T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/194
Karar No : 2023/1993
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına bir kısım alımlarını sahte faturalarla belgelendirdiği, bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı ve faaliyeti ile ilgili olmayan giderleri kayıtlarına aldığı yolunda tespitleri içeren vergi inceleme raporuna istinaden 2016 yılının Mart, Mayıs ila Aralık dönemleri için re'sen salınan katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 5. maddesinin 9. fıkrasında, 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin (b) fıkrasında, defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenlerin veya bu fiiller nedeniyle incelemesi devam edenlerin bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerinden yararlanamayacakları ancak değinilen fiillerden hareketle yapılan vergi incelemesinin tamamlanması sonucu bu fiillerin varlığının tespit edilememesi durumunda, bu durumun tespitine ilişkin raporun mükelleflere tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde yazılı başvurmaları, matrah ve vergi artırımı sonucu hesaplanan vergileri, raporun tebliğini izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde altı eşit taksitte ödemeleri ve maddede öngörülen diğer şartları yerine getirmeleri koşuluyla bu madde hükümlerinden yararlanacaklarının hükme bağlandığı, davacı hakkında 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin sahte belge düzenleme yönünden incelemeye başlanıldığı, hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda sahte fatura düzenleme yönünde eleştirilecek bir hususun bulunmadığı, ilgili yıllara yönelik olarak gelir, gelir geçici ve katma değer vergileri yönünden vergi inceleme raporlarının düzenlendiği ve bu raporların 14/01/2019 tarihinde davalı idareye tevdi edildiği, matrah ve vergi artırımında bulunulabileceğinin 24/01/2019 tarihli yazı ile bildirilmesi üzerine 30/01/2019 tarihli dilekçeler ile 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin olarak matrah ve vergi artırımında bulunulduğu ve tahakkuk ettirilen vergilerin tamamının ödendiği, davalı idare tarafından, matrah artımından önce vergi dairesi kayıtlarına giren vergi inceleme raporu uyarınca dava konusu tarhiyatın yapıldığının anlaşıldığı olayda, davacı hakkında düzenlenen raporların 14/01/2019 tarihinde davalı idare kayıtlarına girdiği, matrah ve vergi artırımında bulunulabileceğinin 24/01/2019 tarihli yazı ile bildirilmesi üzerine 30/01/2019 tarihinde matrah ve vergi artırımlarında bulunulduğu dikkate alındığında, vergi raporlarının matrah ve vergi artırımı başvurusundan önce vergi dairesi kayıtlarına girdiğinden bahisle uyuşmazlık konusu cezalı vergilerin salındığı iddia edilmiş ise de davacı tarafından bu raporların vergi dairesine kayıtlarına girmesinden önce matrah artırımı başvurusu yapılabilmesi fiilen ve hukuken mümkün olmadığından, matrah artırımı başvurusuna olanak sağlayan vergi tekniği raporu ile aynı tarihte düzenlenen ve yine aynı tarihte vergi dairesi kayıtlarına giren rapor uyarınca artırım yapılan dönemlere ilişkin tarhiyat yapılamayacağı gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 25/05/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.