T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1815
Karar No : 2023/1412
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Akaryakıt ve Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporuna istinaden, TÜPRAŞ'tan aldığı jet yakıtını motorin muadili yakıt olarak sattığından bahisle, 2014 yılının Haziran ilâ Eylül dönemlerine ilişkin olarak re'sen tarh olunan özel tüketim vergileri ile üç kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, davacı şirket tarafından, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından verilen dağıtıcı lisansı kapsamında TÜPRAŞ'tan özel tüketim vergisiz olarak satın alınan jet yakıtının tamamının satıldığı ... Havacılık Akaryakıt Dağıtım ve Nakliye Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin herhangi bir teslim lisansına sahip olmadığı, iki firma arasında jet yakıtı alım-satımına ilişkin olarak düzenlenen herhangi bir sözleşme ya da başka bir belge bulunmadığı, 28.232.570,97-TL tutarlı fatura düzenlenmesine rağmen iki firma arasında hiçbir banka hareketinin mevcut olmadığı, anılan şirketin katma değer vergisi matrahlarının "0" olduğu, kurumlar vergisi beyannamesinin verilmediği, ihrakiye teslim lisansı bulunmadığı gibi hava taşıtlarına herhangi bir jet yakıtı ikmali ya da ihracatının olmadığının tespit edildiği, davacı şirketin 13/01/2014 ilâ 15/06/2014 tarihleri arasındaki yönetim kurulu başkanı olarak görünen …'ın, şirketin faaliyet konusu hakkında bilgi sahibi olmadığı, … ünvanlı bir firmada şoför olarak çalıştığı, anılan şirketin sahibi … tarafından adlarını hatırlamadığı diğer iki kişiyle birlikte kendisine şirket kurma teklifi yapıldığı, ancak, şirket faaliyet konusunun söylenmediği, attırılan imzanın şirket kurmak için olduğunu sonradan öğrendiği şeklinde beyanda bulunduğu, bu durumda, davacı şirketin Tüpraş'tan özel tüketim vergisiz olarak satın aldığı jet yakıtını ilgili mevzuata uygun olarak uçaklara veya uçaklara teslim edilmek üzere kendisi gibi ihrakiye teslim lisansına sahip şirketlere teslim etmesi gerekirken, ihrakiye teslimi lisansına sahip olmayan ... Havacılık Akaryakıt Dağıtım ve Nakliye Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'ne kağıt üzerinde satmış gibi göstererek piyasada motorin muadili yakıt olarak sattığı ve yasal olmayan bu işlemleri perdelemek amacıyla da sahte fatura düzenlediği sonucuna varıldığından, dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dağıtıcı lisansı sahibi olarak banka havalesi ile ödemesi yapılarak Tüpraş'tan alınan jet yakıtının ... Havacılık Akaryakıt Dağıtım ve Nakliye Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'ne satılarak teslim edildiği, yasal defterlerine kayıtlarının yapıldığı, bu yakıtın piyasada kayıt dışı satıldığına ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığından, tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/03/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 341. maddesinde, vergi ziyaının, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade ettiği belirtilmiş; aynı Kanun'un 344. maddesinin birinci fıkrasında, 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilmesi öngörülmüş; ikinci fıkrasında ise vergi ziyaına 359. maddedeki fiillerle yol açılması halinde cezanın, üç kat olarak uygulanması gerektiği kurala bağlanmıştır.
Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde ise, vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan; defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenlerin ve defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananların kaçakçılık fiilerini işlemiş olacakları düzenlenmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlarda Bulunacak Hususlar" başlığını taşıyan 24. maddesinde, kararlarda, kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesinin ve hükmün belirtileceği kuralı yer almıştır.
Olayda, Mahkemece, davacı adına re'sen tarh olunan özel tüketim vergilerine dair gerekçelere yer verilmesine ve değerlendirmelerde bulunulmasına karşın, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde sayılan fiillerin olayda gerçekleşip gerçekleşmediği, diğer bir anlatımla vergi zıyaı cezasının üç kat olarak uygulanmasının koşullarının bulunup bulunmadığı yönünden herhangi bir açıklama ve değerlendirme yapılmadığı görülmektedir.
Bu durumda, davanın üç kat vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmı hakkında, eksik incelemeye dayalı olan hüküm fıkrasında isabet görülmediğinden belirtilen hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyorum.