T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/2068
Karar No : 2023/590
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... vasisi ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 12/10/2020 tarih ve E:2017/4732, K:2020/4259 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 12/10/2020 tarih ve E:2017/4732, K:2020/4259 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş;
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan ceza yargılamasının ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında devam ettiğinin görüldüğü,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgütün yönlendirmesiyle katalog evlilik yaptığına, örgüt toplantılarına katıldığına, üniversitede örgüt evlerinde kaldığına, sınavlara örgütün hakim-savcı sınav çalışma evlerinde hazırlandığına, mülakat ve staj döneminde örgüt evinde kaldığına, kod ismi kullandığına ve diğer hususlara yönelik ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 667 sayılı KHK'nın değiştirilerek kabul edilmesine dair 6749 sayılı Kanun'un OHAL döneminde ve OHAL çerçevesinde alınan bir tedbir olduğu, OHAL süresi ile sınırlı olduğundan, uygulanan cezanın yasal dayanağı olamayacağı; Anayasa ve 2802 sayılı Kanun hükümleri uyarınca hakim ve savcıların meslekten çıkarılmalarının ancak kanuna dayanılarak yapılabileceği, olağanüstü hal gerekçe gösterilerek usul hükümlerinin uygulanmasının bertaraf edilemeyeceği; dava konusu işlemin soyut nitelikte olduğu ve kişiselleştirilmediği, bu işlem niteliği itibarıyla ister disiplin cezası, ister göreve son verme, ister meslekten çıkarma işlemi isterse de olağanüstü tedbir olarak adlandırılsın neticelerinin aynı olduğu ve muhatapları açısından yargıçlık görevinin sonlandırılması anlamına geldiği, nihayetinde azil niteliğinde olan dava konusu işlemin Anayasa'ya aykırı olduğu; savunma hakkı verilmeden tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu, davalı idarenin yeniden inceleme hakkı verilmek suretiyle savunma hakkının tanındığı yönündeki iddiasının hukuken kabul edilemez olduğu; meslekten çıkarma kararına dayanak teşkil eden hiçbir bilgi veya belgenin kendisine tebliğ edilmediği, meslekten ihraç gerekçelerinin yargılama devam ederken dosyasına sunulduğu, sonradan tespit edilen bulguların işlemi hukuka uygun hale getirmeyeceği; Daire kararında terör örgütüyle irtibat ve iltisak gerekçesine dayanıldığı, bu kavramların Kanun Hükmünde Kararname ile mevzuata girdiği, anılan kavramların muğlak ve belirsiz olduğu temyize konu Daire kararında yer verilen tanık ifadelerinin gerçek dışı ve soyut olduğu, cezadan kurtulma amacı taşıdığı, hükme esas alınamayacağı; mesleğini icra ederken tarafsızlık ve bağımsızlık ilkelerine aykırı davrandığının ileri sürüldüğü ancak bu hususa ilişkin somut bir tespite yer verilmediği; OHAL kapsamında çıkarılan KHK'larla ancak olağanüstü halin gerektirdiği ölçüde OHAL'e dair konularda ve süreyle sınırlı olarak geçici tedbirler alınabileceği, OHAL hükümlerine dayanarak hakimlik mesleğinden ihracının çekirdek haklara müdahale olduğu gibi ölçülülük ilkesine de aykırı olduğu; süreçte başta savunma hakkı, adil yargılanma hakkı, özel hayata saygı hakkı, ayrımcılık yasağı, mülkiyet hakkı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi olmak üzere Anayasa ve AİHS'de korunan hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının ceza yargılaması sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütü üyeliği suçundan 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla esastan reddedildiği, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine, kararın Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile onanmak suretiyle kesinleştiği görülmüştür.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 12/10/2020 tarih ve E:2017/4732, K:2020/4259 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 29/03/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.