T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/1934
Karar No : 2023/3321
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... ... Vergi Mahkemesince verilen .. tarih ve E:…, K… sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan vergi ziyaı cezalarına ait ihbarnamelerin usulüne uygun olarak 15/05/2019 tebliğ edilerek kesinlestirildiği, kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; hakkında sahte belge düzenleme nedeni ile vergi tekniği raporu düzenlenen asıl şirketin sahte belge düzenleme fiiline davacının iştirak ettiğine dair, eski temsilci Guram Dumbadze tarafından 31/10/2016 tarihli vekaletname ile davacının vekil tayin edildiği, söz konusu vekaletnameye istinaden herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığı, sahte belge düzenleme organizasyonu içinde ne tür bir rol oynayıp, ne tür fiilleri gerçekleştirdiği hususunda araştırma yapılmadığı, davacının söz konusu firmanın sahte fatura düzenleme fiiline ne suretle iştirak ettiğine ilişkin herhangi bir somut tespitte bulunulmadığı, vergi ziyaı cezasının dayanaklarının neler olduğunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmadığı görüldüğünden sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiği somut olarak tespit edilemeyen davacı adına kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davacının istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiği hususunun vergi tekniği raporunda yer alan hususlarla tespit edildiği, usule uygun tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığından kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un olay tarihinde yürürlükte olan 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, ‘Ödeme Emrine İtiraz’ başlıklı 58. maddesinde ise, "Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait davalara bakan vergi mahkemesi nezdinde itirazda bulunabileceği, İtirazın şekli, incelenmesi ve itiraz incelemelerinin iadesi hususlarında Vergi Usul Kanunu hükümleri tatbik olunacağı” hükümleri yer almıştır.
Buna göre, kesinleşen ve vadesinde ödenmeyen amme alacaklarının ödeme emri ile tahsili yoluna gidileceği ödeme emri tebliği dolayısıyla açılan davalarda davacıların böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı yolundaki iddiaların dışında bir iddia ileri sürülemeyeceği anlaşılmaktadır.
Dosyasının incelenmesinden, dava konusu ödeme emrinin dayanağı vergi ceza ihbarnamelerinin 15/05/2019 tarihinde davacının e-tebligat adresine tebliğ edildiği, ancak herhangi bir itiraz ve ödemede bulunulmaması üzerine amme alacağının kesinleştiği ve dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emri düzenlenerek davacının e- tebligat adresine 02/09/2019 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, dava konusu ödeme emrinin içeriği ihbarnamelerin davacının e-tebligat adresine 15/05/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davacının herhangi bir itiraz ve ödemede bulunmadığı, ödeme emrinin de aynı e-tebligat adresine 02/09/2019 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine bunun dava konusu edildiği, davacının ileri sürdüğü iddiaların ödeme emri safhasında ileri sürülebilecek iddialar olmadığı, ihbarname safhasına ilişkin iddiların ödeme emri aşamasında değil ödeme emri dayanağı ihbarnamelere karşı açılacak bir davada ileri sürülmesi gerektiği açıktır.
Buna göre, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların ancak tarh-tahakkuk aşamasında değerlendirilebilmesi mümkün olup, ödeme emri aşamasında "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilebilmesi mümkün bulunmayıp dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığından aksi yönde verilen Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 06/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.