.
Bununla birlikte;
Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile Türkiye'de yabancı dille eğitim ve öğretim veren uluslararası üniversitelerin arasında bulunan üniversitelerinin günümüz gereklerine uygun şekilde, medya ve iletişim konularında ihtiyacı olan iyi derecede yabancı dil eğitimi alan İletişim Fakültesi mezunlarının yetiştirilebilmesi için Yeni Medya, Radyo ve Televizyon, Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümlerinden oluşan Rektörlüğe bağlı İletişim Fakültesi kurulması teklifi Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına sunulmuştur. Yükseköğretim Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı toplantısında, 2547 sayılı Kanun'un 7/d-2 maddesi uyarınca teklif incelenerek, uygun bulunmuş ve 2547 sayılı Kanun'un 7/2 maddesi ve 2809 sayılı Kanun'un ek 30. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanlığı Makamına arzedilmiştir. Cumhurbaşkanı tarafından, 06.02.2021 tarih ve 31387 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 05.02.2021 tarih ve 3519 sayılı karar ile 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun ek 30. maddesi uyarınca Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak İletişim Fakültesi kurulmuştur.
Davacı tarafından, Anayasa'nın 130/9 maddesi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 5/f maddesi ve Üniversitelerde Akademik Teşkilat Yönetmeliği'nin 7. maddesinde fakültelerin kanunla kurulmasının emredici olarak kurala bağladığı, Cumhurbaşkanı Kararı ile fakülte kurulamayacağı, Cumhurbaşkanı Kararı ile fakülte kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı ileri sürmüştür. Buna karşın, 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'na 03.07.1992 tarih ve 3837 sayılı Kanun ile eklenen ek 30. madde uyarınca Bakanlar Kuruluna tanınan, üniversitelere bağlı olarak fakülte kurma yetkisinin, Anayasa değişikliğine uyum sürecinde 700 sayılı KHK ile yapılan değişikliklikle Cumhurbaşkanına tanındığı, 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun ek 30. maddesinin Cumhurbaşkanı Kararı ile üniversitelere bağlı olarak fakülte kurulmasının yasal dayanağını teşkil ettiği anlaşıldığından, bu iddiaya itibar edilmemiştir.
Ayrıca, davacı tarafından, 2547 sayılı Kanun'un 14. maddesi gereği, üniversitenin bütününü ilgilendiren hususlarda görüş oluşturmanın Üniversite Senatosunun görevi olduğu, bu kapsamda, Üniversite Senatosu tarafından konunun tüm yönleri ile tartışılması için komisyonlar kurulması, akademik birimlerden görüş toplaması ve raporlama yapılması gerektiği, izlenecek bu sürecin kurulacak fakültelerin alacağı biçimin üniversitenin vizyon ve misyonuyla uyumlu olması, üniversite işleyişinin aksamaması, eğitim öğretim kalitesinin korunması ve yeni kurulacak fakültelerin başarıya ulaşması için gerekli olduğu, yeni fakülte kurulması için izlenmesi gereken yol izlenmeden, gerekli hazırlıklar yapılmadan, kadro oluşturulmadan ve alt yapı sağlanmadan tesis edilen dava konusu kararın hukuka aykırı olduğu öne sürülmüştür. Buna karşın; Anayasanın 130. maddesine dayanılarak ihdas edilen 2547 sayılı Yükseköğretim Kanun'un 7/d maddesi uyarınca Yükseköğretim Kurulunun, bir üniversite içinde fakülte, enstitü ve yüksekokul açılması, birleştirilmesi veya kapatılması yönünde doğrudan veya üniversitelerden gelecek önerilere dayalı kararlar alma yetkisinin bulunduğu tartışmasızdır. Bu bakımdan; Yükseköğretim Genel Kurulunun 04.02.2021 tarihli toplantısında, kanun ile tanınan bu yetkinin kullanılması suretiyle, Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü'nün, Hukuk ve İletişim Fakültesi kurulması teklifi incelenmiş ve uygun bulunmuştur. Teklifin, 2547 sayılı Kanun'un 7/2 maddesi ve 2809 sayılı Kanun'un ek 30. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanlığı Makamına arz edilmesine karar verilmesi suretiyle Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak Hukuk ve İletişim Fakültesi kurulması için yasal düzenlemeler ile öngörülen hukuki süreç yerine getirilmiş ve dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak Hukuk ve İletişim Fakülteleri kurulmuş olduğundan, bu iddialar yerinde görülmemiştir.
Bununla birlikte; yükseköğretim kurumlarının amacı, yüksek düzeyde bilimsel çalışma ve araştırma yapmak suretiyle, bilgi ve teknoloji üreterek, bilim verilerini yaymak, ulusal alanda gelişme ve kalkınmaya destek olmak, evrensel ve çağdaş gelişmeye katkıda bulunmaktır. Bu çerçevede, dava dosyasının bir bütün olarak incelenmesinden, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın tesisinde, hukuk ve iletişim alanında, dil yetkinliğine sahip nitelikli insan gücü ihtiyacının karşılanması, hukuk ve iletişim hizmetinin daha etkin ve verimli biçimde yerine getirilmesi amacının taşındığı anlaşıldığından, kamu yararı ve akademik hizmet gereklerine aykırılık bulunmamıştır.
Bu bağlamda; 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun ek 30. maddesi ile tanınan yetkinin kullanılması suretiyle Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak, Hukuk ve İletişim Fakültesi kurulmasına ilişkin dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın, hukuk ve iletişim alanında, dil yetkinliğine sahip nitelikli insan gücü ihtiyacının karşılanması amacı taşıdığı, Anayasa'nın 130. maddesine ve yükseköğretim mevzuatımızın temel ilke ve gerekleri ile kamu yararına uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Boğaziçi Üniversitesinde Hukuk Fakültesi ve İletişim Fakültesi kurulmasına ilişkin 06.02.2021 tarih ve 31387 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 05.02.2021 tarih ve 3519 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE
2. Aşağıda dökümü yapılan ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
3. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
15/09/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Dava; Boğaziçi Üniversitesinde Hukuk Fakültesi ve İletişim Fakültesi kurulmasına ilişkin 06.02.2021 tarih ve 31387 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 05.02.2021 tarih ve 3519 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa'nın ''Yükseköğretim kurumları'' başlığını taşıyan 130. maddesinin 1. fıkrasında; ''Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur.'' kuralı yer almıştır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun ''Ana ilkeler'' başlığını taşıyan 5. maddesinin (f) bendinde; ''(Değişik: 3/4/1991 - 3708/2 md.) Üniversiteler ile yüksek teknoloji enstitüleri ve bunlar içindeki fakülte, enstitü ve yüksekokullar, Cumhurbaşkanınca yapılan yükseköğretim planlaması çerçevesinde (…) kanunla kurulur.'' kuralı yer almıştır. Aynı Kanun'un ''Yükseköğretim Kurulunun görevleri'' başlığını taşıyan 7. maddesinde Yükseköğretim Kurulunun görevleri düzenlenmiş olup; (d) bendinin 2. fıkrasında, ''Bir üniversite içinde fakülte, enstitü ve yüksekokul açılmasına, birleştirilmesi veya kapatılması ile ilgili olarak doğrudan veya üniversitelerden gelecek önerilere dayalı kararlar almak ve gereği için Milli Eğitim Bakanlığına sunmak,'' bu görevler arasında yer almış; ''Rektör'' başlığını taşıyan 13. maddesinin (b) bendinde; rektörün görev, yetki ve sorumlulukları yer almış olup '' (1) Üniversite kurullarına başkanlık etmek, yükseköğretim üst kuruluşlarının kararlarını uygulamak, üniversite kurullarının önerilerini inceleyerek karara bağlamak ve üniversiteye bağlı kuruluşlar arasında düzenli çalışmayı sağlamak,
(2) Her eğitim - öğretim yılı sonunda ve gerektiğinde üniversitenin eğitim öğretim, bilimsel araştırma ve yayım faaliyetleri hakkında Üniversitelerarası Kurula bilgi vermek,
(3) Üniversitenin yatırım programlarını, bütçesini ve kadro ihtiyaçlarını, bağlı birimlerinin ve üniversite yönetim kurulu ile senatonun görüş ve önerilerini aldıktan sonra hazırlamak ve Yükseköğretim Kuruluna sunmak,
(4) Gerekli gördüğü hallerde üniversiteyi oluşturan kuruluş ve birimlerde görevli öğretim elemanlarının ve diğer personelin görev yerlerini değiştirmek veya bunlara yeni görevler vermek,
(5) Üniversitenin birimleri ve her düzeydeki personeli üzerinde genel gözetim ve denetim görevini yapmak,
(6) Bu kanun ile kendisine verilen diğer görevleri yapmaktır.
Üniversitenin ve bağlı birimlerinin öğretim kapasitesinin rasyonel bir şekilde kullanılmasında ve geliştirilmesinde, öğrencilere gerekli sosyal hizmetlerin sağlanmasında, gerektiği zaman güvenlik önlemlerinin alınmasında, eğitim - öğretim, bilimsel araştırma ve yayım faaliyetlerinin devlet kalkınma plan, ilke ve hedefleri doğrultusunda planlanıp yürütülmesinde, bilimsel ve idari gözetim ve denetimin yapılmasında ve bu görevlerin alt birimlere aktarılmasında, takip ve kontrol edilmesinde ve sonuçlarının alınmasında birinci derecede yetkili ve sorumludur.'' düzenlemesiyle bu görev, yetki ve sorumluluklar düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un ''Senato'' başlığını taşıyan 14. maddesinin (b) bendinde, senatonun üniversitenin akademik organı olduğu belirtilerek, görevleri düzenlenmiş olup; ''(1) Üniversitenin eğitim - öğretim, bilimsel araştırma ve yayım faaliyetlerinin esasları hakkında karar almak,
(2) Üniversitenin bütününü ilgilendiren kanun ve yönetmelik taslaklarını hazırlamak veya görüş bildirmek,
(3) Rektörün onayından sonra Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girecek olan üniversite veya üniversitenin birimleri ile ilgili yönetmelikleri hazırlamak,
(4) Üniversitenin yıllık eğitim - öğretim programını ve takvimini inceleyerek karara bağlamak,
(5) Bir sınava bağlı olmayan fahri akademik ünvanlar vermek ve fakülte kurullarının bu konudaki önerilerini karara bağlamak,
(6) Fakülte kurulları ile rektörlüğe bağlı enstitü ve yüksekokul kurullarının kararlarına yapılacak itirazları inceleyerek karara bağlamak,
(7) Üniversite yönetim kuruluna üye seçmek,
(8) Bu kanunla kendisine verilen diğer görevleri yapmaktır.'' bu görevler arasında sıralanmıştır.
2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun ek 30. maddesinde; ''(Ek: 3/7/1992-3837/25 md.; Değişik: 29/3/2001-4633/3 md.) Cumhurbaşkanı üniversitelere bağlı olarak fakülte, enstitü ve yüksekokul kurmaya; bu birimlerle ilgili olarak birleştirmeye, kapatmaya, bağlantı ve isim değişikliği yapmaya yetkilidir. Bağlantı değişikliği yapılan birimlere ait kadrolar, taşınmazlar ve demirbaşlar, bir başka işleme gerek kalmadan bağlanılan üniversiteye aktarılmış sayılır. '' kuralı yer almıştır.
Hukuk devletinde, idareye tanınan idari işlem tesis etme yetkisi mutlak ve sınırsız olmayıp, işlemlerin üst hukuk normlarına, kamu yararına ve hukuken geçerli sebeplere dayanması gerekmektedir. İdari işlemlerin hukuken geçerli bir sebebe dayanması, idare hukukunun temel ilkelerindendir. İdari işlemin sebep unsurunun, diğer bir ifade ile idareyi işlem yapmaya iten nedenin değerlendirilmesi, idarenin saydamlığı, idareye güven ilkeleri ve hukuk devleti anlayışının oluşumu noktasında büyük öneme sahiptir.
Diğer bir anlatımla; idari işlemlerin bir sebebe ve gerekçeye dayalı olması bağlamında, idareler işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahiptirler. Ancak bu takdir hakkı, serbestçe kullanılanabilecek bir keyfiyeti ifade etmeyip, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmeli ve öngörülen hukuki süreçler tamamlanmalıdır.
Bu bakımdan, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için dava konusu kararın tesis edilmesinde, yükseköğretim mevzuatımızda öngörülen hukuki sürecin, gereği gibi işletilip işletilmediği ve sebep unsurunun üniversitelerin sahip olduğu bilimsel özerklik çerçevesinde temellendirilip temellendirilmediğinin irdelenmesi gerekmektedir.
2547 sayılı Kanun'un 7/d-2 maddesi uyarınca Yükseköğretim Kurulunun, bir üniversite içinde fakülte, enstitü ve yüksekokul açılmasına, birleştirilmesine veya kapatılmasına ilişkin karar alma yetkisi bulunmaktadır. Yükseköğretim Kurulunun bu yetkisini, kendiliğinden ya da üniversitelerden gelecek önerilere dayalı olarak kullanma hakkına sahip olması bir keyfiyeti ifade etmemektedir.
Dava konusu kararın tesisinde, Yükseköğretim Genel Kurulunun 04.02.2021 tarihli kararında açıkça belirtildiği üzere, Yükseköğretim Kurulu kendiliğinden Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak Hukuk ve İletişim Fakültesi kurulmasına ilişkin süreci başlatmamıştır. Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğünden gelen teklif, 2547 sayılı Kanun'un 7/d-2 maddesi uyarınca uygun görülerek, Cumhurbaşkanlığı Makamına arz edilmiştir. Diğer bir ifade ile, 2547 sayılı Kanun'un 7/d-2 maddesinin dava konusu işlemin tesisinde işletildiği belirtilmiştir.
Bu çerçevede; Yükseköğretim Kurulunun, 2547 sayılı Kanun'un 7/d-2 maddesi ile kendisine tanınan yetkiyi akademik ve bilimsel gerekliliğin varlığını, gerekli hazırlıkların yapıldığını, teknik ve akademik alt yapının yeterli olduğunu, yeni fakültelerin yerleşebileceği binaların mevcut bulunduğunu, kampüslerin öğrenci yoğunluğunu kaldırıp kaldıramayacağını, üniversite işleyişinin aksamaması yönünde tedbirler alındığını, eğitim öğretim kalitesinin korunmasına yönelik önlemler hakkında kararlar verildiğini ortaya koyan verilerin oluşturulması ve bunların değerlendirilmesi suretiyle kullanması mümkün iken, bu süreç işletilmeden, bu yönde gereklilikler yerine getirilmeden Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğünden gelen öneriye dayalı olarak, Hukuk ve İletişim Fakültesi kurulması teklifinin Cumhurbaşkanlığı Makamına arzına karar verildiği anlaşılmıştır. Bu açıdan; dava konusu kararın sonucu itibarıyla Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğünden gelen teklife dayandığı, belirtilen akademik ve alt yapı gereklilikleri konusunda Rektörlük ya da üniversitenin herhangi bir birimi tarafından bu yönde bir çalışma yapılmadığı, buna ilişkin somut bilgi ve belgenin bulunmadığı açıktır.
Diğer bir anlatımla; bu aşamada dava konusu kararın hukuken geçerli bir sebebe dayanması ve hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmesi için Boğaziçi Üniversitesi ya da Yükseköğretim Kurulu tarafından yürütülmüş olması gereken çalışmalara ilişkin somut bilgi ve belgelenin bulunmadığı, Yükseköğretim Genel Kurulunun sadece 04.02.2021 tarihli kararıyla Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğünün teklifini uygun bulunduğu anlaşılmıştır.
Üniversiteler, Anayasanın 130. maddesi gereği kamu tüzel kişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip yükseköğretim kurumlarıdır. Anayasa Mahkemesi'nin 04.12.2010 tarih ve 27775 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 16.07.2010 tarih ve E:2010/29, K:2010/90 sayılı kararında ifade edildiği gibi, Anayasa'da üniversiteler, bilimsel çalışmaların yapıldığı ve bilimin öğretildiği kurumlar olarak nitelendirilip, bilimsel ve idari özerkliğe sahip kılınarak, diğer kamu kurumlarından farklı değerlendirilmiştir.
2547 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca üniversitenin eğitim- öğretim, bilimsel araştırma ve yayım faaliyetlerinin esasları hakkında karar alma ve üniversitenin bütününü ilgilendiren kanun ve yönetmelik taslaklarını hazırlama veya görüş bildirme konusunda yetkili karar organı üniversite senatosudur.
Dava konusu kararın tesis edilmesinden önce yürütülmesi gereken hukuki sürecin bir parçası olarak, üniversitenin akademik karar organı olan üniversite senatosu tarafından, 2547 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, değerlendirmeler yapılması ve karar verilmesi gerekirken, rektör tarafından resen harekete geçilerek, soyut ifadelere dayanılmak suretiyle, akademik hizmet gereklerine, üniversitenin alt yapısına ve akademik kadrosuna ilişkin somut tespit ve değerlendirmeler yapılmadan ve bu yönde bilgi ve belgeler ortaya konulmadan, Hukuk ve İletişim Fakültesi kurulmasının teklif edilmesi, Anayasal bir ilke olan üniversitelerin bilimsel özerkliği ilkesine aykırılık teşkil etmiştir.
Nitekim; Ege Üniversitesinde Hukuk Fakültesi kurulmasına ilişkin olarak, dava konusu karara yakın tarihte tesis edilen 01.06.2021 tarih ve 4055 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı öncesi izlenen hukuki süreç incelendiğinde, Ege Üniversitesi nezdinde konunun değerlendirilmesi için Eğitim Komisyonu kurulduğu, Ege Üniversitesi Senatosunca ... tarih ve ... sayılı kararın alındığı, devamında Yükseköğretim Kuruluna sunulan teklifin Yükseköğretim Genel Kurulunda uygun bulunarak, Cumhurbaşkanlığı Makamına arzına karar verildiği ve 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun ek 30. maddesi uyarınca Ege Üniversitesinde Cumhurbaşkanı Kararı ile Hukuk Fakültesi kurulduğu, sürecin bu kararın tesis edilmesinden çok önce başladığı anlaşılmıştır. Buna karşın, dava konusu kararın tesisinde, Cumhurbaşkanı Kararı öncesinde bu yönde bir sürecin izlenmediği açıktır. Bu bakımdan; üniversitenin yetkili akademik karar organı olan senato tarafından verilmiş bir kararın bulunmadığı, Boğaziçi Üniversitesi özelinde akademik ve alt yapıya ilişkin olguların somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmadığı anlaşılmıştır.
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın resmi web sitesinden alınan verilere göre, Türkiye'de devlet ve vakıf üniversitesi olmak üzere toplam aktif ve pasif durumda bulunan doksan (90) hukuk fakültesinin bulunduğu, bu fakültelerde profesör, doçent, doktor öğretim öğretim üyesi, araştırma görevlisi toplam 4126 akademik personel olduğu, fakültelerde 16.469'u 2021/2022 eğitim öğretim dönemi yeni kayıt olmak üzere; 78.598 öğrencinin hukuk eğitimi aldığı; yine devlet ve vakıf üniversitesi olmak üzere aktif pasif altmış yedi (67) İletişim Fakültesi bulunduğu, bu fakültelerde 15.425'i yeni kayıt olmak üzere toplam 68.033 öğrencinin eğitim gördüğü ve 1953 akademik personelin görev yaptığı görülmektedir.(Erişim: www.istatistik.yok.gov.tr. Erişim Tarihi: 23/11/2021)
Bu kapsamda; yukarıda yer alan veriler karşısında, dava konusu işlemde amaçlanan kamu yararı ve gözetilen hizmet gereklerinin de ortaya konulamadığı, bu haliyle işlemin amaç unsuru yönünden de hukuka uygun olmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca, dava konusu kararın, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 5. maddesinin (h) bendinde yer alan; yükseköğretim kurumları ve bunların birimlerinin geliştirilmesi, verimlerinin artırılması, genişletilmesi ve bütün yurda yaygınlaştırılması amacına yönelik olarak yenilerinin açılmasının, milli eğitim politikası ve kalkınma planları ilke ve hedefleri doğrultusunda ülke, çevre ve uygulama alanı ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla planlanacağı ve geliştirileceği kuralına da uyarlılık taşımadığı anlaşılmıştır.
Bu bağlamda; Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü ve Yükseköğretim Kurulu tarafından, Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak Hukuk ve İletişim Fakültesi kurulabilmesi için akademik ve bilimsel gerekliliğin bulunduğunun, bu gerekliliğin karşılanması için hazırlıklar yapıldığının, teknik ve akademik alt yapının yeterli olduğunun, yeni fakültelerin yerleşebileceği binaların mevcut bulunduğunun, kampüslerin öğrenci yoğunluğunu kaldırabileceğinin, üniversite işleyişinin aksamaması yönünde tedbirler alındığının, eğitim öğretim kalitesinin korunmasına yönelik önlemler hakkında kararlar verildiğinin ortaya konulması ve bunların bir bütün olarak akademik hizmet gerekleri doğrultusunda somut bilgi ve belgeler çerçevesinde değerlendirilmiş olması gerekmekte iken, bu yönde bir süreç işletilmeden, bu yöndeki gereklilikler yerine getirilmeden, Hukuk ve İletişim Fakültesi kurulması teklifinin Cumhurbaşkanlığı Makamına arzına karar verildiği anlaşılmıştır. Bu bakımdan; Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü ve Yükseköğretim Kurulu tarafından, dava konusu işlemin sebep unsurunu oluşturacak ve sebep unsurunun üniversitelerin sahip olduğu bilimsel özerklik çerçevesinde temellendirilmesini sağlayacak bir süreç işletilmeden, tesis edilen dava konusu kararın, Anayasa'nın 130. maddesinde amir olarak kurala bağlanan bilimsel özerklik ilkesine, 2547 sayılı Kanun'un 5/h, 7/d, 13, 14 maddelerine, kamu yararı ve akademik hizmet gereklerine aykırı olduğundan, iptal edilmesi gerektiği oyu ile aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.