Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/1914 E. , 2023/4833 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1914
Karar No : 2023/4833
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Asıl borçlu ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına düzenlenen ... tarihli ve ... sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında, anılan şirket adına tescilli 21 adet beyanname ile ilgili olarak dahilde işleme izin belgesinin re'sen iptal edildiğinden bahisle, tahakkuk ettirilen katma değer vergileri, kaynak kullanımını destekleme fonu ile gecikme faizi ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrası uyarınca karara bağlanan para cezasının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, asıl borçlu şirkette ortaklık vasfı bulunan davacının, dava konusu ödeme emri içeriği amme alacaklarının ait olduğu dönemlerde kanuni temsilcilik sıfatının da bulunduğu, asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirkete tebliğ edildiği, zira şirketin kanuni temsilcisi olan davacı tarafından Bursa Gümrük Muhafaza Müdürlüğünde 06/12/011 tarihinde verilen ifade tutanağında bu hususun "yapılan tebligat Tezeller firmasında yetkili bulunmaması sebebiyle Tezellere ulaştırılmak üzere postacıdan aynı adreste bulunan ve beni tanıyan Neşe Yıldız tarafından tebligat alınmış, firmanın mali müşavirine fakslanmış, mali müşavir konuyla ilgili tebligatın kendilerine ulaşmadığını, Bursa Gümrük Müdürlüğünün 24/11/2011 tarihli ödeme emirleri geldiğinde birinci tebligattan haberim oldu." şeklindeki beyanıyla açıkça belirtildiği ve bu ödeme emirlerinin ihtilaf konusu olmaksızın kesinleştiği, yapılan mal varlığı araştırmalarında amme alacaklarının şirketten tahsil edilemeyeceğinin ortaya konulduğu, 2011, 2015 ve 2017 yıllarında şirket mal varlıklarına ve banka hesaplarına konulan haciz şerhlerinin bulunduğu, dolayısıyla tahsil zaman aşımından bahsetmenin de mümkün olmadığı hususları bir arada değerlendirildiğinde, davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Şirketin mal varlığına ilişkin olarak sadece trafik, tapu ve banka kayıtlarına bakıldığı, menkul kıymetler, yatırım fonları veya tescile tabi olmayan araçların kayıtlı olduğu diğer alanlarda incelemenin yapılmadığı, ödeme emrinin tahsil zaman aşımına uğradığı, ödeme emrine konu alacağın aslını oluşturan ek tahakkuk ve para cezalarının, usulüne uygun tebliğ edilmesi nedeniyle kesinleştiğinden söz edilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. ... TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/12/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun "Kanuni temsilcilerin sorumluluğu" başlıklı mükerrer 35'inci maddesinin birinci fıkrasında, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından, bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.
Yukarıda yer verilen düzenlemelere göre; kanun koyucu, şirkete ait borçlar nedeniyle ödevlerini yerine getiremeyen kanuni temsilcinin sorumluluğuna gidilebilmesini; borcun şirket adına usulüne uygun olarak kesinleştirilmesi suretiyle, vergi sorumlusunun varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen alacağın tespitinden sonra mümkün kılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, asıl borçlu şirkete ait menkul ve gayrimenkuller ile banka hesapları üzerine haciz konulduğu ve bu şekilde kamu alacağının tamamının şirketten tahsil edilemeyeceğinin belirlendiğinden bahisle davaya konu ödeme emri düzenlenmiş ise de, söz konusu malların değerlerinin henüz tespit edilmediği anlaşılmaktadır.
Bu bakımdan, taşınır ve taşınmazların değer tespitleri yaptırılmadan ve banka hesaplarındaki meblağlar da dahil belirlenen değerden öncelikli alacaklar düşülmeden davacı adına ödeme emri düzenlenmesi, davalı idarece tahsil imkansızlığının henüz ortaya konulamadığını göstermektedir.
Belirtilen nedenle, hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılan ödeme emrine karşı açılan davanın reddine dair Daire kararına yönelik davacının temyiz isteminin kabul edilerek, kararın bozulması gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum.