T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1825
Karar No : 2023/2921
DAVACI : …
DAVALILAR : 1- …
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
2- … Bakanlığı
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri …
Hukuk Müşaviri …
3- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi uyarınca "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" suçunu işlediğinden bahisle meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına dair … günlü, … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile işlemin dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesinin iptali ve dava konusu meslekten çıkarma cezası nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte kendisine iade edilmesine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesinin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'na ve "kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesine aykırı olduğu, Anayasa tarafından güvence altına alınan ölçülülük, belirlilik ve kanunilik ilkesinin göz ardı edildiği,
Görev yaptığı şubeden ayrıldıktan sonra herhangi bir soruşturma ve hakim kararı olmaksızın anılan şubedeki bilgisayar kütüklerinde arama, kopyalama ve el koyma işlemleri yapıldığı, usule aykırı olarak bu bilgisarlardan imaj alındığı, Savcılık emri ile imha edilen veriler geri getirilip incelenerek soruşturmanın gizliğinin ihlal edildiği, soruşturma dosyası üzerinden inceleme yapıldığı, iddianamenin Mahkemece iade edildiği, disiplin soruşturmasına konu dosyanın kendisine incelettirilmediği ve dosyadan suret verilmediği, soruşturmanın usule aykırı şekilde yürütüldüğü, soruşturmanın eksik olduğu, savunma hakkının kısıtlandığı, silahların eşitliği ilkesine uyulmadığı, soruşturma dosyasına vekalet sunulmasına rağmen tebligatlar vekiline yapılmadığından kendisine yapılan tebligatların usulsüz olduğu, disiplin soruşturmasının zamanaşımı kaygısıyla önyargılı olarak yapıldığı, disiplin soruşturmasının çok kısa süre içerisinde yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, isnat edilen suçlara ilişkin tüm işlemlerin Cumhuriyet Savcısının yazılı emir ve talimatları ile yapılan iş ve işlemler olduğu, Savcılık tarafından bahse konu olayın üzerinden üç yıl geçmesine rağmen bir iddianame düzenlenmediği, dava konusu bireysel işlemin hiçbir hukuki temelinin bulunmadığı ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından; davacının Şırnak Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü Mali, Organize ve Suç Gelirleri Büro Amirliğinde polis memuru olarak görev yaptığı, Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığının ihaleye fesat karıştırma suçu soruşturmasına konu olarak hazırlanan ve Savcılığa gönderilen 24/02/2014 tarihli fezlekeli bilgi notu tahkikat evrakının hazırlanması ve yazılması işlerinde görevli bulunduğu ve evrakı parafladığı, bu nedenle sorumluluğunun bulunduğu, suç delillerinin gizlendiği ve yok edildiği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Her ne kadar Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü dayanağını teşkil eden 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmişse de, aynı kararda iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlandıktan bir yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, idari yargı organları tarafından korunmakta olan Tüzük hükümlerine göre karar verilmesinin hukuki zorunluluk olduğu, aksi durumun personelin disiplin cezasına yol açan fiilleri işlemesi durumunda fiilin yaptırımsız kalmasına neden olacağı savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 7068 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesiyle uygulanma kabiliyeti kalmayan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesinin iptal istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına; dava konusu bireysel işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmüştür.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, davacının Şırnak İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yaptığı dönemde "Yetkisini başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … günlü, … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile bu kararın dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8. maddesinin 7. fıkrasının iptali ve dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Kapsam" başlıklı 1. maddesinde, Kanun'un Genel ve Katma Bütçeli Kurumlar, İl Özel İdareleri, Belediyeler, İl Özel İdareleri ve Belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, kanunlarla kurulan fonlarda, kefalet sandıklarında veya Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüklerinde çalışan memurlar hakkında uygulanacağı, Emniyet Teşkilatı mensuplarının ise özel kanunlarının hükümlerine tabi olacağı belirtilmiştir.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun işlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle 82. maddesinin 1. fıkrasında; "Emniyet örgütü mensuplarına verilecek disiplin cezaları şunlardır: A) Uyarma: Memura, görevinde daha dikkatli davranması gerektiğini yazıyla bildirmektir. B) Kınama: Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu sayıldığını yazıyla bildirmektir. C) Aylık kesme: Memurun 15 günlüğe kadar aylığının kesilmesidir. Ç) Kısa süreli durdurma: Memurun bulunduğu kademede ilerlemesinin 4, 6 ve 10 ay için durdurulmasıdır. D) Uzun süreli durdurma: Memurun bulunduğu kademede ilerlemesinin 12, 16, 20 veya 24 ay durdurulmasıdır. E) Meslekten çıkarma: Memurun, Emniyet örgütü hizmetlerinde bir daha çalıştırılmamak üzere meslekten çıkarılmasıdır. F) Devlet memurluğundan çıkarma: Bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır. Bu ceza 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine göre ve bu kanunda gösterilen yetkili disiplin kurulunca uygulanır.", son fıkrasında, "Kurumda geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi derecede performans değerlendirme puanı alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir." düzenlemesi yer almış olup, işlem tarihinde yürürlükte olan 83. maddesinde de; "Gerek inzibat komisyonları tarafından ve gerek salahiyet dairesinde re'sen verilecek inzibat cezalarını icap ettiren fiil ve hareketlerin ne olduğu ve cezaların derece ve miktarı, polis mesleğinin haiz olduğu hususiyet ve ehemmiyet gözetilerek tanzim edilecek nizamnamede tayin olunur. Memuriyetten ihraç cezası müstesnadır." kuralına yer verilmiştir.
3201 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye istinaden yayımlanan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün "Kapsam" başlıklı 1. maddesinde, emniyet örgütünde çalışan her sınıftan memura verilecek disiplin cezalarını gerektiren eylem, işlem tutum ve davranışlarla cezaların derece ve miktarının Tüzük'te gösterildiği belirtilmiş, olay tarihinde yürürlükte olan Tüzük'ün 8. maddesinin 7. fıkrasında "Yetkisini veya nüfusunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilinin meslekten çıkarma cezasını gerektireceği, "Yürürlük" başlıklı 17. maddesinde ise, "4/6/1937 günlü ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 83 üncü maddesi gereğince hazırlanmış ve Danıştayca incelenmiş olan bu Tüzük hükümleri Resmi Gazete ile yayımı gününde yürürlüğe girer." hükmü yer almıştır.
Öte yandan, Anayasa Mahkemesinin 29/01/2016 günlü, 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararıyla; "4.6.1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, iptal hükmünün, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince, KARARIN RESMÎ GAZETE'DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK BİR YIL SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE" karar verilmiştir.
Kararda, "3201 sayılı Kanununun 83. maddesinin birinci cümlesinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edilecek nitelikte görüldüğünden, iptal hükmünün bir yıl sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür." ifadesine yer verilerek kanun koyucuya bir yıl içerisinde yeni düzenleme yapma imkanının verildiği, ayrıca Anayasa'nın 153. maddesinin 5. fıkrasında da: "İptal kararları geri yürümez." hükmü amir olup, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararları geriye yürümediğinden, kanun koyucu tarafından yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar veya nihayetinde iptal kararının yürürlüğe gireceği 29/01/2017 tarihine kadar Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yürürlükte olduğunda kuşku bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, Emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun, 08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, "Yürürlükten kaldırılan hükümler" başlıklı 37. maddesinde, "(1) 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 82 nci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 83 üncü, ek 4 üncü, ek 5 inci, ek 6 ncı, ek 7 nci, ek 8 inci ve ek 9 uncu maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.", "Geçiş hükümleri" başlıklı Geçici 1. maddesinde ise, "(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur. (2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte devam etmekte olan disiplin soruşturmaları ile ilgili olarak bu Kanun hükümleri uygulanır. (3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemler aynen muhafaza olunur., ..., görevleri süresince bu Kanun hükümlerine göre yürütülür." hükümlerine yer verilmiştir.
Uyuşmazlığa konu Tüzük'ün yerine kanun koyucu tarafından yeniden yapılan yasal düzenlemede de, olay tarihinde tesis edilen işleme dayanak mevzuatın geçerliliğini koruduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, iptali istenen Tüzük'ün, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun gönderme yaptığı ve emniyet teşkilatı personeli için özel Kanun olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun verdiği yetkiye dayanılarak ve bu Kanun'un amacına uygun düzenlendiği, dolayısıyla düzenlemede hukuka, hizmet gereklerine ve üst normlara aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bireysel işlemin iptali istemine gelince;
Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile soruştırma raporunun yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ile birlikte değerlendirilmesinden, davacının, … soruşturma numaralı ihaleye fesat karıştırma soruşturmasında; Şırnak Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü, Mali, Organize ve Suç Gelirleri Büro Amirliği Büro Memuru olarak kendisinin hazırlayarak yazdığı ve parafının bulunduğu Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen 24/02/2014 günlü Fezlekeli Bilgi Notu tahkikat evrakında, aynı suç işleme kastıyla, iştirak halinde bilerek, elde edilen teknik izleme ve teknik yerleşme kayıtlarını tahkikat evrakına eklemediği, S. Ş.'nin katıldığı veya müdahil olduğu fesat karıştırılan ihalelere fezlekede yer verilmediği ve tahkikata konu etmediğinden "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" suçunu işlediği sübuta ermiştir. Ayrıca, davacının soruşturma konusu eylemleri nedeniyle yol açtığı güvenlik ihlalinin Devleti ve kişileri zarara uğratmasının kaçınılmaz olduğu hususu da gözetilerek, adı geçenin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün "Bir alt ceza verilmesi" başlıklı 15. maddesinde öngörülen "Kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu olan, iyi veya çok iyi derecede performans değerlendirme puanı ile ödül veya başarı belgesi alan memurlara, işledikleri fiilin özelliği, biçimi, işlendiği yer ve zaman göz önünde bulundurularak bu Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısı uygulanabilir."
hükmünün uygulanmamasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu durumda, davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … günlü, … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararında da hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan, dava konusu … günlü, … sayılı işlemde hukuka aykırılık bulunmaması nedeniyle davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi isteminin de reddi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; duruşma için belirlenen 24/05/2023 günü, davacının gelmediği, davalı Cumhurbaşkanlığını temsilen Hukuk Müşaviri ...'ın; İçişleri Bakanlığını temsilen Hukuk Müşavirleri … ve …'ın; davalı Emniyet Genel Müdürlüğünü temsilen Av. …'ın geldiği görülerek, Danıştay Savcısının hazır bulunduğu açık duruşmaya başlanıldı. Duruşmada hazır bulunan tarafa usulüne göre söz verilip dinlenildikten ve Savcının düşüncesi alındıktan sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY :
Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı ile Şırnak ilinde yapılan bazı ihalelere fesat karıştırıldığı, özellikle İl Özel İdaresi tarafından yapılan ihalelerin sıraya konulmak suretiyle firmalara verildiği, sıraya uymayan şahıs ve şirketlerin ihalelere katılımının engellendiği yönünde alınan duyumlar üzerine, adli soruşturmaya esas olmak üzere konunun Şırnak İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünce araştırılmasının istenildiği, Şırnak İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünce tanzim edilen rapor sonucunda, Cumhuriyet Başsavcılığı 2013/905 soruşturma numarasıyla şüpheliler hakkında “İhaleye Fesat Karıştırmak” suçundan soruşturma başlatıldığı, devam eden süreçte şüphelilerin organize bir suç örgütü niteliğinde hareket ettiklerinden bahisle ‘‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak, Yönetmek, Örgüt Faaliyeti Kapsamında İhaleye Fesat Karıştırmak” suçlarından soruşturmaya devam edildiği ve 28/03/2013-29/11/2013 tarihleri arasında KOM Şube Müdürlüğünce "İletişimin Tespiti, Dinlenmesi ve Kayda Alınması ve Teknik Araçlarla İzleme" Kararlarının alındığı, teknik yerleşme ve delillendirme çalışmalarının yapıldığı, bu tedbirlere 19/11/2013 ve 29/11/2013 tarihlerinde iki ayrı Cumhuriyet Başsavcılığı talimatı ile son verildiği anlaşılmıştır.
Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığının … soruşturma numaralı ihaleye fesat karıştırma soruşturmasına ilişkin başlattığı … soruşturma numarasına istinaden, 13/02/2015 tarihli talimat yazısı ile Şırnak İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğüne Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan … soruşturma numaralı dosyasının teslim alınarak incelenmesi talimatının verildiği, Şırnak İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünce … soruşturma numaralı tahkikat evrakları ve KOM Şube Müdürlüğünde bulunan diğer bilgi ve belgeler üzerinde yapılan inceleme işlemleri sonucunda; fesat karıştırılan ve tahkikat konusu yapılan (6) adet ihale haricinde (14) adet ihaleye de fesat karıştırıldığı, ancak 24/02/2014 tarihli fezlekeli bilgi notu tahkikat evrakında fesat karıştırılan bu ihalelerin yer almadıkları ve bu eylemlere ilişkin suç delillerinin gizlendiği ve yok edildiği, erişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması işlemlerinde suç unsuru görüşmelerin tamamının iletişim tespit tutanağı haline getirilmeyerek suç delillerinin saklandığı, teknik araçlarla izleme kararlarına istinaden yapılan fiziki takip tarassut ve teknik araçlarla izleme tutanaklarının tamamının soruşturma dosyasına eklenmediği, teknik araçlarla izleme kararlarına istinaden müteahhitler lokaline yapılan teknik cihazların yerleştirilmesi sonucu elde edilen ses ve görüntü kayıtlarıyla ilgili sahte arıza tutanağı tanzim edilerek suç delillerinin yok edildiği ve saklandığı, soruşturmanın gidişatını etkileyecek mahiyette suç içerikli kayıtlar olmasına rağmen görevli personelce veya görevli olmadıkları zamanlarda usule aykırı iletişimin tespiti başlama, bitiş ile teknik araçlarla izleme arıza, açma ve kapatma tutanakları tanzim edildiği, ihaleye fesat karıştırma suçu ile bağlantılı veya birlikte hareket eden şahısların soruşturmaya dahil edildikleri, şüpheliler arasında etkin ve yönlendirici konumunda bir çok suç unsuru görüşmesi bulunan ve teknik izleme ve yerleşme tutanaklarında diğer şüpheliler ile birlikte hareket ederek ihalelere katıldığı tespit edilen S. Ş. ve S. Ş.’ye ait şirketlerin kazandığı fesat karıştırılan ihalelerin tahkikat konusu edilmeyerek kayrıldığı, adı geçenleri soruşturma kapsamı dışında tutmak veya çıkarmak amacıyla suç delillerinin saklandığı ve yok edildiği, bazı şüphelileri kayırarak soruşturma kapsamı dışında tutmak amacıyla somut delil elde edilemediği ileri sürülerek adli mercilerin yanıltılmak suretiyle suçun niteliğinin örgüt kapsamından çıkarıldığı tespitlerine yer verilmiştir.
Hakkında disiplin soruşturması yapılan davacının, polis memuru olarak görev yaptığı Şırnak Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü Mali, Organize ve Suç Gelirleri Büro Amirliğinin sorumluluğu altında yürütülen 2013/905 soruşturma numaralı ihaleye fesat karıştırma soruşturmasında, Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen 24/02/2014 tarihli fezlekeli bilgi notu tahkikat evrakında; elde edilen delilleri ve suç kanıtlarını yok edip saklamak suretiyle yetkisini başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak disiplin suçunu işlediği kanaatiyle Tüzük'ün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilmiştir.
Anılan raporu değerlendiren Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, K:… sayılı kararı ile davacının yetkisini başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak suçunu işlediği sübuta erdiğinden, eylemine uyan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine, söz konusu ceza ile dayanağı Tüzük'ün 8/7. maddesinin iptaline, davacının bu ceza nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle incelenmekte olan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasa Mahkemesinin Kararları" başlıklı 153. maddesinde; "Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.
Anayasa Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.
Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun (…) teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.
İptal kararları geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar." hükmüne yer verilmiştir.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Kanunu'nun 66. maddesinin 3. fıkrasında; Anayasa Mahkemesinin gerekli gördüğü hâllerde, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi, bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmiştir.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinde; "Gerek inzibat komisyonları tarafından ve gerek salahiyet dairesinde re'sen verilecek inzibat cezalarını icap ettiren fiil ve hareketlerin ne olduğu ve cezaların derece ve miktarı, polis mesleğinin haiz olduğu hususiyet ve ehemmiyet gözetilerek tanzim edilecek nizamnamede tayin olunur. Memuriyetten ihraç cezası müstesnadır." kuralı yer almıştır.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesinde yer alan; "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
08/03/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Yürürlükten Kaldırılan Hükümler" başlıklı 37. maddesinde, "(1) 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 82 nci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 83 üncü, ek 4 üncü, ek 5 inci, ek 6 ncı, ek 7 nci, ek 8 inci ve ek 9 uncu maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır..." hükmüne,
"Geçiş Hükümleri" başlıklı Geçici 1. maddesinde, "(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur.
(2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte devam etmekte olan disiplin soruşturmaları ile ilgili olarak bu Kanun hükümleri uygulanır.
(3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemler aynen muhafaza olunur..." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un 8-6/ç maddesinde de, "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" fiili, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde olduğu gibi meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava konusu Tüzük yönünden :
Anayasa Mahkemesinin 29/01/2016 günlü, 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararıyla; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesi Anayasa'ya aykırı görülerek iptal edilmiş ve anılan kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi ayrıca karara bağlanmıştır.
3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi kararından sonra, Anayasa'nın 121. maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca 02/01/2017 tarihinde kararlaştırılan ve 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesi ile söz konusu 83. madde yürürlükten kaldırılmış, yine bu Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin de aralarında bulunduğu genel kolluk görevlilerinin tabi olacağı disiplin hükümleri düzenlenmiştir.
08/03/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususlar düzenlenmiştir.
23/03/1979 günlü, 7/17339 Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı ve 7068 sayılı Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususların düzenlendiği görüldüğünden, halihazırda uygulama kabiliyeti kalmayan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesinin iptali istemine yönelik olarak davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
Bireysel işlem yönünden:
Dava konusu meslekten çıkarma cezasına esas soruşturma raporu ile dosyadaki diğer bilgi ve belgeler incelendiğinde; Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ihaleye fesat karıştırmak suçu ile ilgili olarak yürütülen adli soruşturmada kapsamında, alınan kararlar uyarınca fiziki takip ve teknik yerleşme yapılarak ses ve görüntü kaydı alındığı ve fezlekeli bilgi notu evrakının davacının büro amir yardımcısı olarak görevli olduğu Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından hazırlandığı, davacının parafıyla Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen "fezlekeli bilgi notu tahkikat evrakında"; ihaleye fesat karıştırma kapsamında şüphelilere ait suç unsuru teşkil eden görüşmelere ilişkin tapelerin iletişim tespit tutanağı haline getirilmediği, elde edilen iletişim tespit tutanakları ve teknik izleme ve teknik yerleşme kayıtlarının tahkikat evrakına eklenmediği, ihaleye fesat karıştıran bazı kişilerin fezlekelerde fezleke şüphelisi olarak belirtilmediği, bu kişilere ait şirketlerin kazandığı ihalelerin tahkikat konusu edilmeyerek kayırıldığı ve bu kapsamda, anılan Şube Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan ve "fezlekeli bilgi notu tahkikat evrakının" hazırlanması ve yazılması işlerinde görevli bulunan ve evrakı paraflayan davacının, soruşturma konusu edilen iş ve işlemlerden sorumluğunun bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, davacının "Yetkisini başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak" fiilini işlediği anlaşıldığından, anılan fiili nedeniyle meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden:
Dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin de reddi gerekmektedir.
Yargılama giderleri yönünden:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde; kararlarda, yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği hüküm altına alınmış; aynı Kanun'un 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yerine yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesinde; Kanun'da yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı belirtildikten sonra, 331. maddesinde; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." düzenlemesine yer verilmiş; böylece, kural olarak, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi esası benimsenmiştir.
Davaya konu düzenleyici işlem hakkında davanın konusuz kaldığına karar verilmiş ise de, bu husus idarelerin doğrudan haksız çıkan taraf olduğu ve yargılama giderlerinden sorumlu olacağı sonucunu doğurmayacaktır. Zira, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/10. maddesine yönelik olarak açılan başka bir davada Danıştay Beşinci Dairesince verilen 27/11/2019 günlü, E:2016/51609, K:2019/6255 sayılı "davanın reddi" yolundaki karar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/10/2021 günlü, E:2020/2005, K:2021/1996 sayılı kararıyla onanmıştır.
Sonuç olarak, başka bir davada verilen ve kesinleşen yargı kararıyla hukuka uygun olduğu kabul edilen Tüzük hükmü yönünden davalı idarelerin, davada haksız çıkan taraf olarak kabul edilemeyeceği ve bu sebeple yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi uyarınca "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" suçunu işlediğinden bahisle meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına dair 23/02/2016 günlü, 2016/134 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile dava konusu meslekten çıkarma cezası nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte kendisine iade edilmesine karar verilmesi istemi hakkında DAVANIN REDDİNE,
2. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesinin iptali istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3. Aşağıda dökümü yapılan … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, eksik yatırılan ....-TL posta ücretinin davacıya tamamlatılmasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre duruşmalı işler için belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 24/05/2023 tarihinde esasta oybirliği, yargılama giderleri yönünden oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava konusu Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesinin ardından, 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesiyle yürürlükten kaldırılması ve 7068 sayılı Kanun ile Emniyet Genel Müdürlüğü personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulüne ilgili hususların düzenlenmesi sonucunda, uygulanma kabiliyeti kalmayan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesinin iptali istemine yönelik olarak davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Söz konusu karar, dava konusu kuralın hukuka aykırı veya uygun olduğunu ortaya koyar nitelikte bir karar türü olmadığı gibi, davanın taraflarından herhangi birinin haklılığını ya da haksızlığını ortaya koyacak nitelikte bir karar da değildir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde; yargılama giderlerinin kapsamı tarif edilmiş, 326. maddesinin 1. fıkrasında; kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, 2. fıkrasında; davada, iki taraftan biri kısmen haklı çıkarsa, Mahkemenin yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırılacağı, 331. maddesinin 1. fıkrasında; davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği, 332. maddesinin 1. fıkrasında ise; yargılama giderlerine Mahkemece re'sen hükmedileceği kurala bağlanmıştır.
İşbu uyuşmazlıkta, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesine yönelik olarak verilen karar verilmesine yer olmadığı yolundaki karar, davanın taraflarından hangisinin haklı olduğu hususunda sarih bir sonuç çıkarmaya imkan vermemekle birlikte, anılan Tüzük'ün dayanağı olan Kanun hükmünün Anayasa Mahkemesince iptal edildiği dikkate alındığında, davanın bu kısmına ilişkin yargılama giderlerinden davalı idarelerin sorumlu tutulmasının adalete, hakkaniyete ve hukuk devleti ilkesine uygun olacağı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla; dava kısmen ret, kısmen karar verilmesine yer olmadığı şeklinde sonuçlandığından, yargılama giderlerinin davanın tarafları arasında paylaştırılması gerekirken tamamının davacı üzerinde bırakılması yolundaki çoğunluk kararına katılmıyorum.