T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1727
Karar No : 2023/2879
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR):
1- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
2- … İl Özel İdaresi
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Jeotermal kaynak ruhsat sahası içerisinde kalan alanda jeotermal kaynak gazını maden ruhsatıyla işletmek suretiyle faaliyette bulunan ... A.Ş.’nin faaliyetlerinin durdurulması istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin ve anılan şirkete ait maden ruhsatının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 5686 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesindeki düzenleme gereğince intibaka tabi olmadığı açık olan ... A.Ş.’nin aynı Kanun'un Geçici 2. maddesindeki düzenleme gereğince faaliyetlerinin durdurulmasını gerektirecek bir durumun olmadığı anlaşıldığından, davacı tarafından jeotermal kaynak ruhsat sahası içerisinde kalan alanda faaliyette bulunan ... A.Ş.’nin faaliyetlerinin durdurulması istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, ayrıca, davacı şirketin ... A.Ş.'ye ait maden ruhsatının iptal edilmesi istemiyle Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne yaptığı başvurunun zımnen reddine dair işlemin ve anılan maden ruhsatının iptali talebiyle açtığı davanın Mahkemelerinin … esas sayılı dosyasında görüldüğü ve davanın reddine karar verildiği anlaşıldığından, maden ruhsatının iptali istemiyle açılan işbu davanın bu kısım yönünden de derderstlik nedeniyle esasının incelenmesine yasal olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, ... şirketinin ruhsatının intibaka tabi olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ: ... şirketinin faaliyet gösterdiği alanın jeotermal alan olup olmadığının tespiti için keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğinden eksik inceleme sonucu verilen kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY:
Davacının 12.04.2018 tarihli dilekçe ile … pafta numaralı ve 1357 hektarlık alanda jeotermal kaynak arama ruhsatı başvurusunda bulunduğu, başvurusunun kabul edilerek 25.05.2018-25.05.2021 yıllarını kapsayacak şekilde … pafta numaralı 1154.30 hektarlık alan için arama ruhsatının (Ruhsat No:…) düzenlendiği, sonraki süreçte davacı tarafından adına düzenlenen arama ruhsat sahasının içerisinde kalan alanın bir bölümünde ... A.Ş. adlı şirketin, ruhsat sahası içerisinde jeotermal kökenli karbondioksit gazı işletme faaliyetinde bulunulduğunun öğrenilmesi üzerine, ruhsat hukuku gereğince bu alanda ... A.Ş.’nin faaliyette bulunamayacağı iddiasıyla ... Şirketi’nin faaliyetlerinin durdurulması ve maden ruhsatının iptal edilmesi istemiyle 28.08.2018 tarihli dilekçe ile davalı idareye başvuru yapıldığı, başvurunun zımnen reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3213 sayılı Maden Kanunu’nun “Madenler” başlıklı 2. maddesinde “III.Grup Madenler Deniz, göl, kaynak suyundan elde edilecek eriyik halde bulunan tuzlar, karbondioksit (CO2) gazı (jeotermal, doğal gaz ve petrollü alanlar hariç) Hidrojen Sülfür (7/3/1954 tarihli ve 6326 sayılı Petrol Kanunu hükümleri mahfuz kalmak kaydıyla)” olarak tanımlanmıştır.
5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu'un “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde “ İdare: İl Özel İdareleri’ni ifade eder.” , “Faaliyetlerin Denetlenmesi” başlıklı 9. maddesinde “Faaliyetler her yıl idare tarafından denetlenir...”, Geçici Madde 1’de “Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce, 26/3/1322 tarihli Mülga Maadin Nizamnamesi, 17/6/1942 tarihli ve 4268 sayılı Mülga Madenlerin Aranma ve İşletilmesi Hakkında Kanun, 19/2/1985 tarihli ve 3154 sayılı Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun, 26/5/2004 tarihli ve 5177 sayılı Maden Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun, 927 ve 2634 sayılı kanunlar ile 83/6568 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca 3/3/1954 tarihli ve 6309 sayılı Mülga Maden Kanunu kapsamında verilmiş ruhsat ve haklar aşağıdaki şekilde intibak ettirilir.”, Geçici Madde 2’de “Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce kazanılmış hakların sahipleri, bu haklarına konu olan kaynağa ait mevcut bilgi ve belgeler ile sahadaki mevcut tesislere ait bilgi ve projeleri, hak sahibi olduğunu gösterir ruhsat, izin, imtiyaz, sözleşme, sicil ve benzeri belgeleri varsa işletme projesi ve teminat makbuzları ile birlikte altı ay içerisinde idareye müracaat ederek intibak yaptırmakla yükümlüdür. (2) Altı ay içinde intibak talebinde bulunulmayan haklar için teminat iki katına çıkarılarak altı ay ek süre verilir. Bu süre içerisinde de intibak talebinde bulunulmayan haklara ilişkin faaliyetler durdurulur.” hükümlerine yer verilmiştir.
19.08.1994 tarih ve 22026 sayılı sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 94/5442 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nda “Turba madeni ile karbondioksit gazının (CO2) gazının (verilmiş ruhsatların ve resmi belgeli hakların bulunduğu jeotermaleotermal kaynak, içmeye ve yıkanmaya mahsus şifalı sıcak ve soğuk su alanları ile doğal gazlı ve petrollü arazilerde bulunanlar hariç olmak üzere) 3213 sayılı Maden Kanunu kapsamına alınması, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 10.03.1994 tarih ve 6607, 6608 sayılı yazıları üzerine, adı geçen kanunun 2. maddesine göre Bakanlar Kurulu’nca 17.03.1994 tarihinde kararlaştırılmıştır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
3213 sayılı Maden Kanunu’nda 26.05.2004 tarih ve 5177 sayılı Kanun ile değişiklikler yapıldığı ve 5177 sayılı Kanun’un 2. maddesindeki düzenlemeyle madenlerin gruplandırılması yoluna gidildiği görülmekte olup, 5177 sayılı Kanun’un 2. maddesinde “Yer kabuğunda ve su kaynaklarında tabii olarak bulunan, ekonomik ve ticari değeri olan petrol, doğalgaz, jeotermal ve su kaynakları dışında kalan her türlü madde bu kanuna göre madendir. III. Grup madenler Deniz, göl, kaynak suyundan elde edilecek eriyik halde bulunan tuzlar, karbondioksit (CO2) gazı (jeotermal, doğal gaz ve petrollü alanlar hariç). ” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre, jeotermal alanlardaki faaliyetlerin il özel idareleri tarafından denetleneceği, 5686 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce kazanılmış hak sahiplerinin öngörülen süreler içerisinde idareye müracaat ederek intibak yaptıracakları ve aksi halde teminatın iki katına çıkarılarak altı ay ek süre verileceği ve bu süre içerisinde de intibak talebinde bulunulmayan haklara ilişkin faaliyetlerin durdurulacağı açıktır.
Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için ... A.Ş.’ye ait olan ve 12.06.2000 tarihinde düzenlenen Sicil: ... sayılı CO2 maden ruhsatının, 5686 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesi kapsamında intibaka tabi olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, Aksaray … beldesinde yer alan … pafta numaralı alan ve S.... sayılı ruhsat için 04.07.1995 tarihinde arama ruhsatının düzenlendiği, arama ruhsatının düzenlendiği tarihte 19.08.1994 tarih ve 22026 sayılı sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 94/5442 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’yla CO2 gazının 3213 sayılı Maden Kanunu kapsamına alınmasına karar verilmişse de, jeotermal alanların kanun kapsamı dışında bırakıldığı, sonraki süreçte S.... sayılı ruhsat için 06.12.1999 tarihinde işletme projesi verildiği ve 12.06.2000 tarihinde de anılan alan için işletme ruhsatı ve karbondioksit işletme izninin ... A.Ş.’ye verildiği görülmektedir.
3213 sayılı Maden Kanunu’nda 26.05.2004 tarih ve 5177 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler sonucunda madenlerin gruplandırılması yoluna gidildiği, karbondioksit (CO2) gazının III. Grup maden kapsamına alındığı ancak jeotermal alanlarda çıkan CO2 gazının kapsam dışında tutulduğu, diğer bir ifadeyle jeotermal alanlarda çıkan CO2 gazının III. Grup maden kapsamında değerlendirilmediği görülmektedir.
Bu bağlamda jeotermal alanlardaki kaynaklarla ilgili olarak, ayrı bir hukuki rejim benimsendiği ve bu alan ve kaynaklarla ilgili usul ve esasların 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu'nda düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Belirtmek gerekir ki, Maden Kanunu kapsamında düzenlenen CO2 maden ruhsatı için 5686 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesi kapsamında intibak yaptırılması için öncelikle karbondioksit gazının jeotermal alanlardan çıkartılıyor olması gereklidir. Aksi halde Maden Kanunu uyarınca düzenlenen ruhsata dayanılarak faaliyet gösterilmesi yeterli olacaktır.
13.06.2007 tarih ve 26551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu'nun Geçici 1. maddesinde intibak ettirilecek ruhsat ve haklar açık bir şekilde düzenlenmiştir. Anılan madde hükmü incelendiğinde 5177 sayılı Maden Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun kapsamında verilmiş olan ruhsat ve hakların intibaka tabi olacağı belirtilmişken 3213 sayılı Maden Kanunu kapsamında verilmiş olan ruhsat ve hakların intibaka tabi olacağına dair bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Bununla birlikte, madenlerin gruplandırılmasına ilişkin değişikliklerin ve CO2 gazının III. Grup maden olarak kabul edilmesinin 5177 sayılı Kanunla 3213 sayılı Kanunda yapılan değişiklikler sonucunda gerçekleşmesi nedeniyle, 5686 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinde 3213 sayılı Kanuna lafzen yer verilmemiş olmasının 3213 sayılı Kanun uyarınca verilen ruhsat ve hakların intibaka tabi olmadığı yönünde yorumlanamayacağı sonucuna varılmıştır.
Kaldı ki, ilk kez 5177 sayılı Kanunla karbondioksit gazının III. Grup olarak düzenlendiği ve dava konusu olayda ... şirketine 5177 sayılı Kanuna göre CO2 ruhsatının verildiği gözetildiğinde, söz konusu ruhsatın 5686 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesine göre intibaka tabi olması gerekmektedir.
Sonuç olarak, ... Anonim Şirketi adına verilmiş olan ruhsatın jeotermal alanda bulunması şartıyla 5686 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesindeki düzenlemelere göre intibakı gereklidir.
Bu bakımdan, ... Anonim Şirketi adına verilmiş olan ruhsatın jeotermal alanda bulunup bulunmadığının tespit edilebilmesi için öncelikle keşif ve bilirkişi incelemesi yapmak suretiyle bu durumun ortaya konulması gerekmekte ise de, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde söz konusu sahanın jeotermal alanda kaldığının tespit edilmesi halinde dahi, gerek ... şirketi tarafından 5686 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinde belirtilen süreler içerisinde Aksaray İl Özel İdaresi'ne başvuruda bulunulması sonucunda adı geçen idare tarafından işletme ruhsatı için idarelerince yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığının belirtilmesi gerekse de Maden İşleri Genel Müdürlüğünce ... şirketinin ruhsatının III. Grup olarak değiştirildiğinin bildirilmesi karşısında, ruhsatın intibakı konusunda ... şirketinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği kabul edilmelidir. Bu nedenle, ... şirketine atfedilebilecek bir kusur bulunmadığından intibak işlemlerinin yapılmadığı/gerçekleşmediğinden hareketle hak kaybına yol açacak şekilde adı geçen şirketin ruhsatının iptal edilmemesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, ... şirketinin faaliyetinin durdurulması ve maden ruhsatının iptal edilmesine yönelik davacı tarafından yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemde hukuka aykırılık, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda yer alan GEREKÇE İLE ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 26/05/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY : X- Dava, jeotermal kaynak ruhsat sahası içerisinde kalan alanda jeotermal kaynak gazını maden ruhsatıyla işletmek suretiyle faaliyette bulunan ... A.Ş.’nin faaliyetlerinin durdurulması ve ... A.Ş.’nin sahip olduğu maden ruhsatının iptal edilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin ve anılan şirkete ait maden ruhsatının iptali istemiyle açılmıştır.
Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için ... A.Ş.’ye ait olan ve 12.06.2000 tarihinde düzenlenen Sicil:... sayılı CO2 maden ruhsatının, 5686 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesi kapsamında intibaka tabi olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir.
Dava konusu alan için 04.07.1995 tarihinde arama ruhsatının düzenlendiği, arama ruhsatının düzenlendiği tarihte 19.08.1994 tarih ve 22026 sayılı sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 94/5442 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’yla CO2 gazının 3213 sayılı Maden Kanunu kapsamına alınmasına karar verilmişse de, jeotermal alanların kanun kapsamı dışında bırakıldığı, sonraki süreçte S.... sayılı ruhsat için 06.12.1999 tarihinde işletme projesi verildiği ve 12.06.2000 tarihinde de anılan alan için işletme ruhsatı ve karbondioksit işletme izninin ... A.Ş.’ye verildiği görülmektedir.
3213 sayılı Maden Kanunu’nda 26.05.2004 tarih ve 5177 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler sonucunda madenlerin gruplandırılması yoluna gidildiği, karbondioksit (CO2) gazının III. Grup maden kapsamına alındığı ancak jeotermal alanlarda çıkan CO2 gazının kapsam dışında tutularak 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu kapsamında yer aldığı, anılan Kanunun Geçici 1. maddesinde intibak ettirilecek ruhsat ve hakların düzenlendiği ve bu madde incelendiğinde 5177 sayılı Kanun kapsamında verilmiş olan ruhsat ve hakların intibaka tabi olacağının belirtildiği, 3213 sayılı Kanuna göre verilen ruhsat ve hakların da bu kapsamda değerlendirilerek intibaka tabi olması gerektiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından adli yargıda ... şirketinin faaliyet gösterdiği kuyulardan jeotermal kaynak çıkıp çıkmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, söz konusu inceleme sonucunda verilen raporda "CO2 üretim sahasında yapılan kısa süreli ve önceki çalışmalar göz önüne alındığında, söz konusu sahada açılmış CO2 üretim kuyularından alınan suların yerel ve bölgesel ölçekte bir jeotermal saha özelliğine sahip olduğu ve CO2 üretilen suların yerinde ölçülen fiziksel ve önceki çalışmalarda verilmiş kimyasal parametreleri bakımından ... CO2 üretim alanındaki bir jeotermal sistemin üst bölümünde yer alan jeotermal kaynak olarak değerlendirilmesi gerektiği" belirtilmekle birlikte, aynı raporda üretim sahasında daha sağlıklı bir değerlendirme için, bu sahada aktif olan tüm CO2 üretim ve reenjeksiyon kuyularının tek tek incelenmesi ve örnek alınarak laboratuvarda inceleme yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Bu nedenle, ... şirketine ait ruhsatın intibaka tabi olup olmadığının tam olarak ortaya konulabilmesi amacıyla, dava konusu alanda keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması, yapılacak inceleme neticesinde ruhsatın jeotermal alanda bulunduğunun tespiti halinde intibakın tamamlanabilmesi için başvuru yapılması amacıyla ... şirketine makul bir süre tanınarak, ... şirketi tarafından yapılacak başvurunun sonucuna göre bakılan davada yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak, ... şirketinin ruhsatının intibaka tabi olmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığından, kararın bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.