Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/1735 E. , 2023/3616 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1735
Karar No : 2023/3616
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı adına... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Tekstil İnşaat Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik temyiz başvurusunu süre aşımı yönünden reddeden Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:..., T:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46 ve 48. madde hükümleri açıklanmak suretiyle, Dairelerince verilen kararın 15/11/2020 tarihinde davalı idareye tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin ise 30 günlük süre geçirildikten sonra 24/02/2021 tarihinde kayıtlarına alındığı anlaşıldığından, temyiz isteminin süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davanın vekil aracılığıyla takip edilmesine karşın, temyiz istemine konu kararın davalı idarenin UETS adresine tebliğ edildiği, vekilin bağlı olduğu birimin UETS adresine yapılmayan tebligatın usule aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., T:.. sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/10/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinde, vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı hususu düzenlenmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması halinde karar veren mercinin temyiz isteminin reddine karar vereceği; bu karara karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği, 60. maddesinde de, Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerine ait her türlü tebliğ işlerinin Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı hükme bağlanmıştır.
7201 sayılı Kanun'un "Elektronik Tebligat" başlıklı 7/A maddesinde, kamu idareleri ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlara ve adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birime elektronik yolla tebliğ yapılmasının zorunlu olduğu, bu tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, uygulamaya ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği kurala bağlanmış; bu hükme dayanılarak çıkarılan ve 06/12/2018 tarih ve 30617 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 5. fıkrasında ise, elektronik yolla tebligatın, idareler, kamu iktisadi teşebbüsleri, adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birime yapılacağı, temsile yetkili olan kişilerin ayrı bir tebligat adresinin bulunmasının bu kuralın uygulanmasına engel olmayacağı düzenlenmiştir.
Kamu idarelerinin yargı mercileri nezdinde vekille temsil edildiği hallerde elektronik tebligatın ilgili idarenin elektronik adresine yapılması yasal olarak zorunlu bulunmakla birlikte tebliğ edilen evrakta vekilin ad ve soyadının belirtilmesi gerekmekte olup, bu yönde bir belirleme bulunmadığı takdirde yapılan tebliğ usule uygun olmayacaktır. Zira, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi hükmü, vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılmasını düzenlediğinden, tebligatta vekilin muhatap alınması zorunludur. Kanun ve yönetmelikte vekilin adresinin idarenin UETS adresi olarak gösterilmesi, tebligat evrakının vekil yerine asıl adına düzenlenmesine izin veren bir hal olarak değerlendirilemez. Temyize konu karara esas alınan tebliğ evrakında da vekilin ad ve soyadına hiçbir şekilde yer verilmemiş, sanki dava vekil tarafından değil de asıl tarafından takip ediliyor gibi salt idare muhatap tutularak tebligat gerçekleştirilmiştir. Tebligat adresinde sorun bulunmamakta ise de, tebligatın usule uygun olması için ilgili adrese ulaşma yeterli bulunmamakta ayrıca ilgili adreste tebliğin yapıldığı muhatabın da tebliğ evrakında doğru şekilde gösterilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla bu haliyle vekille takip edilen davada vekile ait hiçbir unsura yer verilmeden sadece davalı idare muhatap alınarak asıl davalıya yapılan tebligat usule uygun bulunmamakta ve vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılmasını zorunlu kılan yasal düzenlemeye aykırılık teşkil etmektedir.
Açıklanan nedenle, vekille temsil edilen davalı idareye ait UETS adresine vekille ilgili hiçbir bilgiye yer verilmeksizin usule aykırı olarak yapılan elektronik tebligatın esas alınması suretiyle verilen Dairemiz kararına katılmıyorum.