T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/198
Karar No : 2023/2139
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Vergi Dairesi Başkanlığı
(...Vergi Dairesi Müdürlüğü)
...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...Otomotiv Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2018 hesap dönemine ilişkin ihtirazi kayıtla verilen kurumlar vergisi beyannamesi üzerine gerçekleşen tahakkuk işleminin, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen %5 kurumlar vergisi indiriminden faydalandırılmaması nedeniyle ihtilaflı kısmının iptali ve fazladan ödenmek zorunda kalınan 1.000.000,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen %5 kurumlar vergisi indiriminden yararlandırılmama nedenlerinden; davacı şirketin bünyesinde sigortalı olarak çalışan ... adlı şahsın çalışma gücünü %40 kaybettiğine dair, Kocaeli Kamu Hastaneleri Birliği Sağlık Bilimleri Üniversitesi Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen ...tarih ve ...sayılı sağlık kurulu raporunun Gelir İdaresi Başkanlığı Merkez Sağlık Kurulu tarafından onaylanarak ilgili idare tarafından davacı şirkete gönderildiği, ilgili sağlık kurulu raporu uyarınca davacı şirketin çalışanı olan ... adlı şahsın vergi indiriminden faydalandığı, ...tarih ve E-...sayılı Lüleburgaz Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün yazısında "engellilik indiriminden faydalanan ... adına düzenlenen raporun sahte olduğu, engellilik indirimi iptal edilen ...'ın varsa engellilik indiriminden faydalandığı tutarların cezasız bir şekilde tahsil edilmesi" gerektiğinin belirtildiği, ... adlı şahsın engellilik indiriminden faydalandığı dönemlerde eksik tahakkuk eden stopaj vergilerinin davacı şirket tarafından cezasız bir şekilde ödendiği, davalı idarece de, süresi içinde verginin tahakkuk etmediği ve ödenmediği nedeniyle davacının vergi indiriminden faydalandırılmadığı, davacı şirketin ilgili raporun alınmasında ya da düzenlenmesinde herhangi bir kusurunun olmadığı, ilgili raporun sahte olarak tanzim edilmesinin davacı şirkete atfedilecek herhangi bir kusuru barındırmadığı, bundan da bir menfaatinin olmadığı, davalı idarenin de bu yönde herhangi bir iddiasının olmadığı dikkate alındığında, sırf bu gerekçe ile davacının vergi indiriminden faydalandırılmamasında hukuka uygunluk bulunmadığı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen %5 kurumlar vergisi indiriminden yararlandırılmamasının diğer nedeni olan davacı şirketin ÖTV4 mükellefiyet kaydı oluşturulduktan sonra süresi içerisinde beyanname vermediği ve tahakkuk eden vergileri ödemediği hususunda; 29/11/2019 tarihli ara karar üzerine ibraz edilen bilgi ve belgelerden; davacının 30/06/2016-06/09/2016 tarihleri arasında Beşiktaş Vergi Dairesi mükellefi olduğu, 06/09/2016 tarihi itibariyle Tuzla Vergi Dairesi yetki alanına nakil gittiği, davacının nakil terk işlemi yapılana kadar 2016/10 ve 2016/11 dönemi ÖTV4 beyannamelerini Beşiktaş Vergi Dairesi'ne verdiği, 2016/10 dönemine ilişkin verginin 14/11/2016 tarihinde ve 2016/11 dönemine ilişkin verginin 14/12/2016 tarihinde süresinde ödenmesine rağmen sehven sisteme 09/05/2019 tarihi olarak girildiği, idarece bu durumun düzeltme fişleriyle düzeltildiği, ödenen tutarların 09/05/2019 tarihinde Tuzla Vergi Dairesi hesaplarına aktarıldığı, bu durumda, vergi indiriminden yararlanmama sebebi olan verginin geç tahakkuk etmesi ve ödenmesi durumunun söz konusu olmadığı, bu gerekçeyle davacının 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen %5 kurumlar vergisi indiriminden faydalandırılmamasında hukuka uygunluk bulunmadığı, davacının faiz istemi yönünden; Vergi Usul Kanunu'nun 112/4. maddesi uyarınca, fazla veya yersiz olarak tahsil edilen verginin iadesinde, 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faizin uygulanması gerekmekte olup, dava konusu olayda 2019 yılında yersiz olarak tahsil edilen miktarın 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faiziyle birlikte iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare vekili tarafından, yapılan işlemin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E..., K:...sayılı kararının, 193 sayılı Kanun'un mükerrer 121. maddesinde düzenlenen %5 kurumlar vergisi indiriminden faydalandırılmaması nedeniyle fazladan ödenmek zorunda kalınan 1.000.000,00 TL'nin iadesine ilişkin kısmının oybirliğiyle, tecil faizine ilişkin kısmının ise Üye ...ve Üye ...'in karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 12/04/2023 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
İdari Yargılama hukukunun yerleşik içtihatlarından biri olan "taleple bağlılık ilkesi" uyarınca, idari yargı merciilerinde açılan davalarda mahkemelerin, davacının istemi ile sınırlı inceleme yapabileceği, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar veremeyeceği açıktır.
Uyuşmazlıkta davacı tarafından, haksız olarak tahsil edildiği iddia edilen vergilerin yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmektedir. Dava dilekçelerinde talep edilen yasal faizin kanuni dayanağı gösterilmemekle birlikte bu talepten kanuni faize ilişkin özel düzenleme içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 1. maddesinde düzenlenen "kanuni faiz"in anlaşılması gerekmektedir.
Dava dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunulması durumunda yargı yerince taleple bağlı kalınmayarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrasında belirtilen tecil faizine hükmedilmesi hukuka aykırılık teşkil etmektedir.
Bu nedenle haksız olarak tahsil edildiği tespit olunan verginin kesinti tarihinden itibaren "taleple bağlılık ilkesi" göz önünde bulundurularak yasal faiziyle birlikte davacıya iadesi gerektiğinden temyiz isteminin kısmen kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının faize ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle kararın belirtilen kısmına katılmıyoruz.