T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/2130
Karar No:2023/2971
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Vergi Dairesi Müdürlüğü - ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ...takip no'lu ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan ve davacının ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu LPG otogaz bayilik lisansı sahibi ...Petrol Ticaret ve Sanayi Turizm Ltd. Şti.'ye ait otogaz istasyonunda LPG tüpü dolumuna yarayan aparat bulundurulduğundan bahisle Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı işlemiyle şirket hakkında 219.600,00 TL tutarında idarî para cezası uygulandığı, şirket tarafından idarî para cezasının iptali istemiyle açılan davanın Danıştay 13. Dairesi'nin 25/12/2012 tarih ve E:2009/6643, K:2012/4027 sayılı kararıyla reddedildiği, temyiz başvurusunun reddi üzerine de idarî para cezasının 28/05/2014 tarihinde kesinleştiği, ihtilaf konusu idarî para cezasının şirketten tahsil edilemediğinden bahisle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu'nun mükerrer 35. maddesi uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği;
Davacı adına takip safhasına geçilmeden önce asıl borçlu şirket hakkında 6183 sayılı Kanun'da sayılan takip yollarının tüketilip tüketilmediğinin incelenmesi açısından, 10/03/2020 tarihli ara kararı ile asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin posta yoluyla tebliğine ilişkin tebliğ zarfının gönderilmesinin istenilmesine rağmen, dava konusu ödeme emrinin konusunu oluşturan amme alacaklarının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğine dair herhangi bir belgenin dosyaya ibraz edilmediği, dava konusu ödeme emri ile istenilen amme alacaklarının öncelikle asıl borçlu şirketten tahsil edilmeye çalışılması gerektiğinden ve amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilemediği veya tahsil edilemeyeceğinin idarece ispatlanamadığı anlaşıldığından, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafından, bu kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davadan feragat hakkında karar verilebilmesini teminen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 310. maddesine 7251 sayılı Kanun'la eklenen üçüncü fıkra uyarınca dosyanın Mahkemesine gönderilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) feragatin hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceğini kurala bağlayan 310. maddesine, 28/07/2020 tarih ve 31199 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun'un 29. maddesiyle birinci fıkradan sonra gelmek üzere iki yeni fıkra eklenmiştir. Hükmün verilmesinden sonra, ancak dosyanın kanun yolu incelemesine gönderilmesinden önce davadan feragat edilmesine ilişkin ikinci fıkrada, "Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir."; dosyanın kanun yolu incelemesine gönderilmesinden sonra davadan feragat edilmesine ilişkin üçüncü fıkrada ise, "Feragat veya kabul, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir." kuralına yer verilmiştir.
Değişikliğe ilişkin gerekçede; "... Maddeye eklenen ikinci fıkrada feragat veya kabulün, ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince hükmün verilmesinden, bir başka ifadeyle anılan mahkemelerin dosyadan el çekmelerinden sonra yapılması hâli düzenlenmektedir. Bu durumda hüküm aleyhine taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, hükmü veren ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek bir karar verileceği ve dosyanın kanun yolu incelemesi için ilgili merciye gönderilmeyeceği hüküm altına alınmaktadır. Maddeye eklenen üçüncü fıkrada ise, feragat veya kabulün dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılması hâlinde Yargıtay'ın temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye göndermesi gerektiği hüküm altına alınmaktadır. Düzenlemeyle, mevcut hükümden kaynaklanan ve feragat veya kabulün hükmün verilmesinden sonra gerçekleşmesi hâlinde yapılan farklı uygulamaların önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca Yargıtay'ın, davaya son veren taraf işlemleri olan feragat ve kabulün kanun yolu süresi içinde yapılması hâlinde, hükmü veren mahkemenin davadan el çekmiş olması sebebiyle dava hakkında bir karar veremeyeceği, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderilmesi gerektiği şeklindeki içtihadı ile feragat veya kabulün dosya Yargıtay'da iken yapılması hâlinde kararın bozularak gerekli kararın verilmesi için dosyanın hükmü veren mahkemeye gönderilmesi yönündeki içtihadından kaynaklanan usul ekonomisine aykırılığın da önüne geçilmesi hedeflenmektedir." açıklaması yer almıştır.
Bu kanunî düzenlemeler uyarınca, davadan feragat istemi henüz dosya kanun yolu incelemesine gönderilmeden yapılmış ise, dosyanın temyiz veya istinaf merciine gönderilmemesi ve hükmü veren mahkemece feragat hakkında ek bir karar verilmesi; öte yandan, dosya kanun yolu incelemesine gönderildikten sonra davadan feragat edilmesi hâlinde ise, dosyanın temyiz merciince temyiz incelemesi yapılmaksızın feragat hakkında ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, Bölge İdare Mahkemesi'nce istinaf başvurusu karara bağlandıktan ve dosya temyiz incelemesi için Danıştay'a gönderildikten sonra, davalı idare tarafından 22/05/2023 tarihinde dosyaya sunulan dilekçe ile davacının 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'dan yararlanmak amacıyla davadan feragat ettiğinin bildirildiği; anılan Kanun'un 9. maddesi uyarınca, davadan vazgeçme dilekçelerinin tahsil dairelerine verileceği ve bu dilekçelerin tahsil dairelerine verildiği tarihin ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılacağı anlaşıldığından, anılan dilekçe uyarınca Mahkemece davadan feragat talebi değerlendirilerek ek bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle; davacının davadan feragata ilişkin dilekçesi uyarınca 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 310. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce gerekli değerlendirme yapıldıktan sonra ek bir karar verilmek üzere dosyanın ...Bölge İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 12/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.