T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2167
Karar No : 2023/1963
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) … LPG Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2-(DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem:Dökme gaz olarak satın alınan LPG'nin bir kısmının otogaz LPG olarak satılması suretiyle vergi kaybına neden olunduğundan bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, davacı adına 2016 yılının Ocak ilâ Mayıs, Temmuz,ilâ Eylül ve Aralık aylarının muhtelif dönemlerine ilişkin re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri, tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle üç kat kesilen vergi ziyaı cezaları ile kesilen özel usulsüzlük cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; davalı idarece savunma dilekçesinde, vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümlerinin uygulanmak suretiyle artırılan kısımlarının kaldırıldığı bildirildiğinden, konusuz kaldığı sonucuna ulaşılan vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle arttırılan kısımları bakımından karar verilmesine yer olmadığı; 2016 yılında LPG sevkiyatında kullanıldığı belirtilen araçların PTS ve HGS kayıtlarından ... Kimya Kozmetik Aerosol Nakliyat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin üretim yerinin bulunduğu belirtilen İskenderun'a gittiğine dair kayda rastlanılmadığı gibi belirtilen tarihlerde başka yerlerde olduğunun tespit edildiği, ... Kimya Kozmetik Aerosol Nakliyat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarında yer alan tespitlerden 2016 yılında LPG alımının olmadığı, dolayısıyla davacı tarafından anılan şirket adına düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimine dayanmaksızın düzenlendiği kanaatine varıldığından, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 2. fıkrası gereğince davacı adına resen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergilerinde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendinde özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için öngörülen koşulların olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle arttırılan kısımları bakımından karar verilmesine yer olmadığına, üç kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergileri yönünden davanın reddine, özel usulsüzlük cezasının ise iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, LPG sevkiyatında kullanılan araçların 200 km daha kısa olması nedeniyle Kulu-Hacılar-Kırıkkale güzergahını tercih ettiği, bu yolda HGS, OGS, PTS sistemlerinin bulunmadığı, araçların kullandıkları yolda denetim sonucu Adana-Dörtyol, Mersin-Ceyhan'da ödedikleri cezalar ile kantar bilgilerinin sunulduğu, yine bu güzergahta yapılan yakıt ikmallerine ilişkin belgelerin ibraz edildiği, ... Kimya'nın fatura bedellerinin tamamını banka kanalıyla ödediği, LPG satışlarıyla ilgili açık satış yapıldığına dair tespit bulunmadığı, tespitlerin kendileri ile ilgili değil, ... Kimya şirketinin altında yer alan firmalarla ilgili olduğu ileri sürülerek duruşma yapılması istenilmekte; davalı idarece, sahte belge düzenlediği tespit edilen davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ... TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 06/04/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanun'un 3. maddesi vergi kanunlarının uygulanması ve ispat başlıklı olup, temel ilkeleri belirlemiştir. Buna göre,
A) Vergi kanunları lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzın açık olmadığı hallerde vergi kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı gözönünde tutularak uygulanır.
Vergi yükümlüsü veya sorumlusunun Vergi Usul Kanunu'nun belirlemiş olduğu kural ve esaslar çerçevesinde belge düzenlemeleri veya belge almaları zorunludur. Belge düzenine uymanın en önemli sonucu yapılan işlemlerin ispatlanması ve denetlenebilmesidir.
Vergi hukukunun belge (yazılılık) esasına dayanmasından dolayı gerçek ve tüzel kişilerin vergilendirme ile ilgili yapmış oldukları işlemlerle alakalı olarak belge düzenlemeleri ve belge almaları zorunludur. Hazırlanacak olan belge hem maddi içerik açısından hem de şekil açısından kanun hükümlerine uygun olmalıdır. Bu bağlamda belge düzenine uyulmaması idari para cezası ile cezalandırılarak kanun hükümlerinin uygulanmaması yaptırıma bağlanmış usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları düzenlenmiştir.
Özel usulsüzlük cezasının düzenlendiği 213 sayılı Kanun'un 353. maddesi: "verilmesi ve alınması icab eden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması, düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi" hallerinde özel usulsuzlük cezası verileceğini düzenlemiştir. Düzenleme lafzen ve maksat yönünden açık olup, maksadı ve lafzı aşan yorum ile madde hükmünün uygulanmasını imkansız hale getirilmesi sonucu doğurulmamalıdır. Dava konusu özel usulsüzlük cezasının mahkemece iptal gerekçesi; düzenlenmesi gereken faturanın verilmediği, alınmadığı ya da gerçek meblağdan farklı meblağa yer verildiği yolunda yasanının aradığı anlamda ve olay anında gerçekleştirilmiş, somut bilgiler ihtiva eden bir tespitin bulunmadığı" şeklinde belirtilmiştir.
Mahkemece, 4760 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 2. fıkrası gereği tesis edilen işlem hukuka uygun bulunmakla dava konusu dökme gazın özel tüketim vergisine tabi LPG-otogaz olarak satıldığı ancak faturaların bu yönde düzenlenmediği tespitini teyit etmektedir. Bu bağlamda düzenlenen belgelerde gerçek meblağ yerine farklı meblağa yer verilmesi halinde özel usulsüzlük cezası kesilmesi gerekeceğinden, kararın usul ve esasa aykırı olan bu kısmının bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.