T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1799
Karar No : 2023/1813
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Tekstil Ticaret Turizm Limited Şirketi'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve …, …, … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emirleri içeriği amme alacaklarından davacının ortaklık sıfatına haiz olduğu 2008/Aralık - 2009/Nisan dönemleri arasına isabet eden vergi ve cezalara ilişkin kısmı bakamından; dava konusu … tarih ve …, … sayılı ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrilerinin tebliğinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesi son fıkrasında belirtilen tespit usullerine uyulduğu, ilanen tebligat yoluna gidilmeden önce posta yolu ile yapılan ilk tebligat kapsamında muhatabın adresinde bulunamadığı hususunun mahalle muhtarı huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberlerine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve imzalatılmak suretiyle tespit edildiği, adresin kapalı olduğuna ilişkin kayıt içeren ve iade edilen tebligat alındılarında muhtar beyanı ve mührü vb. bulunduğu görüldüğünden, usulüne uygun olarak tebliğ edilen ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının davacıdan istenebilir aşamaya geldiği görüldüğünden, dava konusu ödeme emirlerinin davacının asıl borçlu şirkette ortak olduğu dönemlerine ait vergi borçlarına ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu ödeme emirleri içeriği amme alacaklarından davacının ortaklık sıfatına haiz olmadığı 2008/Aralık döneminden önceye ve ortaklık sıfatının sona erdiği 2009/Nisan döneminden sonrasına rastlayan kısmı bakımından ise; davacının asıl borçlu şirkete 05/12/2008 tarihinden itibaren % 48 hisse ile ortak olduğu asıl borçlu şirketin 07/04/2009 tarihinde Ticaret Sicilinde tescil edilen ve 21/04/2009 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ortaklar kurulu kararıyla ayrıldığı davacının ortak olmadan önceki ve ortaklıktan ayrıldıktan sonraki dönemlere rastlayan vergi tarhiyatları ile kesilen vergi ziyaı cezalarından sorumlu olamayacağı gibi ilgili kanundaki beyanname verilme tarihleri itibarıyla ortak sıfatı bulunmayan davacının çeşitli vergiler için beyanname verilmemesinden dolayı kesilen özel usulsüzlük cezalarından da sorumlu tutulması mümkün olmadığından dava konusu … tarih ve … ödeme emri içeriği özel usulsüzlük cezası, … sayılı ödeme emrinde yer alan 2009/Nisan-Haziran dönemine ilişkin gelir stopaj vergisi, vergi ziyaı cezası ve özel usulsüzlük cezası ile 2008/Ekim-Aralık dönemine ilişkin vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ve 2008 yılı kurumlar vergisi,vergi ziyaı cezası ve özel usulsüzlük cezası ve gecikme faizinden oluşan amme alacaklarının davacının ortaklık sıfatının henüz olmadığı 2008/Aralık döneminden önceye ve ortaklık sıfatının sona erdiği 2009/Nisan döneminden sonrasına rastlayan amme alacaklarına isabet eden kısımlarında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu … tarih ve … ödeme emri içeriği özel usulsüzlük cezası ile … sayılı ödeme emrinde yer alan 2009/Nisan-Haziran dönemine ilişkin gelir stopaj vergisi, vergi ziyaı cezası ve özel usulsüzlük cezası ile 2008/Ekim-Aralık dönemine ilişkin vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin ve 2008 yılı kurumlar vergisi,vergi ziyaı cezası ve özel usulsüzlük cezası ve gecikme faizine ilişkin kısımlarının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarenin istinaf başvurusu dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların, mahkeme kararının, … tarih ve … ödeme emrinin özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmı ile dava konusu ödeme emirlerinin davacının ortaklık sıfatının sona erdiği 2009/Nisan döneminden sonraki dönemlere isabet eden kısımlarının iptaline dair hüküm fıkrasının dayandığı hukuki nedenler ve gerekçe karşısında yerinde ve söz konusu hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığı, davacının borçlu şirkete ortaklık sıfatının henüz bulunmadığı 2008/Aralık döneminden önceye isabet eden kamu alacağına ilişkin kısmı bakımından ise; limited şirketlerde sermaye payını devralarak ortak olan kişilerin, devir öncesine ait borçlardan, devreden kişiyle birlikte müteselsilen sorumlu oldukları gibi devir tarihinde henüz kesinleşmemiş olan borçlar yönünden borcun doğduğu dönemde ortak olmasalar da ödenmesi gereken dönemde ortak olmaları halinde de müteselsilen sorumlu olduğu, davacının şirket hisselerini devralarak ortak olduğu tarihten öndeki dönemlere ait şirket borçlarında devralan ortak olarak sorumlu olduğundan, davacının şirkete ortak olduğu 2008/Aralık döneminden önceki dönemlere isabet eden kamu alacağından sorumlu olduğu sonucuna varılmakta ise de; asıl borçludan tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacakları için ikincil sorumlulukları bulunan limited şirket ortağının sorumlu sıfatıyla takip edilebilmesi için kamu alacağının, asıl borçlu şirkete usulüne uygun biçimde tebliğ edilmesi, uyuşmazlık yaratılmak suretiyle ya da uyuşmazlık yaratılmaksızın kesinleşip vadesinde vadesinde ödenmemiş olması ve şirket hakkında tüm takip yollarının tüketilerek alacağın şirketten tahsil olanağının kalmadığının belirlenmesi gerektiği, dosyanın incelenmesinden; davalı idarece asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında şirket adına tescilli araç olduğu tespit edilmesine karşın, kamu alacağının şirketten tahsil edilemediğinden bahisle ortak olan davacının sorumluluğuna başvurulduğu anlaşıldığından, olayda, asıl borçlu olan şirket adına tescilli araç satılarak paraya çevrilmesine ve diğer alacaklılar ile birlikte paylaştırılmasına karşın satış bedelinin söz konusu kamu alacağını karşılamadığı hususu açıklığa kavuşturulmadan, şirket hakkında tüm takip yollarının tüketilmesinden sonra şirket ortağı davacının varlığından tahsili istenilebilecek toplam alacak miktarı somut bir biçimde ortaya konulmaksızın, davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığından, ödeme emirlerinin davacının borçlu şirkette ortaklık sıfatının henüz bulunmadığı 2008/Aralık döneminden önceye isabet eden borçlara ilişkin kısmında hukuka uyarılık; Mahkeme kararının ödeme emirlerinin belirtilen kısımlarının iptaline dair hüküm fıkrasında ise sonucu itibariyle isabetsizlik görülmediğinden davalı istinaf isteminin kısmen reddine, kısmen yazılı gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen vergi borcunun tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesinin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2 … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 04/05/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.