T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1656
Karar No : 2023/2966
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Aksaray ili Güzelyurt ilçesi hudutları dahilinde bulunan davacıya ait Sicil:... sayılı ruhsat sahası için 3213 sayılı Maden Kanun'un 24. maddesinin 12. fıkrası uyarınca 54.812,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirket tarafından 2012, 2013 ve 2015 yıllarında beyan edilen ve idarece tespit edilen üretim miktarlarının, söz konusu saha içinde beyan edilerek planlanan yıllık üretim miktarlarının %10'undan az olduğu tespit edildiğinden dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, proje için beyan edilen miktarın üretildiği, söz konusu üç yıllık sürenin beş yıllık süre içerisinde herhangi bir üç yılın alınacağı konusunda bir kural ve düzenlemenin bulunmadığı, davalı idarenin ve mahkemenin işlem tarihinde yürürlükte olmayan kuralı uyguladığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Aksaray İli, Güzelyurt İlçesi hudutlarında bulunan maden sahası için davacıya S:... sicil nolu II (a) grubu-kalsit maden ruhsatının 05/07/2006 tarihinde verilmiştir.
Davalı idarece maden sahasında, 19/07/2017-805227 sayılı görevlendirme oluru gereği görevlendirilen heyet tarafından yapılan inceleme neticesinde yıllık 75.000 ton üretim yapılacağı beyan edilmesine rağmen maden sahasındaki üretim miktarının 2012 yılında 26,00 ton, 2013 yılında 28,00 ton, 2015 yılında 180,00 ton üretim yapıldığı (verilen üç yılda toplam 193,00) tespit edilmiş ve Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12. fıkrası uyarınca, ruhsatın alındığı tarihten itibaren 5 yıllık süre içinde davacı tarafından beyan edilen yıllık üretim miktarının %10'undan az üretim yapıldığından 54.812,00 TL idari para cezası kesilmiş ve 15 günlük süre içinde Sulh Ceza Mahkemesi'ne başvuru hakkının bulunduğu belirtilmiştir.
Anılan işlemin 19/12/2017 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine davacı tarafından 22/01/2018 tarihinde Sulh Ceza Hakimliği'ne itiraz edilmiş, Hakimlikçe, 28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7164 sayılı Kanun değişikliği ile Maden Kanunu'nun 13. maddesinin 3. fıkrasında idari para cezalarına karşı otuz gün içinde idare mahkemelerinde dava açılabileceğine ilişkin düzenleme yapıldığından davaya konu olayda idare mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
Bunun üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu ifade edilmiş; "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesinin 2. fıkrasında ise, Devletin, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğu hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; 14. maddesinin 3/e bendinde, dava dilekçelerinin süre aşımı yönünden inceleneceği; 15/1-b maddesinde ise, süresinde olmayan hallerde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır. Ayrıca, anılan Kanunun "Görevli olmayan yerlere başvurma" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasında, "Çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli (…)(1) yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesinde, "(1) Bu Kanunun; a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, ... uygulanır." düzenlemesine; 16. maddesinde "(1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî para cezası ve idarî tedbirlerden ibarettir.
(2) İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir." düzenlemesine; 27. maddesinin 1. fıkrasında, "İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Öte yandan, 28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7164 sayılı Kanunun 13. maddesi ile değiştirilen 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 13. maddesinin 3. fıkrasında, "Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları tebliğinden itibaren bir ay içinde Genel Müdürlüğün muhasebe birimi hesabına ödenir. İdari para cezalarına karşı otuz gün içinde idare mahkemelerinde dava açılabilir. Verilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulması takip ve tahsilatı durdurmaz. Genel Müdürlük genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere ilgili bedeli en geç on beş iş günü içerisinde Hazine hesabına aktarır. Tahakkuk eden ve ödenmeyen Devlet hakları 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmek üzere ilgili tahsil dairesine bildirilir. İlgili tahsil dairesi idari para cezası tamamen tahsil edildikten itibaren en geç bir ay içerisinde durumu Genel Müdürlüğe bildirir." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte Maden Kanunu kapsamında verilen idari para cezalarına karşı açılacak davaların görüm ve çözümü 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. ve 27. maddeleri uyarınca sulh ceza mahkemesinin görevinde bulunmaktayken ve dava açma süresi 15 gün iken, 28/02/2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7164 sayılı Yasa ile Maden Kanunu'nun 13. maddesinde yapılan değişiklik sonrasında bu davaların görüm ve çözümünde idare mahkemeleri görevli kılınmış ve dava açma süresi 30 gün olarak düzenlenmiştir.
Öte yandan, Anayasa'nın 40/2. madde hükmü ile de bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanması amaçlanmış; idareye işlemlerinde, ilgililerin kaç gün içinde, hangi mercilere başvurabileceklerini bildirme yükümlülüğü getirilmiştir.
Usul hükümlerinin derhal uygulanması ilkesi gereğince bakılan uyuşmazlığın görüm ve çözümünde idari yargı görevli bulunmakta ise de; dava konusu işlem davacıya 19/12/2017 tarihinde tebliğ edilerek 15 günlük süre içerisinde Sulh Ceza Mahkemesi'ne başvurulabileceği bildirilmiş olup, buna göre, 22/01/2018 tarihinde Sulh Ceza Hakimliği'nde açılan davanın açıldığı tarih itibarıyla 15 gün olan yasal dava açma süresinin geçirildiği, dolayısıyla davanın süresinde açılmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, dava açıldıktan sonra Maden Kanununda yapılan değişiklik ile dava açma süresi 30 gün olarak belirlenmiş ise de, bakılan davanın bu 30 günlük dava açma süresi de geçirildikten sonra açıldığı açıktır.
Bu durumda, davanın süreaşımı yönünden reddedilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararı neticesi itibarıyla usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 01/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.